İpoteğin terkini
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6426 E. 2023/908 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
faaliyet izninin kaldırılması↗ iflas idaresi↗ vekâlet ücreti↗ ipotek↗ yargılama gideri↗ esastan ret↗ iflas↗ karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi↗ terkin↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ kusur↗ yükleten (shipper)↗ karar verilmesine yer olmadığına↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava sırasında davalı tarafından ipoteğin terkin ettirildiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına davalı müflis banka iflas idaresi sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 06.06.2017 tarihinde açıldığı, ipoteğin 26.07.2017 tarihinde terkin edildiği, dava açıldığı tarihte ipoteğin terkin işlemi gerçekleşmediği, davalının kendi kusuru ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, konusuz kalan davada davalının davaya sebebiyet verip vermediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/11646 E. 2016/9256 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · kesin hüküm
Benzer bu karardaMahkemece, asıl davada davanın kabulüne, 25.000.000 TL'nin faiziyle birlikte davalı bankadan tahsiline, birleşen davanın kabulüne, 100.000 TL'nin davalıdan tahsiline, asli müdahilin açtığı davanın müflis şirket yönünden dava «şartı yokluğundan» usulden, davalı banka yönünden «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddine dair verilen karar taraf vekillerinin temyizi üzerine Dairemizce davalı yararına bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5911 E. 2023/863 K.
Ortak:faaliyet izninin kaldırılması · iflas idaresi · yargılama gideri · iflas · harç · kusur · karar verilmesine yer olmadığına
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına davalı müflis banka «iflas idaresi» sebebiyet vermediğinden «yargılama gideri» ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava sırasında davalı tarafından ipoteğin «terkin» ettirildiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 06.06.2017 tarihinde açıldığı, ipoteğin 26.07.2017 tarihinde «terkin» edildiği, dava açıldığı tarihte ipoteğin terkin işlemi gerçekleşmediği, davalının kendi «kusuru» ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın masaya kabulü sonucunda «davanın konusu» kalmadığı, müflis bankanın faturadan kaynaklanan borcunu ödemeyerek bu davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «yargılama giderlerinden» ve maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, «iflas» kararı verilmesiyle birlikte Fonun talebi üzerine «icra hukuk» mahkemesince atanan iflas idare memurları, müflis bankanın yasal «temsilcisi» konumunda olup dava açılmasında «kusurlarının» bulunup bulunmamasının eldeki dava bakımından bir önem arzetmediği, 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca «faaliyet izni kaldırılan» veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların her türlü harçtan muaf olduğu, davalı müflis bankanın harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak yargılama giderleri içerisinde maktu harçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gibi davacıya iadesine karar verilen fazla harcın yeniden «yargılama giderlerine» «dahil» edilerek «mükerrerliğe» yol açacak şekilde davalıdan alınarak davacıya verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı müflis banka «iflas idaresi» vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasın; ancak yeniden yargılamaya gerek olmadığından davanın konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı müflis banka 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine göre harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan 214,10 TL yargılama gideri ile 4.080,00 TL «vekalet ücretinin» müflis bankadan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
İstinaf Sebepleri Davalı banka «iflas idaresi» vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili müflis banka iflas idaresinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın «itirazın iptali davası» olarak açıldığı daha sonra kayıt kabul davasına dönüştüğünü, bankaya BDDK kararıyla fon tarafından el konulmasından sonra fonun talebi ile BDDK 'nın 22.07.2016 tarihli kararıyla bankanın «faaliyet izninin kaldırıldığını», 16.11.2017 tarihli İstanbul 1.
Asliye Ticaret Mahkemesi kararıyla da bankanın doğrudan «iflasına» karar verildiğini, «iflas tasfiyesi» sürecinde «iflas idare memurlarının» atandığını, davacının alacak talebinin masaya kaydedilmesinin kanun gereği zorunlu olduğunu, iflas idaresinin bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gibi müflis bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 140 ıncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen Mahkemece «peşin harç» ve «başvuru harcının» müvekkilinden alınarak davacıya verilmesine hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinin» davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:iflas tasfiyesi · iflas masası · iflas idare memuru · sıra cetveli · peşin harç · başvurma harcı · icra hukuk mahkemesi · itirazın iptali davası
Benzer bu karardaAsliye Ticaret Mahkemesi kararıyla da bankanın doğrudan «iflasına» karar verildiğini, «iflas tasfiyesi» sürecinde «iflas idare memurlarının» atandığını, davacının alacak talebinin masaya kaydedilmesinin kanun gereği zorunlu olduğunu, iflas idaresinin bir kusurunun bulunmadığını, bu nedenle «yargılama giderleri» ve vekalet ücretinden sorumlu tutulamayacağı gibi müflis bankanın 5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun (5411 sayılı Kanun) 140 ıncı maddesi uyarınca harçtan muaf olmasına rağmen Mahkemece «peşin harç» ve «başvuru harcının» müvekkilinden alınarak davacıya verilmesine hükmedildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, «vekalet ücreti» ve «yargılama giderlerinin» davacıya yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı bankanın yargılama sırasında «iflas» ettiği ve davacının alacağının «iflas masası» «sıra cetveline» yazıldığı böylece «davanın konusu» kalmadığı gerekçesiyle konusu kalmayan davada karar «verilmesine yer olmadığına» karar verilmiş ve davalı «yargılama giderleri» ve harçtan sorumlu tutulmuştur.
İstinaf Sebepleri Davalı banka «iflas idaresi» vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkili müflis banka iflas idaresinin dava açılmasına sebebiyet vermediğini, davanın «itirazın iptali davası» olarak açıldığı daha sonra kayıt kabul davasına dönüştüğünü, bankaya BDDK kararıyla fon tarafından el konulmasından sonra fonun talebi ile BDDK 'nın 22.07.2016 tarihli kararıyla bankanın «faaliyet izninin kaldırıldığını», 16.11.2017 tarihli İstanbul 1.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile alacağın masaya kabulü sonucunda «davanın konusu» kalmadığı, müflis bankanın faturadan kaynaklanan borcunu ödemeyerek bu davanın açılmasına sebebiyet vermesi nedeniyle «yargılama giderlerinden» ve maktu vekalet ücretinden sorumlu tutulmasında yasaya aykırılık bulunmadığı, «iflas» kararı verilmesiyle birlikte Fonun talebi üzerine «icra hukuk» mahkemesince atanan iflas idare memurları, müflis bankanın yasal «temsilcisi» konumunda olup dava açılmasında «kusurlarının» bulunup bulunmamasının eldeki dava bakımından bir önem arzetmediği, 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesi uyarınca «faaliyet izni kaldırılan» veya tasfiyeleri Fon eliyle yürütülen bankaların her türlü harçtan muaf olduğu, davalı müflis bankanın harçtan muaf olduğu gözden kaçırılarak yargılama giderleri içerisinde maktu harçtan sorumlu tutulmasının doğru olmadığı gibi davacıya iadesine karar verilen fazla harcın yeniden «yargılama giderlerine» «dahil» edilerek «mükerrerliğe» yol açacak şekilde davalıdan alınarak davacıya verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davalı müflis banka «iflas idaresi» vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasın; ancak yeniden yargılamaya gerek olmadığından davanın konusu kalmadığından karar «verilmesine yer olmadığına», davalı müflis banka 5411 sayılı Kanun'un 140 ıncı maddesine göre harçtan muaf olduğundan «harç» alınmasına yer olmadığına, davacı tarafından yatırılan harcın karar kesinleştiğinde talep halinde davacıya iadesine, davacı tarafından yapılan 214,10 TL yargılama gideri ile 4.080,00 TL «vekalet ücretinin» müflis bankadan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6426 E. , 2023/908 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ....Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki ipoteğin terkini davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu taşınmazın, eski maliki tarafından davalı lehine ipotek verildiğini, ipoteğin teminat altına aldığı borcun ödenmesi üzerine davalı tarafından 29.08.2013 tarihinde ipoteğin terkini istemli bir yazı gönderildiğini, ancak bir şekilde ipoteğin terkin edilmediğini, davacı davalıya 16.11.2016 tarihinde ipoteğin terkini için yeniden başvurduğunu ancak ipoteğin terkin edilmediğini ileri sürerek taşınmaz üzerindeki ipoteğin terkinine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı bankanın 22.07.2016 tarihinde faaliyet izni kaldırılarak Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredildiğini, yaşanan yoğunluk nedeniyle ipoteğin 26.07.2017 tarihinde terkin edildiğini, gecikmede davalının kusuru olmadığını bu nedenle aleyhine yargılama giderlerine hükmedilmemesi gerektiğini, konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava sırasında davalı tarafından ipoteğin terkin ettirildiği, davalının dava açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle konusuz kalan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davanın açılmasına davalı müflis banka iflas idaresi sebebiyet vermediğinden yargılama gideri ve vekalet ücretinden sorumlu olmayacağını ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yargılama gideri ve vekâlet ücretinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın 06.06.2017 tarihinde açıldığı, ipoteğin 26.07.2017 tarihinde terkin edildiği, dava açıldığı tarihte ipoteğin terkin işlemi gerçekleşmediği, davalının kendi kusuru ile davanın açılmasına sebebiyet verdiği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekilince, istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeler ve resen dikkate alınacak nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, konusuz kalan davada davalının davaya sebebiyet verip vermediği noktasında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Davalıdan harç alınmasına yer olmadığına,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906301400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz