6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5819 E. 2023/515 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tashih takas-mahsup tavzih istinaf başvurusunun reddi nispi vekalet ücreti takas vekâlet ücreti maddi hata mahsup kaldırma ve yeniden hüküm fatura karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesi çek yasal faiz menfi tespit yükleten (shipper) vekalet ücreti karar verilmesine yer olmadığına

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/842 E. 2010/4964 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tavzih

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9822 E. 2012/14398 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/5819 E.  ,  2023/515 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ....Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi

HÜKÜM

Ret

Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davacılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ... vekilinin istinaf başvurusunun reddine, davacı şirket vekilinin istinaf başvurusunun kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Davalı vekilinin 24.12.2020 tarihli tavzih dilekçesi ile lehine hükmedilen vekâlet ücretinin yazımında ve gerekçe içerisinde dava konusu çek bedeline ilişkin yazımda hata yapıldığından bahisle tavzih talebinde bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 09.03.2021 tarihli ek karar ile davalı yararına hükmedilen vekalet ücreti yönünden tavzih talebinin, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 305 inci maddesinin ikinci fıkrasında düzenlenen hükmü gereğince reddine, çeklerin 60.000,00 TL bedelli olduğu ve sehven "60.00 TL" yazıldığı anlaşılıyorsa da hükümde doğru yazıldığı gerekçesiyle tavzih talebinin reddine karar verilmiştir.

Davalı vekilinin 22.03.2021 tarihli tashih dilekçesi ile davalı yararına hükmedilen vekalet ücretinin düzeltilmesi talebi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince 23.03.2021 tarihli ek karar ile daha önceki 09.03.2021 tarihli ek karar ile davalının talepleri değerlendirilerek reddine karar verildiğinden ikinci kez ileri sürülen tavzih talebi hakkında, karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen 23.03.2021 tarihli ek kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuş olup temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

Davalı vekili temyiz dilekçesinde, itiraz edilen hatanın hüküm başlığının hemen üzerinde yer alan paragrafın 4 üncü satırında yer alan "18/03/2009 tarihli 424,80 TL bedelli fatura" tümcesindeki rakamın sehven nispi vekâlet ücretinin açıklandığı tümceye kopyalanmasından kaynaklandığını, davacı şirket lehine gelişen farkın İlk Derece Mahkemesi kararına göre yalnızca 424,80 TL olduğunu, tarafların Bakırköy 5. Asliye Ticaret Mahkemesinin 05.12.2016 tarihli 2010/700 E. ve 2016/815 K. sayılı kararında açıklanan ödeme kalemlerinin tamamını, takas mahsup ve nakden ödeme ile birbirlerine ödediklerini; ancak Bölge Adliye Mahkemesinin yaptığı maddi hata sebebiyle müvekkilinin daha evvelce tahsil etmiş olduğu ilam vekalet ücretinin 424,80 TL'yi aşan kısmını, talep halinde yasal faizi ile birlikte iade etme riski ile karşı karşıya bırakıldığını, İlk Derece Mahkemesinin kararında davalı lehine hükmedilen nispi vekalet ücreti 6.657,82 TL iken, kabul/ret oranı nazara alındığında 424,80 TL vekâlet ücreti hesaplanmasının yanlış olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi ek kararı, hükümde belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeple;

Bölge Adliye Mahkemesince verilen 23.03.2021 tarihli ek kararın 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/906285000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.