6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7348 E. 2023/936 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
{'var': True, 'sure': None, 'kanun': None}
Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faiz başlangıç tarihi sermaye piyasası kanunu müktesep hak müteselsil sorumluluk 818 sayılı borçlar kanunu zamanaşımı def'i garantörlük mahsup def'i hak düşürücü süre uyuşmazlık konusu anonim şirket içtihadı birleştirme kararı ortaklık ilişkisi haksız fiil karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi yasal faiz yükleten (shipper) karar verilmesine yer olmadığına zamanaşımı husumet e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK · SPK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 27.01.2009 tarih, 2008/854 E. ve 2009/98 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma kararı

Dairemizin 22.03.2011 tarih, 2009/4625 E. ve 2011/3226 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 05.06.2012 tarih, 2011/531 E. ve 2012/523 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 22.03.2013 tarih, 2012/12769 E. ve 2013/3224 K. sayılı kararıyla şirket defter ve belgeleri üzerine araştırma yapılması ve davalıların zamanaşımı defînin bu araştırmalara göre değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 29.05.2014 tarih, 2013/378 E. ve 2014/498 K. sayılı kararıyla davalı şirket yönünden davanın esastan reddine, davalı gerçek kişi yönünden davanın husumetten reddine verilmiştir.

F. Üçüncü Bozma Kararı

Dairemizin 28.05.2015 tarih, 2014/14602 E. ve 2015/7210 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine, zamanaşımı defînin bu araştırmalara göre değerlendirilmesine ve davalı gerçek kişiye husumet yöneltilebileceğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

G. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 09.12.2015 tarih, 2015/714 E. ve 2015/771 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, davacının şirkete para ödediği ispatlanamadığından bedele ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

H. Dördüncü Bozma Kararı

Dairemizin 17.06.2016 tarihl, 2016/4731 E. ve 2016/6740 K. sayılı kararıyla davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile ödenen bedelden davalıların sorumlu olduğunun gözetilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

I. Mahkemece Dördüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 02.05.2019 tarih, 2018/146 E. ve 2019/234 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

J. Beşinci Bozma Kararı

Dairemizin 17.02.2020 tarih, 2019/4780 E. ve 2020/1546 K. sayılı kararıyla yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

K. Mahkemece Beşinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamına girmediği, davacının zararından şirket yöneticisi ...'ın da haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, 12.672,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle ; Mahkemenin davacının bir kısım hissesini devrettiğini kabul etmesinin hatalı olduğunu, bu hususun ispatlanamadığını ve faiz başlangıç tarihinin haksız fiil tarihi olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davalı ...'ın uyuşmazlık konusu olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dairemizin 17.06.2016 tarih, 2016/4731 E. ve 2016/6740 K. sayılı kararıyla zamanaşımı yönünden davacı lehine usulî müktesep hak oluşmasına göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları ve davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemece Takasbank A.Ş. ve davalı şirket kayıtlarına göre davacının 29 adet hissesini davadan önce başkalarına devrettiği kabul edilerek davacının alacağından devredildiği kabul edilen hisseye göre mahsup yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili yargılama aşamasında böyle bir devir yaptığını kabul etmemiştir. Eylemleri haksız fiil kabul edilen, haklarında ceza davaları açılan ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na aykırı işlemleri nedeniyle tecziyelerine karar verilen şirket yöneticilerince tutulan defter ve belgeler ile davalı şirket tarafından Takasbank A.Ş.'ye bildirilen kayıtlar esas alınarak davacının bir kısım hissesini devrettiğinin kabul edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla davalılara bu husustaki tüm delilleri sorularak delil bildirilmesi halinde bildirilen deliller doğrultusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davacının bir kısım hissesini devrettiği kabul edilerek davanın kısmen reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • İtirazın İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/2566 E. 2019/7254 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/7348 E.  ,  2023/936 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM

Kısmen kabul

Taraflar arasındaki geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 44.020,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası delaletiyle uygulanması gereken 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 3156 sayılı Kanun ile değişik 438 inci maddesi gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile para topladığını, müvekkilinin de bu vaatlere inanarak davalı tarafa para verdiğini, davalıların eylemlerinin mevzuata aykırı olduğunu, ödenen paranın bir türlü geri alınamadığını ileri sürerek taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini, davacının iddialarının asılsız olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 27.01.2009 tarih, 2008/854 E. ve 2009/98 K. sayılı kararıyla davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma kararı

Dairemizin 22.03.2011 tarih, 2009/4625 E. ve 2011/3226 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 05.06.2012 tarih, 2011/531 E. ve 2012/523 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 22.03.2013 tarih, 2012/12769 E. ve 2013/3224 K. sayılı kararıyla şirket defter ve belgeleri üzerine araştırma yapılması ve davalıların zamanaşımı defînin bu araştırmalara göre değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 29.05.2014 tarih, 2013/378 E. ve 2014/498 K. sayılı kararıyla davalı şirket yönünden davanın esastan reddine, davalı gerçek kişi yönünden davanın husumetten reddine verilmiştir.

F. Üçüncü Bozma Kararı

Dairemizin 28.05.2015 tarih, 2014/14602 E. ve 2015/7210 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine, zamanaşımı defînin bu araştırmalara göre değerlendirilmesine ve davalı gerçek kişiye husumet yöneltilebileceğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

G. Mahkemece Üçüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 09.12.2015 tarih, 2015/714 E. ve 2015/771 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulü ile geçerli bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, davacının şirkete para ödediği ispatlanamadığından bedele ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

H. Dördüncü Bozma Kararı

Dairemizin 17.06.2016 tarihl, 2016/4731 E. ve 2016/6740 K. sayılı kararıyla davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, davacının temyiz itirazlarının kabulü ile ödenen bedelden davalıların sorumlu olduğunun gözetilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

I. Mahkemece Dördüncü Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 02.05.2019 tarih, 2018/146 E. ve 2019/234 K. sayılı kararıyla davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

J. Beşinci Bozma Kararı

Dairemizin 17.02.2020 tarih, 2019/4780 E. ve 2020/1546 K. sayılı kararıyla yargılama aşamasında yürürlüğe giren 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

K. Mahkemece Beşinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamına girmediği, davacının zararından şirket yöneticisi ...'ın da haksız fiil hükümleri uyarınca müştereken ve müteselsilen sorumluluğunun bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile taraflar arasında sahih bir ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespitine, 12.672,08 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya verilmesine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalılar vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle ; Mahkemenin davacının bir kısım hissesini devrettiğini kabul etmesinin hatalı olduğunu, bu hususun ispatlanamadığını ve faiz başlangıç tarihinin haksız fiil tarihi olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

2.Davalılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; anonim şirket ortaklarının sermaye olarak şirkete verdiklerini şirketten geri isteyemeyeceğini, hak düşürücü süre ve zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, davalı ...'ın uyuşmazlık konusu olaydan dolayı herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını, davalı şirketin 7194 sayılı Kanun'un 41 inci maddesi kapsamında olduğunu bu nedenle karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1. 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri.

2. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Hukuk Genel Kurulu, 22.04.2022 tarih, 2021/7 E. ve 2022/2 K. sayılı kararı.

3. Değerlendirme

1.Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına ve dairemizin 17.06.2016 tarih, 2016/4731 E. ve 2016/6740 K. sayılı kararıyla zamanaşımı yönünden davacı lehine usulî müktesep hak oluşmasına göre davalılar vekilinin bütün temyiz itirazları ve davacı vekilinin aşağıdaki bent dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.

2. Mahkemece Takasbank A.Ş. ve davalı şirket kayıtlarına göre davacının 29 adet hissesini davadan önce başkalarına devrettiği kabul edilerek davacının alacağından devredildiği kabul edilen hisseye göre mahsup yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Davacı vekili yargılama aşamasında böyle bir devir yaptığını kabul etmemiştir. Eylemleri haksız fiil kabul edilen, haklarında ceza davaları açılan ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu'na aykırı işlemleri nedeniyle tecziyelerine karar verilen şirket yöneticilerince tutulan defter ve belgeler ile davalı şirket tarafından Takasbank A.Ş.'ye bildirilen kayıtlar esas alınarak davacının bir kısım hissesini devrettiğinin kabul edilmesi mümkün değildir.

Bu itibarla davalılara bu husustaki tüm delilleri sorularak delil bildirilmesi halinde bildirilen deliller doğrultusunda değerlendirme yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile davacının bir kısım hissesini devrettiği kabul edilerek davanın kısmen reddedilmesi bozmayı gerektirmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

1.Davalılar vekilinin tüm, davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,

2.Mahkeme kararının BOZULMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz eden davalılara yükletilmesine,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde davacıya iadesine,

Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,

20.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906935800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.