İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6265 E. 2023/663 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ilamsız takip↗ sahtelik↗ kesin delil↗ başvurma harcı↗ icra hukuk mahkemesi↗ istifa↗ ikrar↗ icra takibine itiraz↗ genel kredi sözleşmesi↗ bono↗ kefil↗ iflas↗ kredi sözleşmesi↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ teminat↗ kesin hüküm↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ i̇i̇k 72/son↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı HSB İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin, davacı bankadan kredi talebinde bulunduğu, sözleşme ve bononun asıl borçlu ve kefiller tarafından imzalandığı, sadece davalı ...'ın imzasının eksik kaldığı, kredi başvurusunda bulunulduğu tarihte banka müdürü ve kredi işlemlerinden sorumlu banka yetkilisinin birlikte şirket adresine gittikleri ve dava dışı ... ile görüştükleri, ...'in banka görevlilerinin yanında ... ile görüşür gibi yaptığı, daha sonra sözleşmeyi ve bonoyu imzalatmak üzere banka görevlilerinin yanından ayrıldığı, ...'ın imzasını taklit ederek banka görevlilerine geri verdiği, bono ve kredi sözleşmesindeki imzaların davalı ...'in eli ürünü olmadığı, sahte olarak atıldığı, ...'in bunun gibi bir kısım evraklarda da ...'ın yerine imza atarak veya attırarak belediyeye ve ilgili yerlere verdiği, dava dayanağı kredi sözleşmesi ve bononun sahte olarak düzenlenmesi nedeniyle dava dışı ...'in Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/53 E., 2013/322 K. sayılı dosyasından cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, bu kararda davacı bankanın ve davalı ...'ın katılan konumunda oldukları, bu mahkumiyet kararının eldeki davanın taraflarını da bağladığı, kesin hüküm ve kesin delil teşkil ettiği, davalının imzasını içermemesi ve iradesini yansıtmaması sebebiyle dava ve takip konusu tutardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/297 (2009/581 Eski Esas) E. sayılı dosyasından, alınan bilirkişi raporu ile teminat olarak alınan bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verildiğini, oysa davaya konu icra takibinin genel kredi sözleşmesine dayalı Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğünün 2011/8323 E. sayılı ilamsız takip dosyası olduğunu, senetteki sahtelik iddiasının genel kredi sözleşmesine dayalı takibi etkilemeyeceğini, Karşıyaka 3.Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan 29.04.2011 tarihli bilirkişi raporunda; bono altındaki ... adına atılan imzanın davalıya ait olmadığı belirtilmekle birlikte, banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesindeki davalı adına atılmış imzanın
...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiğini, yapılan ceza yargılaması sırasında 21.06.2011 tarihli celsede beyanda bulunan davalının, "son sayfadaki ismimin bulunduğu yerdeki imza bana aittir ancak 1. ve 2. sayfadakiler bana ait değildir" şeklindeki beyanı ile kısmen genel kredi sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, İlk Derece Mahkemesince tanzim ettirilen 15.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda; 27.09.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde ... adına atılmış imzanın, mevcut karşılaştırma imzalarına göre ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/53 E., 2013/322 K. sayılı kesinleşmiş dosyasının dayanağı 10.01.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de mahkemece işbu dava dosyasında aldırılan 15.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda genel kredi sözleşmesindeki imzanın davalı ...'a ait olduğunun tespit edildiği, mahkemece çelişkilerin giderilmesi amacıyla ATK Genel Kurulundan alınan 10.12.2013 tarihli raporda, inceleme konusu "genel kredi sözleşmesi"nde ...'a atfen atılı imzalar ile ...'ın yeni gelen mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun saptandığı, bu nedenlerle çelişkilerin giderilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağladığı, mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5214 E. 2022/1211 K.
Ortak:istifa · istinaf yoluna başvurulabilirlik · i̇i̇k 72/son
İncelediğiniz karardaİcra Müdürlüğünün 2011/8323 E. sayılı «ilamsız takip» dosyası olduğunu, senetteki «sahtelik» iddiasının «genel kredi sözleşmesine» dayalı takibi etkilemeyeceğini, Karşıyaka 3.Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan 29.04.2011 tarihli bilirkişi raporunda; «bono» altındaki ... adına atılan imzanın davalıya ait olmadığı belirtilmekle birlikte, banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesindeki davalı adına atılmış imzanın ...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiğini, yapılan ceza yargılaması sırasında 21.06.2011 tarihli celsede beyanda bulunan davalının, "«son» sayfadaki ismimin bulunduğu yerdeki imza bana aittir ancak 1. ve 2. sayfadakiler bana ait değildir" şeklindeki beyanı ile kısmen genel kredi sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu «ikrar» ettiğini, İlk Derece Mahkemesince tanzim ettirilen 15.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda; 27.09.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde ... adına atılmış imzanın, …
… Tıp Kurumu (ATK) raporunda imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de mahkemece işbu dava dosyasında aldırılan 15.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda «genel kredi sözleşmesindeki» imzanın davalı ...'a ait olduğunun tespit edildiği, mahkemece çelişkilerin giderilmesi amacıyla ATK Genel Kurulundan alınan 10.12.2013 tarihli raporda, inceleme konusu "genel kredi sözleşmesi"nde ...'a atfen atılı imzalar ile ...'ın yeni gelen mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun saptandığı, bu ned …
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı 21.10.2011 tarihli «protokoldeki» ve senetlerdeki imzanın davalının el ürünü olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin raporunda da belirtildiği gibi inceleme konusu belgede ...'a atfen atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığ …
Karara karşı, davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Davacı, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine «ibraz» ettiği ve 22.10.2019 tarihinde «havale» edilen dilekçe ekinde 15.08.2019 tarihli «sulh sözleşmesini» sunduğunu, bu belge incelendiğinde davanın kabulünün gerektiğinin görüleceğini belirtmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesince varit olması halinde davaya «son» veren taraf işlemi mahiyetindeki bu belge değerlendirilmeksizin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sulh sözleşmesi · istinaf başvurusunun reddi · kanun yolu · protokol · havale · sulh · ibraz
Benzer bu karardaDavacı, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine «ibraz» ettiği ve 22.10.2019 tarihinde «havale» edilen dilekçe ekinde 15.08.2019 tarihli «sulh sözleşmesini» sunduğunu, bu belge incelendiğinde davanın kabulünün gerektiğinin görüleceğini belirtmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesince varit olması halinde davaya «son» veren taraf işlemi mahiyetindeki bu belge değerlendirilmeksizin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinden sonra 7251 sayılı Yasa'nın 30. maddesi ile HMK’nın 314. maddesine eklenen 2. fıkrasında da «sulh», hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosyanın «kanun yolu» incelemesine gönderilmeyeceği ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verileceği düzenlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı 21.10.2011 tarihli «protokoldeki» ve senetlerdeki imzanın davalının el ürünü olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin raporunda da belirtildiği gibi inceleme konusu belgede ...'a atfen atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığ …
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8168 E. 2022/3559 K.
Ortak:istifa · genel kredi sözleşmesi · kredi sözleşmesi · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz kararda… Tıp Kurumu (ATK) raporunda imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de mahkemece işbu dava dosyasında aldırılan 15.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda «genel kredi sözleşmesindeki» imzanın davalı ...'a ait olduğunun tespit edildiği, mahkemece çelişkilerin giderilmesi amacıyla ATK Genel Kurulundan alınan 10.12.2013 tarihli raporda, inceleme konusu "genel kredi sözleşmesi"nde ...'a atfen atılı imzalar ile ...'ın yeni gelen mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun saptandığı, bu ned …
İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/297 (2009/581 Eski Esas) E. sayılı dosyasından, alınan bilirkişi raporu ile «teminat» olarak alınan bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verildiğini, oysa davaya konu icra takibinin «genel kredi sözleşmesine» dayalı Karşıyaka 2.
İcra Müdürlüğünün 2011/8323 E. sayılı «ilamsız takip» dosyası olduğunu, senetteki «sahtelik» iddiasının «genel kredi sözleşmesine» dayalı takibi etkilemeyeceğini, Karşıyaka 3.Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan 29.04.2011 tarihli bilirkişi raporunda; «bono» altındaki ... adına atılan imzanın davalıya ait olmadığı belirtilmekle birlikte, banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesindeki davalı adına atılmış imzanın ...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiğini, yapılan ceza yargılaması sırasında 21.06.2011 tarihli celsede beyanda bulunan davalının, "«son» sayfadaki ismimin bulunduğu yerdeki imza bana aittir ancak 1. ve 2. sayfadakiler bana ait değildir" şeklindeki beyanı ile kısmen genel kredi sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu «ikrar» ettiğini, İlk Derece Mahkemesince tanzim ettirilen 15.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda; 27.09.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde ... adına atılmış imzanın, …
Benzer bu kararda… runda inceleme konusu Genel Kredi Sözleşmesi'nin 21. sayfasında yer alan yazılar ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığı, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı davanın kabulü ile davacı ... yönünden takibin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, davacı tarafça icra takibinin «kötüniyetle» yapıldığına ilişkin delil elde edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Çorum 2.
İcra Müdürlüğü'nün 2016/13420 Esas sayılı takip dosyasına davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi alacak · maktu harç · borçlu olunmadığının tespiti · vekalet ücreti takdiri · kötüniyet tazminatı · kötüniyet · harç · vekalet ücreti
Benzer bu karardaAncak davalı icra takibinde nakdi ve «gayrinakdi alacaklar» için talepte bulunduğundan mahkemece nakdi ve gayrinakdi alacaklar ayrılarak gayrinakdi alacak talebi yönünden «maktu harç» ve «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2016/13420 Esas sayılı takip dosyasına davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… runda inceleme konusu Genel Kredi Sözleşmesi'nin 21. sayfasında yer alan yazılar ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığı, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı davanın kabulü ile davacı ... yönünden takibin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, davacı tarafça icra takibinin «kötüniyetle» yapıldığına ilişkin delil elde edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Çorum 2.
2- Dava, icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4212 E. 2023/6311 K.
Ortak:istifa
İncelediğiniz kararda… Tıp Kurumu (ATK) raporunda imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de mahkemece işbu dava dosyasında aldırılan 15.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda «genel kredi sözleşmesindeki» imzanın davalı ...'a ait olduğunun tespit edildiği, mahkemece çelişkilerin giderilmesi amacıyla ATK Genel Kurulundan alınan 10.12.2013 tarihli raporda, inceleme konusu "genel kredi sözleşmesi"nde ...'a atfen atılı imzalar ile ...'ın yeni gelen mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun saptandığı, bu ned …
Benzer bu karardaŞti. adına atfen atılmış «ciro» imzası ile adı geçen şirketin imza yetkilisi olduğu bildirilen ...'ya ait mevcut mukayese imzaları arasında; tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul 5.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hamil sıfatı · vazgeçmiş sayılma · harç ikmali · faktoring · imza incelemesi · ciro · hamil · vade
Benzer bu kararda2.Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu «eksik inceleme» ürünü olduğunu, «imza incelemesine» konu edilen belgelerin mukayeseye elverişli olmadığını, mukayese evraklarının inceleme için yetersiz olduğunu, müvekkil şirketin iyi niyetli «hamil sıfatı» ile usul ve yasaya uygun olarak «faktoring» işlemine konu edilen faturanın ödeme aracı olarak takibe konu çeki devir ve «teslim» aldığını, kambiyo senedininin «ciro» yoluyla müvekkil şirkete devri olduğundan kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan d …
Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2019 tarih ve 2017/882 E., 2019/1028 K. sayılı ek kararıyla; verilen yasal süreye rağmen «harç ikmali» yapmadığı anlaşılmakla istinaf talebinden «vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Şti. adına atfen atılmış «ciro» imzası ile adı geçen şirketin imza yetkilisi olduğu bildirilen ...'ya ait mevcut mukayese imzaları arasında; tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul 5.
İcra Müdürlüğünün 2017/30660 E. sayılı dosyası ile takibe konulan Türkiye Finansbank Altunizade şubesine ait 02.07.2017 tanzim ve 23.09.2017 «vade» tarihli 150.000,00 TL bedelli çekten ve ferilerinden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/6265 E. , 2023/663 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı banka ile dava dışı HSB İnş. Taah. Tek. Gıda San. Tic. Ltd. Şti. arasında 27.09.2007 tarihinde 1.000.000,00 TL bedelli genel kredi sözleşmesi imzalandığını, bu sözleşmeyi Karşıyaka Yapı Denetim Ltd. Şti., ..., ..., Derya Açılım ve davalı ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladığını ayrıca 27.09.2007 tanzim 18.08.2009 vade tarihli 1.000.000,00 TL bedelli bir adet bononun da imzalanarak davacı bankaya verildiğini, kullanılan kredinin ödenmemesi üzerine Karşıyaka 3. İcra Müdürlüğünün 2009/6927 E. sayılı dosyası ile bonoya dayalı olarak icra takibi başlatıldığını, davalı ...'ın Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/581 E. sayılı imzaya itiraz davasının yapılan yargılaması sonucunda mahkemece davanın kabulüne karar verildiğini, bu karar üzerine Karşıyaka Yapı Denetim Ltd.
Şti. yetkilisi ... hakkında Karşıyaka 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/53 E. sayılı dosyası ile belgede sahtecilikten dolayı ceza davası açıldığını, ceza davasında alınan raporda genel kredi sözleşmesindeki davalı adı altına atılmış imzanın ...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiğini, davalı 21.06.2011 tarihli celsede de bu hususu doğruladığından, Karşıyaka 2.İcra Müdürlüğünün 2011/8323 E. sayılı dosyası ile genel kredi sözleşmesine dayalı olarak davalı hakkında takip başlatıldığını ancak davalının takibe itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline, takibin devamına ve davalı aleyhine icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, genel kredi sözleşmesi ve bonodaki imzaların davalıya ait olmadığına dair Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/581 E. sayılı dosyasından verilen kararın kesinleştiğini, davalının davacı bankaya borcu bulunmadığını, dava konusu alacağın mükerrer olarak dava edildiğini savunarak davanın reddine ve davacı aleyhine kötü niyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dışı HSB İnş. Tic. Ltd. Şti.'nin, davacı bankadan kredi talebinde bulunduğu, sözleşme ve bononun asıl borçlu ve kefiller tarafından imzalandığı, sadece davalı ...'ın imzasının eksik kaldığı, kredi başvurusunda bulunulduğu tarihte banka müdürü ve kredi işlemlerinden sorumlu banka yetkilisinin birlikte şirket adresine gittikleri ve dava dışı ... ile görüştükleri, ...'in banka görevlilerinin yanında ... ile görüşür gibi yaptığı, daha sonra sözleşmeyi ve bonoyu imzalatmak üzere banka görevlilerinin yanından ayrıldığı, ...'ın imzasını taklit ederek banka görevlilerine geri verdiği, bono ve kredi sözleşmesindeki imzaların davalı ...'in eli ürünü olmadığı, sahte olarak atıldığı, ...'in bunun gibi bir kısım evraklarda da ...'ın yerine imza atarak veya attırarak belediyeye ve ilgili yerlere verdiği, dava dayanağı kredi sözleşmesi ve bononun sahte olarak düzenlenmesi nedeniyle dava dışı ...'in Karşıyaka 3.
Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/53 E., 2013/322 K. sayılı dosyasından cezalandırılmasına karar verildiği, kararın kesinleştiği, bu kararda davacı bankanın ve davalı ...'ın katılan konumunda oldukları, bu mahkumiyet kararının eldeki davanın taraflarını da bağladığı, kesin hüküm ve kesin delil teşkil ettiği, davalının imzasını içermemesi ve iradesini yansıtmaması sebebiyle dava ve takip konusu tutardan davalının sorumluluğunun bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; Karşıyaka 2. İcra Hukuk Mahkemesinin 2011/297 (2009/581 Eski Esas) E. sayılı dosyasından, alınan bilirkişi raporu ile teminat olarak alınan bonodaki imzanın davacının eli ürünü olmadığı tespit edildiğinden davanın kabulüne karar verildiğini, oysa davaya konu icra takibinin genel kredi sözleşmesine dayalı Karşıyaka 2. İcra Müdürlüğünün 2011/8323 E. sayılı ilamsız takip dosyası olduğunu, senetteki sahtelik iddiasının genel kredi sözleşmesine dayalı takibi etkilemeyeceğini, Karşıyaka 3.Asliye Ceza Mahkemesinde yapılan yargılama sırasında alınan 29.04.2011 tarihli bilirkişi raporunda; bono altındaki ... adına atılan imzanın davalıya ait olmadığı belirtilmekle birlikte, banka ile imzalanan genel kredi sözleşmesindeki davalı adına atılmış imzanın
...'ın eli ürünü olduğunun belirtildiğini, yapılan ceza yargılaması sırasında 21.06.2011 tarihli celsede beyanda bulunan davalının, "son sayfadaki ismimin bulunduğu yerdeki imza bana aittir ancak 1. ve 2. sayfadakiler bana ait değildir" şeklindeki beyanı ile kısmen genel kredi sözleşmesi altındaki imzanın kendisine ait olduğunu ikrar ettiğini, İlk Derece Mahkemesince tanzim ettirilen 15.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda;
27. 09.2007 tarihli genel kredi sözleşmesinde ... adına atılmış imzanın, mevcut karşılaştırma imzalarına göre ...'ın eli ürünü olduğunun tespit edildiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla Karşıyaka 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2010/53 E., 2013/322 K. sayılı kesinleşmiş dosyasının dayanağı 10.01.2013 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporunda imzaların ...'ın eli ürünü olmadığı tespit edilmiş ise de mahkemece işbu dava dosyasında aldırılan 15.05.2013 tarihli bilirkişi raporunda genel kredi sözleşmesindeki imzanın davalı ...'a ait olduğunun tespit edildiği, mahkemece çelişkilerin giderilmesi amacıyla ATK Genel Kurulundan alınan 10.12.2013 tarihli raporda, inceleme konusu "genel kredi sözleşmesi"nde ...'a atfen atılı imzalar ile ...'ın yeni gelen mukayese imzaları arasında, tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından uygunluk ve benzerlikler saptandığından söz konusu imzaların ...'ın eli ürünü olduğunun saptandığı, bu nedenlerle çelişkilerin giderilmesi gerektiği ileri sürülmüş ise de Yargıtay’ın yerleşik uygulamalarına ve öğretideki genel kabule göre maddi olgunun tespitine ilişkin ceza mahkemesi kararının hukuk hâkimini bağladığı, mahkemece davanın reddine yönelik verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, genel kredi sözleşmesinden kaynaklanan alacağın tahsiline yönelik başlatılan icra takibine itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 67 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Ödediği temyiz ilam harcı ve temyiz başvuru harcının isteği halinde temyiz eden davacı ...Ş.'ye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.02.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/883018900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz