Markaya Tecavüzün Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/162 E. 2023/228 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf kesinlik sınırı↗ hükmün kesinleşmesi↗ aktif husumet yokluğu↗ aktif dava ehliyeti↗ aktif husumet↗ vekâlet ücreti↗ kesinlik sınırı↗ istinaf incelemesi↗ kazanılmış hak↗ tüzel kişilik↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ usulden reddi↗ maddi tazminat↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2018 tarihli, 2016/341 E. ve 2018/430 K. sayılı kararıyla markaya tecavüzün önlenmesi ve hükmün ilânına yönelik taleplerin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 558,02 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli, 2018/2003 E. ve 2020/171 K. sayılı kararıyla davaya konu markanın sahibinin... isimli şahıs olduğu, bu şahıs davacı şirketin yetkilisi ise de davacı şirketin ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğu, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar yönünden usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 15.06.2021 tarihli, 2020/2321 E. ve 2021/5098 K. sayılı kararıyla 558,02 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf kesinlik sınırı nedeniyle davalının istinaf isteminin reddedilmesi nedeniyle bu miktar yönünden hükmün kesinleştiği, davanın tümden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaya tecavüz iddiasına dayalı tecavüzün önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün ilânı talepleri yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, haksız rekabete dayalı maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 558,02 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aktif husumet yönünden davanın reddinin doğru olmadığını, markanın hak sahibi olduklarının gözetilmediğini, markaya tecavüzün bulunduğunu, aleyhine üç ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkının bulunup bulunmadığı, bu hakka tecavüz edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61 ve 62 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/972 E. 2018/7537 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1056 E. 2014/8671 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcının sorumluluğu · muafiyet · ticari faiz · sigorta sözleşmesi · zayi · taşıyıcı · sigorta poliçesi · yasal faiz
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, benimsenen bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı nezdinde sigortalı bulunan emtianın davalı «taşıyıcıların sorumluluğunda» taşınması sırasında meydana gelen tek taraflı trafik kazasında «zayi» olduğunu,...'nin 23/3 gereği davalı taşıyıcıların sorumluluğunun 558,25 TL olduğu gerekçesiyle davalılar ...
2-Ancak, mahkemece, «sigorta sözleşmesinden» kaynaklanan uyuşmazlıkların ...'da düzenlenen ticari iş niteliğinde bulunmasına ve dava dilekçesinde de «ticari faiz» talep edilmesine rağmen «yasal faize» hükmedilmesi yerinde görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmişse de anılan yanlışlığın düzeltilmesi, yeniden yargılama yapıl …
A.Ş. aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile anılan miktarın anılan davalılardan yasal faiziyle tahsiline, davalı ... şirketi aleyhine açılan davanın ise 558,25 TL'nin «sigorta poliçesinde» belirlenen «muafiyet» altında kaldığından reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/162 E. , 2023/228 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen markaya tecavüzün tespiti ve tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin "Şahin Yuvası Köşk" isimli iş yerinin bulunduğunu, 2005/50010 sayılı marka olarak da tescil ettirdiğini, davalının aynı ibareli iş yeri açarak müvekkilinin markasına tecavüz ettiğini, davalının "Köşk" ibaresini ön plana çıkardığını, haksız kazanç elde ettiğini, davalı işyerinin müvekkiline ait şube gibi algılandığını ileri sürerek markaya tecavüzün önlenmesine, hükmün ilânına, 50.000,00 TL manevi, 10.000,00 TL maddi olmak üzere toplam 60.000,00 TL tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin markasının "İnci Köşk" ibareli olduğunu, davacının markasından tamamen bağımsız bulunduğunu, bu ibarenin tescili için marka başvurusu yapıldığını, tarafların farklı adreslerde faaliyet gösterdiklerini savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin 10.10.2018 tarihli, 2016/341 E. ve 2018/430 K. sayılı kararıyla markaya tecavüzün önlenmesi ve hükmün ilânına yönelik taleplerin reddine, maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 558,02 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline, manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin 03.03.2020 tarihli, 2018/2003 E. ve 2020/171 K. sayılı kararıyla davaya konu markanın sahibinin... isimli şahıs olduğu, bu şahıs davacı şirketin yetkilisi ise de davacı şirketin ayrı tüzel kişiliğinin bulunduğu, davacının aktif dava ehliyetinin olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun miktar yönünden usulden reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüyle kararın kaldırılmasına, davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine karar verilmiştir.
V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Bozma Kararı
1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2.Dairemizin 15.06.2021 tarihli, 2020/2321 E. ve 2021/5098 K. sayılı kararıyla 558,02 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf kesinlik sınırı nedeniyle davalının istinaf isteminin reddedilmesi nedeniyle bu miktar yönünden hükmün kesinleştiği, davanın tümden reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.
B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile markaya tecavüz iddiasına dayalı tecavüzün önlenmesi, manevi tazminat ve hükmün ilânı talepleri yönünden davanın aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, haksız rekabete dayalı maddi tazminat istemi yönünden davanın kısmen kabulü ile 558,02 TL maddi tazminatın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir.
VI. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; aktif husumet yönünden davanın reddinin doğru olmadığını, markanın hak sahibi olduklarının gözetilmediğini, markaya tecavüzün bulunduğunu, aleyhine üç ayrı vekâlet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek temyiz isteminde bulunmuştur.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, marka hakkının bulunup bulunmadığı, bu hakka tecavüz edilip edilmediği noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’nin 61 ve 62 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VII. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy çokluğuyla karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906973000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz