6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Ortaklık ilişkisinin kurulmadığının tespiti | Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/2007 E. 2023/1110 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Usul tespitleri

Dava şartı
dava şartı

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilk itiraz zamanaşımı defi 818 sayılı borçlar kanunu derdestlik alacak davası ortaklık ilişkisi haksız fiil dava sebebi eksik inceleme zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: HUMK · HMK · BK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece 10.09.2015 tarihli ve 2014/674 E., 2015/646 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma kararı

Dairemizin 22.03.2017 tarihli ve 2015/13993 E, 2017/1714 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 31.05.2019 tarihli ve 2019/60 E., 2019/405 K. sayılı kararıyla davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 17.02.2020 tarihli ve 2019/3883 E., 2020/1470 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının 2008 yılında açtığı dava ile haksız fiili öğrendiği, buna karşın eldeki davanın 2014 yılında iki yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı definin ileri sürülmesinin iyi niyete aykırı olduğunu bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 144 üncü maddesi

3. Değerlendirme

1. 6100 sayılı Kanun'un "Dava Şartları" kenar başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan dava şartlarından birisi aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasıdır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 187 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ilk itiraz olarak düzenlenen derdestlik, 6100 sayılı Kanun'da dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartı, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan haller olarak tanımlanır. Dava şartlarından birinin bulunmadığı anlaşılırsa mahkemece, dava esastan inceleme yapılmaksızın salt bu nedenle reddedilecektir.

2. Somut olay açısından derdestlik değerlendirmesi yapılabilmesi için öncelikle eldeki davadan daha önce açılmış bir davanın olması ve bu davanın konusunun, taraflarının ve sebebinin eldeki dava ile aynı olması gerekir. Kanun'un ilgili hükmüne göre bu dava şartının mevcut olup olmadığı yargılamanın her aşamasında resen araştırılır.

3. Dosyadaki belgelere göre davacı tarafından Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/511 E. sayılı dosyası ile 21.03.2008 tarihinde dosyamızdaki davalılar aleyhine geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davası açıldığı, davanın reddine karar verildiği ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi verilerine göre kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla mahkemece anılan dava dosyası, eldeki dosya arasına alınarak ve taraflara da bu husustaki beyanları sorularak davanın aynı hukuki sebeplerle aynı alacağa ilişkin açılmış bir dava olup olmadığı tespit edilerek derdestlik yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/2007 E.  ,  2023/1110 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasındaki geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davasının bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonucunda Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.

Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı şirketin yurt dışında birçok ülkede yatırılan paraların istenildiği her an geri çekilebileceği ve karşılığında yüksek oranda faiz verileceği garantisi ile müvekkilinin davalı tarafa para verdiğini; ancak ödenen paranın geri alınamadığını ileri sürerek taraflar arasında geçerli bir ortaklık ilişkisi bulunmadığının tespitine ve ödenen paranın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP

Davalılar vekili cevap dilekçesinde; derdestlik, husumet, zamanaşımı ve hak düşürücü süreden davanın reddi gerektiğini, şirkete sermaye olarak verilen paranın geri istenemeyeceğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ

A. Mahkemece Verilen İlk Karar

Mahkemece 10.09.2015 tarihli ve 2014/674 E., 2015/646 K. sayılı karar ile davanın reddine karar verilmiş ve bu karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

B. Birinci Bozma kararı

Dairemizin 22.03.2017 tarihli ve 2015/13993 E, 2017/1714 K. sayılı kararıyla araştırma yapılması gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

C. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin 31.05.2019 tarihli ve 2019/60 E., 2019/405 K. sayılı kararıyla davanın zamanaşımından reddine karar verilmiştir.

D. İkinci Bozma Kararı

Dairemizin 17.02.2020 tarihli ve 2019/3883 E., 2020/1470 K. sayılı kararıyla 7194 sayılı Dijital Hizmet Vergisi ile Bazı Kanunlarda ve 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararnamede Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un (7194 sayılı Kanun) 41 inci maddesinin değerlendirilmesi gerektiğine işaret edilerek mahkeme kararı bozulmuştur.

E. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar

Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacının 2008 yılında açtığı dava ile haksız fiili öğrendiği, buna karşın eldeki davanın 2014 yılında iki yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; zamanaşımı definin ileri sürülmesinin iyi niyete aykırı olduğunu bu nedenle davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini ileri sürerek hükmün bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, taraflar arasında geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve bu amaçla verilen paranın iadesi istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 41 inci, 55 inci ve 60 ıncı maddeleri, 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 321 inci ve 336 ncı maddeleri, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 144 üncü maddesi

3. Değerlendirme

1. 6100 sayılı Kanun'un "Dava Şartları" kenar başlıklı 114 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan dava şartlarından birisi aynı davanın daha önceden açılmış ve hâlen görülmekte olmamasıdır. 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 187 inci maddesinin dördüncü fıkrasında ilk itiraz olarak düzenlenen derdestlik, 6100 sayılı Kanun'da dava şartları arasında sayılmıştır. Dava şartı, davanın esası hakkında inceleme yapılabilmesi için varlığı ve yokluğu gerekli olan haller olarak tanımlanır. Dava şartlarından birinin bulunmadığı anlaşılırsa mahkemece, dava esastan inceleme yapılmaksızın salt bu nedenle reddedilecektir.

2. Somut olay açısından derdestlik değerlendirmesi yapılabilmesi için öncelikle eldeki davadan daha önce açılmış bir davanın olması ve bu davanın konusunun, taraflarının ve sebebinin eldeki dava ile aynı olması gerekir. Kanun'un ilgili hükmüne göre bu dava şartının mevcut olup olmadığı yargılamanın her aşamasında resen araştırılır.

3. Dosyadaki belgelere göre davacı tarafından Yozgat 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/511 E. sayılı dosyası ile 21.03.2008 tarihinde dosyamızdaki davalılar aleyhine geçerli ortaklık ilişkisi kurulmadığının tespiti ve alacak davası açıldığı, davanın reddine karar verildiği ve Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi verilerine göre kararın henüz kesinleşmediği anlaşılmıştır. Bu itibarla mahkemece anılan dava dosyası, eldeki dosya arasına alınarak ve taraflara da bu husustaki beyanları sorularak davanın aynı hukuki sebeplerle aynı alacağa ilişkin açılmış bir dava olup olmadığı tespit edilerek derdestlik yönünden bir değerlendirme yapılması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş ve bu sebeple kararın resen bozulmasına karar vermek gerekmiştir.

V. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Mahkeme kararının resen BOZULMASINA,

Bozma sebebine göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına,

Peşin alınan temyiz karar harcının istek halinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,

27.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/884598800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.