Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6245 E. 2023/1076 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bankacılık işlemleri↗ müktesep hak↗ sermaye artırımı↗ bedelsizlik↗ ıslah↗ maddi tazminat↗ temerrüt↗ zamanaşımı↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Uyuşmazlık, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Banka vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/11082 E. 2012/19721 K.
Ortak:zamanaşımı · zamanaşımı var
Benzer bu kararda2- Dava, «kar payı alacağının» tahsili amacıyla açılmış olup, davalı vekili süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmamış olduğu halde mahkemece, davacının ancak (5) yıl için kâr payı talep edebileceğine dair rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, BK'nun 140 ncı maddesi gereğince «zamanaşımı def»'i ileri sürülmedikçe mahkemece re'«sen gözetilemeyeceğinden» yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kar payı alacağı · kâr payı alacağı · re'sen gözetilme · kar payı · hisse senedi · zamanaşımı def'i · def'i · kâr dağıtımı
Benzer bu kararda2- Dava, «kar payı alacağının» tahsili amacıyla açılmış olup, davalı vekili süresi içinde «zamanaşımı def»'inde bulunmamış olduğu halde mahkemece, davacının ancak (5) yıl için kâr payı talep edebileceğine dair rapora itibar edilerek yazılı şekilde karar verilmiştir.
Ancak, BK'nun 140 ncı maddesi gereğince «zamanaşımı def»'i ileri sürülmedikçe mahkemece re'«sen gözetilemeyeceğinden» yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru olmamış, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Mahkemece, toplanan delillere, benimsenen bilirkişi raporuna ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dava konusu 11 adet «hisse senedinin» sahibi olduğu ve senetler üzerinde üstün hak sahibi olduğunun mahkeme kararı ile belirlendiği, davacının dava tarihine kadar süresi 5 yılı aşmamış olan temettü ödemelerini talep etme hakkının bulunduğu,buna göre davacının 31/03/1993 tarihinden sonra «dağıtılan» temettülerle ilgili olarak 2.128 TL temettü alacağı ve 245,38 TL faiz alacağı olduğu gerekçesi ile davanın bu miktar üzerinden kabulüne fazlaya ilişkin istemin red …
3- Ayrıca davacı, daha önce 1998 tarihinde «kar payının» tahsili hususunda dava açtığına ve bu dava da davacının lehine sonuçlanarak karar kesinleştiğine göre;mahkemece bu döneme ilişkin talebin «kesin» hüküm (Mülga 1086 sayılı H.U.M.K.'nun 237. maddesi)nedeni ile reddine karar verilmesi gerekirken, bu hususun nazara alınmaması da bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6245 E. , 2023/1076 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın taraf vekillerince temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davalı banka vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü
I. DAVA
Davacı vekili, müvekkilinin davalı banka nezdinde açtığı hesaplara değişik zamanlarda döviz, TL ve menkul kıymet yatırdığını, bir kısmını çekmek istediğinde hesaplarının kapatılmış olduğunun bildirildiğini, müvekkilinin fazlaya ilişkin istemlerini saklı tutarak davalı aleyhine açtığı Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesindeki davanın Yargıtay aşamasından da geçerek kesinleştiğini ve bu davada müvekkilinin hisse senetlerinin toplam adedinin tespit edildiğini ileri sürerek şimdilik 13.641,00 TL ve 10.076,00 DM’nin temerrüt faiziyle birlikte davalıdan tahsilini, muhtelif hisse senetlerinin 24.02.1998 ilk dava tarihinden itibaren yapılan bedelli bedelsiz sermaye artırımları göz önünde bulundurularak iadesini, anılan hisse senetlerine 24.02.1998 ilk dava tarihine kadar verilen temettü bedellerinin, her birine ayrı ayrı yürütülecek en yüksek banka faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, 03.04.2008 tarihli dilekçesi ile maddi tazminat talebini 957.937,54 TL'ye yükseltmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili, uyuşmazlığın davacı ile arkadaşı ve aynı zamanda müvekkili bankanın eski müdürü olan ...arasındaki ilişkiden kaynaklandığını, davacının ilk davada fazlaya dair haklarını saklı tutmadığını ve davanın zamanaşımına uğradığını, davacının otoparkta bilet gişesinde çalıştığını, maddi durumunun iyi olmadığını ve bu hesaplardaki işlemlerin kaynaklarını açıklayacak durumda bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 2005/2787 E. ve 2006/2492 K. sayılı onama kararı ile kesinleşen Kadıköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2000/1108E. sayılı dosyasında tespit edilen, davacının TL cinsinden ve Alman markı cinsinden mevduat alacakları ile doğmuş temettü alacakları yönünden davacının hesabında bulunan 13.641,00 TL ve 10.076,00 DEM alacağının tahsiline karar verilmesi gerektiği, davacının 10.076,00 DEM olarak tahsilini talep ettiği alacak kalemi yönünden, Mahkemenin önceki kararlarında TL cinsinden tahsile ilişkin kararlarının davacı tarafça temyiz edilmediğinden usuli müktesep hak oluştuğu, davacının 24.02.1998 tarihine değin doğmuş temettü alacakları yönünden, doğmuş temettü tutarlarına ilişkin tespit edilen toplamda 3.661,52 TL temettü alacağının tahsiline dair karar verilmesi gerektiği, 24.02.1998 ile dava tarihi arasında doğmuş temettü alacağı istemi bakımından, dava tarihinde somut bir değerin talep olunmadığı, dava tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu hükümleri gereğince istemin belirsiz alacak olarak da değerlendirilemeyeceği, bu alacak kalemi yönünden talebin ilk defa ıslah dilekçesinde somutlaştırıldığı, ne var ki ıslah tarihi itibariyle bu istemin zamanaşımına uğradığı, 24.02.1998 ile dava tarihi arasında doğmuş temettü alacağına yönelik istemin zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 27.06.2022 tarih, 2021/5547 E. ve 2022/5298 K. sayılı kararıyla hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Banka vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davalı Banka vekili; zamanaşımı itirazlarının değerlendirilmediğini, davacı hesaplarının gerçek hesap olup olmadığının araştırılmadığını, dava konusu hesapların fiktif olduğunu, davacının yakın arkadaşı olan ve Bankanın eski çalışanı bulunan ... ...'in işlemleri ile bu hesapların açıldığını, davacının bu miktar yatırımı olabilecek mali güce sahip bulunmadığını, Mahkeme kararının usul ve kanuna aykırı bulunduğunu ileri sürerek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bankacılık işlemlerinden kaynaklanan alacağın tahsili istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı Banka vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davalı Banka vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Kanun ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
23.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906448600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz