YİDK kararının iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7243 E. 2023/1560 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kötü niyet↗ esastan ret↗ ortalama tüketici↗ ayırt edicilik↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil + SILVIO MOTTO" ibareli başvuru markasıyla davacının "SİLVİO MASSİMO" ibareli tescilli markası arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada "SİLVİO" ibaresinin ortak unsur olarak ön plana çıktığı, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki iltibas koşulunun somut olayda oluştuğu, davacı yanca itiraz aşamasında da ileri sürülen 2013-2014 tarihli görseller değerlendirildiğinde, aynı imza şekli ve aynı "SILVIO" yazısının marka başvurusuna taşınmasının tesadüf olamayacağı, her iki tarafın ayakkabı sektöründe yer almasından dolayı davalı şahsın davacının bu kullanımından haberdar olduğu, marka başvurusunda farklı şekil ve imza seçmeyip aynı şekil ve imzayı tercih etmesinde iyi niyet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2017-M-4954 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporunun savunmalarını desteklediği hâlde Mahkemece hükme esas alınmamasının doğru olmadığını, Mahkemece itiraz aşamasında ileri sürülmemiş bir delile dayalı olarak karar verildiğini, bu nedenle kararın hukuka aykırı bulunduğunu, hakimin değerlendirmeye almadığı delilleri neden değerlendirmeye almadığını gerekçede açıklamasının gerektiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, isim markalarının ayırt ediciliklerinin soy isim kısmında aranması gerektiğini, markalarda ortak olarak yer alan SILVIO ibaresinin ayırt edici olmadığını, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "SILVIO MOTTO" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SILVIO MASSIMO" ibareli marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 25 inci ve 35 inci sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafça marka başvurusuna itiraz aşamasında da dayanılan ve davacının fiili kullanımlarını gösteren görselde yer alan imza şeklinin neredeyse birebir aynısının, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı gerçek kişi tarafından marka başvurusuna konu edilmesinin kötü niyetli olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu gerekçeye de yer verildiği, kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/442 E. 2020/3781 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… bulunduğunu, hakimin değerlendirmeye almadığı delilleri neden değerlendirmeye almadığını gerekçede açıklamasının gerektiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, isim markalarının «ayırt ediciliklerinin» soy isim kısmında aranması gerektiğini, markalarda ortak olarak yer alan SILVIO ibaresinin ayırt edici olmadığını, davacının «kötü niyete» ilişkin iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemişt …
Benzer bu kararda… ılı Temmuz ayında başladığı bu nedenle KHK’nın 8/3.madddesi uyarınca davalının hak elde etmesi nedeniyle davalı tarafın “mottotpu.com” unsurlu alan adı kullanımının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği görüşü bildirilmiş ve mahkemece de bu gerekçeye ilaveten markaların “birlikte var oldukları”, davalının ayrıca 2014 yılındaki 2014/66442 sayılı “MOTTO TPU” şeklindeki marka başvurusunun tescil aşamasına geldiği gerekçesiyle davalıların “MOTTO TPU” ve “mottotpu.com” şeklindeki kullanımları yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, “birlikte var olma” ve markanın kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazanması olgusunun ancak istisnai hallerde ve tescilli markalar yönünden değerlendirilebileceği, tescilli marka ile karıştırılma ihtimali bulunan fiili kullanımlar yönünden ancak “sessiz kalma yoluyla hak «kaybı»” ilkesinin gündeme gelebileceği, oysa davacının dayandığı MOTTO DESIGN markasının başvuru tarihinin 13.05.2011, tescil tarihinin 16.08.2012, dava tarihinin ise 30. …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanının terkini · erişimin engellenmesi · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · kâr kaybı · terkin
Benzer bu karardaDavacı vekili, müvekkiline ait 2011/40932 sayılı “MOTTO DESIGN” unsurlu markası ile “MOTTO MİMARLIK” unsurlu «ticaret unvanının» bulunduğunu, yine www.mottomimarlik.com ve www.mottoarchitects.com alan adlarının da müvekkili adına tahsisli olduğunu, davalıların ise sonradan “Motto Mimirlık” ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini ve “mottomimarlık” asıl unsurlu alan adlarını kendileri adına tahsis ettirdiklerini iddia etmiş ve «marka hakkına tecavüzün» durdurulması ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinde bulunmuş, yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve önlenmesine, www.mottomimarlık.com, www.mottomimarlik.com.tr, www.mottomimarlık.com.tr isimli alan adlarına «erişimin engellenmesine» ve 10.000 TL manevi tazminata karar verilmiş, www.mottotpu.com alan adının kullanımı ile «ticaret unvanının terkini» istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar tarafların temyizi sonucu, sair temyiz itirazlarının reddi ile, davalılara ait ticaret unvanlarının terkin …
2-Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince; Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, meni ve manevi tazminat ile davalı tarafa ait alan adlarına «erişimin engellenmesi» istemlerine ilişkindir.
… ılı Temmuz ayında başladığı bu nedenle KHK’nın 8/3.madddesi uyarınca davalının hak elde etmesi nedeniyle davalı tarafın “mottotpu.com” unsurlu alan adı kullanımının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği görüşü bildirilmiş ve mahkemece de bu gerekçeye ilaveten markaların “birlikte var oldukları”, davalının ayrıca 2014 yılındaki 2014/66442 sayılı “MOTTO TPU” şeklindeki marka başvurusunun tescil aşamasına geldiği gerekçesiyle davalıların “MOTTO TPU” ve “mottotpu.com” şeklindeki kullanımları yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, “birlikte var olma” ve markanın kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazanması olgusunun ancak istisnai hallerde ve tescilli markalar yönünden değerlendirilebileceği, tescilli marka ile karıştırılma ihtimali bulunan fiili kullanımlar yönünden ancak “sessiz kalma yoluyla hak «kaybı»” ilkesinin gündeme gelebileceği, oysa davacının dayandığı MOTTO DESIGN markasının başvuru tarihinin 13.05.2011, tescil tarihinin 16.08.2012, dava tarihinin ise 30. …
Mahkemece davalının alan adlarının «erişiminin engellenmesine», 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3073 E. 2022/5079 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hükmün tamamlanması · ticaret unvanının terkini · erişimin engellenmesi · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin · dosya masrafı · ilan
Benzer bu karardaSti.) den tahsili ile davacıya ödenmesine, «masrafı» davalılara ait olmak üzere hükmün ülke genelinde yayın yapan günlük bir gazetede bir defa «ilanına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine, «marka hakkına tecavüz» nedeniyle AAÜT uyarınca manevi tazminat yönünden 5.900,00 TL, diğer talepler yönünden 5.900,00TL «vekalet ücreti» olmak üzere toplam 11.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, TTK 52. madde uyarınca AAÜT uyarınca manev …
Şti. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı «ticaret unvanının terkini» davası yönünden 5.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş olup, mahkemece talebin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, 2.000,00 TL yönünden red kararı verilmiştir.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise d …
… kullanılmasının engellenmesine, davalılar adına tescilli bulunan "mottomimarlık.com", "mottomimarlik.com.tr", "mottomimarlık.com.tr" ve “mottotpu.com” alan adlarına «erişimin engellenmesine», davalıların kendilerine ait web sitelerinde «marka hakkına tecavüz» oluşturan kullanımları olduğu tespit edildiğinden 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı .. …
Mahkemece 09.03.2021 tarihli ek karar ile davacı vekilinin «vekalet ücreti» yönünden «hükmün tamamlanması» talebinin HMK 305/A maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/12771 E. 2014/17312 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7243 E. , 2023/1560 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararının iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillin 2012/40637 tescil numaralı "SİLVİO MASSİMO" markası ile yıllardır deri ayakkabı sektöründe hizmet verdiğini, kendi internet sitesi başta olmak üzere bir çok internet sitesinde hem yurt içi hem de yurt dışında ürünlerinin satışını yaptığını, davalı gerçek kişinin ise "SILVIO MOTTO" ibareli marka başvurusunda bulunduğunu, 2015/97335 numarası verilen başvuruya müvekkilince yapılan itirazın, davalı Kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, anılan kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira markalar arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunduğunu, davalının Silvio Motto markasını müvekkil markasının tüketicide oluşturduğu güven ve tanınmışlıktan faydalanmak amacıyla kötü niyetli olarak tescil ettirmek istediğini ileri sürerek YİDK'nın 2017-M-4954 sayılı kararının iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı TPMK vekili cevap dilekçesinde; Kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu, dava konusu başvuru ile davacı markası arasında iltibasa yol açacak düzeyde benzerlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; taraf markalarının benzemediğini ve iltibas oluşmayacağını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının "şekil + SILVIO MOTTO" ibareli başvuru markasıyla davacının "SİLVİO MASSİMO" ibareli tescilli markası arasında görsel ve sescil olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada "SİLVİO" ibaresinin ortak unsur olarak ön plana çıktığı, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendindeki iltibas koşulunun somut olayda oluştuğu, davacı yanca itiraz aşamasında da ileri sürülen 2013-2014 tarihli görseller değerlendirildiğinde, aynı imza şekli ve aynı "SILVIO" yazısının marka başvurusuna taşınmasının tesadüf olamayacağı, her iki tarafın ayakkabı sektöründe yer almasından dolayı davalı şahsın davacının bu kullanımından haberdar olduğu, marka başvurusunda farklı şekil ve imza seçmeyip aynı şekil ve imzayı tercih etmesinde iyi niyet bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 2017-M-4954 sayılı YİDK kararının iptaline karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında iltibasa yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosyaya sunulan bilirkişi raporunun savunmalarını desteklediği hâlde Mahkemece hükme esas alınmamasının doğru olmadığını, Mahkemece itiraz aşamasında ileri sürülmemiş bir delile dayalı olarak karar verildiğini, bu nedenle kararın hukuka aykırı bulunduğunu, hakimin değerlendirmeye almadığı delilleri neden değerlendirmeye almadığını gerekçede açıklamasının gerektiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve iltibas tehlikesinin bulunmadığını, isim markalarının ayırt ediciliklerinin soy isim kısmında aranması gerektiğini, markalarda ortak olarak yer alan SILVIO ibaresinin ayırt edici olmadığını, davacının kötü niyete ilişkin iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile "SILVIO MOTTO" ibareli başvuru ile davacının itirazına mesnet "SILVIO MASSIMO" ibareli marka arasında, başvuru kapsamında yer alan 25 inci ve 35 inci sınıflardaki bir kısım mal ve hizmetler yönünden mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde iltibas tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafça marka başvurusuna itiraz aşamasında da dayanılan ve davacının fiili kullanımlarını gösteren görselde yer alan imza şeklinin neredeyse birebir aynısının, davacı ile aynı sektörde faaliyet gösteren davalı gerçek kişi tarafından marka başvurusuna konu edilmesinin kötü niyetli olduğu, İlk Derece Mahkemesince bu gerekçeye de yer verildiği, kararda bir isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
1.Davalı TPMK vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde belirttiği hususları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, TPMK YİDK kararının iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2.Mülga 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
15.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892692500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz