Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6538 E. 2023/1257 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
borçtan kurtulma↗ yetkisiz temsil↗ yazılı delille ispat↗ temsil yetkisi↗ muvazaa↗ bedelsizlik↗ kambiyo senedi↗ oy yasağı↗ tüzel kişilik↗ bono↗ vade↗ ticari defter↗ esastan ret↗ yetkisizlik kararı↗ menfi tespit↗ yükleten (shipper)↗ temsil↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senedin düzenlenme tarihi olan 12.06.2018 tarihinde ...'in, davalı borçlu şirkette hala pay sahibi olduğu ve şirketi tek başına temsil yetkisi bulunduğu, ...'in şirketteki ortaklığının ve münferit yetkisinin davacı şirketin kuruluş tarihi olan 11.01.2001 tarihinden 10.10.2018 tarihine kadar devam ettiği, senedin bedelsizliğinin ancak yazılı bir delille ispat edilebileceği, münferiden yetkili olan ... tarafından senedin muvazaalı olarak doldurulduğuna ilişkin somut bir delilin dosyaya sunulmadığı, söz konusu işlemin gerçek kişiler arasında değil, tüzel kişiler arasında gerçekleştiği ve her iki şirketin de farklı tüzel kişiliğe sahip oldukları dikkate alındığında somut olay açısından yazılı ispat kuralının geçerli olduğu, dava konusu senedin davalı borçlu şirketin ticari defterlerine işlenmemesinin, senede dayalı bir alacağın varlığını ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Mahkemenin kararının tüm deliller toplanmadan oluşturulduğunu, toplanmış delillere göre ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bononun geriye doğru sahte olarak düzenlendiğini, kaşenin müvekkil şirkete ait olmayıp söz konusu kaşenin sahte olarak matbaada üretildiğini, 12.06.2018 tanzim 26.03.2019 vade tarihli ve 1.250.000,00 TL bedelli kambiyo senedi niteliğinde olmayan evraktan dolayı müvekkil şirketin borcunun bulunmadığını, Mahkemece 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 395 inci maddesindeki şirketle işlem yapma yasağı kuralı irdelenmeden ve bu husustaki deliller toplanılmadan karar oluşturulduğunu belirterek Mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, kötü niyetli davalının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bono nedeniyle davacının borçlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2350 E. 2017/5506 K.
Ortak:kambiyo senedi
İncelediğiniz kararda… ler toplanmadan oluşturulduğunu, toplanmış delillere göre ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, «bononun» geriye doğru sahte olarak düzenlendiğini, kaşenin müvekkil şirkete ait olmayıp söz konusu kaşenin sahte olarak matbaada üretildiğini, 12.06.2018 tanzim 26.03.2019 «vade» tarihli ve 1.250.000,00 TL bedelli «kambiyo senedi» niteliğinde olmayan evraktan dolayı müvekkil şirketin borcunun bulunmadığını, Mahkemece 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 395 inci maddesindeki şirketle işlem yapma «yasağı» kuralı irdelenmeden ve bu husustaki deliller toplanılmadan karar oluşturulduğunu belirterek Mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, kötü niyetli dav …
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, kayıp yönünden 3 kez «ilan» yapıldığı, yasal 3 aylık bekleme süresi içerisinde 3. kişilerce «ibraz» olmadığı, 31/06/2014 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin keşide gününün 31/06/2014 olduğu, böyle bir günün bulunmaması sebebiyle çekin «kambiyo senedi vasfını» taşımadığı, kanunun aradığı yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın «kısmın kabulü» ile 31/05/2014 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin «zayi» sebebiyle iptaline, 31/06/2014 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli «çek» yönünden ise yasal şartlar oluşmadığından zayi sebebiyle iptal davasının reddine karar verilmiştir.
Gerçekte var olmayan bir tarihin «keşide tarihi» olarak gösterilmiş olmasının çekin «kambiyo senedi vasfını» ortadan kaldıracağını kabul etmek hak «kaybına» sebep olabilecektir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:kambiyo senedi vasfı · kısmi kabul · keşide tarihi · zayi · kâr kaybı · çek · ilan · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece, tüm dosya kapsamına göre, kayıp yönünden 3 kez «ilan» yapıldığı, yasal 3 aylık bekleme süresi içerisinde 3. kişilerce «ibraz» olmadığı, 31/06/2014 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin keşide gününün 31/06/2014 olduğu, böyle bir günün bulunmaması sebebiyle çekin «kambiyo senedi vasfını» taşımadığı, kanunun aradığı yasal şartların oluşmadığı gerekçesiyle davanın «kısmın kabulü» ile 31/05/2014 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli çekin «zayi» sebebiyle iptaline, 31/06/2014 keşide tarihli 20.000,00 TL bedelli «çek» yönünden ise yasal şartlar oluşmadığından zayi sebebiyle iptal davasının reddine karar verilmiştir.
Gerçekte var olmayan bir tarihin «keşide tarihi» olarak gösterilmiş olmasının çekin «kambiyo senedi vasfını» ortadan kaldıracağını kabul etmek hak «kaybına» sebep olabilecektir.
O halde, dava konusu çekte yer alan «keşide tarihinin» gerçekte var olmayan bir tarih olmasının «çek» vasfını ortadan kaldırmaması nedeniyle mahkemece reddedilen çek yönünden işin esasının incelenmesi gerekirken yazılı gerekçelerle talebin reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece, 31.06.2014 keşide tarihli «çek» yönünden böyle bir günün bulunmaması nedeniyle kanunun aradığı yasal şartlar oluşmadığı gerekçesiyle bu çek yönünden iptal talebinin reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/67 E. 2018/5866 K.
Ortak:ticari defter · e-defter
İncelediğiniz kararda… arih ve sayısı belirtilen kararı ile senedin düzenlenme tarihi olan 12.06.2018 tarihinde ...'in, davalı borçlu şirkette hala pay sahibi olduğu ve şirketi tek başına «temsil yetkisi» bulunduğu, ...'in şirketteki ortaklığının ve münferit «yetkisinin» davacı şirketin kuruluş tarihi olan 11.01.2001 tarihinden 10.10.2018 tarihine kadar devam ettiği, senedin «bedelsizliğinin» ancak yazılı bir delille ispat edilebileceği, münferiden yetkili olan ... tarafından senedin «muvazaalı» olarak doldurulduğuna ilişkin somut bir delilin dosyaya sunulmadığı, söz konusu işlemin gerçek kişiler arasında değil, tüzel kişiler arasında gerçekleştiği ve her iki şirketin de farklı «tüzel kişiliğe» sahip oldukları dikkate alındığında somut olay açısından yazılı ispat kuralının geçerli olduğu, dava konusu senedin davalı borçlu şirketin «ticari defterlerine» işlenmemesinin, senede dayalı bir alacağın varlığını ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 18.09.2013 tarihli ve 740223 nolu Haziran ve Temmuz ayı «komisyon bedeli» açıklamalı 27.805,93 TL tutarlı faturanın davacı taraf «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, davalının ticari defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, sözleşmenin 4.4.8. maddesine göre "ödeme bedelinin «mahsuplaşması» için ... ilgili tutar+KDV bedeli tutarında, her ayın 7. günü «fatura» edecektir" hükmü ve 4.4.10. maddesine göre "her ayın sonunda ... programından alınacak olan raporda belirtilen toplam bedel esas olarak kabul edilecek ve karşılıklı «mutabakata» varılan tutar, fatura tarihinden itibaren 21 iş günü içinde ... ödemesi yapılarak kararlaştırılacaktır" hükümleri uyarınca dava konusu faturanın karşılıklı mutabak …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:komisyon bedeli · mutabakat · ticari defter kayıtları · icra takibine itiraz · mahsup · komisyon · bilirkişi incelemesi · fatura
Benzer bu karardaMahkemece tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından davalı adına düzenlenen 18.09.2013 tarihli ve 740223 nolu Haziran ve Temmuz ayı «komisyon bedeli» açıklamalı 27.805,93 TL tutarlı faturanın davacı taraf «ticari defterlerinde kayıtlı» olduğu, davalının ticari defterlerinde ise kayıtlı olmadığı, sözleşmenin 4.4.8. maddesine göre "ödeme bedelinin «mahsuplaşması» için ... ilgili tutar+KDV bedeli tutarında, her ayın 7. günü «fatura» edecektir" hükmü ve 4.4.10. maddesine göre "her ayın sonunda ... programından alınacak olan raporda belirtilen toplam bedel esas olarak kabul edilecek ve karşılıklı «mutabakata» varılan tutar, fatura tarihinden itibaren 21 iş günü içinde ... ödemesi yapılarak kararlaştırılacaktır" hükümleri uyarınca dava konusu faturanın karşılıklı mutabak …
Yukarıda özetlendiği üzere davacının itirazın iptali talebini içeren davası hakkında, mahkemece dava konusu faturanın sözleşmeye göre karşılıklı «mutabakata» varılmış bir «fatura» niteliğinde bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de; taraflar arasında akdedilmiş ve içeriğine itiraz edilmeyen sözleşmenin 4.4.10. maddesinin "her ayın sonunda ... programından alınacak olan raporda belirtilen toplam bedel esas olarak kabul edilecek ve karşılıklı mutabakata varılan tutar, fatura tarihinden itibaren 21 iş günü içinde ... ödemesi yapılarak kararlaştırılacaktır" hükmü karşısında, mahkemece sözleşme hükmünde belirtilen programından alınacak olan raporun temini ile sözleşme kapsamındaki verilmesi gereken hizmetin yapılıp yapılmadığı araştırıldıktan sonra gerektiğinde «bilirkişi incelemesi» yaptırılması ve neticesine göre karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir.
Dava, faturaya dayalı «icra takibine itirazın» iptali davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/2118 E. 2010/7435 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:davanın açılmamış sayılması · açılmamış sayılma · ihtarname
Benzer bu karardaMahkemece «davanın açılmamış sayılmasına» dair verilen karar Dairemizce bozulmuş, bozmaya uyulmuş, davacıya gönderilen «ihtarnamelerde» istenen paranın hangi ayın ödenmemiş borcuna ilişkin olduğu, istenen para içerisinde faiz varsa oran ve tutarının ne olduğu hususunda bir açıklamanın bulunmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6538 E. , 2023/1257 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi
HÜKÜM
Esastan ret
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı şirket vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından davacı şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibine konu edilen senet açısından müvekkili şirketin davalı şirkete herhangi bir borcunun bulunmadığını, takibe dayanak bononun yetkisiz şirket ortağı tarafından imzalanarak bonoyu imzalayan kişinin kötü niyetle hareket ettiğini, bononun zorunlu şekil şartları açısından eksik olduğunu ve keşide yerindeki iki imzanın müvekkili şirketi temsile yetkili olmayan ... tarafından atılmış olduğunu belirterek senetten dolayı müvekkilinin borçlu olmadığının tespitine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ...'in davacı şirketin kuruluş tarihi olan 11.01.2001 tarihinde münferiden yetkili olarak atandığını ve 10.10.2018 tarihli tescile kadar ortak sıfatının devam ettiğini, takibe konu bononun incelenmesi halinde görüleceği üzere bononun 2018/Haziran ayında keşide edildiğini, ...’in 2018/Ekim ayına kadar şirket ortağı ve yetkilisi olması ve bononun 2018/Haziran ayında keşide edilmesi karşısında davacının iddia ettiği gibi yetkisiz temsilden ve ortak olmayan bir dönemde düzenlenen kambiyo senedinden söz edilemeyeceğini, kötü niyetli olarak borçtan kurtulma çabasına girişildiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile senedin düzenlenme tarihi olan 12.06.2018 tarihinde ...'in, davalı borçlu şirkette hala pay sahibi olduğu ve şirketi tek başına temsil yetkisi bulunduğu, ...'in şirketteki ortaklığının ve münferit yetkisinin davacı şirketin kuruluş tarihi olan 11.01.2001 tarihinden 10.10.2018 tarihine kadar devam ettiği, senedin bedelsizliğinin ancak yazılı bir delille ispat edilebileceği, münferiden yetkili olan ... tarafından senedin muvazaalı olarak doldurulduğuna ilişkin somut bir delilin dosyaya sunulmadığı, söz konusu işlemin gerçek kişiler arasında değil, tüzel kişiler arasında gerçekleştiği ve her iki şirketin de farklı tüzel kişiliğe sahip oldukları dikkate alındığında somut olay açısından yazılı ispat kuralının geçerli olduğu, dava konusu senedin davalı borçlu şirketin ticari defterlerine işlenmemesinin, senede dayalı bir alacağın varlığını ortadan kaldırmayacağı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, Mahkemenin kararının tüm deliller toplanmadan oluşturulduğunu, toplanmış delillere göre ise davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesinin usul ve kanuna aykırı olduğunu, bononun geriye doğru sahte olarak düzenlendiğini, kaşenin müvekkil şirkete ait olmayıp söz konusu kaşenin sahte olarak matbaada üretildiğini, 12.06.2018 tanzim 26.03.2019 vade tarihli ve 1.250.000,00 TL bedelli kambiyo senedi niteliğinde olmayan evraktan dolayı müvekkil şirketin borcunun bulunmadığını, Mahkemece 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 395 inci maddesindeki şirketle işlem yapma yasağı kuralı irdelenmeden ve bu husustaki deliller toplanılmadan karar oluşturulduğunu belirterek Mahkemenin kararının kaldırılmasına, davanın kabulüne, kötü niyetli davalının tazminata mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, İlk Derece Mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, bono nedeniyle davacının borçlu olup olmadığına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple:
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
02.03.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/892684300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz