Haksız Rekabetin Tespiti ve Men'i
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5767 E. 2023/544 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari avans faizi↗ delil tespiti↗ keşif↗ tescilsiz tasarım↗ ihtiyati tedbir↗ mahsup↗ maddi ve manevi tazminat↗ esastan ret↗ ıslah↗ taşıyan↗ dosya masrafı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ ilan↗ haksız rekabet↗ yükleten (shipper)↗ avans faizi↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 2010/01127, 2011/04935, 2013/00646 tescil sayılı tasarım konusu ürünlerinin davalı firmanın markasını taşıyan "SELSÜT Mini Örgü Peynir" şekil ve ambalajda 24.03.2017 tarihinde satıldığının bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılan inceleme ile tespit edildiği, tespit sonrası alınan raporda, davalı tarafından üretilen “SELSÜT Mini Örgü Peynir” adlı markayı taşıyan peynirin görünümünün, davalının lisans aldığı ... adına tescilli 2014/08824 sayılı tasarımdan farklı olduğu ve bu nedenle davalı kullanımının lisans aldığı tasarımın kullanımı olarak kabul edilemeyeceği, davalı tarafından üretilen “SELSÜT Mini Örgü Peynir” marka peynirin, davacı adına 2011 04935, 2010 01127-1, 2013 00646 sayı ile tescilli tasarımlarda yer alan 7 adet tasarımdan doğan haklara tecavüz ettiğinin belirlendiği, davalı tarafından üretilen "SELSÜT Mini Örgü Peynir" marka peynirin, davacı adına 2011 04935, 2010 01127-1, 2013 00646 sayı ile tescilli tasarımlarda yer alan 7 adet tasarımdan doğan haklara tecavüz ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tasarım hakkı tecavüzü ile haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, ihtiyati tedbir kararı ile toplatılan ve el konulan ürünlerin imhasına, kararın hüküm özetinin ilanına, bilirkişi raporunda belirlenen 83.699,15 TL'nin 10.000,00 TL'si yönünden tespit tarihi olan 24.03.2017 tarihinden itibaren, geriye kalan 73.699,15 TL'si yönünden ise ıslah tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davada 6769 sayılı Kanun'un uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, yapılan hesaplamaların yanlış ve hatalı olduğunu, bilirkişilerin, brüt karlılık oranları üzerinden hesaplama yaptıklarını, oysa davacının vergi levhası dikkate alındığında davacının vergiye esas teşkil eden matrahı da net gelir üzerinden hesaplandığını, 12.05.2019 tarihli raporda 2017 yılı için iade edilen ürünlerin geçerli olmadığı yönündeki tespitlerin yerinde olmadığını, 2017 yılında iade edilen 56.096,34-TL'nin mahsup edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin, delil tespitine esas keşif tarihinden sonra (06.01.2017), dava konusu makine ile davacıya ait tasarımı ihlal edecek bir üretim yapmadığını, müvekkili ile ... arasında 07.12.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin peynir üretiminde kullandığı makinenin üretmiş olduğu peynire ilişkin endüstriyel tasarımın 2014/08824 tescil numarası ile sicile kaydedildiğini, müvekkilinin hak sahibi ... ile lisans sözleşmesi yaparak mezkûr peynirleri ürettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4171 E. 2024/1607 K.
Ortak:haksız rekabet
İncelediğiniz kararda… yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 2010/01127, 2011/04935, 2013/00646 tescil sayılı tasarım konusu ürünlerinin davalı firmanın markasını «taşıyan» "SELSÜT Mini Örgü Peynir" şekil ve ambalajda 24.03.2017 tarihinde satıldığının bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılan inceleme ile tespit edildiği, tespit sonrası alınan raporda, davalı tarafından üretilen “SELSÜT Mini Örgü Peynir” adlı markayı taşıyan peynirin görünümünün, davalının lisans aldığı ... adına tescilli 2014/08824 sayılı tasarımdan farklı olduğu ve bu nedenle davalı kullanımının lisans aldığı tasarımın kullanımı olarak kabul edilemeyeceği, davalı tarafından üretilen “SELSÜT Mini Örgü Peynir” marka peynirin, davacı adına 2011 04935, 2010 01127-1, 2013 00646 sayı ile «tescilli tasarımlarda» yer alan 7 adet tasarımdan doğan haklara tecavüz ettiğinin belirlendiği, davalı tarafından üretilen "SELSÜT Mini Örgü Peynir" marka peynirin, davacı adına 2011 04935, 2010 01127-1, 2013 00646 sayı ile tescilli tasarımlarda yer alan 7 adet tasarımdan doğan haklara tecavüz ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin davacının tasarım hakkına tecavüz ve «haksız rekabet» oluşturduğunun tespitine, tasarım hakkı tecavüzü ile haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, «ihtiyati tedbir» kararı ile toplatılan ve el konulan ürünlerin imhasına, kararın hüküm özetinin «ilanına», bilirkişi raporunda belirlenen 83.699,15 TL'nin 10.000,00 TL'si yönünden tespit tarihi olan 24.03.2017 tarihinden itibaren, geriye kalan 73.699,15 TL'si yönünden ise «ıslah» tarihinden itibaren «ticari avans faizi» uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsil …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün ve «haksız rekabetin» tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda2.Dosya kapsamından davacının da kabulünde olduğu üzere “BURGU” peynir markası ile özdeşleşen tasarımların TPE tarafından 2010/01127, 2011/04935, 2013/00646 ve 2014/02166 sayılı tasarım tescilleri ile korumaya alındığı, yine «haksız rekabet» hükümleri ile halen korunmakta olduğu anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:münhasırlık · uyuşmazlık konusu · feragat · hukuki yarar · ayırt edicilik · dava sebebi · dahili dava · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaSayılı birleşen dosyalar «dahil») 2020/248 K. sayılı ek kararın verildiği, tarafların ek kararı temyiz etmemesi üzerine hükmün 01.07.2022 tarihinde kesinleştiği, bozma ilamında geçen tüm dosyalardan «feragat» edilmiş olduğundan birleştirme yönünden «hukuki yararın» kalmadığı, somut olay bakımından davacının reklam filmlerinin tamamında ürün görselinin yer aldığı, reklamlardan üçünün 2014 ve 2015 yıllarında YouTube platformunda yayınlandığı, 566 sayılı KHK’nın 7 nci maddesine eklenen, 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı yasa ile değişik «son» fıkrada “Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise, (a), (c), (d) bentlerine göre tescili reddedilemez.” hükmü bulunduğu, buna göre ilk olarak tescil tarihinden önce markanın kullanılması, ikincisi ise bu kullanım sonucu kullanılan mallar itibari ile bir «ayırt ediciliğin» sağlanması gerektiği, ayırt ediciliğin sağlanmasından kasıt, markanın kullanıldığı mal ve hizmetler itibari ile meşhur ve maruf hale gelmesi veya kullanıcıları tarafından refleks olarak hatırlanması olduğu, yine ayırt edicilikten kasıt, ticari hayatta kendini, başlangıçta ayırt edici niteliği bulunmayan bir işaret ile tanıtıp kabul ettirmiş olması gerektiği, bu kapsamda 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin son fıkrası anlamında kullanım yoluyla ayırt edicilik kazanılmış olması ve bu durumun iddia ve ispat edilmiş olması halinde, başlangıçta ayırt edici niteliği bulunmayan bir markanın tescilinin mümkün olduğu, doktrin ve Yargıtay’ın tanımladığı en temel hak edinme durumu markayı belli bir süre kullanmak suretiyle markanın ilgili olduğu ürün veya hizmet çevresinde ve özellikle ürünün veya hizmetin alıcıları çevresinde belirli ölçüde bilinir ve ayırt edilir hale getirilmesi olarak ifade edildiği, bu kapsamda «uyuşmazlık konusu» markaya ulusal televizyonlar ve diğer ulusal yayınlar aracılığıyla yapılan yoğun reklamlar sayesinde Türkiye çapında ayırt edici nitelik kazandırıldığı, davacı mar …
Mahkemece, 03.11.1995 tarihli ve 4218 sayılı yasa ile 566 sayılı KHK’nın 7 nci maddesine eklenen, 22.06.2004 tarih ve 5194 sayılı yasa ile değişik «son» fıkrada “Bir marka tescil tarihinden önce kullanılmış ve tescile konu mallar veya hizmetlerle ilgili olarak bu kullanım sonucu ayırt edici bir nitelik kazanmış ise, (a), (c), (d) bentlerine göre tescili reddedilemez.” hükmü uyarınca, kullanım yoluyla «ayırt edicilik» kazanılmış olması ve bu durumun iddia ve ispat edilmiş olması halinde, başlangıçta ayırt edici niteliği bulunmayan bir markanın tescilinin mümkün olacağının belirtildiği, «uyuşmazlık konusu» markanın ulusal televizyonlar ve diğer ulusal yayınlar aracılığıyla yapılan yoğun reklamlar sayesinde Türkiye çapında ayırt edici nitelik kazandırıldığı, davacı ma …
… davacı markasının, 29 uncu sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca soyut «ayırt ediciliği» haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29 uncu sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin birinci fıkrasının (c) bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29 uncu sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7 nci maddesinin «son» fıkrası anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilmiştir.
Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesinin 2019/241 E. sayılı dosya ve birleşen dava dosyalarından «feragat» edilip edilmediği ve kesinleşip kesinleşmediği hususunda bilgi istenildiği, mahkemece 2019/241 E. sayılı dosyası üzerinden birleşen dosyalar «dahil» olmak üzere davacının davasından feragat ettiği, feragate ilişkin olarak 23.02.2022 tarih 2019/241 E. (2019/240 E.
-
Markanın hükümsüzlüğü | Tasarımın hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/8318 E. 2014/14877 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:davanın konusu · ba formu · marka hakkına tecavüz · ayırt edicilik · eksik inceleme · vekalet ücreti
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama sonunda iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, karşı dava yönünden "Ç." ibaresinin bir şekli ifade etmesi ve «ayırt ediciliğinin» düşük olması sebebiyle peynir vb. emtia için tek başına marka olarak tescil edilemeyeceği, 556 sayılı KHK'nin 7/1-c maddesi anlamında tasviri bir işaret olduğu ve bu kapsamda markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi gerektiği, yine, "ç.", yapısal olarak jenerik/bilindik bir «form» olup, tasarım yönünden «dava konusu» üründe teknik anlamda ayırt ediciliği bulunmadığı, tasarım tescil belgesinin de hükümsüz kılınması gerektiği, davalının ''ç.'' ibaresini kendisine ait "Karlıdağ" t …
Öte yandan, «dava konusu» markanın kapsadığı yukarıdaki paragrafta bahsi geçen emtia bakımından davalı/karşı davacı eyleminin tecavüz oluşturup oluşturmadığının alınacak hüküm tesisine elverişli ve denetime uygun bir bilirkişi raporu sonucu değerlendirilmesi gerekirken, «eksik incelemeye» dayalı olarak tesis edilen kısmi hükümsüzlük kararı sonucu asıl davanın konusu olan «marka hakkına tecavüz» isteminin de reddi doğru görülmediğinden, kararın yukarıda açıklanan gerekçe itibariyle taraflar yararına bozulması gerekmiştir.
Buna göre, «dava konusu» markanın tescil edildiği emtia dikkate alınmak suretiyle 556 sayılı KHK'nın 7/1-c maddesi anlamında cins, çeşit, vasıf vb. karakteristik özellik belirten işaretlerden olup olmadığı hususunda içinde bir gıda mühendisinin bulunduğu uzman bilirkişi heyetinden görüş alınması gerekirken, «eksik inceleme» ile yazılı şekilde dava konusu markanın kısmen hükümsüzlüğüne karar verilmesi doğru görülmemiştir.
1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına ve «dava konusu» tasarımın yenilik unsuruna sahip olmadığı anlaşıldığından mahkemece hükümsüz kılınmasında bir isabetsizlik bulunmamasına göre, taraf vekillerinin aşağıdaki bent kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5767 E. , 2023/544 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne kısmen reddine karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin peynir ticareti yaptığını, tüm yurtta "MURATBEY" olarak tanınan markanın sahibi olduğunu, müvekkili şirketin ürünlerini "Burgu", "Muratbey Burgu" markaları ile Türkiye'de ve dünyada satışa sunduğunu, "BURGU peynir"in 2010/01127, 2011/04935 ve 2013/00646 nolu tasarım tescilleri ile korunduğunu, davalı tarafın müvekkiline ait tasarımı birebir taklit ederek peyniri piyasaya sürdüğünü, davalı tarafın eyleminin tasarıma tecavüz ve haksız rekabet niteliği taşıdığını, tasarım hakkına tecavüzün Konya 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/75 D. İş sayılı tespit dosyası ile de tevsik edildiğini, müvekkilinin tescilli tasarımları olan 2010/01127, 2011/04935 ve 2013/00646 numaralı tasarımlara ilişkin davalı tarafın üretiminin tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet olduğunun tespitine, tasarımdan doğan haklara tecavüz fiillerinin, haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, davaya konu ürünlerin bulundukları yerde toplatılarak muhafaza altına alınmasına, üretim kalıplarına el konulmasına, imhasına, ihracatın durdurulmasına, şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat ile 90.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 100.000,00 TL nin ticari avans faizi ile davalıdan tahsiline, 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu ( 6769 sayılı Kanun) gereğince masrafları davalıya ait olmak üzere kesinleşmiş kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin satın aldığı makine ve makinenin ürettiği peynire ilişkin endüstriyel tasarımların tescilli olduğunu, davacının haksız rekabet iddialarının yerinde olmadığını, davacının markası ile müvekkilinin markasının farklı olduğunu, tüketicinin, davacının ürünü ile müvekkilin ürününü karıştırma ihtimali bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafın 2010/01127, 2011/04935, 2013/00646 tescil sayılı tasarım konusu ürünlerinin davalı firmanın markasını taşıyan "SELSÜT Mini Örgü Peynir" şekil ve ambalajda 24.03.2017 tarihinde satıldığının bilirkişi heyeti tarafından yerinde yapılan inceleme ile tespit edildiği, tespit sonrası alınan raporda, davalı tarafından üretilen “SELSÜT Mini Örgü Peynir” adlı markayı taşıyan peynirin görünümünün, davalının lisans aldığı ... adına tescilli 2014/08824 sayılı tasarımdan farklı olduğu ve bu nedenle davalı kullanımının lisans aldığı tasarımın kullanımı olarak kabul edilemeyeceği, davalı tarafından üretilen “SELSÜT Mini Örgü Peynir” marka peynirin, davacı adına 2011 04935, 2010 01127-1, 2013 00646 sayı ile tescilli tasarımlarda yer alan 7 adet tasarımdan doğan haklara tecavüz ettiğinin belirlendiği, davalı tarafından üretilen "SELSÜT Mini Örgü Peynir" marka peynirin, davacı adına 2011 04935, 2010 01127-1, 2013 00646 sayı ile tescilli tasarımlarda yer alan 7 adet tasarımdan doğan haklara tecavüz ettiği gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, davalının eyleminin davacının tasarım hakkına tecavüz ve haksız rekabet oluşturduğunun tespitine, tasarım hakkı tecavüzü ile haksız rekabetin durdurulmasına ve önlenmesine, ihtiyati tedbir kararı ile toplatılan ve el konulan ürünlerin imhasına, kararın hüküm özetinin ilanına, bilirkişi raporunda belirlenen 83.699,15 TL'nin 10.000,00 TL'si yönünden tespit tarihi olan 24.03.2017 tarihinden itibaren, geriye kalan 73.699,15 TL'si yönünden ise ıslah tarihinden itibaren ticari avans faizi uygulanmasına, fazlaya ilişkin istemin reddine, takdiren 20.000,00 TL manevi tazminatın tespit tarihinden itibaren ticari avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin kısmın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; işbu davada 6769 sayılı Kanun'un uygulanmasının hukuka aykırı olduğunu, yapılan hesaplamaların yanlış ve hatalı olduğunu, bilirkişilerin, brüt karlılık oranları üzerinden hesaplama yaptıklarını, oysa davacının vergi levhası dikkate alındığında davacının vergiye esas teşkil eden matrahı da net gelir üzerinden hesaplandığını, 12.05.2019 tarihli raporda 2017 yılı için iade edilen ürünlerin geçerli olmadığı yönündeki tespitlerin yerinde olmadığını, 2017 yılında iade edilen 56.096,34-TL'nin mahsup edilerek hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin, delil tespitine esas keşif tarihinden sonra (06.01.2017), dava konusu makine ile davacıya ait tasarımı ihlal edecek bir üretim yapmadığını, müvekkili ile ...
arasında 07.12.2016 tarihli sözleşme imzalandığını, müvekkili şirketin peynir üretiminde kullandığı makinenin üretmiş olduğu peynire ilişkin endüstriyel tasarımın 2014/08824 tescil numarası ile sicile kaydedildiğini, müvekkilinin hak sahibi ... ile lisans sözleşmesi yaparak mezkûr peynirleri ürettiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, endüstriyel tasarım hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, durdurulması, önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892801300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz