Tescilli Tasarıma Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5998 E. 2023/1185 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bilirkişi raporu çelişkisi↗ delil niteliği↗ tescilsiz tasarım↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ cy/cy kaydı↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait tasarımların 1983, 2005, 2008 ve 2009 yıllarında değişik firmalar tarafından piyasaya sunulduğu, daha önceden beri kullanılan harcı alem tasarım haline dönüştükleri, tescil tarihinde yenilik ve ayırt edicilik vasıfları bulunmadığı gerekçesiyle karşı davanın kabulüne, davacıya ait 2009/01083-1,2,3 numaralı çatal, kaşık, bıçak tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl dava yönünden ise, davaya dayanak teşkil eden tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığından hükümsüz sayıldığı, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olduğu, hükümsüz sayılan tasarıma yönelik bir hak elde edilemeyeceği, dava konusu tasarımların harcı alem olup ilk defa Türkiye'de kullanımının davacı tarafından yapıldığı ispatlanamadığı, haksız rekabet koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı karşı davacının müvekkiline ait tasarımların yenilik vasfını haiz olmadığı hususunu ispatlayamadığını, davalı-karşı davacının tek delillinin ne zaman ve nereden geldiği belli olmayan internet çıktıları olduğunu, bunların Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında hukuki değeri bulunmadığını, bu belgelere dayalı hazırlanan raporun doğru olmadığını, mahkemenin de bu şekildeki raporu hükme esas almasının hatalı olduğunu, dosyaya sundukları 28.03.2013 tarihli teknik uzman mütalaasında, internet sayfasındaki dosyanın kayıt edildiği tarih bilgisinin değiştirilebileceği ya da daha sonra oluşturulmuş bir dosya olarak kaydedilebileceği, sunucu tarafından yapılan tarih kaydı ile sayfa dosyasının içerik bilgisi arasında bağ bulunmayışı da sunucu kayıtlarının delil niteliğine sahip olamayacağını gösterdiğini, buna göre bu belgeler üzerinde yapılan incelemenin sağlıklı ve güvenilir olmadığını, karşı tarafın ürün asıllarını dosyaya sunmadığını, ürün asılları üzerinde inceleme yapılması gerekirken iki boyutlu ve belirsiz görseller üzerinden karşılaştırma yapıldığını, dolayısıyla bu şekildeki incelemenin yetersiz olduğunu, daha öncede belirttikleri üzere "CROWDED ART" olarak nitelenen sektörde çok az bir katkının dahi korumayı hak edeceğini, zira bu gibi sektörlerde tasarımcının seçenek özgürlüğünün sınırlı olduğunu, dava konusu ürünlerin çatal, kaşık , bıçak olduğu düşünüldüğünde ürünler arasındaki çok küçük farklılıkların fark olarak algılanabileceğini, bilirkişi raporunda karşılaştırması yapılan çatal, kaşık, bıçakların görsel olarak birçok unsurunun farklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait tasarımlar ile dava dışı firmalara ait ürünler arasında oldukça farklılıklar bulunduğunu, bu farklılıkları 06.05.2016 tarihli dilekçelerinde ayrıntılı olarak izah ettiklerini, buna rağmen mahkemenin yazılı şekilde karar verdiğini, nitekim bilirkişilerin çatal ürünü yönünden benzerlik olmadığını tespit ettiklerini, yine kaşık ürünleri açısından yapılan karşılaştırmada ise dava dışı Christofle firmasına ait kaşık tasarımlarının birbirine benzer olduğu yönünde kanaat oluşturulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, benzer şekilde bıçak ürünleriyle ilgili olarak da benzerlik bulunmadığı, dosyaya sunmuş oldukları tüm beyanlara rağmen bilirkişilerce müvekkili ile dava dışı Christofle firmasına ait çatal ve kaşık tasarımlarının benzer olduğu yönünde kanaat oluşturulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki bilirkişilerce internetten yapılan araştırmada Jumbo 1400 ÇBK koleksiyonu olarak satışa sunduğu dava konusu tasarımın 10.03.2009 tarihli tescilinden önce daha önce eski bir kayda rastlanılamadığı, en eski tarihli tespit edilen jumbo sitesinde kayıt tarihinin 15 Kasım 2015 olduğu görülmüştür şeklinde bir tespit yapıldığını, buna göre dava dışı Jumbo firmasının ürünlerinin müvekkilinin 2009 tarihli tasarımlarından daha önce tasarlamadığının ortaya konulduğunu, yine bıçak ürünleri konusunda da farklılık bulunduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili beyanlar içerdiğini, bu çelişkileri gidermeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karşı dava bakımından, davacı adına tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığından bahisle hükümsüz kılınmasının gerekip gerekmediği, asıl dava bakımından ise, davalılarca imal edildiği iddia edilen ürünlerin davacının tescilli tasarımına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği hususlarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 6 ncı, 7 nci ve 43 üncü maddeleri.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin 54 üncü ve v.d. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12959 E. 2012/17647 K.
Ortak:tescilsiz tasarım · ayırt edicilik
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karşı dava bakımından, davacı adına «tescilli tasarımların» yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olmadığından bahisle hükümsüz kılınmasının gerekip gerekmediği, asıl dava bakımından ise, davalılarca imal edildiği iddia edilen ürünlerin davacının tescilli tasarımına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil edip etmediği hususlarında toplanmaktadır.
… ve 2009 yıllarında değişik firmalar tarafından piyasaya sunulduğu, daha önceden beri kullanılan harcı alem tasarım haline dönüştükleri, tescil tarihinde yenilik ve «ayırt edicilik» vasıfları bulunmadığı gerekçesiyle karşı davanın kabulüne, davacıya ait 2009/01083-1,2,3 numaralı çatal, kaşık, bıçak tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl dava yönünden ise, davaya dayanak teşkil eden tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığından hükümsüz sayıldığı, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olduğu, hükümsüz sayılan tasarıma yönelik bir hak elde edilemeyeceği, dava konusu tasarımların harcı alem olup ilk defa Türkiye'de kullanımının davacı tarafından yapıldığı ispatlanamadığı, «haksız rekabet» koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Asıl dava, davacı adına «tescilli tasarımlara» davalı tarafından yapılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemine; karşı dava ise davacı-karşı davalı adına tescilli tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerinin olmadığı iddiasıyla davacı-karşı davalı adına düzenlenmiş tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.Davacı şirkete ait davaya konu tasarım tescil belgesinde 6 adet tasarım koruma altına alınmış olup, asıl davada davalının ürünlerinin anılan tasarım tescil belgesindeki 4, 5 ve 6 nolu tasarımların benzeri olduğu ileri sürülmüştür.Karşı davada anılan tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınmasının istenmiş olması nedeniyle mahkemece davacı Hisar A.Ş’ye ait sözkonusu tasarım tescil belgesi ile koruma altına alınmış olan tasarımların koruma şartlarını «taşıyıp» taşımadığı hususunda karşı davacı tarafından sunulan deliller de incelenmek suretiyle bu konuda iki ayrı bilirkişi kurulundan rapor alınarak yapılan değerlendirme sonucu davacıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınmasına karar verilmiş ise de dosyaya sunulan deliller ve yapılan «bilirkişi incelemeleri» asıl davada dayanılan tasarım tescil belgesinin 4, 5 ve 6. sırasındaki çatal, kaşık ve bıçak tasarımlarına yönelik olup, asıl davada dayanılmayan ancak aynı tasarım tescil belgesinin kapsamında olan 1, 2 ve 3 nolu tasarımlara yönelik olarak bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.Bu durumda, 2004/04460 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınması istemine ilişkin karşı davada anılan tasarım belgesi kapsamındaki tüm tasarımların incelenmesi gerekirken sadece asıl davada dayanılan 3 adet tasarımın incelenip, diğer tasarımlar incelenmeden inceleme dışında bırakılan tasarımları da kapsayacak şekilde tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmadığından karşı davada verilen karar yönünden davacı-karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, karşı davada «eksik inceleme» sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı · bilirkişi incelemesi · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Asıl dava, davacı adına «tescilli tasarımlara» davalı tarafından yapılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemine; karşı dava ise davacı-karşı davalı adına tescilli tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerinin olmadığı iddiasıyla davacı-karşı davalı adına düzenlenmiş tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.Davacı şirkete ait davaya konu tasarım tescil belgesinde 6 adet tasarım koruma altına alınmış olup, asıl davada davalının ürünlerinin anılan tasarım tescil belgesindeki 4, 5 ve 6 nolu tasarımların benzeri olduğu ileri sürülmüştür.Karşı davada anılan tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınmasının istenmiş olması nedeniyle mahkemece davacı Hisar A.Ş’ye ait sözkonusu tasarım tescil belgesi ile koruma altına alınmış olan tasarımların koruma şartlarını «taşıyıp» taşımadığı hususunda karşı davacı tarafından sunulan deliller de incelenmek suretiyle bu konuda iki ayrı bilirkişi kurulundan rapor alınarak yapılan değerlendirme sonucu davacıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınmasına karar verilmiş ise de dosyaya sunulan deliller ve yapılan «bilirkişi incelemeleri» asıl davada dayanılan tasarım tescil belgesinin 4, 5 ve 6. sırasındaki çatal, kaşık ve bıçak tasarımlarına yönelik olup, asıl davada dayanılmayan ancak aynı tasarım tescil belgesinin kapsamında olan 1, 2 ve 3 nolu tasarımlara yönelik olarak bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.Bu durumda, 2004/04460 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınması istemine ilişkin karşı davada anılan tasarım belgesi kapsamındaki tüm tasarımların incelenmesi gerekirken sadece asıl davada dayanılan 3 adet tasarımın incelenip, diğer tasarımlar incelenmeden inceleme dışında bırakılan tasarımları da kapsayacak şekilde tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmadığından karşı davada verilen karar yönünden davacı-karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, karşı davada «eksik inceleme» sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/14176 E. 2011/8712 K.
Ortak:tescilsiz tasarım
İncelediğiniz karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karşı dava bakımından, davacı adına «tescilli tasarımların» yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olmadığından bahisle hükümsüz kılınmasının gerekip gerekmediği, asıl dava bakımından ise, davalılarca imal edildiği iddia edilen ürünlerin davacının tescilli tasarımına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil edip etmediği hususlarında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının üretip sattığı çatal-bıçak setinin davacının «tescilli tasarımına» konu ürünler ile ayniyet derecede benzer olduğu, bu durumun davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının tasarım hakkına tecavüzünün tesbit ve menine, 3.150 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hakkaniyet · temerrüt faizi · ticari defter · maddi tazminat · temerrüt · e-defter
Benzer bu karardaDavacı taraf, «maddi tazminat» istemini, davalının tasarıma tecavüz nedeniyle elde ettiği kazanca dayandırmış olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın «ticari defterlerini» sunmaması nedeniyle davacıya ait çatal-kaşık tasarımına konu ürünlerden davalının ne kadar üreterek sattığının tesbitinin mümkün bulunmadığı belirtildikten sonra d …
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının üretip sattığı çatal-bıçak setinin davacının «tescilli tasarımına» konu ürünler ile ayniyet derecede benzer olduğu, bu durumun davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının tasarım hakkına tecavüzünün tesbit ve menine, 3.150 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
… suretiyle net karın bulunarak tazminatın belirlenmesi, şayet bu şekilde net karın belirlenmesi mümkün bulunmuyor ise BK’nun 42. ve devamı maddelerine göre mahkemece «hakkaniyete» uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının elde etmiş olduğu tüm kazancın «maddi tazminat» olarak belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Oysa, mahkemece, davalı şirketin sadece davacıya ait tasarıma konu çatal-bıçak takımını üretip sattığı, gelir getirici başka hiçbir üretim yapmadığı davacı tarafça iddia ve ispat edilmediğine göre davalı şirketin tüm kazancının sadece davacıya ait tasarıma konu ürünlerden elde edildiği kabul edilerek «maddi tazminata» hükmedilmesi doğru değildir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5998 E. , 2023/1185 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki tescilli tasarıma tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti (asıl dava) ve tasarım hükümsüzlüğü ( karşı dava) davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince asıl davanın reddine karşı davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı-karşı davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davacı-karşı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne, dava konusu meblağ 117,960,00 TL'nin altında bulunduğundan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. ASIL DAVA VE CEVAP
Davacı-karşı davalı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin 2009/01083 numaralı çoklu tasarım tescil belgesinde yer alan (1), (2) ve (3) sıra numaralı çatal, kaşık ve bıçak tasarımlarının sahibi olduğunu, davalıların müvekkilinin tescilli tasarımlarıyla aynı ve/veya ayırt edilemeyecek kadar benzer tasarımları imal ettirip satışa sunduğunu ve çeşitli vasıtalarla taklit niteliğindeki bu ürünlerin satışını yaptıklarını ileri sürerek davalıların eylemlerinin müvekkilinin tescilli tasarımına tecavüz ve haksız rekabet teşkil ettiğinin tespitine, durdurulmasına, önlenmesine ve giderilmesine, tecavüz teşkil eden ürün görsellerin davalılara ait web sitelerinden çıkartılmasına ve maddi ve manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, karşı davaya ilişkin olarak sunmuş olduğu cevap dilekçesinde;
müvekkili adına tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olduğunu, hükümsüzlüğe dayanak olarak sunulan delillerin kaynağının ve kamuya sunuluş tarihlerin muğlak olup delil vasfını haiz olmadığını savunarak karşı davanın reddini istemiştir.
II. KARŞI DAVA VE CEVAP
1.Davalı karşı davacı Mepese...Ltd. Şti. vekili karşı dava dilekçesinde; davacı karşı davalıya ait tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığını ileri sürerek hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini talep etmiş, cevap dilekçesinde; aynı gerekçeleri dile getirerek karşı davanın reddini istemiştir.
2. Diğer davalılarca cevap dilekçesi sunulmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıya ait tasarımların 1983, 2005, 2008 ve 2009 yıllarında değişik firmalar tarafından piyasaya sunulduğu, daha önceden beri kullanılan harcı alem tasarım haline dönüştükleri, tescil tarihinde yenilik ve ayırt edicilik vasıfları bulunmadığı gerekçesiyle karşı davanın kabulüne, davacıya ait 2009/01083-1,2,3 numaralı çatal, kaşık, bıçak tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl dava yönünden ise, davaya dayanak teşkil eden tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığından hükümsüz sayıldığı, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olduğu, hükümsüz sayılan tasarıma yönelik bir hak elde edilemeyeceği, dava konusu tasarımların harcı alem olup ilk defa Türkiye'de kullanımının davacı tarafından yapıldığı ispatlanamadığı, haksız rekabet koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı karşı davacının müvekkiline ait tasarımların yenilik vasfını haiz olmadığı hususunu ispatlayamadığını, davalı-karşı davacının tek delillinin ne zaman ve nereden geldiği belli olmayan internet çıktıları olduğunu, bunların Hukuk Muhakemeleri Kanunu kapsamında hukuki değeri bulunmadığını, bu belgelere dayalı hazırlanan raporun doğru olmadığını, mahkemenin de bu şekildeki raporu hükme esas almasının hatalı olduğunu, dosyaya sundukları 28.03.2013 tarihli teknik uzman mütalaasında, internet sayfasındaki dosyanın kayıt edildiği tarih bilgisinin değiştirilebileceği ya da daha sonra oluşturulmuş bir dosya olarak kaydedilebileceği, sunucu tarafından yapılan tarih kaydı ile sayfa dosyasının içerik bilgisi arasında bağ bulunmayışı da sunucu kayıtlarının delil niteliğine sahip olamayacağını gösterdiğini, buna göre bu belgeler üzerinde yapılan incelemenin sağlıklı ve güvenilir olmadığını, karşı tarafın ürün asıllarını dosyaya sunmadığını, ürün asılları üzerinde inceleme yapılması gerekirken iki boyutlu ve belirsiz görseller üzerinden karşılaştırma yapıldığını, dolayısıyla bu şekildeki incelemenin yetersiz olduğunu, daha öncede belirttikleri üzere "CROWDED ART" olarak nitelenen sektörde çok az bir katkının dahi korumayı hak edeceğini, zira bu gibi sektörlerde tasarımcının seçenek özgürlüğünün sınırlı olduğunu, dava konusu ürünlerin çatal, kaşık , bıçak olduğu düşünüldüğünde ürünler arasındaki çok küçük farklılıkların fark olarak algılanabileceğini, bilirkişi raporunda karşılaştırması yapılan çatal, kaşık, bıçakların görsel olarak birçok unsurunun farklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait tasarımlar ile dava dışı firmalara ait ürünler arasında oldukça farklılıklar bulunduğunu, bu farklılıkları 06.05.2016 tarihli dilekçelerinde ayrıntılı olarak izah ettiklerini, buna rağmen mahkemenin yazılı şekilde karar verdiğini, nitekim bilirkişilerin çatal ürünü yönünden benzerlik olmadığını tespit ettiklerini, yine kaşık ürünleri açısından yapılan karşılaştırmada ise dava dışı Christofle firmasına ait kaşık tasarımlarının birbirine benzer olduğu yönünde kanaat oluşturulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, benzer şekilde bıçak ürünleriyle ilgili olarak da benzerlik bulunmadığı, dosyaya sunmuş oldukları tüm beyanlara rağmen bilirkişilerce müvekkili ile dava dışı Christofle firmasına ait çatal ve kaşık tasarımlarının benzer olduğu yönünde kanaat oluşturulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki bilirkişilerce internetten yapılan araştırmada Jumbo 1400 ÇBK koleksiyonu olarak satışa sunduğu dava konusu tasarımın 10.03.2009 tarihli tescilinden önce daha önce eski bir kayda rastlanılamadığı, en eski tarihli tespit edilen jumbo sitesinde kayıt tarihinin 15 Kasım 2015 olduğu görülmüştür şeklinde bir tespit yapıldığını, buna göre dava dışı Jumbo firmasının ürünlerinin müvekkilinin 2009 tarihli tasarımlarından daha önce tasarlamadığının ortaya konulduğunu, yine bıçak ürünleri konusunda da farklılık bulunduğunu, bilirkişi raporlarının çelişkili beyanlar içerdiğini, bu çelişkileri gidermeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı-karşı davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı-karşı davalı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, karşı dava bakımından, davacı adına tescilli tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasıflarını haiz olmadığından bahisle hükümsüz kılınmasının gerekip gerekmediği, asıl dava bakımından ise, davalılarca imal edildiği iddia edilen ürünlerin davacının tescilli tasarımına tecavüz ve haksız rekabet teşkil edip etmediği hususlarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin 6 ncı, 7 nci ve 43 üncü maddeleri.
3. 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun haksız rekabete ilişkin 54 üncü ve v.d. maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı karşı davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
28.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/899732800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz