6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Tek ortaklı limited şirkette pay devrinde ortaklar kurulu onayı

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/1750 E. 2022/1818 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Diğer / sınıflanamadıistinaf başvurusunun esastan reddiKesinlik belirsiz

★ Emsal

Davacının nitelemesi: Kayyım atanması || Genel kurul kararının iptali mahkemenin nitelemesiyle örtüşüyor

Gerekçe özeti

Tek ortaklı limited şirkette, TTK 595. maddesi gereğince pay devrinin geçerlilik kazanması için ortaklar genel kurulunun onayı şart olsa da, devreden tek ortağın kendisi aynı zamanda genel kurulu/ortaklar kurulunu teşkil ettiğinden, noterde yapılan pay devir sözleşmesi bu tek ortak tarafından bizzat imzalanmış olması nedeniyle ortaklar kurulunun muvafakatini de içerir ve ayrıca bir genel kurul kararı alınmasına ihtiyaç bulunmaz; şirketin ayrıca bu devri reddetmesi geçersizdir.

Ele alınan sorunlar

Tek ortaklı limited şirkette pay devrinin geçerliliği için ortaklar kurulu onayının nasıl gerçekleştiği → ret

İddia: Davalılar vekili, TTK 595. maddesine göre payın devri için ortaklar genel kurulunun onayının şart olduğunu, devrin bu onayla geçerlilik kazanacağını, mahkemenin devir sözleşmesini ortaklar kurulu kararı gibi kabul etmesinin kanun metnine ve ruhuna aykırı olduğunu, şirketin devri reddetme kararının TTK 595/3 uyarınca geçerli olduğunu, davacının şirket ortağı olmadığını ve tescil edilmemiş devrin hüküm ifade etmediğini ileri sürmüştür.

Gerekçe: TTK 595. maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noter tarafından onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca onay verilmesi şartına bağlandığı, ancak tek ortaklı limited şirkette bu kuralın ne şekilde uygulanacağı hususunda kanunda açık bir düzenleme bulunmadığı tespit edilmiştir. Şirketin ana sözleşmesinde pay devrini kısıtlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. Payı devreden tek ortak dışında genel kurulda oy hakkına sahip başkaca bir ortak bulunmadığından, pay devrine muvafakat verecek ortaklar kurulunu esasen devreden tek ortağın kendisi teşkil etmektedir. Bu nedenle noterde yapılan pay devir sözleşmesi, devreden ortağın aynı zamanda ortaklar kurulunu oluşturması sebebiyle, ortaklar kurulu tarafından verilen muvafakat niteliğinde kabul edilmelidir. Bu sonuca, 6762 sayılı TTK döneminde iki ortaklı limited şirkette ortaklar arası pay devrine ilişkin olarak Yargıtay 11. HD'nin, hisse devri sözleşmesinin taraflarının aynı zamanda devre ilişkin kararı alan kişiler olması karşısında noterde yapılan sözleşmenin devreden açısından muvafakat niteliğinde olduğunu kabul eden içtihadı da dayanak oluşturmaktadır. Sonuç olarak tek ortaklı limited şirkette pay devrini yapan ortağın aynı zamanda ortaklar kurulunu teşkil etmesi nedeniyle, pay devir sözleşmesinin tescil ve ilanına, devrin reddine ilişkin kararın iptaline hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Tek ortaklı limited şirkette, payını devreden ortağın aynı zamanda ortaklar kurulunu oluşturması nedeniyle noterde yapılan pay devir sözleşmesinin TTK 595. madde anlamında ortaklar kurulu onayı/muvafakati niteliğinde kabul edilmesi yönünden bölgesel ikna edici emsal değer taşımaktadır.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
pay devri limited şirket ortaklar genel kurulu onayı muvafakat tek ortaklı şirket kayyım genel kurul kararının iptali

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 595

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/1750

KARAR NO 2022/1818

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 12/05/2022

NUMARASI 2021/812 Esas 2022/503 Karar

DAVA

Pay devrinin tescili, imza yetkisinin kaldırılması, kayyım

BİRLEŞEN BAKIRKÖY 6. ATM 2021/1082 ESAS 2022/105 KARAR SAYILI DOSYASI;

DAVA

Karar iptali.

İSTİNAF KARAR TARİHİ 19/12/2022

Asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin kararın asıl ve birleşen davada davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

ASIL DAVA

Davacı vekili; davacının ve davalı ...'in 2013 yılından beri diğer davalı ... Tic. Ltd. Şti.'nin hem resmi hem de fiili ortağı olduklarını, Müvekkilinin davalılardan ...'ye 2016 yılında %50 hissesini devrettiğini, ancak şirkette çalışmaya devam ettiğini,müvekkili davacının yeniden 20.08.2020 tarihinde şirketin %50 sini davalı ...'den satın aldığını, davalı gerçek kişinin müvekkili hissesini yasaya uygun olarak Noter senedi ile devretmiş ise de aradan geçen 1 yılı aşkın sürede müvekkilinin defalarca talep etmesine rağmen şirket kararına dönüştürmediğini, tescil ve ilanını yapmadığını, müvekkilini zarara soktuğunu beyan ederek fiilen yönetici ortak olup Büyükçekmece ... Noterliğinin 20.08.2020 tarih ...

yevmiyeli düzenlenen pay devir sözleşmesinin karşı tarafça iyi niyete aykırı tescil ettirilmeyen pay devir ve ortaklık kararının ticaret sicil müdürlüğünde önce “tesciline ve aleniyeti yönünden ilanına karara verilmesini, davalı şirket malvarlığı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına, yine davalının şirketteki imza yetkisinin kaldırılmasına veyahut sınırlandırılmasına, söz konusu bu yetkinin birlikte temsil ve birlikte imza yetkisine dönüştürülmesine, (Çift İmza), bu taleplerin kabul görülmemesi halinde gerek tarafların gerekse şirketin menfaatlerinin korunması ve şirketin yönetim faaliyetlerinin sürdürülebilmesi için yönetim, temsil ve imza yetkilerinin kaldırılarak tarafsız bir kayyımın atanmasını talep etmiştir.

ASIL DAVAYA CEVAP

Davalı vekili: davacının müvekkili şirketin ortağı olmadığını, davacının yazılı bir başvurusu olmadığından bir genel kurul kararı alınmadığını, tescil ve ilanının yaptırılmadığını, şirkette organ boşluğunun bulunmadığını bu haliyle kayyım atanmasının gerekli olmadığını beyan ederek davanın reddini savunmuştur.

BİRLEŞEN DAVA

Davacı vekili,şirket tek ortaklı şirket haline geldikten sonra 20.08.2020 yılında ortağı ...'in % 50 payını tekrar müvekkiline sattığını, şirketin yeniden iki ortaklı hale geldiğini, ... noter satışı ile devrettiğini, iade ettiği hisseyi tescil ettirmediğinden müvekkilinin Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi 2021/812 Esas Sayılı davası ile tescil talep ettiğini ve kayyım atanmasını talep ettiğini, şirkete kayyım atandığını, şirketlerde yönetim kurulu 30 gün içinde yapılan devri kabul etmeme hakkına sahip ise de tek ortağın devrettiği hissenin devrini kabul etmemesinin iyi niyete aykırı olduğunu, kişi devri kendisi yaptığı ve tescil kendi görevi olduğundan 30 günlük süreyi geçirmiş olması yanında hiç kimse kendi işlemini başkasının aleyhine kullanamayacağından red kararının geçersiz olduğunu, 24.11.2021 tarihli alınan kararın iptalini talep ve dava etmiştir.

BİRLEŞEN DAVAYA CEVAP; Davalı vekili davacı ...'in şirket ortağı olmadığını, ortak olmayan birisinin şirket kararının iptali için dava açamayacağını, devrin onay olmadığından geçerlilik kazanmadığını, haksız ve mesnetsiz davanın esas ve zamanaşımından reddine karar verilmesini talep etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, TTK'nın 595. maddesinin" limited şirketlerde pay devri işleminin yazılı şekilde yapılıp imzanın Noter tarafından onanması, devrin ortaklar genel kurulunca onaylanması şartıyla pay devri hüküm ifade eder. " şeklinde düzenlendiği, davalı ...'in Büyükçekmece ... Noterliğinin 20.08.2020 tarih ... yevmiyeli düzenlenen pay devir sözleşmesi ile 22.500- TL bedel payını davacı ...'ya devrettiği, kanunda devrin hüküm ifade etmesinin ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlandığı, taraflar hisse devri konusunda anlaştığından noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulü gerekeceği, bu maddede 6762 sayılı TTK'nın 520. maddesinden farklı olarak pay defterine kayıt şartının aranmadığı, davalı tarafın devir işleminden vazgeçildiğine ilişkin noter evrakına eşdeğer bir belge sunmadığı anlaşılmakla asıl ve birleşen davanın kabulüne, Büyükçekmece ...

Noterliğinin 20/08/2020 tarih ... yevmiye numaralı pay devir sözleşmesinin tesciline ve ilanına, pay defterine devrin kaydına, davalı şirketin 24/11/2021/1 tarihli pay devrinin reddine ilişkin kararının iptaline karar verilmiştir.

İSTİNAF NEDENLERİ

Davalılar vekili; TTK. 595.maddesinde “payın devri için ortaklar genel kurulunun onayı şarttır. Devir bu onayla geçerli olur." denerek genel kurul kararını şart koştuğunu, olmazsa olmaz, geçersiz dendiğini ve bu hükmü kuvvetlendirdiğini, mahkemenin gerekçesinde bir taraftan genel kurul kararı şarttır, ama bu sözleşme ortaklar kurulu olarak kabul edilebilir, diyerek kanun metnine ve ruhuna açıkça aykırı bir yorum getirerek hatalı bir karar verdiğini, birleşen davada dava konusu Bakırköy 6. Noterliğinden tasdikli 26.11.2021 tarih 17040 yev.nolu kararıyla, hisse devrinin T.T.K. 595. Maddesine göre reddine karar verdiğini ,TTK. 595/3 e göre şirket sebep göstermeksizin de onayı reddedebileceğini, devir onay olmadığından,devir tescil ve ilan edilmediğinden geçerlilik kazanmadığını, sicil kayıtlarında davacının halen şirket ortağı olmadığı, şirket ortağı olmayan davacının açtığı bu dava hukuki mesnetten mahrum olduğunu (Yargıtay 11.

H.D. nin 2016-2794 esas, 2017/1590 karar sayılı ve 2019-3559 esas, 2020-1920 karar sayılı iki emsal kararı), devir için devralanın şirkete yazılı başvurusu ve ortaklar kararı alınmasının şart olduğunu, sadece Noterden devir sözleşmesi yapılmasıyla şirket ortağı olunmayacağını, ortaklar kurulu kararı alınarak tescil ve ilanı gerektiğini,13.07.2017 tarih 9366 sayılı Ticaret sicil gazetesiyle ... o tarihte karısından boşandığından tedbir olarak 22000 hisesinin tamamını ...’e devrettiğini, Davacı ...'in karısından boşandıktan sonra hissesini geri istediğini, ancak burada baskıyla ...’i yanıltarak 22500, 22500 yarı yarıya hisse devrini sağladığını, bu devirde bir bedel ödenmediğini, davacının eski devrettiği hissesi 22000 adet olduğunu belirterek kararının kaldırılmasını, davanın esas ve zamanaşımından reddine karar verilmesini,talep etmiştir.

GEREKÇE

Asıl davada, davacının talebi Noter'de yapılan devir sözleşmesiyle davalıdan devir aldığı limited şirket hisselerinin davacı adına tescili, kayyım atanması, birleşen dava ise, Pay devrinin kabulü isteğinin reddine ilişkin kararın iptali istemlerinden ibarettir. Davalı şirketin tek ortağı bulunan davalı ...'in Büyükçekmece ... Noterliğinin 20.08.2020 tarih ... yevmiyeli düzenlenen pay devir sözleşmesi ile 22.500- TL bedel yarı payını davacı ...'e devrettiği anlaşılmaktadır. Pay devrinden sonra; davalı şirket müdürü ve tek ortağı davalının pay devrinin ticaret sicilinde tescil ve ilan işlemleri yapılmamış davacı devir alan eldeki davayı açmış, pay devrinin reddine ilişkin karar alınması üzerine eldeki birleşen davaya konu edilmiştir.

6102 sayılı TTK'nın 595. maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp Noter tarafından onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlanmıştır. Ancak; somut olayda pay devrinin noterde yapıldığı, uyuşmazlığın bu noktada çıktığı,davalı ...'in pay devrine muvafakat vermediği anlaşılmakta ise de, pay devrine muvafakat verecek genel kurulda oy hakkına sahip başkaca bir ortak bulunmamaktadır. Davacı pay devri sözleşmesinin ortaklar kurulu kararı yerine geçeceği, davalı da ortaklar kurulu kararının geçerlilik şartı olduğu, bu hususun sözleşmede de açıkça yazdığını ,devrin yapılmamış sayılacağını ileri sürmektedir. TTK'nun 595.maddesinde ortaklar kurulu kararını alınması şart olduğu düzenlenmekle birlikte tek ortaklı limited şirkette bu kuralın ne şekilde uygulanacağı hususunda açık bir düzenleme bulunmamaktadır.

Şirketin ana sözleşmesinde pay devrini kısıtlayıcı bir hüküm bulunmamaktadır. 6762 sayılı TTK yürürlükte iken iki ortaklı limited şirkette şirket ortaklarının biribirlerine yaptıkları pay devrine ilişkin olarak "dava konusu kararın da hisse devri sözleşmesinin tarafları olan anılanlar tarafından alınması karşısında esasen Noterde yapılan hisse devri sözleşmesinin devreden açısından devre muvafakat niteliğinde olduğunun kabulü gerekir."(Yargıtay 11 HD nin 2014/9143 esas ,14323 karar sayılı ve 23.9.2014 tarihli ilamı)denilmiştir. Somut olayda da; şirketin payını devir eden tek ortak dışında başkaca bir ortak bulunmadığı sabit olmakla; pay devir sözleşmesi ortaklar kurulu tarafından verilen muvafakat niteliğinde olduğunun kabulü ile pay devrinin tescil ve ilanına ,redde ilişkin kararın iptaline karar verilmesinde hukuka aykırılık bulunmamıştır.

Açıklanan nedenlerle; tek ortaklı limited şirkette pay devrini yapan ortağın aynı zamanda ortaklar kurulunu teşkil etmesi nedeniyle asıl ve birleşen davanın kabulüne ilişkin hükümde isabetsizlik görülmemiş, asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Asıl ve birleşen dava yönünden yatırılan peşin harcın karar harcına mahsubuna başkaca harç alınmasına yer olmadığına, Asıl ve birleşen davada davalılar tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Asıl ve birleşen davada davacı tarafından yapılan 68,50-TL posta masrafının asıl ve birleşen davada davalılardan alınarak davacıya verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK 'nun 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi.

19/12/2022

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/90553 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi temyiz incelemesi

Bu istinaf kararı Yargıtay 11. Hukuk Dairesince temyiz incelemesinden geçmiştir.

Onandı

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/1063 E. 2024/4527 K. · Onandı

Tek ortaklı limited şirkette devir sözleşmesi muvafakat sayılır

Gerekçe özeti

Limited şirkette pay devri, yazılı ve noterce onaylı sözleşme ile ortaklar genel kurulunun onayına bağlıdır; ancak devreden dışında oy hakkına sahip başka ortağı bulunmayan tek ortaklı şirkette ve ana sözleşmede devri kısıtlayan bir hüküm yoksa, noterde yapılan pay devir sözleşmesinin kendisi ortaklar kurulunca verilmiş muvafakat niteliği taşır; devir bu hâlde ayrıca bir onay kararı aranmaksızın hüküm ifade eder.

Emsal değeri

Yargıtay'ın onadığı gerekçe, tek ortaklı limited şirkette 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesindeki ortaklar kurulu onayı şartının nasıl uygulanacağına ilişkin boşluğu doldurması bakımından emsal değer taşır.

Kavramlar: limited şirkette esas sermaye payının devri ortaklar genel kurulunun onayı tek ortaklı limited şirket pay devrinin tescil ve ilanı ortaklar kurulu kararının iptali muvafakat

Yargıtay 11. HD kararının tam metni

11. Hukuk Dairesi         2023/1063 E.  ,  2024/4527 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi

SAYISI 2022/1750 Esas, 2022/1818 Karar

HÜKÜM

Esastan ret

İLK DERECE MAHKEMESİ Bakırköy 7. Asliye Ticaret Mahkemesi

SAYISI 2021/812 E., 2022/105 K.

Taraflar arasındaki asıl davada ortaklığın tescil ve ilanı, birleşen davada şirket kararının iptali davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl ve birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.

Kararın asıl ve birleşen davanın davalıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davanın davalıları vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davalı ... ile müvekkilinin babasının 2007 yılında davalı şirketi kurduklarını, 2013 yılında müvekkilinin babasından aldığı %50 oranındaki şirket hisselerini 2016 yılında davalı ...’ye devrettiğini, şirkette çalışmayı sürdürdüğünü, 20.08.2020 tarihinde noter senedi tekrar geri aldığını, ancak davalıların bu devri şirket kararına dönüştürmediklerini, tescil ve ilanını sağlamadıklarını, oysa işyerini müvekkilinin sevk ve idare ettiğini, yönettiğini, davalı ...’nün şirkette müdür sıfatını da taşıdığını ileri sürerek müvekkilinin noter satışına uygun şekilde ortaklığının tescil ve ilanını talep etmiştir.

2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; davalı şirketin ortağı ...’in tek ortak iken %50 hissesini noterden müvekkiline satıp şirketin tekrardan iki ortaklı hale geldiğini, şirketlerde yönetim kurulunun 30 gün içinde devri kabul etmeme hakkı varsa da tek ortağın hisse devrini kabul etmemesinin iyi niyete aykırılık taşıdığını, hisse devri için açılan asıl dava varken 24.11.2021 tarihli ortaklar kurulu kararının müvekkilinin haklarını ihlal ettiğini ileri sürerek 24.11.2021 tarihli kararın iptalini talep etmiştir.

II. CEVAP

1.Davalı şirket vekili asıl davaya cevap dilekçesinde; davacının şirket ortağı olmadığını, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 595 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre esas sermaye payının devri için ortaklar genel kurulunun onayı gerektiğini, devrin bu onayla geçerli olacağını, davacı yazılı bir başvuru yapmadığından bir genel kurul kararı alınmadığını, onay bulunmadığından devrin geçerlilik kazanmadığını, davacının 22.09.2021 tarihinde şirketten ayrıldığını, yeni iş yeri kurduğunu, şirketin işçilerini de götürdüğünü, müvekkili şirketin de davacı ile ayrılan işçilerin sözleşmesini feshettiğini, davacının işçilerle birlikte haksız rekabet ettiğini, şirkete zarar verdiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı vekili birleşen davaya cevap dilekçesinde; şirket ortağı olmayan davacının şirket kararının iptalini isteyemeyeceğini, 6102 sayılı Kanun’un 595 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre esas sermaye payının devri için ortaklar kurulunun onayının gerektiğini, bu onay olmadığından devrin geçerlik kazanmadığını, aynı maddenin üçüncü fıkrasına göre şirketin sebep göstermeden onayı reddedebileceğini, sadece noter devir sözleşmesi ile şirket ortağı olunamayacağını, bu durumda davacının sadece ticaret sicilinden kaydının silinmesini ve devir bedelini devredenden isteyebileceğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ...'in Büyükçekmece 8. Noterliğinin 20.08.2020 tarihli pay devir sözleşmesi ile 22.500,00 TL bedelle payını davacıya devrettiği, Kanunda devrin hüküm ifade etmesinin ortaklar genel kurulunca onay şartına bağlandığı, taraflar hisse devri konusunda anlaştığından noter evrakının ortaklar genel kurul kararı olarak kabulünün gerekeceği, 6102 sayılı Kanun’un 595 inci maddesinde 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6762 sayılı Kanun) 520 nci maddesinden farklı olarak pay defterine kayıt şartının aranmadığı, davalının devir işleminden vazgeçildiğine ilişkin noter evrakına eşdeğer bir belge sunmadığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, Büyükçekmece 8.

Noterliğinin 20.08.2020 tarihli, 27079 yevmiye numaralı pay devir sözleşmesinin tesciline ve ilanına, pay defterine devrin kaydına, davalı şirketin 24.11.2021/1 tarihli pay devrinin reddine ilişkin kararının iptaline karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davanın davalıları vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Asıl ve birleşen davanın davalıları vekili istinaf dilekçesinde özetle; 6102 sayılı Kanun’un 595 inci maddesinde genel kurul kararının şart koşulduğunu, Mahkeme gerekçesinde “genel kurul kararı şarttır, ama bu sözleşme ortaklar kurulu olarak kabul edilebilir” denilerek Kanun metnine ve ruhuna açıkça aykırı bir yorum getirildiğini, birleşen davada şirketin sebep göstermeksizin onayı reddedebileceğini, devir onay olmadığından, tescil ve ilan edilmediğinden geçerlilik kazanmadığını, sicil kayıtlarında davacının halen şirket ortağı olmadığını, devir için devralanın şirkete yazılı başvurusu ve ortaklar kararı alınmasının gerektiğini, sadece noterden devir sözleşmesi yapılmasıyla şirket ortağı olunmayacağını, davacının baskıyla davalı ...’i yanılttığını, yarı yarıya hisse devrini sağladığını, bu devirde bir bedel ödenmediğini, davacının eski devrettiği hissesi 22000 adet olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 6102 sayılı Kanun’un 595 inci maddesinde limited şirketlerde pay devrinin yazılı şekilde yapılıp noterce onaylanması ve devre ortaklar genel kurulunca da onay verilmesi şartına bağlandığı, ancak somut olayda pay devrinin noterde yapıldığı, uyuşmazlığın bu noktada çıktığı, davalı ...'in pay devrine muvafakat vermediği anlaşılmakta ise de, pay devrine muvafakat verecek genel kurulda oy hakkına sahip başkaca bir ortağın bulunmadığı, 6102 sayılı Kanun’un 595 inci maddesinde ortaklar kurulu kararı şart olarak düzenlenmekle birlikte tek ortaklı limited şirkette bu kuralın ne şekilde uygulanacağı hususunda açık bir düzenleme bulunmadığı, şirketin ana sözleşmesinde pay devrini kısıtlayıcı bir hükme yer verilmediği, 6762 sayılı Kanun yürürlükte iken iki ortaklı limited şirkette şirket ortaklarının biribirlerine yaptıkları pay devrine ilişkin olarak “dava konusu kararın da hisse devri sözleşmesinin tarafları olan anılanlar tarafından alınması karşısında esasen noterde yapılan hisse devri sözleşmesinin devreden açısından devre muvafakat niteliğinde olduğunun kabulü gerekir.” yönünde içtihat bulunduğu, somut olayda şirketin payını devir eden tek ortak dışında başkaca bir ortak bulunmadığı, pay devir sözleşmesinin ortaklar kurulu tarafından verilen muvafakat niteliği taşıdığı gerekçesiyle asıl ve birleşen davada davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davanın davalıları vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Asıl ve birleşen davanın davalıları vekili temyiz dilekçesinde özetle; pay devri için ortaklar kurulu kararının gerektiğini, şirketin tek ortaklı olmasının bu kuralı değiştirmeyeceğini, şirketçe hisse devrinin reddine karar verildiğini, verilen kararla şekil şartının ihlal edildiğini, davacının aslında yarıdan az hisse devrettiği halde geri alırken müvekkili ortağı yanılttığını, yarı yarıya hisse devrini sağladığını, hisse devir bedeli ödenmediğini, davacının başka bir atölye kurup şirket işçilerini de buraya geçirdiğini, sözleşmenin genel kurul kararı olarak kabul edilemeyeceğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, dava konusu hisse devir sözleşmesinin şirket genel kurul kararının onayına tabi olup olmadığı, devreden dışında başka bir ortak bulunmamasının muvafakat niteliği taşıyıp taşımadığı noktalarında toplanmaktadır.

2. İlgili Hukuk

1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 6102 sayılı Kanun'un 595 inci maddesi.

3. Değerlendirme

1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup asıl ve birleşen davalarda davalılar vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

30.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Bu karara atıf yapan karar

Aşağıdaki karar, bu İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi kararına künyesiyle atıf yapmaktadır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2024/234 E. 2024/554 K.

Karşı tarafın yokluğunda verilen tedbir kararına doğrudan istinaf yolu kapalıdır

İhtiyati tedbir talebi, karşı tarafın (aleyhine tedbir verilen tarafın) yokluğunda, dosya üzerinden karara bağlanmışsa, bu karara karşı doğrudan istinaf kanun yoluna başvurulamaz; aleyhine tedbir kararı verilen taraf öncelikle HMK 394/1 uyarınca kararı veren mahkeme nezdinde itiraz yoluna başvurmalı, mahkemece bu itiraz üzerine bir karar verilmelidir. Doğrudan istinaf yoluna başvurulmuşsa, istinaf başvurusu caiz olmadığından usulden reddedilir.

Bu karara atıf yapan karar

Aşağıdaki karar, bu İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi kararına künyesiyle atıf yapmaktadır.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi 2020/1494 E. 2023/1590 K.

Bilirkişi raporları arasındaki çelişki ve delillerin serbestçe değerlendirilmesi

Bir bakım-onarım hizmeti sağlayıcısının, hizmet verdiği ekipmanın hasara yol açan spesifik kısmı üzerinde herhangi bir işlem yapmadığı ve ilgili ekipman sahibiyle bu kısma ilişkin düzenli bir bakım sözleşmesi bulunmadığı deliller ile sabit olduğunda, sorumluluk kurulamaz ve rücuen tazminat talebi reddedilir. Ayrıca, dosyada birden fazla bilirkişi raporu bulunması ve raporlar arasında farklı değerlendirmeler yer alması, hâkimin bilirkişi görüşünü diğer delillerle birlikte serbestçe değerlendirip gerekçeli olarak hüküm kurması hâlinde, tek başına yeni bir bilirkişi heyetinden rapor alınmasını ge

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.