Menfi tespit | Tazminat | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6230 E. 2023/822 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Yetkili mahkeme
- yetki/yetkisizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
imzaların istiklali prensibi↗ şahsi defi↗ ciro zinciri↗ ciro ve teslim↗ imza sahteliği↗ genel yetkili mahkeme↗ ödemeden men kararı↗ kollektif şirket↗ basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğü↗ kambiyo senedi vasfı↗ sahte imza↗ meşru hamil↗ çek hamili↗ ciro silsilesi↗ tahrifat↗ sorumluluktan kurtulma↗ kesinleşen ilam↗ sahtelik↗ yetkili hamil↗ icra hukuk mahkemesi↗ ciranta↗ lehtar↗ ara karar↗ basiretli tacir↗ kambiyo senedi↗ eş rızası↗ ciro↗ yargılama giderleri↗ ihtiyati tedbir↗ kötü niyet tazminatı↗ ispat yükü↗ hamil↗ keşideci↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ kötü niyet↗ yargılama gideri↗ geçersizlik↗ iflas↗ çek↗ tacir↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/169 E. sayılı dosyasında görülen davada kesinleşen mahkeme ilamına göre davalı Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. yetkilisinin çeki ciro etmediğinin sabit olduğu, davacı tarafın davasında haklı olduğu, çek lehtarı davalı Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş.'den sonra ilk cirantanın davalı Kıncıoğlu Kollektif Şirketi olduğu, bu cirantanın çekin çalıntı olduğunu bilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2016/6695 E. sayılı dosyasındaki takibe konu çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, 71.280,50 TL asıl alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davalı Kıncıoğlu Kollektif Şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Çelaş İnşaat Turz. Teks. Plastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti. ve ... Kargo Nakl. ve Lojistik Ltd. Şti. vekili ile davalılardan Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalılar Çelaş İnşaat Turz. Teks. Plastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti. ve ... Kargo Nakl. ve Lojistik Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra hukuk mahkemesi kararına dayanılarak hüküm kurulmuş ise de dar yetkili mahkeme kararının genel yetkili mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının kendi imzasını inkar etmediğini, kendi imzasını inkar etmeyen keşidecinin çekteki lehtar veya ciranta imzalarının sahteliğini ileri sürerek hamile karşı dava açma hakkı bulunmadığını, ticari senetteki geçersiz imzanın, sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracağını, senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlayacağını, ciro zincirini koparmayacağını, dava konusu çeki hukuka uygun ve yetkili bir şekilde elinde bulunduran davalıların iyi niyetli ve meşru hamil olup, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin, davalıya ulaşamadan kaybolduğunu ve çalındığını, davalının eline geçmediğini, ciro edilmediğini veya başka bir kuruma verilmediğini, davalının diğer davalı şirketler ile ticari veya başka surette hiçbir ilişkisi bulunmadığını, davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul kararı verilerek yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davalının diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması yönündeki kararının müvekkili bakımından kaldırılarak müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ispat yükünün davacı tarafta olup keşideci davacının, ara cirantalar ve hamilin dava konusu çeki, lehtar imzasının geçersiz olduğunu bilerek devraldıkları ve davacıyı zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiklerini ispatlayamadığı imzaların istiklali prensibi uyarınca lehtar imzasının geçersiz olmasının sadece sahibi yönünden sonuç doğuracağı, davacının lehtar imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağı, lehtara ödeme yapıldığının da iddia ve ispat edilmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde tazminata hükmedilmesi için verilen tedbirin uygulanması gerektiği, Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının uygulandığı gerekçesiyle davalılar Çelaş İnşaat Turz.Teks. Plastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti., ... Kargo Nakl. ve Lojistik Ltd. Şti. ve Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş.'nin istinaf başvurularının kabulü ile kararın istinafa başvuran davalılar yönünden kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı Kıncıoğlu Kollektif Şirketi yönünden davanın kabulü ile davacı tarafın İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2016/6695 E. sayılı dosyasındaki takibe konu çek sebebiyle dava Kıncıoğlu Kollektif Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, 71.280,50 TL asıl alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davalı Kıncıoğlu Kollektif Şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine, asıl alacağın %20'si olan 14.256,10 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı Çelaş İnşaat Turz. Teks. Plastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu çekin davalı Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş.'nin eline hiçbir şekilde geçmediğini, lehtar firmaya ait imzanın sahteliğinin İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/169 E. sayılı dosyası kapsamında sabit hale geldiğini, ilk cironun lehtar tarafından yapılamaması nedeni ile ciro zincirinde kopukluk oluştuğunu, ciro silsilesinde kopukluk bulunan bir senedi iktisap eden kişinin yetkili hamil olamayacağını, çekle ilgili ödemeden men kararı olduğunu bilebilecek durumda olan davalıların takibe girişmesinin kötü niyetli olduğunu, davalıların basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak hareket ettiklerini, çekin sıhhati konusunda gerekli araştırmayı yapmadıklarını, imzanın sahteliği iddiasının herkese karşı ileri sürülebilen defilerden olup çek hamillerinin iyi niyetli olup olmadıkları hususunun hukuki sonucu değiştirmeyeceğini, lehtar cirosuyla hamil olmayan alacaklıya karşı keşidecinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın davacı lehine bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının takibe konu çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/13759 E. 2014/19877 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2443 E. 2017/4537 K.
Ortak:ara karar · ihtiyati tedbir · keşideci · iflas
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda «ispat yükünün» davacı tarafta olup «keşideci» davacının, «ara» «cirantalar» ve «hamilin» dava konusu çeki, «lehtar» imzasının «geçersiz» olduğunu bilerek devraldıkları ve davacıyı zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiklerini ispatlayamadığı «imzaların istiklali prensibi» uyarınca lehtar imzasının geçersiz olmasının sadece sahibi yönünden sonuç doğuracağı, davacının lehtar imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo «sorumluluğundan kurtulamayacağı», lehtara ödeme yapıldığının da iddia ve ispat edilmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde tazminata hükmedilmesi için verilen tedbirin uygulanması gerektiği, Mahkemece verilen «ihtiyati tedbir» kararının uygulandığı gerekçesiyle davalılar Çelaş İnşaat Turz.Teks.
Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; «icra hukuk» mahkemesi kararına dayanılarak hüküm kurulmuş ise de dar yetkili mahkeme kararının «genel yetkili» mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olmadığını, «ispat yükünün» davacıda olduğunu, davacının kendi imzasını inkar etmediğini, kendi imzasını inkar etmeyen «keşidecinin» çekteki «lehtar» veya «ciranta» «imzalarının sahteliğini» ileri sürerek «hamile» karşı dava açma hakkı bulunmadığını, ticari senetteki «geçersiz» imzanın, sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracağını, senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlayacağını, «ciro zincirini» koparmayacağını, dava konusu çeki hukuka uygun ve yetkili bir şekilde elinde bulunduran davalıların iyi niyetli ve «meşru hamil» olup, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/169 E. sayılı dosyası kapsamında sabit hale geldiğini, ilk «cironun» «lehtar» tarafından yapılamaması nedeni ile «ciro zincirinde» kopukluk oluştuğunu, «ciro silsilesinde» kopukluk bulunan bir senedi iktisap eden kişinin «yetkili hamil» olamayacağını, çekle ilgili «ödemeden men» kararı olduğunu bilebilecek durumda olan davalıların takibe girişmesinin kötü niyetli olduğunu, davalıların «basiretli tacir» gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak hareket ettiklerini, çekin sıhhati konusunda gerekli araştırmayı yapmadıklarını, «imzanın sahteliği» iddiasının herkese karşı ileri sürülebilen defilerden olup «çek hamillerinin» iyi niyetli olup olmadıkları hususunun hukuki sonucu değiştirmeyeceğini, lehtar cirosuyla hamil olmayan alacaklıya karşı «keşidecinin» herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın davacı lehine bozulmasını istemiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «bononun» vadesinin geçtiği ve borcun ödenmediği, borcun rehinle temin edilmediği gerekçesiyle borçlu-«keşideci» Dörtler Enerji yönünden talebin kabulüne; diğer borçlu Çalışkan İç ve Dış Ticaret yönünden verilen «iflas erteleme» kararı ile borçlu yönünden «ihtiyati haciz» verilmesinin «ihtiyati tedbir» kararı ile önlenmesine karar verildiği gerekçesiyle bu borçlu yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi'ne başvurusunda "sunulan iyileştirme projesi çerçevesinde şirketin aktif- pasif dengesizliğinin olumlu yönde düzeleceği, borçlarını ödeyebilir hale geleceği" ileri sürülmüş ve şirketin borca batık olduğunun tespiti, 1 yıl süre ile «iflasın ertelenmesi» ve «ihtiyati tedbir» kararı verilmesi talep edilmiştir. ...
Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.03.2014 tarihli kararında «ihtiyati tedbir» talebi kabul edilmiş, 14.04.2014 tarihli kararında ihtiyati tedbir kararının «ihtiyati haciz» kararlarının tatbikini de kapsadığı belirtilmiş ve 30.04.2014 tarihli kararda davacı şirket üzerinde ihtiyati haciz uygulanmasının tedbir yoluyla önlenmesine dair «ara» karar tesis edilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iflas erteleme · ihtiyati haciz · bono · haciz
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; «bononun» vadesinin geçtiği ve borcun ödenmediği, borcun rehinle temin edilmediği gerekçesiyle borçlu-«keşideci» Dörtler Enerji yönünden talebin kabulüne; diğer borçlu Çalışkan İç ve Dış Ticaret yönünden verilen «iflas erteleme» kararı ile borçlu yönünden «ihtiyati haciz» verilmesinin «ihtiyati tedbir» kararı ile önlenmesine karar verildiği gerekçesiyle bu borçlu yönünden talebin reddine karar verilmiştir.
Kararı, «ihtiyati haciz» talep eden/alacaklı vekili temyiz etmiştir.
Talep, çeke dayalı «ihtiyati haciz» kararı verilmesi istemine ilişkin olup, mahkemece, Çalışkan İç ve Dış Tic.
A.Ş. hakkında «ihtiyati tedbir» yoluyla «ihtiyati haciz» kararı verilmesinin engellendiği gerekçesiyle bu şirkete yönelik istemin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. HD 2019/461/2020/4448
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/461 E. 2020/4448 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6230 E. , 2023/822 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kısmen kabul
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar Çelaş İnşaat Turz. Teks. Plastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti., ... Kargo Nakl. ve Lojistik Ltd. Şti. ve davalı Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekillerinin istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait 71.280,50 TL bedelli çekin, davacının rızası dışında elinden çıktığını, akabinde her ne sebeple çeki elinde bulundurduğunu bilmedikleri ve ticari ilişkilerinin bulunmadığı davalılardan Çelaş İnşaat Turz.Teks.P lastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti. tarafından icra takibi başlatıldığını, davacı tarafından dava konusu çekin, ticari ilişkisi bulunan davalılardan Çalışkan Taşımacılık San. Tic. A.Ş.'ye Sürat Kargo vasıtası ile 09.09.2015 tarihinde gönderildiğini, çekin Çalışkan Taşımacılık San. Tic. A.Ş.'ye teslim edilecekken 11.09.2015 tarihinde kargo şirketine ait araçtan farklı firmalara ait evraklarla birlikte çalındığını, çekin hiçbir zaman Çalışkan Taşımacılık San.Tic.A.Ş.'nin eline geçmediğini ve bu firmadan çekin ciro edilmediğini, çekin üzerindeki imzanın Çalışkan Taşımacılık San.
Tic. AŞ.'ye ait olmadığını, icra takibinin kötü niyetli olduğunu, çekteki ciro silsilesinin bozulduğunu ve üzerinde tahrifat yapılan çekin bu haliyle kambiyo senedi vasfını yitirdiğini ileri sürerek davacının davalılara borçlu olmadığının tespiti ile davacı lehine kötü niyet tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1. Davalılar Çelaş İnşaat Turz. Teks. Plastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti. ve ... Kargo Nakl. ve Lojistik Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; dava konusu çekin, kambiyo senedi kurallarına uygun bir şekilde davalılara devredilerek ciro ile teslim edildiğini, davalıların çekteki imzanın davacı borçluya ait olup olmadığını bilme yükümlülüğü bulunmadığını, davalı Çelaş İnş. Tur. Teks. Plastik Gıda San. Dış Tic. Ltd. Şti.'nin çekin meşru hamili, ... Kargo Nakl. ve Lojistik Ltd. Şti.'nin de son ciranta olduğunu, çekin sahte imzalar ile keşide edildiği iddiası şahsi defi niteliğinde olup davalı şirketlere karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın reddi ile davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
2. Davalılar Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. ve Kıncıoğlu Kollektif Şirketi davaya cevap vermemişlerdir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/169 E. sayılı dosyasında görülen davada kesinleşen mahkeme ilamına göre davalı Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. yetkilisinin çeki ciro etmediğinin sabit olduğu, davacı tarafın davasında haklı olduğu, çek lehtarı davalı Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş.'den sonra ilk cirantanın davalı Kıncıoğlu Kollektif Şirketi olduğu, bu cirantanın çekin çalıntı olduğunu bilmesi gerektiği gerekçesi ile davanın kabulü ile davacının İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2016/6695 E. sayılı dosyasındaki takibe konu çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespitine, 71.280,50 TL asıl alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davalı Kıncıoğlu Kollektif Şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar Çelaş İnşaat Turz. Teks. Plastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti. ve ... Kargo Nakl. ve Lojistik Ltd. Şti. vekili ile davalılardan Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalılar Çelaş İnşaat Turz. Teks. Plastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti. ve ... Kargo Nakl. ve Lojistik Ltd. Şti. vekili istinaf dilekçesinde özetle; icra hukuk mahkemesi kararına dayanılarak hüküm kurulmuş ise de dar yetkili mahkeme kararının genel yetkili mahkemeleri bağlayıcı nitelikte olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu, davacının kendi imzasını inkar etmediğini, kendi imzasını inkar etmeyen keşidecinin çekteki lehtar veya ciranta imzalarının sahteliğini ileri sürerek hamile karşı dava açma hakkı bulunmadığını, ticari senetteki geçersiz imzanın, sadece kendisi yönünden hükümsüzlük sonucu doğuracağını, senetteki her imzanın diğerlerinden bağımsız olarak sadece imza sahibini bağlayacağını, ciro zincirini koparmayacağını, dava konusu çeki hukuka uygun ve yetkili bir şekilde elinde bulunduran davalıların iyi niyetli ve meşru hamil olup, Mahkeme kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu çekin, davalıya ulaşamadan kaybolduğunu ve çalındığını, davalının eline geçmediğini, ciro edilmediğini veya başka bir kuruma verilmediğini, davalının diğer davalı şirketler ile ticari veya başka surette hiçbir ilişkisi bulunmadığını, davalı aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerekirken, kabul kararı verilerek yargılama giderlerinden ve vekalet ücretinden diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulmasının hukuka aykırı olduğunu belirterek davalının diğer davalılarla birlikte sorumlu tutulması yönündeki kararının müvekkili bakımından kaldırılarak müvekkili yönünden davanın reddine karar verilmesini ve aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmemesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda ispat yükünün davacı tarafta olup keşideci davacının, ara cirantalar ve hamilin dava konusu çeki, lehtar imzasının geçersiz olduğunu bilerek devraldıkları ve davacıyı zarara uğratmak maksadıyla hareket ettiklerini ispatlayamadığı imzaların istiklali prensibi uyarınca lehtar imzasının geçersiz olmasının sadece sahibi yönünden sonuç doğuracağı, davacının lehtar imzasının geçersiz olduğunu ileri sürerek kambiyo sorumluluğundan kurtulamayacağı, lehtara ödeme yapıldığının da iddia ve ispat edilmediği gözetilerek davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun olmadığı, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca, davanın alacaklı lehine sonuçlanması halinde tazminata hükmedilmesi için verilen tedbirin uygulanması gerektiği, Mahkemece verilen ihtiyati tedbir kararının uygulandığı gerekçesiyle davalılar Çelaş İnşaat Turz.Teks.
Plastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti., ... Kargo Nakl. ve Lojistik Ltd. Şti. ve Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş.'nin istinaf başvurularının kabulü ile kararın istinafa başvuran davalılar yönünden kaldırılmasına, davanın kısmen kabulü ile davalı Kıncıoğlu Kollektif Şirketi yönünden davanın kabulü ile davacı tarafın İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2016/6695 E. sayılı dosyasındaki takibe konu çek sebebiyle dava Kıncıoğlu Kollektif Şirketi'ne borçlu olmadığının tespitine, 71.280,50 TL asıl alacağın %20'si oranındaki kötü niyet tazminatının davalı Kıncıoğlu Kollektif Şirketinden alınarak davacı tarafa verilmesine, diğer davalılar aleyhine açılan davanın reddine, asıl alacağın %20'si olan 14.256,10 TL tazminatın davacıdan alınarak davalı Çelaş İnşaat Turz.
Teks. Plastik Gıda ve San. Dış Tic. Ltd. Şti.'ne verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava konusu çekin davalı Çalışkan Taşımacılık Otomotiv Tic. ve San. A.Ş.'nin eline hiçbir şekilde geçmediğini, lehtar firmaya ait imzanın sahteliğinin İstanbul 18. İcra Hukuk Mahkemesinin 2016/169 E. sayılı dosyası kapsamında sabit hale geldiğini, ilk cironun lehtar tarafından yapılamaması nedeni ile ciro zincirinde kopukluk oluştuğunu, ciro silsilesinde kopukluk bulunan bir senedi iktisap eden kişinin yetkili hamil olamayacağını, çekle ilgili ödemeden men kararı olduğunu bilebilecek durumda olan davalıların takibe girişmesinin kötü niyetli olduğunu, davalıların basiretli tacir gibi davranma yükümlülüğüne aykırı davranarak hareket ettiklerini, çekin sıhhati konusunda gerekli araştırmayı yapmadıklarını, imzanın sahteliği iddiasının herkese karşı ileri sürülebilen defilerden olup çek hamillerinin iyi niyetli olup olmadıkları hususunun hukuki sonucu değiştirmeyeceğini, lehtar cirosuyla hamil olmayan alacaklıya karşı keşidecinin herhangi bir sorumluluğunun bulunmadığını belirterek kararın davacı lehine bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davacının takibe konu çek sebebiyle davalılara borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun'un 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
14.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906412000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz