Marka Tecavüzü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2019/442 E. 2020/3781 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticaret unvanının terkini↗ erişimin engellenmesi↗ ticaret unvanı↗ marka hakkına tecavüz↗ kâr kaybı↗ terkin↗ ayırt edicilik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece davalının alan adlarının erişiminin engellenmesine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440'ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince;
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, meni ve manevi tazminat ile davalı tarafa ait alan adlarına erişimin engellenmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait 2011/40932 sayılı “MOTTO DESIGN” unsurlu markası ile “MOTTO MİMARLIK” unsurlu ticaret unvanının bulunduğunu, yine www.mottomimarlik.com ve www.mottoarchitects.com alan adlarının da müvekkili adına tahsisli olduğunu, davalıların ise sonradan “Motto Mimirlık” ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini ve “mottomimarlık” asıl unsurlu alan adlarını kendileri adına tahsis ettirdiklerini iddia etmiş ve marka hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinde bulunmuş, yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve önlenmesine, www.mottomimarlık.com, www.mottomimarlik.com.tr, www.mottomimarlık.com.tr isimli alan adlarına erişimin engellenmesine ve 10.000 TL manevi tazminata karar verilmiş, www.mottotpu.com alan adının kullanımı ile ticaret unvanının terkini istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar tarafların temyizi sonucu, sair temyiz itirazlarının reddi ile, davalılara ait ticaret unvanlarının terkini talebi yönünden davacı taraf yararına bozulmuştur.
28.11.2015 tarih ve 15/15 sayılı İBK uyarınca, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerekir. Marka başvurularının tescilinde ise “ilk gelen alır” ilkesi geçerlidir. Bununla birlikte, marka başvurusu daha sonra olmakla birlikte, mülga 556 sayılı KHK’nın 8/3.maddesi (6797 sayılı SMK’nın 6/3.m.) uyarınca, markaya konu işaret üzerinde önceki tarihli başvurudan daha öncesinde bir hak elde edilmiş ise, bu hakka dayanarak önceki tarihli markanın hükümsüzlüğü talep edilebilecektir. Ancak bu marka hükümsüz kılınmadan önceki hak sahibinin markasının tescili mümkün değildir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda; davacının marka başvuru tarihinin 13.5.2011 olduğu, davalının “MOTTO TPU” şeklindeki markasal kullanımının 19.08.2011 tarihinden itibaren başladığı, aralarındaki uyuşmazlıkların 2014 yılı Temmuz ayında başladığı bu nedenle KHK’nın 8/3.madddesi uyarınca davalının hak elde etmesi nedeniyle davalı tarafın “mottotpu.com” unsurlu alan adı kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği görüşü bildirilmiş ve mahkemece de bu gerekçeye ilaveten markaların “birlikte var oldukları”, davalının ayrıca 2014 yılındaki 2014/66442 sayılı “MOTTO TPU” şeklindeki marka başvurusunun tescil aşamasına geldiği gerekçesiyle davalıların “MOTTO TPU” ve “mottotpu.com” şeklindeki kullanımları yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, “birlikte var olma” ve markanın kullanım sonucu ayırt edicilik kazanması olgusunun ancak istisnai hallerde ve tescilli markalar yönünden değerlendirilebileceği, tescilli marka ile karıştırılma ihtimali bulunan fiili kullanımlar yönünden ancak “sessiz kalma yoluyla hak kaybı” ilkesinin gündeme gelebileceği, oysa davacının dayandığı MOTTO DESIGN markasının başvuru tarihinin 13.05.2011, tescil tarihinin 16.08.2012, dava tarihinin ise 30.12.2014 olduğu dikkate, 556 sayılı KHK’nın 8.maddesi uyarınca, markanın başka tescillere karşı koruma tarihinin başvuru tarihinden, KHK’nın 9.maddesi uyarınca, tecavüz eylemlerine karşı koruma tarihinin ise markanın bültende yayını tarihinden itibaren başladığı, bütün bunlar dikkate alındığında sessiz kalma yoluyla hak kaybının da söz konusu olmadığı, marka tescil tarihinden önceki markasal kullanımların da bulunmadığı, yargılama devam ederken davalı tarafın 2014/66442 sayılı “MOTTO TPU” unsurlu marka başvurusunun ve neticesinin bu davada dikkate alınamayacağı hususları hep birlikte dikkate alınarak, davalının “MOTTO TPU” şeklindeki markasal kullanımları ve “mottotpu.com” alan adı yönünden de davanın kabulüne karar
verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu bu istem yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bu sebeple davacı tarafın bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.10.2018 tarih, 2016/14395 Esas-2018/6025 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan nedenlerin (3) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/3073 E. 2022/5079 K.
Ortak:ticaret unvanının terkini · erişimin engellenmesi · ticaret unvanı · marka hakkına tecavüz · terkin
İncelediğiniz karardaDavacı vekili, müvekkiline ait 2011/40932 sayılı “MOTTO DESIGN” unsurlu markası ile “MOTTO MİMARLIK” unsurlu «ticaret unvanının» bulunduğunu, yine www.mottomimarlik.com ve www.mottoarchitects.com alan adlarının da müvekkili adına tahsisli olduğunu, davalıların ise sonradan “Motto Mimirlık” ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini ve “mottomimarlık” asıl unsurlu alan adlarını kendileri adına tahsis ettirdiklerini iddia etmiş ve «marka hakkına tecavüzün» durdurulması ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinde bulunmuş, yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve önlenmesine, www.mottomimarlık.com, www.mottomimarlik.com.tr, www.mottomimarlık.com.tr isimli alan adlarına «erişimin engellenmesine» ve 10.000 TL manevi tazminata karar verilmiş, www.mottotpu.com alan adının kullanımı ile «ticaret unvanının terkini» istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar tarafların temyizi sonucu, sair temyiz itirazlarının reddi ile, davalılara ait ticaret unvanlarının terkin …
2-Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince; Dava, «marka hakkına tecavüzün» tespiti, meni ve manevi tazminat ile davalı tarafa ait alan adlarına «erişimin engellenmesi» istemlerine ilişkindir.
Mahkemece davalının alan adlarının «erişiminin engellenmesine», 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Benzer bu karardaŞti. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı «ticaret unvanının terkini» davası yönünden 5.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş olup, mahkemece talebin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, 2.000,00 TL yönünden red kararı verilmiştir.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise d …
… kullanılmasının engellenmesine, davalılar adına tescilli bulunan "mottomimarlık.com", "mottomimarlik.com.tr", "mottomimarlık.com.tr" ve “mottotpu.com” alan adlarına «erişimin engellenmesine», davalıların kendilerine ait web sitelerinde «marka hakkına tecavüz» oluşturan kullanımları olduğu tespit edildiğinden 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı .. …
Sti.) den tahsili ile davacıya ödenmesine, «masrafı» davalılara ait olmak üzere hükmün ülke genelinde yayın yapan günlük bir gazetede bir defa «ilanına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine, «marka hakkına tecavüz» nedeniyle AAÜT uyarınca manevi tazminat yönünden 5.900,00 TL, diğer talepler yönünden 5.900,00TL «vekalet ücreti» olmak üzere toplam 11.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, TTK 52. madde uyarınca AAÜT uyarınca manev …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hükmün tamamlanması · dosya masrafı · ilan · vekalet ücreti · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu karardaSti.) den tahsili ile davacıya ödenmesine, «masrafı» davalılara ait olmak üzere hükmün ülke genelinde yayın yapan günlük bir gazetede bir defa «ilanına», fazlaya ilişkin taleplerin reddine, «marka hakkına tecavüz» nedeniyle AAÜT uyarınca manevi tazminat yönünden 5.900,00 TL, diğer talepler yönünden 5.900,00TL «vekalet ücreti» olmak üzere toplam 11.800,00 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, TTK 52. madde uyarınca AAÜT uyarınca manev …
Mahkemece 09.03.2021 tarihli ek karar ile davacı vekilinin «vekalet ücreti» yönünden «hükmün tamamlanması» talebinin HMK 305/A maddesi uyarınca reddine karar verilmiştir.
Mimari Tasarım Proje Uygulama İnşaat Limited Şirketi dava tarihinden sonra ticaret ünvanını değiştirerek “motto” ibaresini ticaret unvanından çıkardığından bu talep konusuz kaldığından bu taleple ile ilgili karar «verilmesine yer olmadığına», diğer davalıların ticaret unvanlarındaki “MOTTO” kelimesinin ticaret unvanlarından çıkarılmasına, TTK 52.
Şti. vekilinin temyiz itirazlarına gelince, davacı «ticaret unvanının terkini» davası yönünden 5.000,00 TL manevi tazminat talep etmiş olup, mahkemece talebin kısmen kabulü ile 3.000,00 TL manevi tazminata hükmedilmiş, 2.000,00 TL yönünden red kararı verilmiştir.Reddedilen miktar üzerinden davalı lehine «vekalet ücretine» hükmedilmesi gerekirken mahkemece davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davalı yararına bozulması gerekmiş ise d …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/7243 E. 2023/1560 K.
Ortak:ayırt edicilik
İncelediğiniz kararda… ılı Temmuz ayında başladığı bu nedenle KHK’nın 8/3.madddesi uyarınca davalının hak elde etmesi nedeniyle davalı tarafın “mottotpu.com” unsurlu alan adı kullanımının «marka hakkına tecavüz» teşkil etmediği görüşü bildirilmiş ve mahkemece de bu gerekçeye ilaveten markaların “birlikte var oldukları”, davalının ayrıca 2014 yılındaki 2014/66442 sayılı “MOTTO TPU” şeklindeki marka başvurusunun tescil aşamasına geldiği gerekçesiyle davalıların “MOTTO TPU” ve “mottotpu.com” şeklindeki kullanımları yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, “birlikte var olma” ve markanın kullanım sonucu «ayırt edicilik» kazanması olgusunun ancak istisnai hallerde ve tescilli markalar yönünden değerlendirilebileceği, tescilli marka ile karıştırılma ihtimali bulunan fiili kullanımlar yönünden ancak “sessiz kalma yoluyla hak «kaybı»” ilkesinin gündeme gelebileceği, oysa davacının dayandığı MOTTO DESIGN markasının başvuru tarihinin 13.05.2011, tescil tarihinin 16.08.2012, dava tarihinin ise 30. …
Benzer bu kararda… bulunduğunu, hakimin değerlendirmeye almadığı delilleri neden değerlendirmeye almadığını gerekçede açıklamasının gerektiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, isim markalarının «ayırt ediciliklerinin» soy isim kısmında aranması gerektiğini, markalarda ortak olarak yer alan SILVIO ibaresinin ayırt edici olmadığını, davacının «kötü niyete» ilişkin iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemişt …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:kötü niyet · ortalama tüketici · iltibas
Benzer bu kararda… lirtilen kararı ile davalının "şekil + SILVIO MOTTO" ibareli başvuru markasıyla davacının "SİLVİO MASSİMO" ibareli tescilli markası arasında görsel ve sescil olarak «ortalama tüketicileri» «iltibasa» düşürecek derecede bir benzerlik bulunduğu, her iki markada "SİLVİO" ibaresinin ortak unsur olarak ön plana çıktığı, mülga 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında …
… bulunduğunu, hakimin değerlendirmeye almadığı delilleri neden değerlendirmeye almadığını gerekçede açıklamasının gerektiğini, taraf markaları arasında benzerlik ve «iltibas» tehlikesinin bulunmadığını, isim markalarının «ayırt ediciliklerinin» soy isim kısmında aranması gerektiğini, markalarda ortak olarak yer alan SILVIO ibaresinin ayırt edici olmadığını, davacının «kötü niyete» ilişkin iddialarının da hukuki dayanaktan yoksun bulunduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemişt …
İstinaf Sebepleri 1.Davalı TPMK vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu başvuru ile davacının itirazına mesnet marka arasında «iltibasa» yol açacak derecede benzerlik bulunmadığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
… bendi anlamında ortalama alıcılar nezdinde görsel, işitsel ve anlamsal olarak bıraktıkları genel izlenim itibariyle ilişkilendirilme ihtimalini de içerecek şekilde «iltibas» tehlikesinin bulunduğu, davacı tarafça marka başvurusuna itiraz aşamasında da dayanılan ve davacının fiili kullanımlarını gösteren görselde yer alan imza şeklinin …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2019/442 E. , 2020/3781 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 3. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi'nce verilen 14.07.2016 gün ve 2014/551 - 2016/187 sayılı kararı bozan Daire'nin 04.10.2018 gün ve 2016/14395 - 2018/6025 sayılı kararı aleyhinde taraf vekilleri tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacı vekili, davalılar adına tescil edilmiş olan 4 adet alan adının, müvekkili adına 2011/40932 sayılı "MOTTO desıgn" ibaresi ile tescilli markasına ihlal teşkil eden markasal kullanımlarının bulunduğunu, müvekkilinin 23.09.2011 tarihinden itibaren kayıtlı ve faal olduğunu, müvekkilinin faaliyet konularının mimarlık ve mühendislik hizmetleri olup işbu hizmetlerle ilintili çeşitli hususların da faaliyet konusu içinde olduğunu, müvekkilinin kuruluşundan önce 31.07.2011 tarihinde www.mottomimarlik.com ve www.mottoarchitects.com alan adlarını aldığını, davacının 2011 40932 sayılı markasının yanında 2014/94766 sayılı "Motto Mimarlık" ibareli başvurusunun da bulunduğunu, davalıların ticaret unvanları ve alan adları ile bağlı web sitelerinin davacı markası ile 556 sayılı KHK m.7/1 (b) ve 8/1(b) uyarınca iltibas, karışıklık, ihlal yarattığını, davalılara ait alan adları ile alan adlarına bağlı web sitesinin de davacının marka hakkını ihlal ettiğini belirterek, davalıların ticaret unvanlarındaki "MOTTO" ibaresinin silinmesini, davalılara ait ve kendileri tarafından kullanılan web sitesi içeriğinde davacının marka hakkının ihlal edildiğinin tespiti ile ihlalin durdurulmasını, web sitesinde davacının marka hakkını ihlal eden Motto ibaresinin kullanıldığı her türlü içeriğin siteden çıkartılmasını, içeriğin çıkartılarak marka hakkının ihlalinin önlenemeyeceği anlaşılır ise web sitesinin kapatılmasını, tüm davalılardan davacının marka hakkının ihlaline ilişkin eylemleri nedeniyle müşterek ve müteselsil olarak 10.000 TL manevi tazminatın tahsilini talep etmiştir.
Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece davalının alan adlarının erişiminin engellenmesine, 10.000 TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline dair verilen kararın taraf vekillerince temyizi üzerine karar Dairemizce bozulmuştur.
Bu kez taraf vekilleri karar düzeltme talebinde bulunmuştur.
1-Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan ve HUMK 440'ncı maddesinde sayılan hallerden hiç birisini ihtiva etmeyen karar düzeltme istemlerinin reddi gerekmiştir.
2-Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin incelenmesine gelince;
Dava, marka hakkına tecavüzün tespiti, meni ve manevi tazminat ile davalı tarafa ait alan adlarına erişimin engellenmesi istemlerine ilişkindir.
Davacı vekili, müvekkiline ait 2011/40932 sayılı “MOTTO DESIGN” unsurlu markası ile “MOTTO MİMARLIK” unsurlu ticaret unvanının bulunduğunu, yine www.mottomimarlik.com ve www.mottoarchitects.com alan adlarının da müvekkili adına tahsisli olduğunu, davalıların ise sonradan “Motto Mimirlık” ibaresini ticaret unvanı olarak tescil ettirdiğini ve “mottomimarlık” asıl unsurlu alan adlarını kendileri adına tahsis ettirdiklerini iddia etmiş ve marka hakkına tecavüzün durdurulması ve önlenmesi ile manevi tazminat istemlerinde bulunmuş, yapılan yargılama sonucunda Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile davalıların eylemlerinin marka hakkına tecavüzün tespiti, men ve önlenmesine, www.mottomimarlık.com, www.mottomimarlik.com.tr, www.mottomimarlık.com.tr isimli alan adlarına erişimin engellenmesine ve 10.000 TL manevi tazminata karar verilmiş, www.mottotpu.com alan adının kullanımı ile ticaret unvanının terkini istemleri yönünden davanın reddine karar verilmiş, karar tarafların temyizi sonucu, sair temyiz itirazlarının reddi ile, davalılara ait ticaret unvanlarının terkini talebi yönünden davacı taraf yararına bozulmuştur.
28.11.2015 tarih ve 15/15 sayılı İBK uyarınca, her davanın açıldığı tarihteki şartlara göre değerlendirilmesi gerekir. Marka başvurularının tescilinde ise “ilk gelen alır” ilkesi geçerlidir. Bununla birlikte, marka başvurusu daha sonra olmakla birlikte, mülga 556 sayılı KHK’nın 8/3.maddesi (6797 sayılı SMK’nın 6/3.m.) uyarınca, markaya konu işaret üzerinde önceki tarihli başvurudan daha öncesinde bir hak elde edilmiş ise, bu hakka dayanarak önceki tarihli markanın hükümsüzlüğü talep edilebilecektir. Ancak bu marka hükümsüz kılınmadan önceki hak sahibinin markasının tescili mümkün değildir. Mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda; davacının marka başvuru tarihinin 13.5.2011 olduğu, davalının “MOTTO TPU” şeklindeki markasal kullanımının 19.08.2011 tarihinden itibaren başladığı, aralarındaki uyuşmazlıkların 2014 yılı Temmuz ayında başladığı bu nedenle KHK’nın 8/3.madddesi uyarınca davalının hak elde etmesi nedeniyle davalı tarafın “mottotpu.com” unsurlu alan adı kullanımının marka hakkına tecavüz teşkil etmediği görüşü bildirilmiş ve mahkemece de bu gerekçeye ilaveten markaların “birlikte var oldukları”, davalının ayrıca 2014 yılındaki 2014/66442 sayılı “MOTTO TPU” şeklindeki marka başvurusunun tescil aşamasına geldiği gerekçesiyle davalıların “MOTTO TPU” ve “mottotpu.com” şeklindeki kullanımları yönünden davanın reddine karar verilmiş ise de, “birlikte var olma” ve markanın kullanım sonucu ayırt edicilik kazanması olgusunun ancak istisnai hallerde ve tescilli markalar yönünden değerlendirilebileceği, tescilli marka ile karıştırılma ihtimali bulunan fiili kullanımlar yönünden ancak “sessiz kalma yoluyla hak kaybı” ilkesinin gündeme gelebileceği, oysa davacının dayandığı MOTTO DESIGN markasının başvuru tarihinin 13.05.2011, tescil tarihinin 16.08.2012, dava tarihinin ise 30.12.2014 olduğu dikkate, 556 sayılı KHK’nın 8.maddesi uyarınca, markanın başka tescillere karşı koruma tarihinin başvuru tarihinden, KHK’nın 9.maddesi uyarınca, tecavüz eylemlerine karşı koruma tarihinin ise markanın bültende yayını tarihinden itibaren başladığı, bütün bunlar dikkate alındığında sessiz kalma yoluyla hak kaybının da söz konusu olmadığı, marka tescil tarihinden önceki markasal kullanımların da bulunmadığı, yargılama devam ederken davalı tarafın 2014/66442 sayılı “MOTTO TPU” unsurlu marka başvurusunun ve neticesinin bu davada dikkate alınamayacağı hususları hep birlikte dikkate alınarak, davalının “MOTTO TPU” şeklindeki markasal kullanımları ve “mottotpu.com” alan adı yönünden de davanın kabulüne karar
verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu bu istem yönünden davanın reddine karar verilmesi doğru olmamış ve bu sebeple davacı tarafın bu yöne ilişkin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.10.2018 tarih, 2016/14395 Esas-2018/6025 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan nedenlerin (3) numaralı bent şeklinde ekleme yapılarak kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 04.10.2018 tarih, 2016/14395 Esas-2018/6025 Karar sayılı bozma kararına yukarıda açıklanan bozma nedenlerinin (3) numaralı bozma bendi olarak eklenmesi suretiyle BOZULMASINA, aşağıda yazılı bakiye 38,50 TL karar düzeltme harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen HUMK 442/3. maddesi hükmü uyarınca takdiren 477,45 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davalılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, ödediği karar düzeltme harcının isteği halinde karar düzeltme isteyen davacıya iadesine, 05.10.2020 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/615662600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz