Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5579 E. 2023/223 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dain-i mürtehin↗ aktif husumet↗ muvafakat↗ ıslah↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ sigorta poliçesi↗ yasal faiz↗ cy/cy kaydı↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayısı ağaçlarının 10-11-12 nisan tarihlerinde meydana gelen don hasarına uğradığı, poliçe kapsamında sigorta şirketinin sorumlu olabileceği miktarın 82.689,68 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 82.689,68 TL alacağın hasat tarihi olan 15.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dain-i mürtehin kurumun onayı olmadığını, davacının aktif husumeti olmamasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, don hasarının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile poliçelerde dain-i mürtehin kaydı bulunan ... Bankası’nın açılan davaya muvafakat vermesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, zararın sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 1409 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/14372 E. 2016/175 K.
Ortak:aktif husumet · muvafakat · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dain-i mürtehin kurumun onayı olmadığını, davacının «aktif husumeti» olmamasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, don «hasarının» bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Bankası’nın açılan davaya «muvafakat» vermesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:aktif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · kesin süre · husumet yokluğu · taraf ehliyeti · kesin hüküm
Benzer bu karardaBankası Genel Müdürlüğü'nün «muvafakatinin» olup olmadığı hususunda beyanda bulunmak üzere davacı tarafa «kesin süre» verildiği, bu süre içerisinde eksikliğin tamamlanmadığı, davacının «aktif husumet ehliyetinin» bulunmadığı gerekçesi ile davanın «husumet yokluğundan» reddine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5579 E. , 2023/223 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Kabul
Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin Malatya İli'ndeki taşınmazının devlet destekli bitkisel ürün sigortası kapsamında davalıya sigortalandığını, meydana gelen don olayında taşınmazdaki kayısı ağaçlarının hasar gördüğünü belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 10.000,00 TL zararın yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak müvekkiline verilmesini talep etmiş, 26.06.2018 tarihli dilekçesi ile 10.000,00 TL olan dava değerini 82.689,68 TL olarak ıslah etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ekspertiz incelemesinde sigortalı arazide don hasarına ilişkin emarelere rastlanmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kayısı ağaçlarının 10-11-12 nisan tarihlerinde meydana gelen don hasarına uğradığı, poliçe kapsamında sigorta şirketinin sorumlu olabileceği miktarın 82.689,68 TL olarak hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 82.689,68 TL alacağın hasat tarihi olan 15.07.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dain-i mürtehin kurumun onayı olmadığını, davacının aktif husumeti olmamasına rağmen davanın kabulüne karar verildiğini, rapora itirazlarının değerlendirilmediğini, don hasarının bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile poliçelerde dain-i mürtehin kaydı bulunan ... Bankası’nın açılan davaya muvafakat vermesine, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılmasına göre, davalı vekilinin istinaf itirazlarının yerinde görülmediği gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V.TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü hususları tekrarlamıştır.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, zararın sigorta poliçesi kapsamında tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun (6102 sayılı Kanun) 1409 uncu maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
12.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/894621900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz