6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Genel kurul kararının iptali

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7412 E. 2023/1384 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi: Ticari şirketler

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
peşin muhalefet genel kurul kararının butlanı çağrı usulsüzlüğü azil terditli dava kayyım atanması toplantı tutanağı muhalefet şerhi şirket müdürlüğü zimmet butlan şirketin tasfiyesi kayyım genel kurul kararının iptali şirket müdürü ibra pasif husumet yokluğu cy/cy şerhi derdestlik olumsuz oy pasif husumet iptal davası husumet yokluğu kaldırma ve yeniden hüküm hukuki yarar geçersizlik ilk derece kararının kaldırılması eksik inceleme yükleten (shipper) istinaf yoluna başvurulabilirlik husumet

Atıf yapılan mevzuat: HMK · TTK — TTK 446TTK 447

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iptalini talep ettiği (1) numaralı karara olumlu oy kullandığı, (4) numaralı kararın ise davalı müdürün ibrasına ilişkin olduğu, davacının olumsuz oyuyla ibranın gerçekleşmediği, bu nedenle davacının anılan kararın iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığı, davacının iptalini talep ettiği (3) ve (5) numaralı kararlara usulüne uygun olarak muhalefet ettiği, ancak anılan kararların afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şahsın şirket müdürlüğünden azli ve şirkete kayyım atanması istemiyle açtığı davanın kabulüne karar verildiğini, anılan dava dosyasının işbu davadan yaklaşık bir yıl önce açıldığını, azil kararının dava tarihinden itibaren geçerli olmasına göre davalı ...'ın müdür sıfatı ile yaptığı genel kurul çağrısının ve diğer tüm işlemlerin geçersiz olduğunu, anılan davada verilen kararla davalının usulsüz işlemlerinin de sübuta erdiğini, Mahkemece davaya konu iddialarını ispat etmek için gösterdikleri tanıkların dinlenmediğini ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurul kararının iptali istemli işbu davada husumetin şirkete yöneltilmesinin gerektiği, davalı şirket ortağına husumet düşmediği, davacı yanca, davaya konu genel kurul kararlarının butlanla malul olduğu iddia edilmişse de, somut olayda butlan koşullarının bulunmadığı, iptal talebi bakımından ise davacının iptalini istediği (4) numaralı kararın müdürün ibrasına ilişkin olduğu ve genel kurulda bu hususa ilişkin bir karar alınmadığı, davacı, (2), (3) ve (5) numaralı kararlara olumsuz oy kullanmış ise de anılan kararlara karşı usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koymadığı, muhalefetin peşin muhalefet niteliğinde olup geçerli olmadığı, bu hususun dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı şahıs hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden, davalı şirket hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin iptalini istediği kararlara olumsuz oy kullandığının toplantı tutanağından açıkça anlaşıldığını, bu nedenle kararlara hangi sebeple muhalif olduğunu ayrıca tutanağa geçirmesine gerek olmadığını, aksi yorumun Kanun'un ruhuna aykırı olduğu gibi doktrinde de bu görüşü savunan yazarlar bulunduğunu, kaldı ki iptalini talep ettikleri (5) numaralı karara hangi sebeple muhalif olduklarına ilişkin gerekçeleri de tutanağa geçirdiklerini, muhalefet gerekçesinin karardan önce veya sonra tutanağa geçirilmiş olmasının bir önemi bulunmadığını, somut olayda, genel kurul çağrısının yok hükmünde olduğunu, zira davalı şahsın mahkeme kararıyla müdürlükten azledildiğini, bu kararın davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuracağını, bu nedenle davalı müdürün bu tarihten itibaren müdür sıfatıyla yaptığı tüm işlemlerin yok hükmünde kabul edileceğini, genel kurul çağrısının anılan davadan sonra yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre çağrının usulsüz olduğu hâllerde iptal davası açılabilmesi için olumsuz oy kullanma şartının dahi aranmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının olumsuz oy kullanıp iptalini talep ettiği genel kurul kararlarına, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi anlamında usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koyup koymadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445, 446 ve 447 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Ortaklar kararının iptali | Kar dağıtımı

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8866 E. 2022/9243 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tanık delili

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3268 E. 2022/7113 K.

    Ortak: · dava şartı

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/7412 E.  ,  2023/1384 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki genel kurul kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmünün kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm kurulmak suretiyle davalı şahıs hakkındaki davanın usulden, davalı şirket hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin davalı şirketin %25 oranında hissedarı olduğunu, iki ortaklı şirketin diğer ortağının ise davalı şahıs olup aynı zamanda şirket müdürü olarak da görev yaptığını, davalı şahsın, şirket muhasebesinin babası tarafından tutulmasından yararlanarak şirket gelirlerini gizleyip zimmetine para geçirdiğini, bununla da yetinmeyerek şirketin tek mal varlığı olan tekneyi satışa çıkardığını, bu olaylar üzerine müvekkilince davalının müdürlükten azli ve şirkete kayyım atanması için açılan davanın halen derdest olduğunu, davalı şahsın anılan davanın sonuçlarını etkisiz bırakmak için genel kurulu toplantıya çağırdığını ve 13.05.2016 tarihinde yapılan genel kurul toplantısında afaki iyi niyet kurallarına aykırı bir şekilde çoğunluk hisse sahibi olmasından da faydalanarak şirket finansal tablolarının onaylanmasına ve şirketin tasfiyesine karar verilmesini sağladığını, anılan kararların butlanla sakat olduğunu ileri sürerek terditli talepte bulunmuş 13.05.2016 tarihli genel kurulda alınan tüm kararların iptaline, bunun mümkün olmaması hâlinde ise müvekkilinin olumsuz oy kullandığı (3) ve (5) numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafından ileri sürülen iddiaların gerçeği yansıtmadığını ve dava konusu genel kurulda alınan kararların yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının iptalini talep ettiği (1) numaralı karara olumlu oy kullandığı, (4) numaralı kararın ise davalı müdürün ibrasına ilişkin olduğu, davacının olumsuz oyuyla ibranın gerçekleşmediği, bu nedenle davacının anılan kararın iptalini istemekte hukuki yararının bulunmadığı, davacının iptalini talep ettiği (3) ve (5) numaralı kararlara usulüne uygun olarak muhalefet ettiği, ancak anılan kararların afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin davalı şahsın şirket müdürlüğünden azli ve şirkete kayyım atanması istemiyle açtığı davanın kabulüne karar verildiğini, anılan dava dosyasının işbu davadan yaklaşık bir yıl önce açıldığını, azil kararının dava tarihinden itibaren geçerli olmasına göre davalı ...'ın müdür sıfatı ile yaptığı genel kurul çağrısının ve diğer tüm işlemlerin geçersiz olduğunu, anılan davada verilen kararla davalının usulsüz işlemlerinin de sübuta erdiğini, Mahkemece davaya konu iddialarını ispat etmek için gösterdikleri tanıkların dinlenmediğini ve eksik incelemeye dayalı olarak karar verildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurul kararının iptali istemli işbu davada husumetin şirkete yöneltilmesinin gerektiği, davalı şirket ortağına husumet düşmediği, davacı yanca, davaya konu genel kurul kararlarının butlanla malul olduğu iddia edilmişse de, somut olayda butlan koşullarının bulunmadığı, iptal talebi bakımından ise davacının iptalini istediği (4) numaralı kararın müdürün ibrasına ilişkin olduğu ve genel kurulda bu hususa ilişkin bir karar alınmadığı, davacı, (2), (3) ve (5) numaralı kararlara olumsuz oy kullanmış ise de anılan kararlara karşı usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koymadığı, muhalefetin peşin muhalefet niteliğinde olup geçerli olmadığı, bu hususun dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davalı şahıs hakkındaki davanın pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden, davalı şirket hakkındaki davanın ise esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin iptalini istediği kararlara olumsuz oy kullandığının toplantı tutanağından açıkça anlaşıldığını, bu nedenle kararlara hangi sebeple muhalif olduğunu ayrıca tutanağa geçirmesine gerek olmadığını, aksi yorumun Kanun'un ruhuna aykırı olduğu gibi doktrinde de bu görüşü savunan yazarlar bulunduğunu, kaldı ki iptalini talep ettikleri (5) numaralı karara hangi sebeple muhalif olduklarına ilişkin gerekçeleri de tutanağa geçirdiklerini, muhalefet gerekçesinin karardan önce veya sonra tutanağa geçirilmiş olmasının bir önemi bulunmadığını, somut olayda, genel kurul çağrısının yok hükmünde olduğunu, zira davalı şahsın mahkeme kararıyla müdürlükten azledildiğini, bu kararın davanın açıldığı tarihten itibaren hüküm ve sonuçlarını doğuracağını, bu nedenle davalı müdürün bu tarihten itibaren müdür sıfatıyla yaptığı tüm işlemlerin yok hükmünde kabul edileceğini, genel kurul çağrısının anılan davadan sonra yapıldığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (b) bendine göre çağrının usulsüz olduğu hâllerde iptal davası açılabilmesi için olumsuz oy kullanma şartının dahi aranmadığını, Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinde isabet bulunmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davacının olumsuz oy kullanıp iptalini talep ettiği genel kurul kararlarına, 6102 sayılı Kanun'un 446 ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi anlamında usulüne uygun olarak muhalefet şerhi koyup koymadığı noktasında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445, 446 ve 447 nci maddeleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

07.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/907014200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.