İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2023/296 E. 2023/664 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
temerrüt ihtarı↗ ihtarat↗ mazeret↗ bankacılık işlemleri↗ bilirkişi ücreti↗ ipoteğin paraya çevrilmesi↗ usulüne uygun tebliğ↗ bsmv↗ ara karar↗ ipotek↗ kesin süre↗ istinaf incelemesi↗ muvafakat↗ temlik↗ temerrüt faizi↗ ihtar↗ tebligat↗ geçersizlik↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ asıl alacak↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ dava sebebi↗ yükleten (shipper)↗ temerrüt↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, davalının Bartın İcra Müdürlüğünün 2016/3083 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 102.001,89 TL asıl alacak, 85.632,63 TL faiz, 4.281,63 TL BSMV olmak üzere toplam 191.916,15 TL üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 38,16 oranında temerrüt faizi işletilmesine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, ödemelerin bankaca eksik gösterildiğini, borcun likit olmadığını, hesap katı ve icra takibi merasimine uygun yapılmadığından davacıya fazla ödeme yapılmasına neden olduğunu, müvekkilinin davacıya İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen meblağda borcu bulunmadığını, aleyhlerine verilen icra inkar tazminatının yasaya aykırı olduğunu, itirazlarının kötü niyetli olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf sebeplerinin değerlendirilebilmesi, bu bağlamda davacı bankanın Bartın şubesindeki kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle davalı ödemelerinin başka kalemlerde gösterildiği savunması da gözetilerek iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle davacı bankanın davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının tespiti için bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişiden ek rapor alınması için duruşma açılmasına karar verilerek, 12.06.2020 tarihli tensip zaptının düzenlendiği, 18.09.2020 tarihli celsede alınan ara karar gereği davalı vekilinin istinaf incelemesinin yapılabilmesi için belirlenen bilirkişi ücretinin yatırılması, aksi halde mevcut duruma göre karar verileceğine dair ihtaratı içeren duruşma zaptı davalı vekiline 08.10.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde bilirkişi ücretinin verilen kesin sürede yatırılmadığı, davalı vekilinin 27.11.2020 tarihinde yapılan duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 358 inci maddesinin 3 üncü bendi uyarınca reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi ücretinin kesin süreye rağmen yatırılmadığı yönündeki red sebebini kabul etmenin mümkün olmadığını, taraflarına bu yönde usulüne uygun yapılmış bir tebligat olmadığını, 27.11.2020 tarihli duruşma tutanağında ihtarat yapıldığına dair bir beyan bulunmadığından kesin süre şartı gerçekleşmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortada likit bir borç olmadığını, müvekkilinden ipotek alınırken eş muvafakatı alınmadığından ipotek ve kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 68 inci maddesine uygun bir temerrüt ihtarının bulunmadığını, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının alacağını Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş.'ye temlik ettiğini, bu şirketin müvekkili aleyhine Bartın 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/251 E. sayılı dosyasıyla dava açtığından bu davanın konusuz kaldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 358 inci maddesinin 3 üncü fıkrası
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/561 E. 2019/7700 K.
Ortak:ihtarat · mazeret · bilirkişi ücreti · kesin süre · muvafakat · kesin hüküm · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… ilerek iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle davacı bankanın davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının tespiti için «bankacılık işlemleri» konusunda uzman bilirkişiden ek rapor alınması için duruşma açılmasına karar verilerek, 12.06.2020 tarihli tensip zaptının düzenlendiği, 18.09.2020 tarihli celsede alınan «ara» karar gereği davalı vekilinin «istinaf incelemesinin» yapılabilmesi için belirlenen «bilirkişi ücretinin» yatırılması, aksi halde mevcut duruma göre karar verileceğine dair «ihtaratı» içeren duruşma zaptı davalı vekiline 08.10.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde bilirkişi ücretinin verilen «kesin sürede» yatırılmadığı, davalı vekilinin 27.11.2020 tarihinde yapılan duruşmaya «mazeretsiz» olarak katılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 358 inci maddesinin 3 üncü bend …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince «bilirkişi ücretinin» «kesin süreye» rağmen yatırılmadığı yönündeki red «sebebini» kabul etmenin mümkün olmadığını, taraflarına bu yönde usulüne uygun yapılmış bir «tebligat» olmadığını, 27.11.2020 tarihli duruşma tutanağında «ihtarat» yapıldığına dair bir beyan bulunmadığından kesin süre şartı gerçekleşmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortada likit bir borç olmadığını, müvekkilinden «ipotek» alınırken eş «muvafakatı» alınmadığından ipotek ve «kredi sözleşmesinin» «geçersiz» olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 68 inci maddesine uygun bir «temerrüt ihtarının» bulunmadığını, müvekkili aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının alacağını Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş.'ye «temlik» ettiğini, bu şirketin müvekkili aleyhine Bartın 3.
Benzer bu kararda… liye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, davacının talep edilen 30.000,00 TL maddi ve manevi tazminat oranlarının yapılan «ihtarata» rağmen davacı tarafça açıklanmadığı, «bilirkişi incelemesi» için gerekli olan ücretin davacı vekilince 6100 sayılı HMK’nın 358. maddesi uyarınca yapılan ihtarata rağmen süresinde yatırılmadığı, «son» duruşmaya katılmadığı, süresinden sonra yatırılan «bilirkişi ücretine» davalı tarafça itiraz edildiği, istinaf yargılaması sırasında dosyada yeterli gider avansının bulunmadığı, yapılan incelemede süresinden sonra bilirkişi ücretinin ödenmesine dayanak olan «mazeretin» geçerli bir mazeret olmadığı, davalı tarafça «kesin süre» sonrasında yatırılan gider avansına dayalı incelemeye «muvafakat» edilmediğinden davalı yararına usuli müktesep hakkın oluştuğu, mevcut duruma göre davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin iddialarını kanıtlayamadığı, …
Karara karşı davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
6100 sayılı HMK'nın 358/3 maddesi, Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı olarak incelenen işlerde, başvuranın «mazeretsiz» olarak duruşmalara katılmadığı veya «tahkikatla» ilgili giderler süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın mevcut durumuna göre karar verileceği, yine aynı Kanunun 353/1-b-3 maddesi, yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verileceği hükmünü haiz olup, anılan hükümler doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususlar hakkında 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-3 ve 358. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması halinde, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılıp yeniden» esas hakkında hüküm kurulması gerekirken maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında miktar ayrımı yapılıp duruşma açılması sonrasında da «yargılama giderlerinin» ödenmemesi nedeniyle davanın ispatlanamadığına dair değerlendirme yapılarak davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozm …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahkikat · hisse senedi · satım sözleşmesi · ispat yükü · kaldırma ve yeniden hüküm · bilirkişi incelemesi · yargılama gideri · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda6100 sayılı HMK'nın 358/3 maddesi, Bölge Adliye Mahkemesince, duruşmalı olarak incelenen işlerde, başvuranın «mazeretsiz» olarak duruşmalara katılmadığı veya «tahkikatla» ilgili giderler süresi içinde yatırılmadığı takdirde, dosyanın mevcut durumuna göre karar verileceği, yine aynı Kanunun 353/1-b-3 maddesi, yargılamada bulunan eksiklikler duruşma yapılmaksızın tamamlanacak nitelikte ise bunların tamamlanmasından sonra yeniden esas hakkında duruşma yapılmadan karar verileceği hükmünü haiz olup, anılan hükümler doğrultusunda Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafın istinaf başvurusunda ileri sürdüğü hususlar hakkında 6100 sayılı HMK’nın 353/1-b-3 ve 358. maddeleri uyarınca değerlendirme yapılması halinde, İlk Derece Mahkemesi kararının «kaldırılıp yeniden» esas hakkında hüküm kurulması gerekirken maddi ve manevi tazminat talepleri hakkında miktar ayrımı yapılıp duruşma açılması sonrasında da «yargılama giderlerinin» ödenmemesi nedeniyle davanın ispatlanamadığına dair değerlendirme yapılarak davacı tarafın istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi doğru olmamış, bozm …
… since, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; davacı tarafından tam olarak ne kadar zarara uğratıldığına, zararla sonuçlandığını iddia ettiği «hisse senedi» alımı ve satımları için davalıya verdiği talimatlardan hangilerinin kendisi tarafından verilmediği ya da bu talimatları verirken davalı tarafından iradesinin ne şekilde fesada uğratıldığına dair ve uğradığını iddia ettği zarara ilişkin delil sunulmadığı, manevi zarar koşullarının oluşmadığı, «ispat yükü» üzerinde olan davacının davasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
… liye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre; davacı vekilinin istinaf başvurusunun, davacının talep edilen 30.000,00 TL maddi ve manevi tazminat oranlarının yapılan «ihtarata» rağmen davacı tarafça açıklanmadığı, «bilirkişi incelemesi» için gerekli olan ücretin davacı vekilince 6100 sayılı HMK’nın 358. maddesi uyarınca yapılan ihtarata rağmen süresinde yatırılmadığı, «son» duruşmaya katılmadığı, süresinden sonra yatırılan «bilirkişi ücretine» davalı tarafça itiraz edildiği, istinaf yargılaması sırasında dosyada yeterli gider avansının bulunmadığı, yapılan incelemede süresinden sonra bilirkişi ücretinin ödenmesine dayanak olan «mazeretin» geçerli bir mazeret olmadığı, davalı tarafça «kesin süre» sonrasında yatırılan gider avansına dayalı incelemeye «muvafakat» edilmediğinden davalı yararına usuli müktesep hakkın oluştuğu, mevcut duruma göre davacının maddi ve manevi tazminat talebine ilişkin iddialarını kanıtlayamadığı, …
1-) Dava, taraflar arasındaki menkul kıymet alım-«satım sözleşmesinden» kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemine ilişkin olup İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiş, anılan karara karşı davacı tarafça yapılan istinaf başvurusunun ise Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/5359 E. 2014/9189 K.
Ortak:ihtarat · mazeret · kesin süre · tebligat · kesin hüküm
İncelediğiniz kararda… ilerek iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle davacı bankanın davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının tespiti için «bankacılık işlemleri» konusunda uzman bilirkişiden ek rapor alınması için duruşma açılmasına karar verilerek, 12.06.2020 tarihli tensip zaptının düzenlendiği, 18.09.2020 tarihli celsede alınan «ara» karar gereği davalı vekilinin «istinaf incelemesinin» yapılabilmesi için belirlenen «bilirkişi ücretinin» yatırılması, aksi halde mevcut duruma göre karar verileceğine dair «ihtaratı» içeren duruşma zaptı davalı vekiline 08.10.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde bilirkişi ücretinin verilen «kesin sürede» yatırılmadığı, davalı vekilinin 27.11.2020 tarihinde yapılan duruşmaya «mazeretsiz» olarak katılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 358 inci maddesinin 3 üncü bend …
Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince «bilirkişi ücretinin» «kesin süreye» rağmen yatırılmadığı yönündeki red «sebebini» kabul etmenin mümkün olmadığını, taraflarına bu yönde usulüne uygun yapılmış bir «tebligat» olmadığını, 27.11.2020 tarihli duruşma tutanağında «ihtarat» yapıldığına dair bir beyan bulunmadığından kesin süre şartı gerçekleşmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortada likit bir borç olmadığını, müvekkilinden «ipotek» alınırken eş «muvafakatı» alınmadığından ipotek ve «kredi sözleşmesinin» «geçersiz» olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 68 inci maddesine uygun bir «temerrüt ihtarının» bulunmadığını, müvekkili aleyhine «icra inkar tazminatına» hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının alacağını Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş.'ye «temlik» ettiğini, bu şirketin müvekkili aleyhine Bartın 3.
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, 13.10.2011 tarihli celsede, yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g maddesi uyarınca yargılamanın sürdürülmesi için gerekli «tebligat», diğer işlemler ve dayandığı delillere ilişkin ...'nca yayınlanan tarifede belirlenen asgari giderleri yatırması için davacı vekiline usulüne uygun «ihtarat» yapılıp «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin usulüne uygun verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen belirlenen avansı yatırmadığı, geçerli bir «mazeret» de sunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 114 ve 115. maddelerinin 01.10.2011 tarihi itibariyle açılacak ve «derdest» tüm davalarda derhal uygulanması gerekçesiyle davanın dava şartları yokluğundan usulen reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizc …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi · derdestlik
Benzer bu karardaMahkemece, toplanan kanıtlara göre, 13.10.2011 tarihli celsede, yürürlüğe giren 6100 sayılı HMK'nın 114/g maddesi uyarınca yargılamanın sürdürülmesi için gerekli «tebligat», diğer işlemler ve dayandığı delillere ilişkin ...'nca yayınlanan tarifede belirlenen asgari giderleri yatırması için davacı vekiline usulüne uygun «ihtarat» yapılıp «kesin süre» verildiği, davacı vekilinin usulüne uygun verilen kesin süreye ve ihtarata rağmen belirlenen avansı yatırmadığı, geçerli bir «mazeret» de sunmadığı, 6100 sayılı HMK'nın 114 ve 115. maddelerinin 01.10.2011 tarihi itibariyle açılacak ve «derdest» tüm davalarda derhal uygulanması gerekçesiyle davanın dava şartları yokluğundan usulen reddine dair tesis edilen karar, davacı vekilinin temyizi üzerine, Dairemizc …
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, «borcu üstlenen» ... vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2023/296 E. , 2023/664 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 21. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile davalı arasında akdedilen bankacılık hizmetleri sözleşmesine istinaden davalıya, kredi kartı, kredili mevduat hesabı ve ticari kredi kullandırıldığını, davalının doğmuş ve doğacak borçlarının teminatı olarak taşınmazı üzerinde davalı banka lehine ipotek tesis ettirdiğini, kredi borcunun ödenmemesi üzerine, kredi hesaplarının kat edilerek davalı hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile başlatılan takibin davalının haksız itirazı sebebiyle durduğunu ileri sürerek itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde; ipotek alınırken davalının eşinden muvafakat alınmadığından ipoteğin geçersiz olduğunu, davalıya ihtar yapılmadığı için temerrütte düşmediğini, alacağın likit olmadığını, davacının icra inkar tazminatı talebinin yerinde olmadığını, faiz oranlarının fahiş olduğunu savunarak davanın reddini ve davacı aleyhine tazminata hükmedilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile toplanan delillere ve aldırılan bilirkişi raporuna dayanılarak davanın kısmen kabulüne, davalının Bartın İcra Müdürlüğünün 2016/3083 E. sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın 102.001,89 TL asıl alacak, 85.632,63 TL faiz, 4.281,63 TL BSMV olmak üzere toplam 191.916,15 TL üzerinden iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine, asıl alacağa takip tarihinden itibaren % 38,16 oranında temerrüt faizi işletilmesine, asıl alacağın %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin temerrüte düşürülmediğini, ödemelerin bankaca eksik gösterildiğini, borcun likit olmadığını, hesap katı ve icra takibi merasimine uygun yapılmadığından davacıya fazla ödeme yapılmasına neden olduğunu, müvekkilinin davacıya İlk Derece Mahkemesi kararında belirtilen meblağda borcu bulunmadığını, aleyhlerine verilen icra inkar tazminatının yasaya aykırı olduğunu, itirazlarının kötü niyetli olmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı vekilinin istinaf sebeplerinin değerlendirilebilmesi, bu bağlamda davacı bankanın Bartın şubesindeki kayıtları üzerinde yerinde inceleme yapılmak suretiyle davalı ödemelerinin başka kalemlerde gösterildiği savunması da gözetilerek iddia, savunma ve tüm dosya kapsamı değerlendirilmek suretiyle davacı bankanın davalıdan alacağı bulunup bulunmadığı, alacağı var ise miktarının tespiti için bankacılık işlemleri konusunda uzman bilirkişiden ek rapor alınması için duruşma açılmasına karar verilerek, 12.06.2020 tarihli tensip zaptının düzenlendiği, 18.09.2020 tarihli celsede alınan ara karar gereği davalı vekilinin istinaf incelemesinin yapılabilmesi için belirlenen bilirkişi ücretinin yatırılması, aksi halde mevcut duruma göre karar verileceğine dair ihtaratı içeren duruşma zaptı davalı vekiline 08.10.2020 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği halde bilirkişi ücretinin verilen kesin sürede yatırılmadığı, davalı vekilinin 27.11.2020 tarihinde yapılan duruşmaya mazeretsiz olarak katılmadığı gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 358 inci maddesinin 3 üncü bendi uyarınca reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; Bölge Adliye Mahkemesince bilirkişi ücretinin kesin süreye rağmen yatırılmadığı yönündeki red sebebini kabul etmenin mümkün olmadığını, taraflarına bu yönde usulüne uygun yapılmış bir tebligat olmadığını, 27.11.2020 tarihli duruşma tutanağında ihtarat yapıldığına dair bir beyan bulunmadığından kesin süre şartı gerçekleşmeden davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, ortada likit bir borç olmadığını, müvekkilinden ipotek alınırken eş muvafakatı alınmadığından ipotek ve kredi sözleşmesinin geçersiz olduğunu, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 68 inci maddesine uygun bir temerrüt ihtarının bulunmadığını, müvekkili aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının alacağını Gelecek Varlık Yönetimi A.Ş.'ye temlik ettiğini, bu şirketin müvekkili aleyhine Bartın 3.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/251 E. sayılı dosyasıyla dava açtığından bu davanın konusuz kaldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, banka kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsili amacıyla ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takibe itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Kanun'un 358 inci maddesinin 3 üncü fıkrası
3. Değerlendirme
Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/883028500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz