6102TTK Türk Ticaret Kanunu

İhtiyati tedbir kararı, süresinde dava/arabuluculuk bildirimi yapılmazsa kendiliğinden kalkar

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2210 E. 2023/34 K. · · İlk derece: İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

İhtiyati tedbirkaldırma ve esas hakkında yeniden hükümKesin

★ EmsalHak düşürücü süreİhtiyati tedbir usulü (yaklaşık ispat / teminat / itiraz)

Gerekçe özeti

Dava açılmasından önce verilen bir ihtiyati tedbir kararının uygulanmasından itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davanın açıldığına veya zorunlu arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin bildirim, kararı uygulayan mahkeme dosyasına yapılmamışsa, HMK 397(1) uyarınca ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkar; bu durumda tedbire yönelik itirazın reddine karar verilmesi hukuka aykırıdır ve itiraz konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesi gerekir.

Ele alınan sorunlar

İhtiyati tedbir kararının HMK 397 uyarınca kendiliğinden kalkıp kalkmadığı → kabul

İddia: İtiraz eden vekili, uyuşmazlığın yargılamayı gerektirdiğini, talep edenin kendi kusuruyla sebep olduğu zararlardan faydalanmak istediğini ve HMK 389. maddesindeki şartların sağlanmadığını ileri sürerek ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını istemiştir.

Gerekçe: HMK 397(1) uyarınca dava açılmasından önce verilen ihtiyati tedbir kararında, talep eden, kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davayı açmak ve dava açtığına ilişkin evrakı kararı uygulayan memura ibraz ederek dosyaya koydurtmak zorundadır; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar. Somut olayda ihtiyati tedbir kararının teminatı yatırılarak uygulanması sağlanmış olmakla birlikte, iki haftalık süre içinde dava açıldığına veya zorunlu arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin bir bildirim ihtiyati tedbir dosyasına yapılmamıştır. Bu nedenle ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış bulunmaktadır. Tedbir kendiliğinden kalktığı halde halen geçerli bir tedbir kararı var imişçesine itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Dava açılmasından önce verilen ihtiyati tedbir kararlarında HMK 397 uyarınca iki haftalık bildirim yükümlülüğüne uyulmamasının tedbiri kendiliğinden düşürdüğü ve bu durumda itiraz üzerine hâlâ geçerli bir tedbir varmış gibi itirazın reddine karar verilemeyeceği hususunda emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
Dava açılmasından önce verilen ihtiyati tedbir kararında, kararın uygulanmasının talep edildiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davanın açıldığı veya zorunlu arabuluculuğa başvurulduğuna ilişkin belgenin kararı uygulayan memura ibraz edilerek dosyaya koydurulması gerekir; aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar (HMK 397/1).

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ihtiyati tedbir ihtiyati tedbire itiraz HMK 397 kendiliğinden kalkma esas hakkında dava açma zorunluluğu zorunlu arabuluculuk

Atıf yapılan mevzuat: 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) — HMK 397(1)HMK 397(3)HMK 389HMK 353(1)b-2HMK 362(1)-f

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2210

KARAR NO 2023/34

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ İSTANBUL 17. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 04/08/2022 (Ek Karar)

NUMARASI 2022/53 D.İş 2022/57 Karar

DAVA

İhtiyati Tedbire İtiraz

İSTİNAF KARAR TARİHİ 09/01/2023

İhtiyati tedbire itirazın reddine ilişkin ek kararın karşı taraf vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

TALEP

İhtiyati tedbir talep eden vekili; taraflar arasında imzalanan gemi alım-satım sözleşmesi nedeniyle 350.000-TL'nin davalıya ödendiğini, davalı tarafça devrin gerçekleştirilmediğini, sözleşmede taraflarca belirlenen 350.000-TL cezai şart hususuyla birlikte toplam alacağının 700.000-TL olduğunu, taraflar arasındaki ilişki ticari iş niteliğinde olup alacak davası açmak için öncelikle arabulucuya başvuru zorunluluğu bulunduğunu, müvekkili tarafından arabulucuya başvuru halinde karşı tarafın gemiyi 3.şahıslara devretme olasılığı oldukça yüksek olduğundan müvekkilinin telafisi imkansız zararlara uğramaması için tedbir talebinde bulunma zorunluluğu doğduğunu, her ne kadar sözleşmede geminin müvekkiline teslim edildiği belirtilmiş ise de, gemi müvekkiline teslim edilmeden önce Seferihisar C.

Başsavcılığı'nın 2022/1155 soruşturma sayılı dosyası ile gemiye el konulduğunu ve karşı tarafın teminat yatırarak gemiyi teslim aldığını, bu durumun da geminin müvekkiline teslim edilmediğinin göstergesi olduğunu, sözleşme konusu geminin 3.kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir ve borca yetecek tutarda borçlunun taşınır ve taşınmaz mallarına ve üçüncü şahıslardaki hak ve alacaklarına ihtiyaten haciz konulması kararı verilmesini talep etmiştir.

İHTİYATİ TEDBİR KARARI

Mahkemece, 28.6.2022 tarihli kararı ile HMK.389/1.maddesi gereğince mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkansız hale geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncasının yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hallerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebileceği, İİK 257 maddesi gereğince de rehinle temin edilmemiş ve vadesi gelmiş bir para borcunun alacaklısının borçlunun yedinde veya üçüncü şahısta olan taşınır ve taşınmaz mallarını ve alacaklarıyla diğer haklarını haczettirebileceğinin düzenlendiği, Talep eden vekilince talep dilekçesi ekinde dosyaya sunulan satım sözleşmesinde, 350.000 -TL satım bedelinin talep eden tarafça karşı tarafa ödendiğinin yazılı olduğu olduğu ve bu belgenin de karşı tarafça imzalandığı;

talebe konu teknenin de talepte bulunana 26/03/2022 tarihinde teslim edildiğinin kayıt altına alındığı ve bunun da talepte bulunan tarafından imzalanarak kabul edildiği, dosyaya sunulan Yediemin Teslim Tutanağı ile Seferihisar Asliye Ceza Mahkemesi 2022/929 esas sayılı dosyada, tekneye 27/03/2022 tarihinde göçmen kaçakçılığı suçuna karıştığından bahisle el konulduğu ve 28/03/2022 tarihinde yediemine teslim edildiği, buna göre teknenin talepte bulunana 26/03/2022 tarihinde teslim edilip edilmediği, kimin zilyetliğinde iken tekneye savcılık tarafından el konulduğu dolayısıyla teknenin talepte bulunana devrinin hangi nedenle yapılmadığı hususları yargılama gerektirdiğini, talepte bulunanın 350.000-TL cezai şart bedeli bakımından talepleri ile 350.000-TL satım bedeli bakımından ihtiyati haciz taleplerinin İİK 257 vd maddelerine göre reddine,davacının HMK 389.maddesi gereğince satım bedeli 350.000-TL'nin %10'ututarında teminat yatırılması halinde bağlama limanı Tirebolu/15, çağrı işareti TC 9918, inşa yılı 1997 olan ...

isimli geminin 3.kişilere devrinin önlenmesi amacıyla ihtiyati tedbir konulması talebinin kabulüne geminin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla, gemi sicil kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına,diğer istemlerin reddine karar verilmiştir.

İTİRAZ

İhtiyati tedbire itiraz eden vekili; somut olayda gerçek dışı iddialara dayalı kötüniyetli olarak başvuru yapıldığı, taraflarca imzalanan gemi satış vaadi sözleşmesinin (C) bölümü (1). maddesiyle müvekkilinin gemiyi ...'a teslim ettiğini, tarafların mülkiyet devrinin İzmir'de yapılmasını kararlaştırdığını ve alıcı ... geminin İzmir limanına götürülmesi için yapılacak tüm masrafları üstlendiğini, sözleşme ile ..., teknenin 26.03.2022 teslim tarihi ile devir tarihi arasında meydana gelebilecek bütün hasar ve zararlardan sorumluluğu üstlendiğini, sözleşme konusu tekne ...'a teslim edildikten sonra Seferihisar C.Başsavcılığı'nın 2022/1155 sayılı Soruşturmasına konu "Göçmen Kaçakçılığı" suçuna karıştığını durumu savcılık tarafından 26.04.2022 tarihinde aranmasıyla öğrendiğini,müvekkilinin, ...'ı arayıp gerekli teminatı yatırıp sebep olduğu zararı gidermesini istemiş ise de olumlu bir cevap alamadığını, sürenin son günü 27.04.2022 tarihinde 975.000-TL teminatı Seferihisar Mal Müdürlüğü hesabına zorunlu olarak ödendiğini, işbu itiraz tarihi itibariyle müvekkilinin teknesini hala iade alamadığını, yediemin tarafından 258.244-TL muhafaza ücreti istendiği için müvekkili tarafından bu ödeme yapılamadığını, yaşanan bu süreçte ...'ın hiçbir şekilde müvekkiline ulaşmadığını, sebep olduğu zararları tazmin ve teknenin devrini talep etmediğini,devrin yapılamamasında müvekkilinin hiçbir kusuru olmadığı gibi ...'ın tam kusurlu olduğunu beyanla ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

EK KARAR

Mahkemece, 4.8.2022 tarihli ek karar ile; ihtiyati tedbir kararına dayanak olarak sunulan satış protokolü gereğince 350.000-TL bedelin itiraz eden tarafından alındığı hususu imzası ile kabulünde olup, bedelin ödenip ödenmediği ile itiraz dilekçesinde bahsi geçen bedellerin talep eden taraftan tahsilinin gerekip gerekmediği hususu yargılama gerektirdiği, geminin mülkiyeti halen itiraz eden üzerinde göründüğü ve dosyada bulunan beyanlar ile ceza mahkemesi kararı gereğince gemiyi teslim alma hakkı da itiraz edene ait olduğu, gemi satış sözleşmesi gereğince ödendiği belirtilen tutar ile satışın sicilde henüz gerçekleşmemiş olması düşünüldüğünde verilen tedbir kararının mahiyeti dikkate alınarak itiraz eden vekilinin itirazları yerinde görülmeyerek itirazın reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

İhtiyati tedbire itiraz eden vekili, yaşanan bu süreçte ... adlı kişi hiçbir şekilde müvekkile ulaşmamış, sebep olduğu zararları tanzim ve teknenin devrini talep etmediği, müvekkilininin uğradığı zarar ... tarafından ödenmediği müddetçe müvekkilin devirden kaçınma hakkı olduğunu, müvekkilinin 975.000-TL teminat yatırmak zorunda kaldığını, avukatlık masrafı yaptığını ve yediemin masrafıyla karşı karşıya kaldığını, zararların tazmini için ... adlı kişiye ayrıca dava açılacağını, maddi-manevi zarara uğrayan müvekkili olduğunu, ihtiyati tedbir ve ihtiyati haciz taleplerinin haksız ve kötüniyetli olduğunu açıkça gösterdiğini, ihtiyati tedbir kararına konu edilen uyuşmazlık yargılamayı gerektirdiğinden ve ilk bakışta dahi talepte bulunanın kendi kusuruyla sebebiyet verdiği zararlardan faydalanmak istediğini, HMK 389.

maddesinde yazılı şartlar sağlanmadığından ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasını talep etmiştir.

GEREKÇE

Talep ihtiyati tedbire itiraza ilişkindir. Taraflarca imzalanan gemi satış vaadi sözleşmesine istinaden geminin kendilerine teslim edilmediğinden bahisle geminin 3. Kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir ve haciz talebiyle yapılan başvuruda, ihtiyati haciz isteminin reddine, mahkemenin 28.06.2022 tarihli kararıyla teminat karşılığında itiraz eden adına sicile kayıtlı "..." isimli geminin üçüncü kişilere devrinin önlenmesi amacıyla gemi sicil kaydı üzerine ihtiyati tedbir konulmasına karar verilmiş, itiraz da red edilmiştir.Taraflar arasında adi yazılı şekilde düzenlenen 26.3.2022 tarihli sözleşme ile satılan balıkçı teknesine 27.3.2022 tarihinde Seferihisar C.Başsavcılığınca Göçmen Kaçakçılığı suçu nedeniyle elkonulmuş, 27.04.2022 tarihinde itiraz eden tarafından 975.000-TL tutarlı teminat ödenmiştir.

28/06/2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının teminatı 1.7.2022 günü yatırılmış ve ihtiyati tedbir kararının uygulanması için Bağlama limanı Başkanlığına müzekkere yazılması talep edilmiştir. HMK nun 397 (1) maddesi" İhtiyati tedbir kararı dava açılmasından önce verilmişse, talep eden, bu kararın uygulanmasını talep ettiği tarihten itibaren iki hafta içinde esas hakkındaki davayı açmak dava açtığına ilişkin evrakı, kararı uygulayan memura ibrazla dosyaya koydurtmak ve karşılığında bir belge almak zorundadır. Aksi hâlde tedbir kendiliğinden kalkar..(3)Tedbir kalkmış veya kaldırılmış ise durum ilgili yerlere bildirilir."hükmünü haizdir. Somut olayda, ihtiyati tedbir kararının yasal sürede teminatı yatırılarak uygulanması sağlanmıştır.

Ancak, iki haftalık süre içinde dava açıldığına veya zorunlu arabuluculuk kurumuna başvurulduğuna ilişkin bir bildirim ihtiyati tedbir dosyasına yapılmamıştır.Yukarıda yazılı hüküm gereği ihtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalkmış bulunmaktadır. İhtiyati tedbir kararı kendiliğinden kalktığı halde halen geçerli bir tedbir kararı var imişçesine itirazın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle, ihtiyati tedbir kararını uygulayan mahkeme dosyasına ihtiyati tedbir talep eden tarafından esas davanın açıldığı veya arabulucuya başvurulduğuna ilişkin HMK 397.madde uyarınca bir bildirim yapılmadığından ihtiyati tedbirin kalktığı anlaşılmakla, itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne,itirazın reddine ilişkin ek kararın kaldırılmasına , itiraz nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, tedbirin kalktığının Bağlama Limanı Başkanlığına bildirilmesine karar verilmiştir.

KARAR

Yukarıda açıklanan nedenlerle: İhtiyati tedbir kararına itiraz eden vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne, İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 4.8.2022 tarihli itirazın reddine ilişkin ek kararın HMK 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA; "İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2022/53 D.İş 2022/57 Karar sayılı 28.6.2022 tarihli ihtiyati tedbir kararının HMK 397.madde uyarınca kendiliğinden kalktığından itirazın konusu kalmadığından bir karar verilmesine yer olmadığına, Bağlama Liman Başkanlığına bildirimin ilk derece mahkemesince yerine getirilmesine," İlk derece yargılamasına ilişkin olarak: İhtiyati tedbir talep eden tarafından yapılan yargı giderinin üzerinde bırakılmasına, 3.000-TL vekalet ücretinin ihtiyati tedbir talep edenden alınarak karşı tarafa verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-f maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/89730 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.