Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/14176 E. 2011/8712 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tescilsiz tasarım↗ hakkaniyet↗ temerrüt faizi↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticari defter↗ maddi tazminat↗ temerrüt↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının üretip sattığı çatal-bıçak setinin davacının tescilli tasarımına konu ürünler ile ayniyet derecede benzer olduğu, bu durumun davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının tasarım hakkına tecavüzünün tesbit ve menine, 3.150 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, tasarım hakkına tecavüz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, maddi tazminat istemini, davalının tasarıma tecavüz nedeniyle elde ettiği kazanca dayandırmış olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın ticari defterlerini sunmaması nedeniyle davacıya ait çatal-kaşık tasarımına konu ürünlerden davalının ne kadar üreterek sattığının tesbitinin mümkün bulunmadığı belirtildikten sonra davalı şirkete ait 2004 ve 2005 yılı bilanço tablosu esas alınarak davalının tüm üretimlerinden elde ettiği kazanca göre hesaplama yapılmıştır. Oysa, mahkemece, davalı şirketin sadece davacıya ait tasarıma konu çatal-bıçak takımını üretip sattığı, gelir getirici başka hiçbir üretim yapmadığı davacı tarafça iddia ve ispat edilmediğine göre davalı şirketin tüm kazancının sadece davacıya ait tasarıma konu ürünlerden elde edildiği kabul edilerek maddi tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davacıya ait davaya konu tasarımların taklit edilmek suretiyle davalı tarafından ne kadar üretilerek satıldığının tesbit edilerek, bu satışlardan davalının yaptığı imalat, işçilik, reklam, vergi vs giderler düşülmek suretiyle net karın bulunarak tazminatın belirlenmesi, şayet bu şekilde net karın belirlenmesi mümkün bulunmuyor ise BK’nun 42. ve devamı maddelerine göre mahkemece hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının elde etmiş olduğu tüm kazancın maddi tazminat olarak belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/12959 E. 2012/17647 K.
Ortak:tescilsiz tasarım
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının üretip sattığı çatal-bıçak setinin davacının «tescilli tasarımına» konu ürünler ile ayniyet derecede benzer olduğu, bu durumun davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının tasarım hakkına tecavüzünün tesbit ve menine, 3.150 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu kararda2-Asıl dava, davacı adına «tescilli tasarımlara» davalı tarafından yapılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemine; karşı dava ise davacı-karşı davalı adına tescilli tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerinin olmadığı iddiasıyla davacı-karşı davalı adına düzenlenmiş tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.Davacı şirkete ait davaya konu tasarım tescil belgesinde 6 adet tasarım koruma altına alınmış olup, asıl davada davalının ürünlerinin anılan tasarım tescil belgesindeki 4, 5 ve 6 nolu tasarımların benzeri olduğu ileri sürülmüştür.Karşı davada anılan tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınmasının istenmiş olması nedeniyle mahkemece davacı Hisar A.Ş’ye ait sözkonusu tasarım tescil belgesi ile koruma altına alınmış olan tasarımların koruma şartlarını «taşıyıp» taşımadığı hususunda karşı davacı tarafından sunulan deliller de incelenmek suretiyle bu konuda iki ayrı bilirkişi kurulundan rapor alınarak yapılan değerlendirme sonucu davacıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınmasına karar verilmiş ise de dosyaya sunulan deliller ve yapılan «bilirkişi incelemeleri» asıl davada dayanılan tasarım tescil belgesinin 4, 5 ve 6. sırasındaki çatal, kaşık ve bıçak tasarımlarına yönelik olup, asıl davada dayanılmayan ancak aynı tasarım tescil belgesinin kapsamında olan 1, 2 ve 3 nolu tasarımlara yönelik olarak bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.Bu durumda, 2004/04460 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınması istemine ilişkin karşı davada anılan tasarım belgesi kapsamındaki tüm tasarımların incelenmesi gerekirken sadece asıl davada dayanılan 3 adet tasarımın incelenip, diğer tasarımlar incelenmeden inceleme dışında bırakılan tasarımları da kapsayacak şekilde tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmadığından karşı davada verilen karar yönünden davacı-karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, karşı davada «eksik inceleme» sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:taşıyıcı · bilirkişi incelemesi · ayırt edicilik · eksik inceleme
Benzer bu kararda2-Asıl dava, davacı adına «tescilli tasarımlara» davalı tarafından yapılan tecavüzün tespiti ve önlenmesi istemine; karşı dava ise davacı-karşı davalı adına tescilli tasarımların yenilik ve «ayırt edicilik» niteliklerinin olmadığı iddiasıyla davacı-karşı davalı adına düzenlenmiş tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.Davacı şirkete ait davaya konu tasarım tescil belgesinde 6 adet tasarım koruma altına alınmış olup, asıl davada davalının ürünlerinin anılan tasarım tescil belgesindeki 4, 5 ve 6 nolu tasarımların benzeri olduğu ileri sürülmüştür.Karşı davada anılan tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınmasının istenmiş olması nedeniyle mahkemece davacı Hisar A.Ş’ye ait sözkonusu tasarım tescil belgesi ile koruma altına alınmış olan tasarımların koruma şartlarını «taşıyıp» taşımadığı hususunda karşı davacı tarafından sunulan deliller de incelenmek suretiyle bu konuda iki ayrı bilirkişi kurulundan rapor alınarak yapılan değerlendirme sonucu davacıya ait tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınmasına karar verilmiş ise de dosyaya sunulan deliller ve yapılan «bilirkişi incelemeleri» asıl davada dayanılan tasarım tescil belgesinin 4, 5 ve 6. sırasındaki çatal, kaşık ve bıçak tasarımlarına yönelik olup, asıl davada dayanılmayan ancak aynı tasarım tescil belgesinin kapsamında olan 1, 2 ve 3 nolu tasarımlara yönelik olarak bir inceleme ve değerlendirme yapılmamıştır.Bu durumda, 2004/04460 sayılı tasarım tescil belgesinin hükümsüz kılınması istemine ilişkin karşı davada anılan tasarım belgesi kapsamındaki tüm tasarımların incelenmesi gerekirken sadece asıl davada dayanılan 3 adet tasarımın incelenip, diğer tasarımlar incelenmeden inceleme dışında bırakılan tasarımları da kapsayacak şekilde tasarım tescil belgesinin hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru olmadığından karşı davada verilen karar yönünden davacı-karşı davalı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın onanmasına ilişkin Dairemiz ilamının kaldırılarak, karşı davada «eksik inceleme» sonucu verilen kararın bozulması gerekmiştir.
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/1023 E. 2022/2852 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, «maddi tazminat» istemini, davalının tasarıma tecavüz nedeniyle elde ettiği kazanca dayandırmış olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın «ticari defterlerini» sunmaması nedeniyle davacıya ait çatal-kaşık tasarımına konu ürünlerden davalının ne kadar üreterek sattığının tesbitinin mümkün bulunmadığı belirtildikten sonra d …
Oysa, mahkemece, davalı şirketin sadece davacıya ait tasarıma konu çatal-bıçak takımını üretip sattığı, gelir getirici başka hiçbir üretim yapmadığı davacı tarafça iddia ve ispat edilmediğine göre davalı şirketin tüm kazancının sadece davacıya ait tasarıma konu ürünlerden elde edildiği kabul edilerek «maddi tazminata» hükmedilmesi doğru değildir.
… suretiyle net karın bulunarak tazminatın belirlenmesi, şayet bu şekilde net karın belirlenmesi mümkün bulunmuyor ise BK’nun 42. ve devamı maddelerine göre mahkemece «hakkaniyete» uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının elde etmiş olduğu tüm kazancın «maddi tazminat» olarak belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu kararda… ozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, anılan işaretlerin internet ortamında yönlendirici kod olarak kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, «maddi tazminat» yönünden davacı yanın 6769 sayılı SMK 151/2-b kapsamında talepte bulunduğu, davalının doğrudan davacı markasını «taşıyan» herhangi bir ürün satışının olmadığı, davalının dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden geriye doğru üç yıllık dönemde 2012, 2013 ve 2014 yıllarında tac.com.tr üzerinden kendi markaları olan "Linens", "Pierre Cardin" ve "Bianca Luna" markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği brüt kazancının 28.079,34 TL olduğu, ancak davalı markalarının da tanınmış marka olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davalının www.tac.com.tr web sitesinde davacı şirketin "TAÇ" ibareli marka tescilleri kapsamında yer alan "tencere setleri" , "çatal, bıçak seti", "yemek takımı", " tencere grubu " gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte ancak değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, bu şekildeki kullanımın durdurulmasına, önlenmesine ve tecavüzün bu şekilde giderilmesine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalıdan karşılanarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı en yüksek üç gazetenin birinde «ilanına», TBK'nın 50-51 maddeleri gereği ihlalin niteliği, süresi, markaların kazanca etkisi gözetilerek davacı yararına 15.000,00 TL maddi tazminat, davalının yukarıda değ …
Mahkemece, uyulan bozma ilamına müteakip, «maddi tazminat» taleplerinin değerlendirilmesi amacıyla 05.09.2020 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve davalının 2012, 2013 ve 2014 tarihi itibariyle tespit olunan tecavüz eylemi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:marka hakkına tecavüz · taşıyan · dosya masrafı · ilan · eksik inceleme · haksız rekabet · vekalet ücreti
Benzer bu kararda… ozma ilamı, iddia, savunma, bilirkişi raporları ve tüm dosya kapsamına göre, anılan işaretlerin internet ortamında yönlendirici kod olarak kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, «maddi tazminat» yönünden davacı yanın 6769 sayılı SMK 151/2-b kapsamında talepte bulunduğu, davalının doğrudan davacı markasını «taşıyan» herhangi bir ürün satışının olmadığı, davalının dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden geriye doğru üç yıllık dönemde 2012, 2013 ve 2014 yıllarında tac.com.tr üzerinden kendi markaları olan "Linens", "Pierre Cardin" ve "Bianca Luna" markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği brüt kazancının 28.079,34 TL olduğu, ancak davalı markalarının da tanınmış marka olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davalının www.tac.com.tr web sitesinde davacı şirketin "TAÇ" ibareli marka tescilleri kapsamında yer alan "tencere setleri" , "çatal, bıçak seti", "yemek takımı", " tencere grubu " gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte ancak değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, bu şekildeki kullanımın durdurulmasına, önlenmesine ve tecavüzün bu şekilde giderilmesine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalıdan karşılanarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı en yüksek üç gazetenin birinde «ilanına», TBK'nın 50-51 maddeleri gereği ihlalin niteliği, süresi, markaların kazanca etkisi gözetilerek davacı yararına 15.000,00 TL maddi tazminat, davalının yukarıda değ …
2-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» engellenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, davalının 2015 yılı kayıtları üzerinde de anılan inceleme yapılarak dava tarihine kadarki ihlal eylemleri neticesinde elde ettiği kazancın belirlenmesi ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
3- Bozma sebep ve şekline göre, taraf vekillerinin «vekalet ücretine» ilişkin temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
-
Tescilli Tasarıma Tecavüzün ve Haksız Rekabetin Tespiti
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/5998 E. 2023/1185 K.
Ortak:tescilsiz tasarım
İncelediğiniz karardaMahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının üretip sattığı çatal-bıçak setinin davacının «tescilli tasarımına» konu ürünler ile ayniyet derecede benzer olduğu, bu durumun davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının tasarım hakkına tecavüzünün tesbit ve menine, 3.150 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın «temerrüt faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Benzer bu karardaUyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karşı dava bakımından, davacı adına «tescilli tasarımların» yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olmadığından bahisle hükümsüz kılınmasının gerekip gerekmediği, asıl dava bakımından ise, davalılarca imal edildiği iddia edilen ürünlerin davacının tescilli tasarımına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil edip etmediği hususlarında toplanmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bilirkişi raporu çelişkisi · delil niteliği · ayırt edicilik · cy/cy kaydı · haksız rekabet
Benzer bu kararda… ndaki dosyanın kayıt edildiği tarih bilgisinin değiştirilebileceği ya da daha sonra oluşturulmuş bir dosya olarak kaydedilebileceği, sunucu tarafından yapılan tarih «kaydı» ile sayfa dosyasının içerik bilgisi arasında bağ bulunmayışı da sunucu kayıtlarının «delil niteliğine» sahip olamayacağını gösterdiğini, buna göre bu belgeler üzerinde yapılan incelemenin sağlıklı ve güvenilir olmadığını, karşı tarafın ürün asıllarını dosyaya sunmadığını, ürün asılları üzerinde inceleme yapılması gerekirken iki boyutlu ve belirsiz görseller üzerinden karşılaştırma yapıldığını, dolayısıyla bu şekildeki incelemenin yetersiz olduğunu, daha öncede belirttikleri üzere "CROWDED ART" olarak nitelenen sektörde çok az bir katkının dahi korumayı hak edeceğini, zira bu gibi sektörlerde tasarımcının seçenek özgürlüğünün sınırlı olduğunu, dava konusu ürünlerin çatal, kaşık , bıçak olduğu düşünüldüğünde ürünler arasındaki çok küçük farklılıkların fark olarak algılanabileceğini, bilirkişi raporunda karşılaştırması yapılan çatal, kaşık, bıçakların görsel olarak birçok unsurunun farklı olduğunun tespit edildiğini, müvekkili şirkete ait tasarımlar ile dava dışı firmalara ait ürünler arasında oldukça farklılıklar bulunduğunu, bu farklılıkları 06.05.2016 tarihli dilekçelerinde ayrıntılı olarak izah ettiklerini, buna rağmen mahkemenin yazılı şekilde karar verdiğini, nitekim bilirkişilerin çatal ürünü yönünden benzerlik olmadığını tespit ettiklerini, yine kaşık ürünleri açısından yapılan karşılaştırmada ise dava dışı Christofle firmasına ait kaşık tasarımlarının birbirine benzer olduğu yönünde kanaat oluşturulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, benzer şekilde bıçak ürünleriyle ilgili olarak da benzerlik bulunmadığı, dosyaya sunmuş oldukları tüm beyanlara rağmen bilirkişilerce müvekkili ile dava dışı Christofle firmasına ait çatal ve kaşık tasarımlarının benzer olduğu yönünde kanaat oluşturulmasının açıkça hukuka aykırı olduğunu, kaldı ki bilirkişilerce internetten yapılan araştırmada Jumbo 1400 ÇBK koleksiyonu olarak satışa sunduğu dava konusu tasarımın 10.03.2009 tarihli tescilinden önce daha önce eski bir kayda rastlanılamadığı, en eski tarihli tespit edilen jumbo sitesinde kayıt tarihinin 15 Kasım 2015 olduğu görülmüştür şeklinde bir tespit yapıldığını, buna göre dava dışı Jumbo firmasının ürünlerinin müvekkilinin 2009 tarihli tasarımlarından daha önce tasarlamadığının ortaya konulduğunu, yine bıçak ürünleri konusunda da farklılık bulunduğunu, «bilirkişi raporlarının çelişkili» beyanlar içerdiğini, bu çelişkileri gidermeden hüküm kurulmasının doğru olmadığını, itirazlarının dikkate alınmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının ka …
… ve 2009 yıllarında değişik firmalar tarafından piyasaya sunulduğu, daha önceden beri kullanılan harcı alem tasarım haline dönüştükleri, tescil tarihinde yenilik ve «ayırt edicilik» vasıfları bulunmadığı gerekçesiyle karşı davanın kabulüne, davacıya ait 2009/01083-1,2,3 numaralı çatal, kaşık, bıçak tasarımlarının hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine, asıl dava yönünden ise, davaya dayanak teşkil eden tasarımların yenilik ve ayırt edicilik vasfı bulunmadığından hükümsüz sayıldığı, hükümsüzlük kararı geçmişe etkili olduğu, hükümsüz sayılan tasarıma yönelik bir hak elde edilemeyeceği, dava konusu tasarımların harcı alem olup ilk defa Türkiye'de kullanımının davacı tarafından yapıldığı ispatlanamadığı, «haksız rekabet» koşullarının da gerçekleşmediği gerekçesiyle asıl davanın reddine karar verilmiştir.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, karşı dava bakımından, davacı adına «tescilli tasarımların» yenilik ve «ayırt edicilik» vasıflarını haiz olmadığından bahisle hükümsüz kılınmasının gerekip gerekmediği, asıl dava bakımından ise, davalılarca imal edildiği iddia edilen ürünlerin davacının tescilli tasarımına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil edip etmediği hususlarında toplanmaktadır.
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun «haksız rekabete» ilişkin 54 üncü ve v.d. maddeleri.
1 benzer karar daha
-
Marka hakkına tecavüzün tespiti | Haksız rekabetin tespiti | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/5904 E. 2024/4211 K.
Ortak:maddi tazminat
İncelediğiniz karardaDavacı taraf, «maddi tazminat» istemini, davalının tasarıma tecavüz nedeniyle elde ettiği kazanca dayandırmış olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın «ticari defterlerini» sunmaması nedeniyle davacıya ait çatal-kaşık tasarımına konu ürünlerden davalının ne kadar üreterek sattığının tesbitinin mümkün bulunmadığı belirtildikten sonra d …
Oysa, mahkemece, davalı şirketin sadece davacıya ait tasarıma konu çatal-bıçak takımını üretip sattığı, gelir getirici başka hiçbir üretim yapmadığı davacı tarafça iddia ve ispat edilmediğine göre davalı şirketin tüm kazancının sadece davacıya ait tasarıma konu ürünlerden elde edildiği kabul edilerek «maddi tazminata» hükmedilmesi doğru değildir.
… suretiyle net karın bulunarak tazminatın belirlenmesi, şayet bu şekilde net karın belirlenmesi mümkün bulunmuyor ise BK’nun 42. ve devamı maddelerine göre mahkemece «hakkaniyete» uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının elde etmiş olduğu tüm kazancın «maddi tazminat» olarak belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, anılan işaretlerin internet ortamında yönlendirici kod olarak kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, «maddi tazminat» yönünden davacı yanın 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında talepte bulunduğu, davalının doğrudan davacı markasını «taşıyan» herhangi bir ürün satışının olmadığı, davalının dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden geriye doğru üç yıllık dönemde 2012, 2013 ve 2014 yıllarında tac.com.tr üzerinden kendi markaları olan "...", "..." ve "..." markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği brüt kazancının 28.079,34 TL olduğu, ancak davalı markalarının da tanınmış marka olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davalının www.tac.com.tr web sitesinde davacı şirketin "TAÇ" ibareli marka tescilleri kapsamında yer alan "tencere setleri" , "çatal, bıçak seti", "yemek takımı", " tencere grubu " gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte ancak değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, bu şekildeki kullanımın durdurulmasına, önlenmesine ve tecavüzün bu şekilde giderilmesine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalıdan karşılanarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı en yüksek üç gazetenin birinde «ilanına», 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50-51 maddeleri gereği ihlalin niteliği, süresi, markaların kazanca etkisi gözetilerek davacı yararına 15. …
Mahkemece, uyulan bozma ilamına müteakip, «maddi tazminat» taleplerinin değerlendirilmesi amacıyla 05.09.2020 tarihli bilirkişi raporu alınmış ve davalının 2012, 2013 ve 2014 tarihi itibariyle tespit olunan tecavüz eylemi …
… nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan işaretlerin internet ortamında yönlendirici kod olarak kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle davanın bu yönden kısmen kabulüne, dava konusu edilen CROWN ibaresinin davacı taraf adına tescilli marka olmadığı, davalı tarafın ürün markası olarak mutfak eşyalarında ""...", "..." ve "..." ibaresinin kullanıldığı, "CROWN" ibaresinin markasal ve «haksız rekabet» anlamında bir kullanım olmadığı, bu kısma ilişkin verilen ilk kararın Yargıtay tarafından bozma «sebebi» yapılmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine, «maddi tazminat» yönünden dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında talepte bulunduğu, davalının doğrudan davacı markasını «taşıyan» herhangi bir ürün satışının olmadığı, davalının dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden geriye doğru üç yıllık dönemde tac.com.tr üzerinden kendi markaları olan "...", "..." ve "..." markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği kazancının 58.708,03 TL olduğu, ancak davalı markalarının da tanınmış marka olduğu, Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, davacının «yoksun kalınan» kazancının hesaplanmasında 556 sayılı KHK'ya göre değerlendirme yapılması gerektiği, bu kapsamda tecavüz edenin elde ettiği kazanç hesaplanırken, ürünün satışa etk …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:yoksun kalınan kâr · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · taşıyan · dosya masrafı · ilan · dava sebebi · eksik inceleme
Benzer bu karardaMahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, anılan işaretlerin internet ortamında yönlendirici kod olarak kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu, «maddi tazminat» yönünden davacı yanın 6769 sayılı Sinai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 151 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında talepte bulunduğu, davalının doğrudan davacı markasını «taşıyan» herhangi bir ürün satışının olmadığı, davalının dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden geriye doğru üç yıllık dönemde 2012, 2013 ve 2014 yıllarında tac.com.tr üzerinden kendi markaları olan "...", "..." ve "..." markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği brüt kazancının 28.079,34 TL olduğu, ancak davalı markalarının da tanınmış marka olduğu, bozma ilamında belirtildiği şekilde "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığı gerekçesiyle davacının davasının kısmen kabulüne, davalının www.tac.com.tr web sitesinde davacı şirketin "TAÇ" ibareli marka tescilleri kapsamında yer alan "tencere setleri" , "çatal, bıçak seti", "yemek takımı", " tencere grubu " gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte ancak değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanmasının davacının marka haklarına tecavüz ve «haksız rekabet» teşkil ettiğinin tespitine, bu şekildeki kullanımın durdurulmasına, önlenmesine ve tecavüzün bu şekilde giderilmesine, karar kesinleştiğinde «masrafı» davalıdan karşılanarak hüküm özetinin ülke çapında yayınlanan trajı en yüksek üç gazetenin birinde «ilanına», 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 50-51 maddeleri gereği ihlalin niteliği, süresi, markaların kazanca etkisi gözetilerek davacı yararına 15. …
… nin (556 sayılı KHK) 9 uncu maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi uyarınca anılan işaretlerin internet ortamında yönlendirici kod olarak kullanılmasının davacının «marka hakkına tecavüz» oluşturduğu gerekçesiyle davanın bu yönden kısmen kabulüne, dava konusu edilen CROWN ibaresinin davacı taraf adına tescilli marka olmadığı, davalı tarafın ürün markası olarak mutfak eşyalarında ""...", "..." ve "..." ibaresinin kullanıldığı, "CROWN" ibaresinin markasal ve «haksız rekabet» anlamında bir kullanım olmadığı, bu kısma ilişkin verilen ilk kararın Yargıtay tarafından bozma «sebebi» yapılmadığı gerekçesiyle bu kısım yönünden davanın reddine, «maddi tazminat» yönünden dava ve olay tarihinde yürürlükte bulunan 556 sayılı KHK'nın 66 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendi kapsamında talepte bulunduğu, davalının doğrudan davacı markasını «taşıyan» herhangi bir ürün satışının olmadığı, davalının dava tarihi olan 02.06.2015 tarihinden geriye doğru üç yıllık dönemde tac.com.tr üzerinden kendi markaları olan "...", "..." ve "..." markalarıyla mutfak ürünleri satışından elde ettiği kazancının 58.708,03 TL olduğu, ancak davalı markalarının da tanınmış marka olduğu, Yargıtay ilamında belirtildiği şekilde "tencere setleri", "çatal bıçak seti", "yemek takımı", "tencere grubu" gibi sözcüklerin "TAÇ" ibaresi ile birlikte değişik işlevlerde yönlendirici işaret olarak kullanılması olgusunun bu satışlara ve kazanca etkisinin tam olarak tespitinin mümkün olmadığının anlaşıldığı, davacının «yoksun kalınan» kazancının hesaplanmasında 556 sayılı KHK'ya göre değerlendirme yapılması gerektiği, bu kapsamda tecavüz edenin elde ettiği kazanç hesaplanırken, ürünün satışa etk …
2-Dava, «marka hakkına tecavüz» ve «haksız rekabetin» engellenmesi, maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Bu durumda, davalının 2015 yılı kayıtları üzerinde de anılan inceleme yapılarak dava tarihine kadarki ihlal eylemleri neticesinde elde ettiği kazancın belirlenmesi ve ulaşılacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile hüküm verilmesi doğru olmamıştır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2009/14176 E. , 2011/8712 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ İstanbul 1.Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 1.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16.06.2009 tarih ve 2005/51 - 2009/139 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkiline ait tasarım tescil belgesine konu çatal-bıçak setindeki ürünlerin davalı tarafından ayırt edilemeyecek kadar benzerinin üretilerek piyasaya sunulduğunu, bu durumun müvekkilinin tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiğini ileri sürerek, tasarım hakkına tecavüzün tesbit ve men'ini, 6.765,24 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalının üretip sattığı çatal-bıçak setinin davacının tescilli tasarımına konu ürünler ile ayniyet derecede benzer olduğu, bu durumun davacının tasarım hakkına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, davalının tasarım hakkına tecavüzünün tesbit ve menine, 3.150 TL maddi ve 1.000,00 TL manevi tazminatın temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir.
2-Dava, tasarım hakkına tecavüz iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Davacı taraf, maddi tazminat istemini, davalının tasarıma tecavüz nedeniyle elde ettiği kazanca dayandırmış olup, mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda davalı tarafın ticari defterlerini sunmaması nedeniyle davacıya ait çatal-kaşık tasarımına konu ürünlerden davalının ne kadar üreterek sattığının tesbitinin mümkün bulunmadığı belirtildikten sonra davalı şirkete ait 2004 ve 2005 yılı bilanço tablosu esas alınarak davalının tüm üretimlerinden elde ettiği kazanca göre hesaplama yapılmıştır. Oysa, mahkemece, davalı şirketin sadece davacıya ait tasarıma konu çatal-bıçak takımını üretip sattığı, gelir getirici başka hiçbir üretim yapmadığı davacı tarafça iddia ve ispat edilmediğine göre davalı şirketin tüm kazancının sadece davacıya ait tasarıma konu ürünlerden elde edildiği kabul edilerek maddi tazminata hükmedilmesi doğru değildir.
Bu itibarla, mahkemece, davacıya ait davaya konu tasarımların taklit edilmek suretiyle davalı tarafından ne kadar üretilerek satıldığının tesbit edilerek, bu satışlardan davalının yaptığı imalat, işçilik, reklam, vergi vs giderler düşülmek suretiyle net karın bulunarak tazminatın belirlenmesi, şayet bu şekilde net karın belirlenmesi mümkün bulunmuyor ise BK’nun 42. ve devamı maddelerine göre mahkemece hakkaniyete uygun bir tazminata hükmedilmesi gerekirken, yazılı şekilde davalının elde etmiş olduğu tüm kazancın maddi tazminat olarak belirlenmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 12.07.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1030289400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz