İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5657 E. 2023/528 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Zamanaşımı
- üç yıllık
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sözlü sözleşme↗ hatır çeki↗ temel borç ilişkisi↗ ibraz süresi↗ kambiyo senedi vasfı↗ çek hamili↗ yazılı delil başlangıcı↗ genel zamanaşımı↗ keşide tarihi↗ delil başlangıcı↗ yemin delili↗ yazılı delil↗ lehtar↗ yemin↗ kambiyo senedi↗ hizmet sözleşmesi↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ hamil↗ sebepsiz zenginleşme↗ keşideci↗ alacak davası↗ vade↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗ zamanaşımı↗ ibraz↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağın dayanağı olan çek keşide tarihinin 09.11.2015 tarihi olması ve bu çek bedelinin tahsili için 05.05.2017 tarihinde icra takibi başlatılması nedeniyle üç yıllık zamanaşımı süresinin takip tarihi itibariyle dolmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, somut olayda ispat yükü davalı tarafta olup davalı tarafın sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, hesap bilirkişisi raporunun da dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu çekin kanuni ibraz süresi olan on gün içerisinde bankaya ibraz edilmemesi sebebiyle kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, bu nedenle üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağını, çekin bankaya ibraz süresinin dolmasından itibaren başlayan bir yıllık sebepsiz zenginleşme davası açma zamanaşımının uygulanacağını, çekin keşide tarihinin 09.11.2015 olması nedeniyle zamanaşımı süresinin 09.11.2016 tarihinde dolduğunu, ancak icra takibinin 05.05.2017 tarihinde, yani bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra başlatıldığını, Mahkemenin üç yıllık zamanaşımı süresini nazara alarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermemesinin hatalı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında yazılı ya da sözlü bir sözleşme olmadığını, çekin hatır çeki olarak davacıya verildiğini, tarafların meslekleri gözetildiğinde aralarında ticari bir ilişkinin olamayacağını, davacı tarafça çek karşılığında mal veya hizmet verilmediğini, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmesinin sözkonusu olmadığını, Mahkemenin davacıya yemin delilini hatırlatıp davacının yemin deliline başvurmayacağını beyan etmesi üzerine tekrar dosyanın bilirkişiye tevdi ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin hatır çeki olarak verdiği çekten sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesini beklemenin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürerek usul ve kanuna aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ibraz süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamilin, keşideci de dahil olmak üzere çekten sorumlu olan kişilere karşı kambiyo ilişkisiden kaynaklanan başvuru hakkını kaybedeceği, ayrıca ibraz süresi geçmiş olan bir çekin, kambiyo senedi niteliğini yitirmekle birlikte uyuşmazlıklarda yazılı delil başlangıcı olarak kullanılabileceği, bu durumda çek hamilinin on yıllık genel zamanaşımı süresi içinde doğrudan doğruya temel borç ilişkisine dayalı olarak çeki kendisine veren kişiye karşı bir alacak davası veya takip başlatma yoluna gidebileceği, somut olayda, takibe dayanak süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekte davacının lehtar, davalının ise keşideci konumunda bulunduğu, davacının bu durumda ancak temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabileceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamayacağı, davacı dava dilekçesinde açıkca sebepsiz zenginleşmeye dayanıp temel ilişkiye dayanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yasal süresi içinde ibraz edilmeyen çek nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi kapsamında hamilin alacağını talep edebileceğini, bu durumda davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispat ile yükümlü olduğunu, ancak davalı ispatlayamadığından davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, süresinde ibraz edilmeyen çek nedeniyle 6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesi kapsamında sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5657 E. , 2023/528 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlunun 09.11.2015 vade tarihli, 120.000,00 TL tutarındaki çek bedelinin müvekkiline ödenmesi hususunda anlaştığını, ancak ödeme tarihi geçmesine rağmen çek bedelinin davalı tarafından ödenmediğini, bunun üzerine çek bedeli alacağının tahsili için müvekkili tarafından davalı hakkında Alanya 1. İcra Müdürlüğünün 2017/3001 E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, takibe itiraz edildiğini ve icra takibinin durduğunu iddia ederek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı ... ile müvekkili ... arasında yazılı ya da şifahi bir alım-satım veya hizmet sözleşmesinin olmadığını, taraflar arasında ticari ilişkinin de bulunmadığını, dolayısıyla davacının iddia ettiğinin aksine müvekkilinin davacıya herhangi bir borcunun olmadığını, itirazın iptali davasının icra takibine sıkı sıkıya bağlı ve sınırlı bir dava olduğunu, icra takibinde ileri sürülmeyen bir alacak/iddianın itirazın iptali davasına konu yapılamayacağını savunarak davacının haksız davasının reddine ve icra takibinin iptaline, %20'den aşağı olmamak üzere kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu alacağın dayanağı olan çek keşide tarihinin 09.11.2015 tarihi olması ve bu çek bedelinin tahsili için 05.05.2017 tarihinde icra takibi başlatılması nedeniyle üç yıllık zamanaşımı süresinin takip tarihi itibariyle dolmadığının anlaşıldığı, bu nedenle davalının zamanaşımı itirazının yerinde olmadığı, somut olayda ispat yükü davalı tarafta olup davalı tarafın sebepsiz zenginleşmediğini ispat edemediği, hesap bilirkişisi raporunun da dikkate alındığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; takibe konu çekin kanuni ibraz süresi olan on gün içerisinde bankaya ibraz edilmemesi sebebiyle kambiyo senedi vasfını yitirdiğini, bu nedenle üç yıllık zamanaşımı süresinin uygulanamayacağını, çekin bankaya ibraz süresinin dolmasından itibaren başlayan bir yıllık sebepsiz zenginleşme davası açma zamanaşımının uygulanacağını, çekin keşide tarihinin 09.11.2015 olması nedeniyle zamanaşımı süresinin 09.11.2016 tarihinde dolduğunu, ancak icra takibinin 05.05.2017 tarihinde, yani bir yıllık zamanaşımı süresi dolduktan sonra başlatıldığını, Mahkemenin üç yıllık zamanaşımı süresini nazara alarak davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermemesinin hatalı olduğunu, davacı ile müvekkili arasında yazılı ya da sözlü bir sözleşme olmadığını, çekin hatır çeki olarak davacıya verildiğini, tarafların meslekleri gözetildiğinde aralarında ticari bir ilişkinin olamayacağını, davacı tarafça çek karşılığında mal veya hizmet verilmediğini, müvekkilinin sebepsiz zenginleşmesinin sözkonusu olmadığını, Mahkemenin davacıya yemin delilini hatırlatıp davacının yemin deliline başvurmayacağını beyan etmesi üzerine tekrar dosyanın bilirkişiye tevdi ile karar verilmesinin hatalı olduğunu, müvekkilinin hatır çeki olarak verdiği çekten sebepsiz zenginleşmediğini ispat etmesini beklemenin hatalı olduğunu istinaf nedenleri olarak ileri sürerek usul ve kanuna aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ibraz süresi içinde çeki muhatap bankaya ibraz etmeyen hamilin, keşideci de dahil olmak üzere çekten sorumlu olan kişilere karşı kambiyo ilişkisiden kaynaklanan başvuru hakkını kaybedeceği, ayrıca ibraz süresi geçmiş olan bir çekin, kambiyo senedi niteliğini yitirmekle birlikte uyuşmazlıklarda yazılı delil başlangıcı olarak kullanılabileceği, bu durumda çek hamilinin on yıllık genel zamanaşımı süresi içinde doğrudan doğruya temel borç ilişkisine dayalı olarak çeki kendisine veren kişiye karşı bir alacak davası veya takip başlatma yoluna gidebileceği, somut olayda, takibe dayanak süresinde bankaya ibraz edilmeyen çekte davacının lehtar, davalının ise keşideci konumunda bulunduğu, davacının bu durumda ancak temel ilişkiye dayanarak alacak isteminde bulunabileceği, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 732 nci maddesinde öngörülen sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayanılamayacağı, davacı dava dilekçesinde açıkca sebepsiz zenginleşmeye dayanıp temel ilişkiye dayanmadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeyle davanın kısmen kabulüne karar verilmesinin hatalı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; yasal süresi içinde ibraz edilmeyen çek nedeniyle 6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi kapsamında hamilin alacağını talep edebileceğini, bu durumda davalı keşidecinin sebepsiz zenginleşmediğini ispat ile yükümlü olduğunu, ancak davalı ispatlayamadığından davanın kabulü gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, süresinde ibraz edilmeyen çek nedeniyle 6102 sayılı Kanun’un 732 nci maddesi kapsamında sebepsiz zenginleşmeye dayalı olarak başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Kanun'un 732 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906419900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz