Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6166 E. 2023/577 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
harç tamamlama↗ tazmin talebi↗ trafik kazası↗ pasif husumet ehliyeti↗ husumet ehliyeti↗ pasif husumet yokluğu↗ ticari faiz↗ rücuen tazminat↗ taşıma sözleşmesi↗ pasif husumet↗ husumet yokluğu↗ taraf ehliyeti↗ haksız fiil↗ havale↗ ıslah↗ asıl alacak↗ harç↗ maddi tazminat↗ hasar↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Dava, alt taşıma ilişkisinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/12895 E. 2017/1097 K.
Ortak:pasif husumet ehliyeti · husumet ehliyeti · ticari faiz · taşıma sözleşmesi · pasif husumet · taraf ehliyeti · haksız fiil · havale · dava şartı · Tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı ... ile davacı arasında alt «taşıma sözleşmesinin» mevcut olduğu, davalı ...’nın taşıma «sözleşmesine aykırılık» nedeniyle, diğer davalı ...’ın da araç sürücüsü olarak «haksız fiil» nedeniyle taşınan yüklerin sahibine karşı sorumlu olduğu, davacının taşıma esnasında yanarak «zayi» olan emtia için ödediği tazminata dayanarak talepte bulunabileceği, davacının müşterilerine toplam 112.137,56 TL tazminat ödemesi yaptığı, davalı ...'nın dava ile ilgisini gösteren sözleşmedeki imzanın sahte olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı ... yönünden, «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine, 10.000,00 TL'nin davalı ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ve 152.137,56 TL'nin, 102.137,56 TL'sine 15/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
2- Bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sırasında davacı vekili 15/01/2015 «havale» tarihli «ıslah» dilekçesiyle sadece davalı ... yönünden talebini 152.137,56 TL'ye yükseltmiş ve mahkemece de ıslahla artırılan bu miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:bozma sonrası karar · tahkikat · sözleşmeye aykırılık · zayi
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılamaya göre; davalı ... ile davacı arasında alt «taşıma sözleşmesinin» mevcut olduğu, davalı ...’nın taşıma «sözleşmesine aykırılık» nedeniyle, diğer davalı ...’ın da araç sürücüsü olarak «haksız fiil» nedeniyle taşınan yüklerin sahibine karşı sorumlu olduğu, davacının taşıma esnasında yanarak «zayi» olan emtia için ödediği tazminata dayanarak talepte bulunabileceği, davacının müşterilerine toplam 112.137,56 TL tazminat ödemesi yaptığı, davalı ...'nın dava ile ilgisini gösteren sözleşmedeki imzanın sahte olduğunun anlaşıldığı gerekçesiyle davalı ... yönünden, «pasif husumet ehliyeti» bulunmadığından davanın reddine, 10.000,00 TL'nin davalı ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen tahsiline, ve 152.137,56 TL'nin, 102.137,56 TL'sine 15/01/2015 tarihinden itibaren işleyecek «ticari faiz» ile birlikte davalı ...'dan tahsiline karar verilmiştir.
Islah tarihi itibariyle yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK'nın 177. maddesinde «ıslahın» «tahkikatın» sona ermesine kadar yapılabileceği düzenlenmiştir.
Bu durumda, mahkemece, davacı vekili tarafından «bozma sonrası» davalı ... yönünden ıslahla artırılan miktar üzerinden davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/9511 E. 2014/2034 K.
Ortak:taşıma sözleşmesi
Benzer bu karardaA.. ile kargoların taşınması hususunda kazanın meydana gelmesinden önce şehirlerarası «taşıma sözleşmesi» ve araç sevk çizelgesi düzenledikleri, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan tüm belgelerin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda çoğu belgelerin fotokopi olduğu, toplu taşıma «irsaliyelerinin» incelenmesinde, kazada yanan kargoların o gün itibariyle «teslim» edilen kargoların nevilerinin ne olduğu, miktarlarının ne olduğunun belli olmadığı, hangi kargonun taşındığının da belli olmadığı, toplu taşıma irsaliyelerinde sadece yerlerin belirtildiği, faturaların içeriğinde ne gibi eşyaların olduğunun belirtilmediği, yine irsaliyelerde davalı sürücünün imzasının bulunmadığı, hangi eşyanın ticari, cinsinin ne olduğu ne kadar olduğunun belirlenemediği, TTK. hükümleri gereğince «taşıma senedi» ve «sevk irsaliyesinde» malın cinsinin, miktarının, niteliğinin ayrıca belirtilmesi gerektiği, yine malların sigorta edilmediği, bu nedenle zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, …
Öncelikle Türk Ticaret Kanunu'nda «taşıma sözleşmesinin» geçerliliği için herhangi bir şekle bağlılık öngörülmüş değildir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:alt taşıyan · taşıma senedi · sevk irsaliyesi · irsaliye · rücuen tahsil · fatura · taşıyan · eksik inceleme
Benzer bu karardaBu durum karşısında, taraflar arasında «taşıma senedi» bulunmadığı ve «sevk irsaliyesinde» de bir değer bildirilmediği dikkate alınıp, taşıma hukukunda uzman bilirkişi veya bilirkişi kurulundan rapor alınarak dosyada bulunan 3. kişiler tarafından davacıya «ibraz» edilen kargo muhteviyatına ilişkin «fatura» ve belgeler incelenip, davacı aleyhine 3. şahıslar tarafından açılan davalar varsa araştırılıp, TTK'nın 785. maddesi dikkate alınıp sonucuna göre davalıların sorumlu olduğu tazminatın tayini gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile hüküm kurulması doğru görülmemiş, kararın davacı yararına bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
A.. ile kargoların taşınması hususunda kazanın meydana gelmesinden önce şehirlerarası «taşıma sözleşmesi» ve araç sevk çizelgesi düzenledikleri, kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından dosyaya sunulan tüm belgelerin bilirkişi tarafından incelenmesi sonucunda çoğu belgelerin fotokopi olduğu, toplu taşıma «irsaliyelerinin» incelenmesinde, kazada yanan kargoların o gün itibariyle «teslim» edilen kargoların nevilerinin ne olduğu, miktarlarının ne olduğunun belli olmadığı, hangi kargonun taşındığının da belli olmadığı, toplu taşıma irsaliyelerinde sadece yerlerin belirtildiği, faturaların içeriğinde ne gibi eşyaların olduğunun belirtilmediği, yine irsaliyelerde davalı sürücünün imzasının bulunmadığı, hangi eşyanın ticari, cinsinin ne olduğu ne kadar olduğunun belirlenemediği, TTK. hükümleri gereğince «taşıma senedi» ve «sevk irsaliyesinde» malın cinsinin, miktarının, niteliğinin ayrıca belirtilmesi gerektiği, yine malların sigorta edilmediği, bu nedenle zarara uğrayan kargoların somut olarak miktarı, …
Davacı vekili, davalıların malik, sürücü ve «alt taşıyan» olduğu araca müvekkili tarafından 3. şahıslara ait kargoların «teslim» edildiğini, aracın uğradığı kaza sonucu kargoların tamamının yandığını, kargo bedellerinin 3. şahıslara ödendiğini ileri sürerek yapılan ödemelerin davalılardan «rücuen tahsilini» talep ve dava etmiştir.
Dosya içerisinde davacı tarafından toplu taşıma «irsaliyesi» ve irsaliyenin dayanağı faturalar ile üçüncü şahıslara yapılan ödeme belgeleri ve bu belgelerin dayanağı kargolara ait 3. kişiler tarafından davacıya sunulan «fatura» ve belgeler davacı tarafından delil olarak sunulduğu anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/668 E. 2013/17719 K.
Ortak:Tazminat
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:kesin mehil · ek mehil · ibraz · teslim · kesin hüküm
Benzer bu karardaBu durumda davalıya bu konuda «mehil» veya «kesin mehil» verilip, gönderi alıcısı ile «teslimat» yapılan kişi arasında ne gibi bir ilişki olduğu saptanmadan ve usulüne uygun teslim yapılıp yapılmadığı araştırılmadan, bu kargo yönünden usulüne uygun teslimat yapıldığı kabul edilerek davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Dava, taşıma için davalıya «teslim» edilen bazı kargoların alıcılarına teslim edilmemesi nedeniyle uğranılan zararın tahsili istemine ilişkin olup, bu kargolardan alıcısı...olan kargo için davalı tarafından «ibraz» edilen teslimat belgesine göre kargo sıfatı belirtilmeksizin...ya teslim edilmiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, gönderilerin bir kısmının aynı evde alıcı yakınına «teslim» edildiği, geri kalan gönderilerin işyeri daimi çalışanına teslim edildiği, davacının davasının yerinde olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Davalı «teslimatı» alan kişinin kim olduğunu açıklamamış, bu konuda araştırmasının devam ettiğini belirtmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6166 E. , 2023/577 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi
HÜKÜM
Davanın kısmen kabulü
Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının onanmasına karar verilmiştir.
Davacı vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı dava dilekçesinde; müvekkilinin Türkiye genelinde kargo hizmeti veren bir şirket olduğunu, davalı ... adına kayıtlı ve sürücüsü diğer davalı ... olan araç ile müvekkiline ait kargo taşınmakta iken trafik kazası meydana geldiğini, müvekkilinin büyük çapta hasarının söz konusu olduğunu, kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ın %100 kusurlu olduğunun tespit edildiğini, meydana gelen bu trafik kazası sonucu müvekkili şirketin müşterilerine ait kargoların hiç birinin kurtarılamadığını, müvekkili tarafından müşterilerin zararlarının giderilmesi için müşterilerden zarar tazmin talebinin istendiğini ileri sürerek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 10.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, bozma kararından sonra 15.01.2015 havale tarihli ıslah dilekçesi ile artırılan asıl alacak ve ticari faiz olmak üzere toplam 152.137,56 TL’nin sadece davalı ...'dan tahsilini istemiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili ... ile davacı arasında hiçbir hukuki ilişkinin olmadığını, ...'ya ait aracın davacı şirket tarafından kiralandığı kabul olunduğuna göre bu araçtan kaynaklanan zararlardan kira süresi içerisinde davacının sorumlu olduğunu, kaza yapan aracın davacı şirketin hangi yüklerini taşıdığı ve bu araçta kimin veya kimlerin hangi ağırlık ve miktarda yüklerinin taşındığının belirli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
2.Davalı ... cevap dilekçesinde; taşınan kargo içerisinde nasıl bir emtia olduğunun, değerinin, gerçekten bu kazada telef olup olmadığının, ağırlığı yahut hacminin belli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamına uyularak yapılan yargılamanın sonucunda, davalı ...'nın sözleşmenin tarafı olmadığı, dava ile bir ilgisinin bulunmadığı, bu nedenle bu davalı yönünden pasif husumet yokluğu nedeniyle davanın reddinin gerektiği, davalı ...'nın ise aracın maliki olduğu ve davacı ile arasında alt taşıma sözleşmesinin bulunduğu, diğer davalı ...'ın ise araç sürücüsü olarak haksız fiil hükümlerine göre sorumluluğunun bulunduğu, Mahkemece alınan bilirkişi raporuna göre davacının 112.137,56 TL tazminat bedelini ve talep ettiği 50.000,00 TL faiz alacağını bu davalılardan talep edebileceği, davacı tarafından davalı ...'ya yönelik talep edilen bedel bilirkişi raporu doğrultusunda bozma ilamından sonra ıslah edilmişse de, ıslah işleminin yapıldığı tarihte bozma ilamından sonra ıslahın yapılamayacağı nedeniyle davacının ıslah öncesi talebi olan 10.000,00 TL bedelle bağlı kalınarak hüküm kurulmasının gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davalı ...
yönünden pasif husumet ehliyeti bulunmadığından davanın reddine, 10.000,00 TL'nin davalı ... ve ...'tan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuran
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Yargıtay Kararı
Dairenin 28.04.022 tarihli ve 2021/1296 E., 2022/3545 K. sayılı kararıyla davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün onanmasına karar verilmiştir.
V. KARAR DÜZELTME
A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran
Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
B. Karar Düzeltme Sebepleri
Davacı vekili karar düzeltme dilekçesinde özetle; dava dosyasına müvekkili şirket tarafından Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 06.02.2014 tarihli bozma kararından önce, 17.02.2006 tarihinde 39674 sicil numaralı hakim havalesine haiz ıslah dilekçesinin sunulduğunu, ancak Mahkemece ıslah dilekçesinin dikkate alınmadığını, taraflarına harç tamamlamaya ilişkin süre verilmediğini, dava dosyasına sundukları 15.03.2007 tarihli dilekçe ile ıslah talebinde bulunulduğunu, ıslah talebinde bulunulduğunun açıkça dilekçede belirtilmesine rağmen işbu ıslah talebinin de Mahkeme tarafından değerlendirilmediğini belirterek Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, alt taşıma ilişkisinden kaynaklanan rücuen tazminat istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ve 442 nci maddeleri.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, Mahkeme kararında belirtilip Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davacı vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hâllerden hiçbirisini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir.
VI.KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Davacı vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE,
Aşağıda yazılı bakiye 206,80 TL karar düzeltme ret harcının ve 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltme isteyenden alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine,
26.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/884759500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz