İtirazın iptali | Alacak | İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7601 E. 2023/322 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
haciz ihbarnamesi↗ aleyhe delil↗ virman↗ cari hesap alacağı↗ bilirkişi raporuna itiraz↗ ispat külfeti↗ tasdik kararı↗ cari hesap↗ ticari defter kayıtları↗ ispat yükü↗ bilirkişi incelemesi↗ ticari defter↗ haciz↗ fatura↗ iflas↗ eksik inceleme↗ ibraz↗ teslim↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2008-2009-2010 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların nerede olduğuna dair ayrıntılı beyanlarını dava dosyasına sunduklarını, ticari defter ve kayıtların nerede olduğu hususunun Mahkeme tarafından araştırılmadığını, 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda davalı defterlerinin karmaşık ve belirsiz kayıtlar yapılmak suretiyle muhasebenin açıklık, anlaşılabilirlik ve denetlenebilirlik ilkelerine aykırı olduğu; ancak davacının kapanış tasdikinin de yaptırılmamış olması karşısında kayıt yönünden üstün olduğunun vurgulandığını, bu nedenle davalının kayıtlarının incelemeye esas alınamayacağını, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda tanzim edilen raporda davacının 122.084,27 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının “Borcum vardı, ödedim” beyanları üzerine davada ispat külfetinin davalıya geçtiğini, davalının ispat külfeti gözetilmeksizin asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının incelemeye alınan virman kayıtlarının resmi bir ödeme makbuzu, fatura ya da banka dekontu olmadığını, davalının yazılı beyanında davacı adına çeşitli tarihlerde icra müdürlüklerinden gelen birinci haciz ihbarnameleri nedeniyle söz konusu alacağı icra dosyalarına ödediklerini belirttiği, ancak bu hususta hiç bir delil sunmadığı gibi bu iddianın doğruluğunun da dava dosyasında incelenmediğini ileri sürerek asıl ve birleşen davaya yönelik kararların bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davacının, faturaya dayalı olarak davalı aleyhine başlattığı takibe itirazın iptali istemine, birleşen dava ise davacının birleşen davalıdan cari hesap alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında açıkca "... Davacı Bugi Ltd. Şti. davalı-karşı davacı ...Ş.'ye sattığı mallara ilişkin 15.07.2010 tarihinde icra takibi başlatmıştır. İtiraz üzerine işbu dava açılmıştır, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlıdır. İcra dosyasındaki faturalar dışındaki alacaklar inceleme konusu yapılamaz, davalı savunmasında ve karşı davasında malları aldığını ödeme yaptığını bir kısmını da iade ettiğini bildirmiştir. Davacı karşı davalı bu savunma ile malları teslim aldığını kabul etmiş ödeme ve iade hususunun ispat yükümlülüğünü üzerine almıştır. Mahkemece bu ilkeler uyarınca icra takibine dayanak
yapılan fatura asılları getirtilip tarafların ticari defterleri ve ödeme belgeleri üzerinde inceleme yapılarak davacı satıcının defterindeki kayıtlarda kendisi aleyhine delil kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir. Davacı birleşen davalı vekili son bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde defterlerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19-2015/236811 tebliğname numaralı dosyasında olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla defterlerin nerede olduğu belli olduğu gibi davalının defterleri ibraz etmemesi gibi bir durum da söz konusu değildir. İspat yükü davalıda olmasına rağmen mahkemece ispat yükünün ters çevrilmesi doğru görülmemiştir. Mahkemece, icra takibine dayanak yapılan fatura asılları getirtilip, davalının defterleri celbedilip, tarafların ticari defterleri ve ödeme belgeleri üzerinde inceleme yapılarak bozma ilamında belirtildiği gibi davacı satıcının defterindeki kayıtlar da kendisi aleyhine delil kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/2216 E. 2019/406 K.
Ortak:eksik inceleme
İncelediğiniz karardaMahkemece bu ilkeler uyarınca icra takibine dayanak yapılan «fatura» asılları getirtilip tarafların «ticari defterleri» ve ödeme belgeleri üzerinde inceleme yapılarak davacı satıcının defterindeki kayıtlarda kendisi «aleyhine delil» kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir.
Mahkemece, icra takibine dayanak yapılan «fatura» asılları getirtilip, davalının «defterleri» celbedilip, tarafların «ticari defterleri» ve ödeme belgeleri üzerinde inceleme yapılarak bozma ilamında belirtildiği gibi davacı satıcının defterindeki kayıtlar da kendisi «aleyhine delil» kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde «eksik inceleme» ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer bu karardaBu durumda, mahkemece söz konusu itirazlar değerlendirmeksizin «eksik incelemeye» dayalı olarak karar tesisi doğru olmamış adı geçen davalı vekilinin bu yöne ilişkin karar düzeltme taleplerinin kabulü ile kararın bozulması gerekmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:gecikme faizi · şirket müdürü · ziya
Benzer bu karardaAncak, mahkemece benimsenen bilirkişi raporunda vergi asılları, «gecikme faizi» ve vergi «ziyaı» cezalarının bir bütün olarak hesaplandığı ve hesaplanan bu miktar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verildiği anlaşılmış olup, davalı ... vekilinin vergi asılları yönünden müvekkilinin sorumluluğu bulunmadığına dair ciddi itirazları değerlendirilmemiştir.
2- Dava, «şirket müdürü» olduğu iddia edilen davalıların sorumluluğuna ilişkin olarak açılmış bulunan alacak davasıdır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2011/4303 E. 2011/15963 K.
Ortak:ispat külfeti · ibraz
İncelediğiniz karardaAsliye Ticaret Mahkemesince yaptırılan «bilirkişi incelemesi» sonucunda tanzim edilen raporda davacının 122.084,27 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının “Borcum vardı, ödedim” beyanları üzerine davada «ispat külfetinin» davalıya geçtiğini, davalının ispat külfeti gözetilmeksizin asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının incelemeye alınan «virman» kayıtlarının resmi bir ödeme makbuzu, «fatura» ya da banka dekontu olmadığını, davalının yazılı beyanında davacı adına çeşitli tarihlerde icra müdürlüklerinden gelen birinci «haciz ihbarnameleri» nedeniyle söz konusu alacağı icra dosyalarına ödediklerini belirttiği, ancak bu hususta hiç bir delil sunmadığı gibi bu iddianın doğruluğunun da dava dosyasında in …
Dolayısıyla «defterlerin» nerede olduğu belli olduğu gibi davalının defterleri «ibraz» etmemesi gibi bir durum da söz konusu değildir.
Benzer bu kararda… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Dava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:çek hamili · istirdat davası · ticari satım · kambiyo senedi · reeskont faizi · hamil · keşideci · istirdat
Benzer bu karardaDava, TTK' nun 72 nci maddesi uyarınca «çek» «keşidecisinin» açmış olduğu «istirdat davası» olup, davacı, «çek hamili» olan davalının İcra Hukuk Mahkemesi' ne verdiği dilekçede çeki «ticari satım» nedeniyle aldığını savunduğunu ve bu savunmasını ispat etmesi gerektiğini iddia etmiş, mahkemece de «ispat külfeti» davalıya yüklenerek satım ilişkisini ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
… şi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı vekili tarafından taraflar arasındaki ticari ilişkinin varlığının kabul edildiği ancak bu konuda her hangi bir delilin «ibraz» edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile 98.000 TL’nın dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve % 40 «icra inkar tazminatı» alacağı miktarı olan 39.200 TL’nın davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Ancak, «çek» bir ödeme aracı olduğundan işbu davada «ispat külfeti» keşide ettiği çek nedeniyle borçlu olmadığını iddia eden davacıda olup, davalının çekin ne suretle «hamili» olduğunu İcra Hukuk Mahkemesinde açıklamış olması nedeniyle ispat külfeti yer değiştirmez.
Kural olarak, «kambiyo senedine» dayalı olarak hak iddia eden kişinin ayrıca, kambiyo senedinden kaynaklanan alacağının varlığını kanıtlaması gerekmez.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7601 E. , 2023/322 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki asıl itirazın iptali - birleşen alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda Mahkemece asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı asıl davada davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
1.Davacı vekili asıl dosya dava dilekçesinde; müvekkilinin davalıdan faturaya dayalı alacağının olduğunu, söz konusu alacağın ödenmemesi üzerine başlatılan icra takibinin borçlunun haksız itirazı üzerine durduğunu ileri sürerek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davacı vekili birleşen dosya dava dilekçesinde; taraflar arasında görülen asıl dava dosyasında alınan bilirkişi raporunda müvekkil şirketin davalıdan 15.409,78 TL cari hesap alacağı bulunduğunun belirtildiğini savunarak söz konusu miktarın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı vekili, asıl dava yönünden cevap dilekçesinde; ödeme emrine konu faturalar, ödeme talimatları, iade faturaları, davacı adına çeşitli icra dosyalarından gelen 1 inci haciz ihbarnamelerine istinadan ödemeler yapıldığını, davacının alacağının olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı vekili, birleşen davada davaya cevap vermemiştir.
III. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A.Mahkemece Verilen İlk Karar:
Mahkemenin 07.11.2013 tarih, 2011/114 E. ve 2013/360 K. sayılı kararı ile benimsenen bilirkişi raporuna göre davacı tarafından Fason üretimi yapılan tekstil ürünlerinin davalı ...Ş.'ne satılıp teslim edildiği, kesilen faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde kayıtlı faturalara karşılık davalı tarafından davacıya ödemeler yapıldığı ayrıca iade faturaları kesildiği, bu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu davacının kayıtlarında sehven 02.09.2009 tarihindeki 7.276,24 TL, 7.052,00 TL, 520,83 TL, 29,74 TL'nin davacı ödemesi olduğu halde 320 hesabına davacı borç yerine bu hesabın alacağına kaydedildiği, bu hesap hatası düzeltildiğinde davalı ...Ş.'nin davacıdan 15.409,78 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiş, karar davacı birleşen davada davalı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı :
Yargıtay (Kapatılan) 19 uncu Hukuk Dairesinin 04.11.2015 tarih, 2014/20275 E., 2015/13967 K. sayılı kararıyla davacı Bugi Ltd. Şti.'nin davalı-karşı davacı ...Ş.'ye sattığı mallara ilişkin 15.07.2010 tarihinde icra takibi başlattığı, itiraz üzerine işbu davanın açıldığı, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlı olup icra dosyasındaki faturalar dışındaki alacakların inceleme konusu yapılamayacağı, davalının savunmasında ve karşı davasında malları aldığını ödeme yaptığını bir kısmını da iade ettiğini bildirdiği, davacı karşı davalının bu savunma ile malları teslim aldığını kabul ettiği, ödeme ve iade hususunda ispat yükümlülüğünü üzerine aldığı, Mahkemece bu ilkeler uyarınca icra takibine dayanak yapılan fatura asılları getirtilip tarafların ticari defterleri ve ödeme belgeleri üzerinde inceleme yapılarak davacı satıcının defterindeki kayıtlarda kendisi aleyhine delil kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın davacı birleşen davanın davalısı yararına bozulmasına karar verilmiştir.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla davacı tarafa fatura asıllarını sunması için süre verilmişse de davacının vergi incelemesine alındığı ve defterlerinin İzmir Küçük ve Orta Ölçekli Mükellefler Grup Başkanlığına teslim edildiği beyan edildiğinden kayıtların bulunduğu yerde inceleme yapılabilmesi için İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, davacının defter ve kayıtlarının İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/668 E. sayılı dosyasına sunulduğu, anılan dosyanın da Yargıtay incelemesine gönderildiğinden davacı defterlerinin incelemesinin yapılamadığı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ceza dosyası içindeki bütün fatura ve ilgili belgelerin örneklerini gönderdiği, bu faturalar esas alınarak inceleme yapılması için bir kez daha İzmir Nöbetçi Asliye Ticaret Mahkemesine talimat yazıldığı, İzmir 2.
Asliye Ticaret Mahkemesi aracılığıyla alınan 24.11.2017 havale tarihli raporda davacının sadece 2007 yılı yasal defterleri ile bu yılda düzenlenen fatura suretleri ve muavin kayıtlarının sunulduğu, 2008-2009-2010 yılı defter ve kayıtlarının sunulmadığı, bu kayıt ve defterlere ulaşılamadığından rapor tanzim edilemediğinin belirtildiği, ispat külfetinin davalı üzerine geçtiği kabul edilerek bu kez davalı ...Ş.'nin kayıtları üzerinde yapılan inceleme sonucu bilirkişinin 16.03.2020 tarihli raporunda davacının fatura ve kayıt sunmaması sebebiyle karşıt inceleme yapılamadığı, İzmir 7. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından gönderilen dosya içerisindeki kayıtların Yargıtay ilamındaki gerekçeler doğrultusunda rapor tanzimine yeterli olmadığının belirtildiği, daha önce alınan raporlar ile davacının ticari defter kayıtlarının kapanış tasdikinin bulunmadığı, sahibi lehine delil niteliğini haiz olmadığı, davalı ...Ş.'nin ticari defterlerinin usul ve yasaya uygun düzenlendiği, kapanış tasdiklerinin yaptırıldığı, sahibi lehine delil niteliğini taşıdığı, davacı tarafından fason üretimi yapılan tekstil ürünlerinin davalı ...Ş.'ne satılıp teslim edildiği, kesilen faturaların davalı defterinde kayıtlı olduğu, davalının ticari defterlerinde kayıtlı faturalara karşılık davalı tarafından davacıya ödemeler yapıldığı ayrıca iade faturaları kesildiği, bu faturaların davacı defterinde kayıtlı olduğu davacının kayıtlarında sehven 02.09.2009 tarihindeki 7.276,24 TL, 7.052,00 TL, 520,83 TL, 29,74 TL'nin davacı ödemesi olduğu halde 320 hesabına davacı borç yerine bu hesabın alacağına kaydedildiği, bu hesap hatası düzeltildiğinde davalı ...Ş.'nin davacıdan 15.409,78 TL alacaklı olduğu gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmiştir.
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı birleşen davada davalı vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı birleşen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin 2008-2009-2010 yıllarına ait ticari defter ve kayıtların nerede olduğuna dair ayrıntılı beyanlarını dava dosyasına sunduklarını, ticari defter ve kayıtların nerede olduğu hususunun Mahkeme tarafından araştırılmadığını, 29.01.2013 tarihli bilirkişi raporunda davalı defterlerinin karmaşık ve belirsiz kayıtlar yapılmak suretiyle muhasebenin açıklık, anlaşılabilirlik ve denetlenebilirlik ilkelerine aykırı olduğu; ancak davacının kapanış tasdikinin de yaptırılmamış olması karşısında kayıt yönünden üstün olduğunun vurgulandığını, bu nedenle davalının kayıtlarının incelemeye esas alınamayacağını, İzmir 1. Asliye Ticaret Mahkemesince yaptırılan bilirkişi incelemesi sonucunda tanzim edilen raporda davacının 122.084,27 TL alacaklı olduğunun tespit edildiğini, davalının “Borcum vardı, ödedim” beyanları üzerine davada ispat külfetinin davalıya geçtiğini, davalının ispat külfeti gözetilmeksizin asıl davanın reddine, karşı davanın kabulüne karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalının incelemeye alınan virman kayıtlarının resmi bir ödeme makbuzu, fatura ya da banka dekontu olmadığını, davalının yazılı beyanında davacı adına çeşitli tarihlerde icra müdürlüklerinden gelen birinci haciz ihbarnameleri nedeniyle söz konusu alacağı icra dosyalarına ödediklerini belirttiği, ancak bu hususta hiç bir delil sunmadığı gibi bu iddianın doğruluğunun da dava dosyasında incelenmediğini ileri sürerek asıl ve birleşen davaya yönelik kararların bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Asıl dava, davacının, faturaya dayalı olarak davalı aleyhine başlattığı takibe itirazın iptali istemine, birleşen dava ise davacının birleşen davalıdan cari hesap alacağı istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 6 ncı maddesi, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 190 ıncı maddesinin birinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
Mahkemece bozmaya uyulduğu halde, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiştir. Bozma ilamında açıkca "... Davacı Bugi Ltd. Şti. davalı-karşı davacı ...Ş.'ye sattığı mallara ilişkin 15.07.2010 tarihinde icra takibi başlatmıştır. İtiraz üzerine işbu dava açılmıştır, itirazın iptali davaları takibe sıkı sıkıya bağlıdır. İcra dosyasındaki faturalar dışındaki alacaklar inceleme konusu yapılamaz, davalı savunmasında ve karşı davasında malları aldığını ödeme yaptığını bir kısmını da iade ettiğini bildirmiştir. Davacı karşı davalı bu savunma ile malları teslim aldığını kabul etmiş ödeme ve iade hususunun ispat yükümlülüğünü üzerine almıştır. Mahkemece bu ilkeler uyarınca icra takibine dayanak
yapılan fatura asılları getirtilip tarafların ticari defterleri ve ödeme belgeleri üzerinde inceleme yapılarak davacı satıcının defterindeki kayıtlarda kendisi aleyhine delil kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir..." denilmiştir. Davacı birleşen davalı vekili son bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinde defterlerin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 19-2015/236811 tebliğname numaralı dosyasında olduğunu belirtmiştir. Dolayısıyla defterlerin nerede olduğu belli olduğu gibi davalının defterleri ibraz etmemesi gibi bir durum da söz konusu değildir. İspat yükü davalıda olmasına rağmen mahkemece ispat yükünün ters çevrilmesi doğru görülmemiştir.
Mahkemece, icra takibine dayanak yapılan fatura asılları getirtilip, davalının defterleri celbedilip, tarafların ticari defterleri ve ödeme belgeleri üzerinde inceleme yapılarak bozma ilamında belirtildiği gibi davacı satıcının defterindeki kayıtlar da kendisi aleyhine delil kabul edilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Mahkeme kararının BOZULMASINA,
Peşin alınan temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
17.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/884569300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz