Iflas tasfiyesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5911 E. 2023/863 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
iflas tasfiyesi↗ iflas masası↗ faaliyet izninin kaldırılması↗ iflas idare memuru↗ sıra cetveli↗ peşin harç↗ fatura alacağı↗ iflas idaresi↗ hizmet bedeli↗ başvurma harcı↗ icra hukuk mahkemesi↗ itirazın iptali davası↗ davanın konusu↗ mükerrerlik↗ yargılama giderleri↗ iptal davası↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ anonim şirket↗ yargılama gideri↗ fatura↗ ek tasfiye↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ harç↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ vekalet ücreti↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın yargılama sırasında iflas ettiği ve davacının alacağının iflas masası sıra cetveline yazıldığı böylece davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve davalı yargılama giderleri ve harçtan sorumlu tutulmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka iflas idaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı banka iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili müflis banka iflas idaresinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın itirazın iptali davası olarak açıldığı daha sonra kayıt kabul davasına dönüştüğünü, bankaya BDDK kararıyla fon tarafından el konulmasından sonra fonun talebi ile BDDK 'nın 22.07.2016 tarihli kararıyla bankanın faaliyet izninin kaldırıldığını, 16.11.2017 tarihli İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla da bankanın doğrudan iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesi sürecinde iflas idare memurlarının atandığını, davacının alacak talebinin masaya kaydedilmesinin kanun gereği zorunlu olduğunu, iflas idaresinin bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gibi müflis bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 140 ıncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen Mahkemece peşin harç ve başvuru harcının müvekkilinden alınarak davacıya verilmesine hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın masaya kabulü sonucunda davanın konusu kalmadığı, müflis bankanın faturadan kaynaklanan borcunu ödemeyerek bu davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerinden ve maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, iflas kararı verilmesiyle birlikte Fonun talebi üzerine icra hukuk mahkemesince atanan iflas idare memurları, müflis bankanın yasal temsilcisi konumunda olup dava açılmasında kusurlarının bulunup bulunmamasının eldeki dava bakımından bir önem arzetmediği, 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların her türlü harçtan muaf olduğu, davalı müflis bankanın harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak yargılama giderleri içerisinde maktu harçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gibi davacıya iadesine karar verilen fazla harcın yeniden yargılama giderlerine dahil edilerek mükerrerliğe yol açacak şekilde davalıdan alınarak davacıya verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı müflis banka iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasın; ancak yeniden yargılamaya gerek olmadığından davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı müflis banka 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine göre harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan 214,10 TL yargılama gideri ile 4.080,00 TL vekalet ücretinin müflis bankadan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka iflas idaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; iflas idaresinin davaya konu olayda bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı banka iflas idaresi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/9857 E. 2015/10525 K.
Ortak:iflas idaresi · ek tasfiye · iflas
İncelediğiniz karardaİstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka «iflas idaresi» vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstinaf Sebepleri Davalı banka «iflas idaresi» vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili müflis banka iflas idaresinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın «itirazın iptali davası» olarak açıldığı daha sonra kayıt kabul davasına dönüştüğünü, bankaya BDDK kararıyla fon tarafından el konulmasından sonra fonun talebi ile BDDK 'nın 22.07.2016 tarihli kararıyla bankanın «faaliyet izninin kaldırıldığını», 16.11.2017 tarihli İstanbul 1.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın masaya kabulü sonucunda «davanın konusu» kalmadığı, müflis bankanın faturadan kaynaklanan borcunu ödemeyerek bu davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «yargılama giderlerinden» ve maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, «iflas» kararı verilmesiyle birlikte Fonun talebi üzerine «icra hukuk» mahkemesince atanan iflas idare memurları, müflis bankanın yasal «temsilcisi» konumunda olup dava açılmasında «kusurlarının» bulunup bulunmamasının eldeki dava bakımından bir önem arzetmediği, 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca «faaliyet izni kaldırılan» veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların her türlü harçtan muaf olduğu, davalı müflis bankanın harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak yargılama giderleri içerisinde maktu harçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gibi davacıya iadesine karar verilen fazla harcın yeniden «yargılama giderlerine» «dahil» edilerek «mükerrerliğe» yol açacak şekilde davalıdan alınarak davacıya verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı müflis banka «iflas idaresi» vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasın; ancak yeniden yargılamaya gerek olmadığından davanın konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı müflis banka 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine göre harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan 214,10 TL yargılama gideri ile 4.080,00 TL «vekalet ücretinin» müflis bankadan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davalı TMSF'nin aktif ya da pasif her türlü eylem ve işlemlerinden dolayı bunların hukuka uygun olup olmadığı, zarar doğurup doğurmadığı yönlerinden denetiminin idari yargıya ait olduğu, davalı İmar Bankası'nın ise, dava tarihinden önce «iflasa» tabi tutularak müflis haline geldiğinden davanın, iflas etmeden önceki hal ve durumuna göre İ..
A.. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan «alacak davası» olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine «husumet» yöneltilerek açılması ve «kayıt kabul davası» olması, bundan önce de «iflas» masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Y.ve Tic.
… tleme gibi herhangi bir eylemi bulunmadığından dava konusu işlemin neresinde bulunduğunu gösterir bir iddia da tespit olunamadığı ve davalının dava tarihinden evvel «tasfiye» sürecine girdiği, «şirketin tasfiyesi» ile sicilden terkinine karar verildiği gerekçesiyle, davanın, davalı TMSF yönünden idari yargının «görevli» olması nedeniyle «yargı yolu» yokluğundan, davalı İ..
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kayıt kabul davası · yargı yolu · dava dilekçesinin tebliği · şirketin tasfiyesi · dava şartı yokluğu · alacak davası · tebligat · husumet
Benzer bu karardaA.. sıfatı ile açılması doğru olmadığı gibi, doğrudan «alacak davası» olarak açılmasının da doğru olmadığı zira, davanın Müflis İmar Bankası aleyhine «husumet» yöneltilerek açılması ve «kayıt kabul davası» olması, bundan önce de «iflas» masasına müracaat edilerek talebin reddi halinde dava açılması gerektiğinden bu davalı yönünden hem husumet hem de dava şartı eksikliği bulunduğu, diğer davalı Y.ve Tic.
… tleme gibi herhangi bir eylemi bulunmadığından dava konusu işlemin neresinde bulunduğunu gösterir bir iddia da tespit olunamadığı ve davalının dava tarihinden evvel «tasfiye» sürecine girdiği, «şirketin tasfiyesi» ile sicilden terkinine karar verildiği gerekçesiyle, davanın, davalı TMSF yönünden idari yargının «görevli» olması nedeniyle «yargı yolu» yokluğundan, davalı İ..
A.. yönünden dava «şartı yokluğu» ve «husumet», davalı Yapı ve Tic.
Mahkemece, davalı müflis şirkete dava «dilekçesinin tebliği» üzerine İflas İdaresi vekili tarafından vekaletname sunulup, cevap dilekçesi verildiğine ve İİK'nın 226. maddesi uyarınca dava takip edildiğine göre bu noksanlık giderilmiş ve «husumet» İflas İdaresi'nce benimsenmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2334 E. 2017/1407 K.
Ortak:sıra cetveli · iflas idaresi · iflas
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın yargılama sırasında «iflas» ettiği ve davacının alacağının «iflas masası» «sıra cetveline» yazıldığı böylece «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş ve davalı «yargılama giderleri» ve harçtan sorumlu tutulmuştur.
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka «iflas idaresi» vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstinaf Sebepleri Davalı banka «iflas idaresi» vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili müflis banka iflas idaresinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın «itirazın iptali davası» olarak açıldığı daha sonra kayıt kabul davasına dönüştüğünü, bankaya BDDK kararıyla fon tarafından el konulmasından sonra fonun talebi ile BDDK 'nın 22.07.2016 tarihli kararıyla bankanın «faaliyet izninin kaldırıldığını», 16.11.2017 tarihli İstanbul 1.
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi'nin 31.12.2008 tarihli kararı ile şahsi «iflasına» karar verildiği ve bu kararın 14.07.2010 tarihinde kesinleştiği anlaşılmıştır.
Bu durumda, mahkemece anılan davalı hakkında açılan işbu «sorumluluk davası» kesinleşmeden şahsi «iflasına» karar verildiği ve davalı müflis ...
İflas İdaresi vekilince de «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde gerçekleştirilip, davacı tarafça dava konusu alacağın masaya «kaydının» yapılması talep edilmesi üzerine oluşturulan «sıra cetvelinde» 24.11.2014 tarih ve 45 sayılı İflas İdaresi kararı ile işbu davanın «derdest» olması nedeniyle mahkeme kararının neticesine göre yeniden değerlendirilmek üzere “«tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile nizalı alacak olarak 3. sıraya kaydına” karar verildiği, işbu sorumluluk davasının niteliği gereği masa mevcudunu azaltıcı mahiyette olup davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerektiği talep edilmiş olmakla, davalı ... yönünden davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonuçlandırılması gerektiğinden davalı müflis ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · tahsilde tekerrür olmamak kaydı · kayıt kabul davası · yönetici sorumluluğu · tahsilde tekerrür olmaması · sorumluluk davası · tahsilde tekerrür · derdestlik
Benzer bu karardaİflas İdaresi vekilince de «ikinci alacaklılar toplantısının» 16.02.2012 tarihinde gerçekleştirilip, davacı tarafça dava konusu alacağın masaya «kaydının» yapılması talep edilmesi üzerine oluşturulan «sıra cetvelinde» 24.11.2014 tarih ve 45 sayılı İflas İdaresi kararı ile işbu davanın «derdest» olması nedeniyle mahkeme kararının neticesine göre yeniden değerlendirilmek üzere “«tahsilde tekerrür olmamak kaydı» ile nizalı alacak olarak 3. sıraya kaydına” karar verildiği, işbu sorumluluk davasının niteliği gereği masa mevcudunu azaltıcı mahiyette olup davaya «kayıt kabul davası» olarak bakılması gerektiği talep edilmiş olmakla, davalı ... yönünden davaya kayıt kabul davası olarak bakılıp sonuçlandırılması gerektiğinden davalı müflis ...
1-Dava, ... tarafından el konulan banka «yöneticilerinin sorumluluğuna» dayalı tazminat istemine ilişkindir.
Bu durumda, mahkemece anılan davalı hakkında açılan işbu «sorumluluk davası» kesinleşmeden şahsi «iflasına» karar verildiği ve davalı müflis ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı davanın müflis şirket yönünden dava «şartı yokluğundan» usulden, davalı banka yönünden «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/19018 E. 2015/4364 K.
Ortak:sıra cetveli · iflas idaresi · iflas
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın yargılama sırasında «iflas» ettiği ve davacının alacağının «iflas masası» «sıra cetveline» yazıldığı böylece «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş ve davalı «yargılama giderleri» ve harçtan sorumlu tutulmuştur.
İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka «iflas idaresi» vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
İstinaf Sebepleri Davalı banka «iflas idaresi» vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili müflis banka iflas idaresinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın «itirazın iptali davası» olarak açıldığı daha sonra kayıt kabul davasına dönüştüğünü, bankaya BDDK kararıyla fon tarafından el konulmasından sonra fonun talebi ile BDDK 'nın 22.07.2016 tarihli kararıyla bankanın «faaliyet izninin kaldırıldığını», 16.11.2017 tarihli İstanbul 1.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalılardan TMSF ve BDDK tarafından yapılan işlemlerin «idari işlem» sayılması nedeniyle bunlar hakkında açılan davanın idari yargı yolunda görüleceği, davalı ...'nin «iflasına» karar verildiği, iflas halinde alacaklıların «sıra cetveline» alacak «kaydı» talebinde bulunması ve bu talebin kısmen veya tamamen reddi halinde «kayıt kabul davası» açmasının gerektiği, davacının sıra cetveline alacağını kaydettirmek için başvuruda bulunmadığı, bu durumun dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalılardan BDDK ve TMSF yönünden açılan davada davanın idari yargının görevi dahilinde bulunması nedeniyle mahkemenin «görevsizliğine», davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
İflas İdaresi’ne yönelik temyiz itirazlarına gelince; mahkemece bu davalı yönünden açılan dava; davacı tarafından alacağını «sıra cetveline» kaydettirmek için başvuruda bulunulmadığı, bu usuli eksikliğin dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle reddedilmiştir.
Ancak; Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan ve dosya kapsamından davalı bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») anlaşılmakta olup, mahkemece bu davalıya yönelik davaya «kayıt kabul davası» olarak devam edilip, dava şart ve sürelerinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ikinci alacaklılar toplantısı · kayıt kabul davası · idari işlem · i̇i̇k 194 · görevsizlik kararı · cy/cy kaydı
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma ve dosya kapsamına göre; davalılardan TMSF ve BDDK tarafından yapılan işlemlerin «idari işlem» sayılması nedeniyle bunlar hakkında açılan davanın idari yargı yolunda görüleceği, davalı ...'nin «iflasına» karar verildiği, iflas halinde alacaklıların «sıra cetveline» alacak «kaydı» talebinde bulunması ve bu talebin kısmen veya tamamen reddi halinde «kayıt kabul davası» açmasının gerektiği, davacının sıra cetveline alacağını kaydettirmek için başvuruda bulunmadığı, bu durumun dava şartı niteliğinde olduğu gerekçesiyle davalılardan BDDK ve TMSF yönünden açılan davada davanın idari yargının görevi dahilinde bulunması nedeniyle mahkemenin «görevsizliğine», davalı ... hakkında açılan davanın reddine karar verilmiştir.
Ancak; Dairemiz önüne gelen emsal uyuşmazlıklardan ve dosya kapsamından davalı bankanın «iflasına» karar verildiği, «ikinci alacaklılar toplantısının» yapıldığı (İİK.«194») anlaşılmakta olup, mahkemece bu davalıya yönelik davaya «kayıt kabul davası» olarak devam edilip, dava şart ve sürelerinin bu çerçevede değerlendirilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması doğru olmamış, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5911 E. , 2023/863 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 43. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Karar verilmesine yer olmadığına
Taraflar arasındaki kayıt kabul davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Kararın davalı banka iflas idaresi vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı banka iflas idaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı bankaya satıp kurulumunu yaptığı ve hizmet verdiği ödeme kaydedici cihazlarla ilgili olarak Ocak- Temmuz 2016 döneminde verilen hizmet bedeline ilişkin bir adet fatura alacağının tahsili amacıyla yapılan takibe davalının itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına ve alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatını davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; taraflar arasında herhangi bir sözleşme bulunmadığını, Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurulunun (BDDK) 03.02.2015 tarihli kararıyla bankanın Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğini ve tasfiye sürecinin devam ettiğini, bu aşamada alacaklıların alacaklarını sıra cetveline yazdırması gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın yargılama sırasında iflas ettiği ve davacının alacağının iflas masası sıra cetveline yazıldığı böylece davanın konusu kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davada karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş ve davalı yargılama giderleri ve harçtan sorumlu tutulmuştur.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka iflas idaresi vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı banka iflas idaresi vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili müflis banka iflas idaresinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın itirazın iptali davası olarak açıldığı daha sonra kayıt kabul davasına dönüştüğünü, bankaya BDDK kararıyla fon tarafından el konulmasından sonra fonun talebi ile BDDK 'nın 22.07.2016 tarihli kararıyla bankanın faaliyet izninin kaldırıldığını, 16.11.2017 tarihli İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla da bankanın doğrudan iflasına karar verildiğini, iflas tasfiyesi sürecinde iflas idare memurlarının atandığını, davacının alacak talebinin masaya kaydedilmesinin kanun gereği zorunlu olduğunu, iflas idaresinin bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gibi müflis bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 140 ıncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen Mahkemece peşin harç ve başvuru harcının müvekkilinden alınarak davacıya verilmesine hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın masaya kabulü sonucunda davanın konusu kalmadığı, müflis bankanın faturadan kaynaklanan borcunu ödemeyerek bu davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle yargılama giderlerinden ve maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, iflas kararı verilmesiyle birlikte Fonun talebi üzerine icra hukuk mahkemesince atanan iflas idare memurları, müflis bankanın yasal temsilcisi konumunda olup dava açılmasında kusurlarının bulunup bulunmamasının eldeki dava bakımından bir önem arzetmediği, 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca faaliyet izni kaldırılan veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların her türlü harçtan muaf olduğu, davalı müflis bankanın harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak yargılama giderleri içerisinde maktu harçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gibi davacıya iadesine karar verilen fazla harcın yeniden yargılama giderlerine dahil edilerek mükerrerliğe yol açacak şekilde davalıdan alınarak davacıya verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı müflis banka iflas idaresi vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasın;
ancak yeniden yargılamaya gerek olmadığından davanın konusu kalmadığından karar verilmesine yer olmadığına, davalı müflis banka 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine göre harçtan muaf olduğundan harç alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan 214,10 TL yargılama gideri ile 4.080,00 TL vekalet ücretinin müflis bankadan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı banka iflas idaresi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı banka iflas idaresi vekili temyiz dilekçesinde özetle; iflas idaresinin davaya konu olayda bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, yargılama giderleri, harç ve vekalet ücretine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı banka iflas idaresi vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalı Asya Katılım Bankası Anonim Şirketi harçtan muaf olduğundan ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davalı Asya Katılım Bankası Anonim Şirketi'ne iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906667600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz