YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5442 E. 2023/352 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
uyuşmazlık konusu↗ ortalama tüketici↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yükleten (shipper)↗ iltibas↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının "Nef The Awakening" ibareli marka başvurusu ile davacının "NEF" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmakla beraber başvuru markası kapsamında bırakılan mal/hizmetlerle davacı markaları kapsamındaki mal/hizmetler benzer olmadığından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasın bulunmadığı, başvuru ibaresi üzerinde davacının önceye dayalı kullanım hak iddiası kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, davalı tarafın marka başvurusunda davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı markasında “the awakaning” ibaresi bulunmakta ise de bu ibarenin ayırt edici nitelik taşımadığını, taraf markalarındaki esas unsur karşılaştırıldığında, her iki markanın ikinci kelimesinin tamamının aynı olduğunu, markalarda ayırt edilmeyi sağlayacak herhangi bir tamamlayıcı şekil ilavesi bulunmadığını, gerekçeli kararda iki marka kapsamında bırakılan mal ve hizmetlerin benzer olmadığından bahisle iltibas tehlikesinin ortadan kalktığı kararının hatalı olduğunu, uyuşmazlık konusu yapılan 09, 12, 13, 14, 15, 18, 21, 24, 25, 28, 38, 41, 42, 35 inci sınıf hizmetler, geniş bir tüketici kesimine hitap etmekte olup bu tür ürünlere yönelik ortalama tüketici kesiminin eğitim, kültür ve dikkat düzeyinin çok yüksek olacağının söylenemeyeceğini, kararda müvekkilinin markasının tanınmışlığı açısından yapılan değerlendirmenin dosya kapsamına uygun olmadığını, dava konusu olayda davalı şirketin marka başvurusu kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin tamamının müvekkilinin markalarında da yer aldığı için somut olayda her marka için 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen risklerin oluşacağını, "Nef-The Awakening" ibaresi her ne kadar müvekkilinin markasından farklı sınıflarda tescil edilmiş olsa da müvekkilinin markasının tanınmış marka olması ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile koruma altında olması sebebiyle davalı firmanın bu tescilinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı Şirketin "Nef The Awakening" ibareli marka başvurusu ile davacının "NEF" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu; ancak davalının "nef the awakening" ibareli marka başvurusu kapsamında bırakılan mal/hizmetlerle, davacının itirazına mesnet markaları kapsamındaki mal/hizmetlerin benzer olmaması nedeni ile 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin somut uyuşmazlığa uygulanma ihtimalinin olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/934 E., 2020/4932 K. sayılı kararında da belirlendiği üzere, davacı yanın markalarının özellikle “inşaat ve gayrimenkul” sektörü yönünden tanınmış olduğu kabul edilmekle birlikte, davacı markasının, dava konusu “Nef The Awakening” markasının kapsamında bırakılan mal ve hizmetler yönünden de tescil engeli oluşturabilecek mahiyette bir tanınmışlığından bahsedilemeyeceği, kaldı ki bu yönde de dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında davacı yan markasının, “Nef The Awakening” markasının kapsamında bırakılan mal ve hizmetlerin tesciline engel olamayacağı, başvuru konusu markanın, başvuru anı itibariyle kötü niyetli tescile konu edildiğini gösterir yeterli delilin dosyada mevcut olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanınmış marka sahibi olup bu markaların davalının tescilini engelleyecek mahiyette olduğunu, kendi markaları ile seri marka imajı verilmeye çalışıldığını, her iki markada da “NEF” ibresinin esas unsur olduğunu, taraf markalar arasında iltibas oluşabileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13400 E. 2011/5918 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5442 E. , 2023/352 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararı iptali ve marka hükümsüzlüğü davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkilinin, “NEF” olarak bilinen dava dışı Timur Gayrimenkul Geliştirme Yapı ve Yatırım A.Ş.’nin Ceo’su ve ortağı olduğunu, müvekkilinin yöneticisi olduğu şirketin 2007 yılından beri inşaat sektörü başta olmak üzere aktif olarak faaliyette bulunduğunu, ürettiği projelerin tamamının adı içerisinde “NEF” ibaresinin yer aldığını, davalı başvurusunun, “NEF” markasının tüketici üzerinde oluşturduğu güven ve itibar duygusundan haksız suretle yararlanmayı hedefleyerek oluşturulduğunu, “NEF” ibareli markalarının tanınmış marka olduğunu, davalı şirketin “Nef The Awakening” ibareli marka başvurusunun müvekkili markaları ile bağıntılı, hatta seri marka olarak algılanacağını, iltibas tehlikesi bulunduğunu, bu yüzden davalının ‘’Nef The Awakening’’ isimli markasının tüm sınıflar açısından tesciline itiraz ettiklerini, Markalar Dairesi Başkanlığının kararı ile davalı başvurusunun mal ve hizmet listesinden 35, 41 ve 42 nci sınıf emtianın çıkarıldığını, bunun üzerine reddedilen kısma ilişkin olarak YİDK’ya itiraz dilekçesinin sunulduğunu ve YİDK’nın 2017-M-6190 sayılı kararı ile müvekkilinin itirazlarının reddedildiğini ileri sürerek YİDK'nın 2017-M-6190 sayılı 27.07.2017 tarihli kararının iptaline ve davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ... vekili, müvekkili Kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
2.Diğer davalı, davaya cevap vermemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davalının "Nef The Awakening" ibareli marka başvurusu ile davacının "NEF" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik oluşmakla beraber başvuru markası kapsamında bırakılan mal/hizmetlerle davacı markaları kapsamındaki mal/hizmetler benzer olmadığından 556 sayılı Markaların Korunması Hakkında Kanun Hükmünde Kararname'nin (556 sayılı KHK) 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi anlamında iltibasın bulunmadığı, başvuru ibaresi üzerinde davacının önceye dayalı kullanım hak iddiası kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin üçüncü fıkrasındaki koşulların oluşmadığı, davalı tarafın marka başvurusunda davacının tanınmışlığından haksız yarar sağlanabileceği, itibarına zarar verebileceği veya ayırt edici karakterini zedeleyici sonuçlar doğurabileceğinin kanıtlanmadığından 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasındaki tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davalı başvurusunun kötü niyetli yapıldığının kanıtlanamadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B.İstinaf Sebepleri
Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle, davalı markasında “the awakaning” ibaresi bulunmakta ise de bu ibarenin ayırt edici nitelik taşımadığını, taraf markalarındaki esas unsur karşılaştırıldığında, her iki markanın ikinci kelimesinin tamamının aynı olduğunu, markalarda ayırt edilmeyi sağlayacak herhangi bir tamamlayıcı şekil ilavesi bulunmadığını, gerekçeli kararda iki marka kapsamında bırakılan mal ve hizmetlerin benzer olmadığından bahisle iltibas tehlikesinin ortadan kalktığı kararının hatalı olduğunu, uyuşmazlık konusu yapılan 09, 12, 13, 14, 15, 18, 21, 24, 25, 28, 38, 41, 42, 35 inci sınıf hizmetler, geniş bir tüketici kesimine hitap etmekte olup bu tür ürünlere yönelik ortalama tüketici kesiminin eğitim, kültür ve dikkat düzeyinin çok yüksek olacağının söylenemeyeceğini, kararda müvekkilinin markasının tanınmışlığı açısından yapılan değerlendirmenin dosya kapsamına uygun olmadığını, dava konusu olayda davalı şirketin marka başvurusu kapsamında bulunan mal ve hizmetlerin tamamının müvekkilinin markalarında da yer aldığı için somut olayda her marka için 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen risklerin oluşacağını, "Nef-The Awakening" ibaresi her ne kadar müvekkilinin markasından farklı sınıflarda tescil edilmiş olsa da müvekkilinin markasının tanınmış marka olması ve 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası ile koruma altında olması sebebiyle davalı firmanın bu tescilinin hukuka aykırı olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını, davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, davalı Şirketin "Nef The Awakening" ibareli marka başvurusu ile davacının "NEF" ibareli tescilli markaları arasında biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel ve sesçil benzerlik bulunduğu; ancak davalının "nef the awakening" ibareli marka başvurusu kapsamında bırakılan mal/hizmetlerle, davacının itirazına mesnet markaları kapsamındaki mal/hizmetlerin benzer olmaması nedeni ile 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin somut uyuşmazlığa uygulanma ihtimalinin olmadığı, Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 11.11.2020 tarihli ve 2020/934 E., 2020/4932 K. sayılı kararında da belirlendiği üzere, davacı yanın markalarının özellikle “inşaat ve gayrimenkul” sektörü yönünden tanınmış olduğu kabul edilmekle birlikte, davacı markasının, dava konusu “Nef The Awakening” markasının kapsamında bırakılan mal ve hizmetler yönünden de tescil engeli oluşturabilecek mahiyette bir tanınmışlığından bahsedilemeyeceği, kaldı ki bu yönde de dosyaya herhangi bir delil sunulmadığı, 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin dördüncü fıkrası kapsamında davacı yan markasının, “Nef The Awakening” markasının kapsamında bırakılan mal ve hizmetlerin tesciline engel olamayacağı, başvuru konusu markanın, başvuru anı itibariyle kötü niyetli tescile konu edildiğini gösterir yeterli delilin dosyada mevcut olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde özetle; tanınmış marka sahibi olup bu markaların davalının tescilini engelleyecek mahiyette olduğunu, kendi markaları ile seri marka imajı verilmeye çalışıldığını, her iki markada da “NEF” ibresinin esas unsur olduğunu, taraf markalar arasında iltibas oluşabileceğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, YİDK kararının iptali ve marka hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
2. 556 sayılı KHK'nın 8 inci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi ve dördüncü fıkrası
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
18.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/882864900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz