Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9049 E. 2023/514 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari satım↗ ticari faiz↗ basiretli tacir↗ rücu↗ taşıyıcı↗ fatura↗ taahhütname↗ tacir↗ maddi tazminat↗ yükleten (shipper)↗ dahili dava↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece 26.05.2016 tarih, 2015/126 E. ve 2016/459K. sayılı kararıyla; dava konusu lamina soft 70 mm isimli malzemenin ameliyatların yapıldığı ve faturaların kesildiği tarihlerde Resmî Gazete'de yayınlanmış listelerde SUT kodlu ürün olarak yer almadığı, kodsuz ürün olarak değerlendirildiği, bu nedenle davalıdan satın alınan dava konusu ürünler nedeniyle davacı SGK alacağından yapılan kesintilerden dolayı taraflar arasındaki yüklenici taahhütnamesinin 3 no.lu bendindeki düzenlemeye göre bildirilen UBB kodlarının yanlış olmasından kaynaklanacak olan SGK kesintilerinin davalıya süresiz rücu edilmesinin davalı tarafça kabul edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacının zararının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 21.11.2018 tarih, 2016/20105 E. ve 2018/5947 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığa konu tıbbi malzemeler ve sosyal güvenlik konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden taraflar arasındaki sözleşme ve taahhütnamede belirtilen satıma konu tıbbi ürünlerin faturada belirtilen satıma konu malzemelerle aynı nitelikte olup olmadığı, taahhütnamedeki koşulları taşıyıp taşımadığı, Sağlık Bakanlığı tebliğ hükümleri de değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığı çözümleyecek şekilde gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.10.2021 tarih, 2020/182 E. ve 2021/497 K. sayılı kararıyla, bozma ilamı uyarınca alınan her iki raporda da davacının davalıdan satıma konu ürünlerden kaynaklı olarak herhangi bir alacak talebinde bulunmasının söz konusu olamayacağının ifade edildiği, davacının basiretli bir tacir olarak söz konusu ürünler nedeniyle kesinti yapılacağı hususunu bilmesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme ve taahhütnamede belirtilen satıma konu tıbbi ürünlerin faturada belirtilen satıma konu malzemelerle SGK Medula Sistemi ve dosya muhteviyatından anlaşıldığı kadarı ile aynı nitelikte bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle ;
1.Bilirkişilerin uzmanlık alanı ve rapor içerikleri değerlendirildiğinde bozma ilamının karşılanmadığını,
2.Satış tarihinde allogreft ürünler için bir ayrım bulunmadığını ve dava konusu ürünlerin SUT kodu uygulamasına dahil olduğunu,
3.Davalının anılan durumlara ilişkin zararı karşılayacağını taahhütname ile kabul ettiğini,
4.Ürün bazında cins ayrımı yapıldığını davalının bilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticari satım ilişkisinden doğan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/8669 E. 2023/2673 K.
Ortak:ticari faiz · fatura · tacir
İncelediğiniz kararda… acının davalıdan satıma konu ürünlerden kaynaklı olarak herhangi bir alacak talebinde bulunmasının söz konusu olamayacağının ifade edildiği, davacının basiretli bir «tacir» olarak söz konusu ürünler nedeniyle kesinti yapılacağı hususunu bilmesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme ve «taahhütnamede» belirtilen satıma konu tıbbi ürünlerin faturada belirtilen satıma konu malzemelerle SGK Medula Sistemi ve dosya muhteviyatından anlaşıldığı kadarı ile aynı nitelik …
Benzer bu kararda… fından uygulamaya sokulan SUT değişiklik tarihine kadarki malzeme kullanımlarında 2016 adet hazırlama ve 1019 adet uygulama setinin sözleşme tutarı kadarının SGK'ya «fatura» edildiğini, geriye 7984 adet hazırlama, 3981 adet uygulama seti kaldığını, SUT'da yapılan değişiklik ile 1 uygulama setine karşılık 1 hazırlama setinin günde en fazla bir kez kullanılabileceğinin düzenlendiğini, bu durumda hazırlanan hazırlama ve uygulama setlerine karşılık gelen tutarların tamamının SGK tarafından karşılanması imkanı ortadan kalktığını ve müvekkilinin zarar etmesi ile karşı karşıya kaldığını, SUT'da yapılan değişiklik ile davacının 1.319.166,00 TL alacağının 353.739,15 TL'sinin SGK tarafından karşılanmaması nedeniyle bu miktarın kurum zararı olarak değerlendirildiğini ve davacı şirketin alacağından tahsili yoluna gidildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan idare şartnamenin 7 nci maddesindeki "TİTUB, UBB, SUT ve SGK'dan kaynaklanan kurum zararından yüklenici firmalar sorumludur" hükmünün uygulanmasını zorunlu olup bilirkişi raporu ve mahkeme kararında bu hükmün yok sayıldığını, sözleşme eki mahiyetindeki idari şartnamadeki sorumluluk maddesinin «sözleşme özgürlüğü» bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini, kanunda ticaret şirketlerinin borçlarının faizinin de ticari olduğunu belirtilmesine rağmen somut olayda «tacir» olan tarafın borçlu olmayıp alacaklı olduğundan ortada ticari iş bulunmadığını ve hükmedilen «ticari faizin» de yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesine istemiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:sözleşme özgürlüğü · ticari avans faizi · denetime elverişlilik · ifa · havale · ihtarname · avans faizi · temerrüt
Benzer bu kararda… CE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı şirketin sözleşme gereği sipariş edilen ürünleri temin ve davalıya «teslim» ile üzerine düşen edimini yerine getirdiği, dava dışı Sosyal Güvenlik Kurumu'nun ( SGK ) davalı kuruma kullandığı malzeme kadar ödeme yapmamasının davacı şirketin temin ettiği tıbbi malzemelerin mevzuata aykırı ve ayıplı olmasından değil, SGK tarafından 01.01.2015 tarihinden sonra yayınladığı tebliğin uygulanmasından kaynaklandığı, o halde sözleşmeye göre edimini gereği gibi «ifa» eden davacı şirkete teslim ettiği tıbbi malzemelerin bedelinin ödenmesi gerektiği, mevzuatta yapılan değişiklik nedeniyle üniversite hastanesinin çıkardığı faturaların bedelini SGK'dan alamamasının davacı şirkete yansıtamayacağı, bu minvalde davacının bakiye alacağının hesaplanması açısından alınan 11.01.2018 «havale» tarihli bilirkişi raporunun dosya kapsamına uygun ve «denetime elverişli» olduğu, davacının alacağının 353.739,15 TL olduğu, ne var ki işbu dava açılmazdan evvel davalının «temerrüde» düşürüldüğüne dair «ihtarnamenin» tebliğ edildiği ispatlanamadığından faizin dava tarihinden başlatılması gerektiği gerekçesiyle davanın kabulü ile 353.739,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «ticari avans faizi» ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
… fından uygulamaya sokulan SUT değişiklik tarihine kadarki malzeme kullanımlarında 2016 adet hazırlama ve 1019 adet uygulama setinin sözleşme tutarı kadarının SGK'ya «fatura» edildiğini, geriye 7984 adet hazırlama, 3981 adet uygulama seti kaldığını, SUT'da yapılan değişiklik ile 1 uygulama setine karşılık 1 hazırlama setinin günde en fazla bir kez kullanılabileceğinin düzenlendiğini, bu durumda hazırlanan hazırlama ve uygulama setlerine karşılık gelen tutarların tamamının SGK tarafından karşılanması imkanı ortadan kalktığını ve müvekkilinin zarar etmesi ile karşı karşıya kaldığını, SUT'da yapılan değişiklik ile davacının 1.319.166,00 TL alacağının 353.739,15 TL'sinin SGK tarafından karşılanmaması nedeniyle bu miktarın kurum zararı olarak değerlendirildiğini ve davacı şirketin alacağından tahsili yoluna gidildiğini, taraflar arasındaki sözleşmenin eki olan idare şartnamenin 7 nci maddesindeki "TİTUB, UBB, SUT ve SGK'dan kaynaklanan kurum zararından yüklenici firmalar sorumludur" hükmünün uygulanmasını zorunlu olup bilirkişi raporu ve mahkeme kararında bu hükmün yok sayıldığını, sözleşme eki mahiyetindeki idari şartnamadeki sorumluluk maddesinin «sözleşme özgürlüğü» bağlamında değerlendirilmesi gerektiğini, kanunda ticaret şirketlerinin borçlarının faizinin de ticari olduğunu belirtilmesine rağmen somut olayda «tacir» olan tarafın borçlu olmayıp alacaklı olduğundan ortada ticari iş bulunmadığını ve hükmedilen «ticari faizin» de yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesine istemiştir.
… ihtilaf konusunun davacının ne kadar alacağı olduğu değil sözleşme ve şartname hükümlerine göre bir alacağının olup olmadığı noktasında toplandığını, ayrıca alacağa «avans faizi» işletilmesinin de hukuka aykırı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9049 E. , 2023/514 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
HÜKÜM
Ret
Taraflar arasındaki maddi tazminat davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece asıl ve birleşen davaların reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dava dilekçesinde, davacının davalıdan lamina soft 70 mm adlı ürün satın aldığını, bu ürünleri ameliyatlarda hastalara uyguladığını; ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bu ürünün allogreft ürün grubunda cins ayrımı yapılmaksızın Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kodsuz olarak faturalandırılmış olması nedeniyle davacı alacağından kesinti yapıldığını, karara itiraz edilmesine rağmen kesintilerin iade edilmediğini, davalının davacıya vermiş olduğu yüklenici taahhütnamesi nedeniyle davacının zararından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek davacıdan yapılan 12.852,97 TL kesintinin davalıdan kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde, davacının davalıdan lamina soft 70 mm adlı ürün satın aldığını, bu ürünleri ameliyatlarda hastalara uyguladığını, ancak Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından bu ürünün allogreft ürün grubunda cins ayrımı yapılmaksızın Sağlık Uygulama Tebliği (SUT) kodsuz olarak faturalandırılmış olması nedeniyle davacı alacağından kesinti yapıldığını, karara itiraz edilmesine rağmen kesintilerin iade edilmediğini, davalının davacıya vermiş olduğu yüklenici taahhütnamesi nedeniyle davacının zararından davalının sorumlu olduğunu ileri sürerek davacıdan yapılan14.559,01 TL kesintinin davalıdan kesintinin yapıldığı tarihten itibaren işleyecek ticari faizi ile birlikte tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili asıl dava cevap dilekçesinde, dava konusu ürünün allogreft grubu değil xenogreft grubu ürün olduğunu, satış tarihinde xenogreft grubu ürünlere SUT kodu verilmesinin yasal olarak mümkün olmadığını, bu durumun davacı tarafından bilinmesi gerektiği, bu ürünlerle ilgili 01.10.2014 yürürlük tarihli Resmî Gazete ile bildirilen değişiklikten sonra bu ürünlere SUT kodu verilmeye başlandığını, dava konusu ürünlere fatura tarihinde SUT kodu verilmesine yasal olarak imkan bulunmadığını, davacı zararından davalının sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı vekili birleşen dava cevap dilekçesinde, asıl davaya cevap dilekçesinde savunulan benzer sebeplerle davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece 26.05.2016 tarih, 2015/126 E. ve 2016/459K. sayılı kararıyla; dava konusu lamina soft 70 mm isimli malzemenin ameliyatların yapıldığı ve faturaların kesildiği tarihlerde Resmî Gazete'de yayınlanmış listelerde SUT kodlu ürün olarak yer almadığı, kodsuz ürün olarak değerlendirildiği, bu nedenle davalıdan satın alınan dava konusu ürünler nedeniyle davacı SGK alacağından yapılan kesintilerden dolayı taraflar arasındaki yüklenici taahhütnamesinin 3 no.lu bendindeki düzenlemeye göre bildirilen UBB kodlarının yanlış olmasından kaynaklanacak olan SGK kesintilerinin davalıya süresiz rücu edilmesinin davalı tarafça kabul edildiği gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın kabulüne, davacının zararının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm asıl ve birleşen davalarda davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Yargıtay 19. Hukuk Dairesinin 21.11.2018 tarih, 2016/20105 E. ve 2018/5947 K. sayılı kararı ile uyuşmazlığa konu tıbbi malzemeler ve sosyal güvenlik konusunda uzman bilirkişilerden oluşturulacak 3 kişilik bilirkişi heyetinden taraflar arasındaki sözleşme ve taahhütnamede belirtilen satıma konu tıbbi ürünlerin faturada belirtilen satıma konu malzemelerle aynı nitelikte olup olmadığı, taahhütnamedeki koşulları taşıyıp taşımadığı, Sağlık Bakanlığı tebliğ hükümleri de değerlendirilmek suretiyle uyuşmazlığı çözümleyecek şekilde gerekçeli rapor alınarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilerek bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin 21.10.2021 tarih, 2020/182 E. ve 2021/497 K. sayılı kararıyla, bozma ilamı uyarınca alınan her iki raporda da davacının davalıdan satıma konu ürünlerden kaynaklı olarak herhangi bir alacak talebinde bulunmasının söz konusu olamayacağının ifade edildiği, davacının basiretli bir tacir olarak söz konusu ürünler nedeniyle kesinti yapılacağı hususunu bilmesi gerektiği, taraflar arasında sözleşme ve taahhütnamede belirtilen satıma konu tıbbi ürünlerin faturada belirtilen satıma konu malzemelerle SGK Medula Sistemi ve dosya muhteviyatından anlaşıldığı kadarı ile aynı nitelikte bulunduğu gerekçesiyle asıl ve birleşen davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle ;
1.Bilirkişilerin uzmanlık alanı ve rapor içerikleri değerlendirildiğinde bozma ilamının karşılanmadığını,
2.Satış tarihinde allogreft ürünler için bir ayrım bulunmadığını ve dava konusu ürünlerin SUT kodu uygulamasına dahil olduğunu,
3.Davalının anılan durumlara ilişkin zararı karşılayacağını taahhütname ile kabul ettiğini,
4.Ürün bazında cins ayrımı yapıldığını davalının bilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, ticari satım ilişkisinden doğan alacak istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 23 üncü maddesi
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892773300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz