Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4212 E. 2023/6311 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hamil sıfatı↗ vazgeçmiş sayılma↗ harç ikmali↗ faktoring↗ imza incelemesi↗ istifa↗ ciro↗ hamil↗ vade↗ iflas↗ harç↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inceleme konusu çekin arka yüzündeki Armin İnşaat Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına atfen atılmış ciro imzası ile adı geçen şirketin imza yetkilisi olduğu bildirilen ...'ya ait mevcut mukayese imzaları arasında; tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2017/30660 E. sayılı dosyası ile takibe konulan Türkiye Finansbank Altunizade şubesine ait 02.07.2017 tanzim ve 23.09.2017 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli çekten ve ferilerinden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Yakup Benöz vekili istinaf dilekçesi vermiş ise de; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2019 tarih ve 2017/882 E., 2019/1028 K. sayılı ek kararıyla; verilen yasal süreye rağmen harç ikmali yapmadığı anlaşılmakla istinaf talebinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir.
2.Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik inceleme ürünü olduğunu, imza incelemesine konu edilen belgelerin mukayeseye elverişli olmadığını, mukayese evraklarının inceleme için yetersiz olduğunu, müvekkil şirketin iyi niyetli hamil sıfatı ile usul ve yasaya uygun olarak faktoring işlemine konu edilen faturanın ödeme aracı olarak takibe konu çeki devir ve teslim aldığını, kambiyo senedininin ciro yoluyla müvekkil şirkete devri olduğundan kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri müvekkile karşı ileri süremeyeceğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ...Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/8168 E. 2022/3559 K.
Ortak:istifa · harç · vekalet ücreti · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaŞti. adına atfen atılmış «ciro» imzası ile adı geçen şirketin imza yetkilisi olduğu bildirilen ...'ya ait mevcut mukayese imzaları arasında; tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul 5.
Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2019 tarih ve 2017/882 E., 2019/1028 K. sayılı ek kararıyla; verilen yasal süreye rağmen «harç ikmali» yapmadığı anlaşılmakla istinaf talebinden «vazgeçilmiş sayılmasına» karar verilmiştir.
Benzer bu karardaAncak davalı icra takibinde nakdi ve «gayrinakdi alacaklar» için talepte bulunduğundan mahkemece nakdi ve gayrinakdi alacaklar ayrılarak gayrinakdi alacak talebi yönünden «maktu harç» ve «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
… runda inceleme konusu Genel Kredi Sözleşmesi'nin 21. sayfasında yer alan yazılar ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığı, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı davanın kabulü ile davacı ... yönünden takibin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, davacı tarafça icra takibinin «kötüniyetle» yapıldığına ilişkin delil elde edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Çorum 2.
İcra Müdürlüğü'nün 2016/13420 Esas sayılı takip dosyasına davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:gayrinakdi alacak · maktu harç · borçlu olunmadığının tespiti · vekalet ücreti takdiri · kötüniyet tazminatı · kötüniyet
Benzer bu karardaAncak davalı icra takibinde nakdi ve «gayrinakdi alacaklar» için talepte bulunduğundan mahkemece nakdi ve gayrinakdi alacaklar ayrılarak gayrinakdi alacak talebi yönünden «maktu harç» ve «vekalet ücreti takdir» edilmesi gerektiği gözetilmeksizin, yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış, bozmayı gerektirmiştir.
İcra Müdürlüğü'nün 2016/13420 Esas sayılı takip dosyasına davacının borçlu olmadığının tespitine, davalının «kötüniyet tazminatı» talebinin şartları oluşmadığından reddine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiş, hükme karşı taraf vekilleri «istinaf yoluna başvurmuştur».
… runda inceleme konusu Genel Kredi Sözleşmesi'nin 21. sayfasında yer alan yazılar ...'in mukayese yazıları arasında; tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığı, söz konusu yazıların mevcut mukayese yazılarına kıyasla ...'in eli ürünü olmadığı davanın kabulü ile davacı ... yönünden takibin iptali ile borçlu olmadığının tespitine karar vermek gerektiği, davacı tarafça icra takibinin «kötüniyetle» yapıldığına ilişkin delil elde edilemediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine Çorum 2.
2- Dava, icra takibi nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» istemine ilişkindir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/5214 E. 2022/1211 K.
Ortak:istifa · istinaf yoluna başvurulabilirlik
İncelediğiniz karardaŞti. adına atfen atılmış «ciro» imzası ile adı geçen şirketin imza yetkilisi olduğu bildirilen ...'ya ait mevcut mukayese imzaları arasında; tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul 5.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı 21.10.2011 tarihli «protokoldeki» ve senetlerdeki imzanın davalının el ürünü olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin raporunda da belirtildiği gibi inceleme konusu belgede ...'a atfen atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığ …
Karara karşı, davacı vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuştur».
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:sulh sözleşmesi · istinaf başvurusunun reddi · kanun yolu · protokol · havale · sulh · ibraz · i̇i̇k 72/son
Benzer bu karardaDavacı, Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmek üzere İlk Derece Mahkemesine «ibraz» ettiği ve 22.10.2019 tarihinde «havale» edilen dilekçe ekinde 15.08.2019 tarihli «sulh sözleşmesini» sunduğunu, bu belge incelendiğinde davanın kabulünün gerektiğinin görüleceğini belirtmiş, ancak Bölge Adliye Mahkemesince varit olması halinde davaya «son» veren taraf işlemi mahiyetindeki bu belge değerlendirilmeksizin istinaf isteminin esastan reddine karar verilmiştir.
Karar tarihinden sonra 7251 sayılı Yasa'nın 30. maddesi ile HMK’nın 314. maddesine eklenen 2. fıkrasında da «sulh», hükmün verilmesinden sonra yapılmışsa, taraflarca kanun yoluna başvurulmuş olsa dahi, dosyanın «kanun yolu» incelemesine gönderilmeyeceği ve ilk derece mahkemesi veya bölge adliye mahkemesince sulh doğrultusunda ek karar verileceği düzenlenmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacının dayandığı 21.10.2011 tarihli «protokoldeki» ve senetlerdeki imzanın davalının el ürünü olup olmadığı hususunda Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesi’nin raporunda da belirtildiği gibi inceleme konusu belgede ...'a atfen atılı imza ile ...'ın mukayese imzaları arasında tersim biçimi, işleklik derecesi, alışkanlıklar, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar saptandığından söz konusu imzanın mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'ın eli ürünü olmadığ …
Bölge Adliye Mahkemesince, davacının «istinaf başvurusunun reddine» karar verilmiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/1272 E. 2023/5977 K.
Ortak:faktoring · imza incelemesi · istifa · eksik inceleme · Menfi tespit
İncelediğiniz kararda2.Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu «eksik inceleme» ürünü olduğunu, «imza incelemesine» konu edilen belgelerin mukayeseye elverişli olmadığını, mukayese evraklarının inceleme için yetersiz olduğunu, müvekkil şirketin iyi niyetli «hamil sıfatı» ile usul ve yasaya uygun olarak «faktoring» işlemine konu edilen faturanın ödeme aracı olarak takibe konu çeki devir ve «teslim» aldığını, kambiyo senedininin «ciro» yoluyla müvekkil şirkete devri olduğundan kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan d …
Şti. adına atfen atılmış «ciro» imzası ile adı geçen şirketin imza yetkilisi olduğu bildirilen ...'ya ait mevcut mukayese imzaları arasında; tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, «istif», eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul 5.
Benzer bu karardaMahkemece, konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla davacının 04.01.2008 revizyon tarihli genel «faktoring sözleşmesinden» kaynaklanan borcunun bulunup bulunmadığı, bulunuyor ise borçlu olduğu miktarın tespiti yapılarak sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken «eksik inceleme» ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle bozulması gerekmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 01.02.2009 revizyon tarihli 004 revizyon nolu genel «faktoring sözleşmesindeki» ve 04.01.2008 revizyon tarihli 002 revizyon nolu genel faktoring sözleşmesindeki imzaların davacıya ait olmadığı, davacının bu sözleşmelerden kaynaklı takibe konu borçlardan «kefil» sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı, 11.02.2008 tarihli 2 adet hızır hesap sözleşmesi ve 11.02.2008 tarihli 2.000.000 USD'lik «genel kredi sözleşmelerindeki» imzaların davacıya ait olduğu, bu yönden bilirkişi raporunda hesaplanan davalı bankanın davacıdan alacağının 115.219,78 TL olduğu, davalı alacaklı tarafça «çek» yaprakları için talep edilen toplam 47.000,00 TL «depo» bedeli miktarı dışında kalan sözleşmelerden kaynaklı borçlardan davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı borçlunun hakkındaki …
İstinaf Sebepleri 1.Davalı «temlik» alan vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kandırılarak, «rızası» hilafına şirket ortağı yapıldığı gerekçesinin ileri sürülmesine rağmen, davacının rızası hilafına yapılan işlemlerle ilgili hiçbir «şikayeti» olmadığını, bu konuda soruşturma dosyası da bulunmadığını, bu şartlar altında davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, genel «faktoring sözleşmesindeki» «imza itirazı» kabul edilirken hızır hesap kredisindeki imzasının kendisine ait olduğunu ancak sözleşmeler arasında sadece 1 aylık süre mevcut olduğunu, davacının rızası dışında bir işlem var ise hızır hesap sözleşmesindeki imzanın da davacıya ait olmaması gerektiğini, davacının «kötüniyetle» «borçtan kurtulmak» için işbu davayı açtığını, kötüniyetin davada korunmaması gerektiğini tüm sebeplerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:çek taahhütnamesi · borçtan kurtulma · katılma yoluyla istinaf · faktoring sözleşmesi · imzaya itiraz · kefalet sözleşmesi · depo kararı · şikayet
Benzer bu karardaİstinaf Sebepleri 1.Davalı «temlik» alan vekili istinaf dilekçesinde özetle; davacının kandırılarak, «rızası» hilafına şirket ortağı yapıldığı gerekçesinin ileri sürülmesine rağmen, davacının rızası hilafına yapılan işlemlerle ilgili hiçbir «şikayeti» olmadığını, bu konuda soruşturma dosyası da bulunmadığını, bu şartlar altında davacının beyanlarının gerçeği yansıtmadığını, genel «faktoring sözleşmesindeki» «imza itirazı» kabul edilirken hızır hesap kredisindeki imzasının kendisine ait olduğunu ancak sözleşmeler arasında sadece 1 aylık süre mevcut olduğunu, davacının rızası dışında bir işlem var ise hızır hesap sözleşmesindeki imzanın da davacıya ait olmaması gerektiğini, davacının «kötüniyetle» «borçtan kurtulmak» için işbu davayı açtığını, kötüniyetin davada korunmaması gerektiğini tüm sebeplerle kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir.
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalı banka ile asıl borçlu arasında imzalanan «çek taahhütnamesi» gereğince çek «depo» bedelinden hesap sahibi olan dava dışı şirketin sorumluluğunun bulunduğu, ancak, «kredi sözleşmeleri» ile «kefalet sözleşmesini» imzalayan «müteselsil kefil» olan davacının çek yaprakları sebebiyle bankanın Çek Kanunu uyarınca ödemesi gereken asgari miktarlarla ilgili olarak depo talebinden sorumlu olabilmesi için kredi sözleşmesinde ve kefalet sözleşmesinde bu yönde açık bir hüküm bulunmadığından, bu bedelden hukuken sorumlu olamayacağı, dosyadaki belgelere, duruşma sürecini yansıtan tutanaklar ve gerekçe içeriğine göre, ilk derece mahkemesi kararının bu yönden usul ve yasaya aykırı olduğu, davacı vekilinin bu yöndeki istinaf isteminin kabulüne, davalı vekili her ne kadar davacının imzalanan kredi sözleşmeleri arasındaki süre ve davacının suç duyurusunda bulunmaması sebebiyle kötü niyetli olduğunu ve davanın tümden reddine karar verilmesini talep etmiş ise de, incelenen dosyada aldırılan bilirkişi raporlarında «imza incelemesinin» usulüne uygun yapıldığı, davalının iddia ettiği hususların davacının «kötü niyetini» kanıtlayamayacağı, elde yazılı başkaca bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davalı «temlik» alan vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; 01.02.2009 revizyon tarihli 004 revizyon nolu genel «faktoring sözleşmesindeki» ve 04.01.2008 revizyon tarihli 002 revizyon nolu genel faktoring sözleşmesindeki imzaların davacıya ait olmadığı, davacının bu sözleşmelerden kaynaklı takibe konu borçlardan «kefil» sıfatıyla sorumlu tutulamayacağı, 11.02.2008 tarihli 2 adet hızır hesap sözleşmesi ve 11.02.2008 tarihli 2.000.000 USD'lik «genel kredi sözleşmelerindeki» imzaların davacıya ait olduğu, bu yönden bilirkişi raporunda hesaplanan davalı bankanın davacıdan alacağının 115.219,78 TL olduğu, davalı alacaklı tarafça «çek» yaprakları için talep edilen toplam 47.000,00 TL «depo» bedeli miktarı dışında kalan sözleşmelerden kaynaklı borçlardan davacının sorumlu tutulamayacağı gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacı borçlunun hakkındaki …
2.Davacı vekili «katılma yoluyla istinaf» dilekçesinde özetle; «çek» yaprakları için talep edilen 47.000,00 TL «depo» bedelinin kabulüne karar verilmiş olmasının hem Yargıtay içtihatlarına hem de usul ve yasaya aykırı olduğunu, bankaların çek yaprağı başına ödemek zorunda oldukları «garanti» bedelinin asıl borçlu ve «keşideci» ve kefillerinden istenebilmesi için, taraflar arasındaki sözleşmede açık hüküm bulunması gerektiğini, bilirkişi raporunun gerek ilgili kısımlarında gerekse de sonu …
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/4212 E. , 2023/6311 K.
"İçtihat Metni"
İNCELENEN KARARIN
MAHKEMESİ İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davalı .... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı, Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ...vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildi. Duruşma için belirlenen 31.10.2023 günü başkaca gelen olmadığı yoklama ile anlaşılıp hazır bulunan davacı vekili Avukat Ertan Sarıkaya ile davalı ... vekili Avukat Ümit İba dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip, gereği düşünüldü.
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili şirket aleyhine icra takibi başlatıldığını, icra takibinin usule aykırı olduğunu, takibe konu çekin müvekkilinin rızası dışında elinden çıkmış olduğunu ve çek üzerindeki imzanın müvekkili şirket yetkililerine ati olmadığını, bu sebeple alacaklı görünen tarafın yetkili hamil olmadığını ve en geniş manada imzaya ve borca itirazlarının kabulüne, İstanbul 5.İcra Müdürlüğünün 2017/30660 E. sayılı icra takibine konu çekten dolayı borçlu olmadığının tespitine, icra dosyasına konu borcun tamamının müvekkili şirket ve keşideci tarafından yatırılmış olması nedeni ile icra veznesindeki paranın alacaklıya ödenmemesine ilişkin olarak ihtiyati tedbir kararı verilmesine, davalı aleyhine %20 oranında kötü niyet tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı Yakup Benöz vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu çeki direkt davacı firma yetkisilinden almadığını, bu çekle birlikte başka iki adet çeki davacı tarafın finansörü olan Elif Bekler'den teslim aldığını, daha sonrada müvekkilinin davacı firmadan bu çeklerin teyidini aldığını, teslim alındıktan sonra bazı çeklerin faktoring firmalarına verildiğini, davacı tarafın çeklerin kaybedildiği/ çalındığı beyanının yalan olduğunu, resmi kayıtlarla bunun istapının mümkün olduğunu, davacı tarafın çekin çalındığını belirttiği tarihten önce, çekin müvekkiline teslim edildiğini, sonuç olarak davanın reddine, davacının haksız ve kötü niyetli davası nedeni ile %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
2.Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili şirketin iyi niyetli hamil sıfatı ile usul ve yasaya uygun olarak faktoring işlemine konu edilen faturanın ödeme aracı olarak takibe konu çeki devir ve teslim aldığını, davadaki ispat yükünün davacıya ait olduğunu, sonuç olarak haksız davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile inceleme konusu çekin arka yüzündeki Armin İnşaat Gıda San. ve Dış Tic. Ltd. Şti. adına atfen atılmış ciro imzası ile adı geçen şirketin imza yetkilisi olduğu bildirilen ...'ya ait mevcut mukayese imzaları arasında; tanı unsurlarından işleklik derecesi, alışkanlıklar, tersim biçimi, istif, eğim, doğrultu, seyir, hız ve baskı derecesi bakımından farklılıklar bulunduğundan söz konusu ciro imzasının mevcut mukayese imzalarına kıyasla ...'nın eli ürünü olmadığı gerekçesi ile davanın kabulü ile İstanbul 5. İcra Müdürlüğünün 2017/30660 E. sayılı dosyası ile takibe konulan Türkiye Finansbank Altunizade şubesine ait 02.07.2017 tanzim ve 23.09.2017 vade tarihli 150.000,00 TL bedelli çekten ve ferilerinden dolayı davalılara borçlu olmadığının tespitine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davalı Yakup Benöz vekili istinaf dilekçesi vermiş ise de; İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesinin 09.12.2019 tarih ve 2017/882 E., 2019/1028 K. sayılı ek kararıyla; verilen yasal süreye rağmen harç ikmali yapmadığı anlaşılmakla istinaf talebinden vazgeçilmiş sayılmasına karar verilmiştir.
2.Davalı .... vekili istinaf dilekçesinde; Yerel mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporu eksik inceleme ürünü olduğunu, imza incelemesine konu edilen belgelerin mukayeseye elverişli olmadığını, mukayese evraklarının inceleme için yetersiz olduğunu, müvekkil şirketin iyi niyetli hamil sıfatı ile usul ve yasaya uygun olarak faktoring işlemine konu edilen faturanın ödeme aracı olarak takibe konu çeki devir ve teslim aldığını, kambiyo senedininin ciro yoluyla müvekkil şirkete devri olduğundan kambiyo senedinden dolayı kendisine başvurulan kişi, düzenleyen veya önceki hamillerden biriyle kendi arasında doğrudan doğruya var olan ilişkilere dayanan defileri müvekkile karşı ileri süremeyeceğini beyanla İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ve davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davalılar vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davalı ...Ş. vekili temyiz dilekçesinde özetle; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü itirazları tekrar ederek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Dava, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun (2004 sayılı Kanun) 72 nci maddesi uyarınca icra takibinden sonra açılan menfi tespit davasıdır.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 2004 sayılı Kanun 72 nci maddesi.
3. Değerlendirme
1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davalı ...Ş. vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeple
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Takdir olunan 17.100,00 TL duruşma vekalet ücretinin davalı ....'den alınarak davacıya verilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalı ....'ye yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
31.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/989070900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz