6102TTK Türk Ticaret Kanunu

YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/1497 E. 2023/315 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
müktesep hak uyap sicilden terkin istinaf incelemesi kazanılmış hak ortalama tüketici terkin fikri ve sınai haklar hukuk mahkemesi yükleten (shipper) iltibas istinaf yoluna başvurulabilirlik e-defter

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 343HMK 345

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının motor ve otomotiv yağları konusunda tanınmış “CASTROL” yağlarının üreticisi olduğunu, davalı şirketin 2016/23612 sayılı "SNC OIL" ibareli marka başvurusuna davacının 97425, 2006/14842, 2007/54779, 2011/118526, 179819, 2000/18368 sayılı ve "şekil", "şekil", "castrol şekil", "şekil", "castrol+şekil", "castrol" ibareli markalarına dayanılarak yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değrlendirme Kurulunun (YİDK) 14.04.2017 tarih ve 2017-M-2469 sayılı kararı ile reddedildiğini, markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/12 D. İş sayılı dosyası ile bu durumun teyit edildiğini, davalı şirketin dava konusu markayı kasten ve kötü niyetle seçtiğini, davalı şirket adına tescilinin davacının tanınmış markasının ayırt edici karakterine zarar vereceğini, markanın sulandırılmasına sebep olacağını ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... Oil Petrolcülük A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; markaların farklı olduğunu, davalının bahsi geçen marka üzerinde kazanılmış hakkının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2018 tarih, 2017/203 E. ve 2018/302 K. sayılı kararı ile davalının "şekil+SNC-OIL MADENİ YAĞLARI" ibareli başvuru markasıyla davacının 2011/118526 sayılı "şekil" ile 2007/54779 sayılı "şekil+Castrol" ibareli markaları arasında 4 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davacının markalarındaki renk kombinasyonunun davalı başvurusunda aynen kullanılmak suretiyle (aynı sektörde yer alan firmaların marka başvurularıyla ilgili tercih ve seçenek özgürlüğü çok olmasına rağmen aynı renk kombinasyonu seçildiği) ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden birbiriyle bağlantılı ve ilişkili markalar algısı oluşabileceği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı, iltibas oluşturan yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden, önceki ve sonraki markalardaki renk kombinasyonları farklı olduğundan müktesep hak koşullarının davalı taraf yararına oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2017-M-2469 sayılı YİDK kararının, dava konusu edilen 2016/23612 sayılı markanın kapsamındaki 4 ve 35. sınıfta benzer bulunan emtia ve hizmetler yönünden iptaline, bu mal ve hizmetler yönünden marka tescilinin iptali ile sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2020 tarih, 2018/1840 E. ve 2020/12 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 15.02.2021 tarih, 2020/1461 E. ve 2021/1244 K. sayılı kararı ile; "...1-Davalı kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekiline 31.01.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup, HMK'nın 345. maddesi ile öngörülen iki haftalık süre dolduktan sonra davalı kurum vekili tarafından 17.02.2020 tarihinde temyiz dilekçesi UYAP üzerinden gönderilmiştir. HMK'nın 343/3. maddesi delaletiyle Kanun'un 118. maddesi uyarınca temyiz istemi, temyiz dilekçesinin deftere kaydedildiği tarih itibariyle yapılmış olacağı hususu gözetildiğinde, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarih itibariyle temyiz süresinin geçtiği anlaşılmakla davalı kurum vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, davacının itiraza dayanak 97425, 2006/14842, 2007/54779, 2011/118526, 179819, 2000/18368 sayılı ve "şekil", "şekil", "castrol şekil", "şekil", "castrol+şekil" ve "castrol" ibareli markaları ile davalı şirketin 2016/23612 sayılı "SNC OIL" ibareli başvuru markasının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer oldukları ayrıca davalının başvurusunun renk ve şekil kombinasyonu itibariyle kendi markalarından uzaklaşarak davacı markasına yaklaştığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir. 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında markalar arasında benzerlik incelemesi yapılırken markaların bir bütün olarak karşılaştırılması gerekir. Ancak, markaların görsel, sescil ve anlamsal olarak bir bütün halinde incelemeleri yapılırken markalardaki baskın ve ayırt edici unsurları göz önünde bulundurulur. Somut olayda, davacının itiraza dayanak 97425, 2006/14842, 2007/54779, 2011/118526, 179819, 2000/18368 sayılı ve "şekil", "şekil", "castrol şekil", "şekil", "castrol+şekil" ve "castrol" markaları ile davalı şirketin 2016/23612 sayılı "SNC OIL" ibareli marka başvurusu sescil ve anlamsal olarak ilgili tüketiciler nezdinde genel izlenim bakımından karıştırılmaya yol açabilecek ölçüde benzer değildir. Zira, markaların kelime unsurları arasındaki anlamsal, görsel ve sescil farklılık karşısında, şekil unsurlarının benzerliği, taraf markalarını ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzer kılmamaktadır. Bu durumda, taraf markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılmaya yol açabilecek nitelikte benzer olmadığı kabul edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraza dayanak 97425, 2006/14842, 2007/54779, 2011/118526, 179819, 2000/18368 sayılı ve "şekil", "şekil", "castrol şekil", "şekil", "castrol+şekil" ve "castrol" markaları ile davalı şirketin 2016/23612 sayılı "SNC OIL" ibareli marka başvurusu sescil ve anlamsal olarak ilgili tüketiciler nezdinde genel izlenim bakımından karıştırılmaya yol açabilecek ölçüde benzer olmadığı, markaların kelime unsurları arasındaki anlamsal, görsel ve sescil farklılık karşısında, şekil unsurlarının benzerliği, taraf markalarını ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzer kılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının markaları ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının seçenek özgürlüğü bulunmasına karşın davacının şekil markalarının görsel tasarımını birebir aynı renkleri de kullanmak suretiyle kopyaladığını, davalının markasında öne çıkan ve baskın unsurun şekil unsuru olduğunu, davalı markasını kasten ve kötü niyetle seçtiğini, YİDK kararında kötü niyetli başvuru iddiasının değerlendirilmediğini, davalının davacı markalarının tanınmış markalarının ayırt edici karakterine zarar vereceğini, bu durumun 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince markanın sulandırılmasına sebep olacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının 2016/23612 başvuru sayılı "şekil+SNC-OIL MADENİ YAĞLARI" ibareli marka başvurusu ile davacı tarafın YİDK kararında geçen tescilli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas oluşup oluşmadığı, davacı markalarının tanınmış olması karşısında tescil engelinin bulunup bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli olup olmadığı, YİDK kararının yerinde ve doğru olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, dördüncü fıkrası, 35 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Haksız Rekabetin Tespiti

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/1461 E. 2021/1244 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1628 E. 2023/5827 K.

    Ortak: · YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/1497 E.  ,  2023/315 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen Kurum kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Ankara Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının motor ve otomotiv yağları konusunda tanınmış “CASTROL” yağlarının üreticisi olduğunu, davalı şirketin 2016/23612 sayılı "SNC OIL" ibareli marka başvurusuna davacının 97425, 2006/14842, 2007/54779, 2011/118526, 179819, 2000/18368 sayılı ve "şekil", "şekil", "castrol şekil", "şekil", "castrol+şekil", "castrol" ibareli markalarına dayanılarak yapılan itirazın Yeniden İnceleme ve Değrlendirme Kurulunun (YİDK) 14.04.2017 tarih ve 2017-M-2469 sayılı kararı ile reddedildiğini, markalar arasında ilişkilendirme ve karıştırılma ihtimalinin mevcut olduğunu, Ankara 2. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2015/12 D. İş sayılı dosyası ile bu durumun teyit edildiğini, davalı şirketin dava konusu markayı kasten ve kötü niyetle seçtiğini, davalı şirket adına tescilinin davacının tanınmış markasının ayırt edici karakterine zarar vereceğini, markanın sulandırılmasına sebep olacağını ileri sürerek YİDK kararının iptalini ve markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı Türk Patent ve Marka Kurumu vekili cevap dilekçesinde; davalı Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

2.Davalı ... Oil Petrolcülük A.Ş. vekili cevap dilekçesinde; markaların farklı olduğunu, davalının bahsi geçen marka üzerinde kazanılmış hakkının olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin 09.07.2018 tarih, 2017/203 E. ve 2018/302 K. sayılı kararı ile davalının "şekil+SNC-OIL MADENİ YAĞLARI" ibareli başvuru markasıyla davacının 2011/118526 sayılı "şekil" ile 2007/54779 sayılı "şekil+Castrol" ibareli markaları arasında 4 ve 35. sınıftaki mal ve hizmetler yönünden görsel olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede benzerlik bulunduğu, davacının markalarındaki renk kombinasyonunun davalı başvurusunda aynen kullanılmak suretiyle (aynı sektörde yer alan firmaların marka başvurularıyla ilgili tercih ve seçenek özgürlüğü çok olmasına rağmen aynı renk kombinasyonu seçildiği) ortalama düzeydeki tüketici kesimi nezdinde yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden birbiriyle bağlantılı ve ilişkili markalar algısı oluşabileceği, 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, marka başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanmadığı, iltibas oluşturan yukarıda belirtilen mal ve hizmetler yönünden, önceki ve sonraki markalardaki renk kombinasyonları farklı olduğundan müktesep hak koşullarının davalı taraf yararına oluşmadığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, dava konusu 2017-M-2469 sayılı YİDK kararının, dava konusu edilen 2016/23612 sayılı markanın kapsamındaki 4 ve 35.

sınıfta benzer bulunan emtia ve hizmetler yönünden iptaline, bu mal ve hizmetler yönünden marka tescilinin iptali ile sicilden terkin edilmesine, diğer kısımlar yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin 16.01.2020 tarih, 2018/1840 E. ve 2020/12 K. sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Bozma Kararı

1.Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.

2.Dairemizin 15.02.2021 tarih, 2020/1461 E. ve 2021/1244 K. sayılı kararı ile; "...1-Davalı kurum vekilinin temyiz isteminin incelenmesinde; Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı kurum vekiline 31.01.2020 tarihinde tebliğ edilmiş olup, HMK'nın 345. maddesi ile öngörülen iki haftalık süre dolduktan sonra davalı kurum vekili tarafından 17.02.2020 tarihinde temyiz dilekçesi UYAP üzerinden gönderilmiştir. HMK'nın 343/3. maddesi delaletiyle Kanun'un 118. maddesi uyarınca temyiz istemi, temyiz dilekçesinin deftere kaydedildiği tarih itibariyle yapılmış olacağı hususu gözetildiğinde, temyiz dilekçesinin kaydedildiği tarih itibariyle temyiz süresinin geçtiği anlaşılmakla davalı kurum vekilinin temyiz isteminin süreden reddine karar vermek gerekmiştir.

2- Davalı şirket vekilinin temyiz istemlerinin incelenmesine gelince; dava, YİDK kararının iptali ile markanın hükümsüzlüğü istemlerine ilişkin olup, İlk Derece Mahkemesince, davacının itiraza dayanak 97425, 2006/14842, 2007/54779, 2011/118526, 179819, 2000/18368 sayılı ve "şekil", "şekil", "castrol şekil", "şekil", "castrol+şekil" ve "castrol" ibareli markaları ile davalı şirketin 2016/23612 sayılı "SNC OIL" ibareli başvuru markasının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında benzer oldukları ayrıca davalının başvurusunun renk ve şekil kombinasyonu itibariyle kendi markalarından uzaklaşarak davacı markasına yaklaştığı gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, tarafların istinaf başvuruları esastan reddedilmiştir.

556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında markalar arasında benzerlik incelemesi yapılırken markaların bir bütün olarak karşılaştırılması gerekir. Ancak, markaların görsel, sescil ve anlamsal olarak bir bütün halinde incelemeleri yapılırken markalardaki baskın ve ayırt edici unsurları göz önünde bulundurulur. Somut olayda, davacının itiraza dayanak 97425, 2006/14842, 2007/54779, 2011/118526, 179819, 2000/18368 sayılı ve "şekil", "şekil", "castrol şekil", "şekil", "castrol+şekil" ve "castrol" markaları ile davalı şirketin 2016/23612 sayılı "SNC OIL" ibareli marka başvurusu sescil ve anlamsal olarak ilgili tüketiciler nezdinde genel izlenim bakımından karıştırılmaya yol açabilecek ölçüde benzer değildir.

Zira, markaların kelime unsurları arasındaki anlamsal, görsel ve sescil farklılık karşısında, şekil unsurlarının benzerliği, taraf markalarını ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzer kılmamaktadır. Bu durumda, taraf markalarının 556 sayılı KHK'nın 8/1-b maddesi anlamında karıştırılmaya yol açabilecek nitelikte benzer olmadığı kabul edilerek neticesine göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesi isabetli olmamıştır. Bu nedenle istinaf başvurusunun esastan reddine dair Bölge Adliye Mahkemesi kararının davalı şirket yararına bozulması gerekmiştir..." gerekçesiyle bozulmuştur.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının itiraza dayanak 97425, 2006/14842, 2007/54779, 2011/118526, 179819, 2000/18368 sayılı ve "şekil", "şekil", "castrol şekil", "şekil", "castrol+şekil" ve "castrol" markaları ile davalı şirketin 2016/23612 sayılı "SNC OIL" ibareli marka başvurusu sescil ve anlamsal olarak ilgili tüketiciler nezdinde genel izlenim bakımından karıştırılmaya yol açabilecek ölçüde benzer olmadığı, markaların kelime unsurları arasındaki anlamsal, görsel ve sescil farklılık karşısında, şekil unsurlarının benzerliği, taraf markalarını ilgili tüketiciler nezdinde karıştırılmaya neden olacak düzeyde benzer kılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; davacının markaları ile davalı markası arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi kapsamında karıştırılma ihtimali bulunduğunu, davalının seçenek özgürlüğü bulunmasına karşın davacının şekil markalarının görsel tasarımını birebir aynı renkleri de kullanmak suretiyle kopyaladığını, davalının markasında öne çıkan ve baskın unsurun şekil unsuru olduğunu, davalı markasını kasten ve kötü niyetle seçtiğini, YİDK kararında kötü niyetli başvuru iddiasının değerlendirilmediğini, davalının davacı markalarının tanınmış markalarının ayırt edici karakterine zarar vereceğini, bu durumun 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası gereğince markanın sulandırılmasına sebep olacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, davalının 2016/23612 başvuru sayılı "şekil+SNC-OIL MADENİ YAĞLARI" ibareli marka başvurusu ile davacı tarafın YİDK kararında geçen tescilli markaları arasında 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrası anlamında iltibas oluşup oluşmadığı, davacı markalarının tanınmış olması karşısında tescil engelinin bulunup bulunmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli olup olmadığı, YİDK kararının yerinde ve doğru olup olmadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi, dördüncü fıkrası, 35 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2.Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VII. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906702700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.