Manevi tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/9140 E. 2023/520 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Görevli mahkeme
- görev/görevsizlik
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
çek taahhütnamesi↗ 5941 sayılı çek kanunu↗ genel işlem şartları↗ nedensellik bağı↗ güven kurumu↗ nispi vekalet ücreti↗ kıymetli evrak↗ haksız fiil sorumluluğu↗ taşıyıcının sorumluluğu↗ vekalet ücreti takdiri↗ ticari işletme↗ ticari dava niteliği↗ maktu vekalet ücreti↗ şikayet↗ basiretli tacir↗ taşıyıcı↗ haksız fiil↗ görevsizlik kararı↗ taahhütname↗ çek↗ tacir↗ hasar↗ yükleten (shipper)↗ vekalet ücreti↗ teslim↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece verilen 21.10.2014 tarihli ve 2014/602 E., 2014/422 K. sayılı kararıyla davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi anlamında ticari dava olmadığı, tarafların tacir olmadığı gibi ticari işletmesi ile de ilgili olmadığı, dava konusunun haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.04.2015 tarihli ve 2015/3407 E., 2015/5142 K. sayılı kararıyla davanın ticari dava niteliğinde bulunduğu ve görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu çek koçanının davalı banka tarafından dava dışı matbaada basımının yaptırıldığı ve dava dışı kargo şirketine taşıma için verildiği, çek koçanının dava dışı kargo şirketinin taşıma hizmeti sırasında kaybolduğu, davalı banka elinde ya da üzerinde iken kaybolmadığı, davalı bankanın bankacılık işleminden dolayı davacı zararının oluştuğundan söz edilemeyeceği, dava dışı kargo şirketinin eylemi söz konusu olduğundan taşıyıcının sorumluluğuna ve kusuruna ilişkin hükümlerin uygulanabileceği, zararla davalı bankanın eylemi arasında nedensellik bağı bulunmadığı, davalı bankanın zararı doğuran bir eyleminin de olmadığı, olay nedeniyle davacı kadar davalı bankanın da mağdur olduğu ve bu konuda gerekli şikayetlerin yapıldığı, davalı bankanın çek koçanının iptaline ilişkin yazısı ile de üzerine düşen görev ve yükümlülüğü yerine getirdiği, davalı bankadan manevi tazminat isteyebilme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde,
1. Kıymetli evrak vb. kargo taşımalarında her türlü hasar, kayıp ve zarardan sorumluluğun göndericiye ait olduğunu hasar, kayıp durumlarından sorumlu olmadığını, bankanın bir güven kurumu basiretli tacir olarak bunu bilmesi gerektiğini,
2. Cek karnesi basmak konusunda bir talimat almadan hareket eden bankanın oluşan zarardan sorumlu olacağını, çek taahhüt kredisi taahhütnamesinin rutin işlerin ilerlemesi için yapıldığını, genel işlem şartları içerdiğini, tarih dahi bulunmadığını bu nedenle çek koçanı talebi anlamına gelmeyeceğini,
3. Kargo şirketi seçiminde müvekkilinin bir dahli olmadığını, kargo şirketi davalı bankanın özenli davranmadığını seçiminde matbaa ve kargo şirketinin eylemlerinden adam çalıştıran olarak bankanın sorumlu olduğunu,
4. Davalı banka tarafından gönderilen 25.05.2012 tarihli cevabi yazıda bankanın uhdesindeyken çeklerin kaybolduğunu beyan ettiğini,
5. Çeklerin bir bölümünün hala kayıp olduğunu, davacının keşide edilen bazı çekler nedeniyle zarara uğradığını, bankanın yaptığı şikayetlerin zararı gidermeye yönelik olmadığını,
6. Manevi tazminat davasının tümüyle reddi halinde davalıya maktu vekalet ücreti takdiri gerektiğinden mahkemece hükmedilen nispi vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka nezdinde çek hesabı olan davacıya teslim edilmesi gereken çek karnesinin kaybolması sonucu uğranıldığı iddia edilen manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 4 üncü, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2 inci maddeleri ile 6102 sayılı Kanun'un 16 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/13279 E. 2010/11448 K.
Ortak:çek
İncelediğiniz karardaMahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu «çek» koçanının davalı banka tarafından dava dışı matbaada basımının yaptırıldığı ve dava dışı kargo şirketine taşıma için verildiği, çek koçanının dava dışı kargo şirketinin taşıma hizmeti sırasında kaybolduğu, davalı banka elinde ya da üzerinde iken kaybolmadığı, davalı bankanın bankacılık işleminden dolayı davacı zararının oluştuğundan söz edilemeyeceği, dava dışı kargo şirketinin eylemi söz konusu olduğundan «taşıyıcının sorumluluğuna» ve kusuruna ilişkin hükümlerin uygulanabileceği, zararla davalı bankanın eylemi arasında «nedensellik bağı» bulunmadığı, davalı bankanın zararı doğuran bir eyleminin de olmadığı, olay nedeniyle davacı kadar davalı bankanın da mağdur olduğu ve bu konuda gerekli «şikayetlerin» yapıldığı, davalı bankanın çek koçanının iptaline ilişkin yazısı ile de üzerine düşen görev ve yükümlülüğü yerine getirdiği, davalı bankadan manevi tazminat isteye …
Cek karnesi basmak konusunda bir talimat almadan hareket eden bankanın oluşan zarardan sorumlu olacağını, «çek taahhüt» kredisi taahhütnamesinin rutin işlerin ilerlemesi için yapıldığını, «genel işlem şartları» içerdiğini, tarih dahi bulunmadığını bu nedenle çek koçanı talebi anlamına gelmeyeceğini, 3.
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı banka nezdinde «çek» hesabı olan davacıya «teslim» edilmesi gereken çek karnesinin kaybolması sonucu uğranıldığı iddia edilen manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve savunma ile toplanan delillere göre, davacının maddi zararlarının ilgili davalarda «yargılama gideri» olarak istenebileceğini, kuryede kaybolan ve «kambiyo senedi» kazanmadan koçan halinde başkalarının eline geçen «çek karnesi» dolayısıyla bankanın sorumluluğunun doğmayacağı, manevi zarara yönelik herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Davalı ile «çek» koçanlarını «taşıyan» Aras Kargo şirketi arasındaki ilişkiden davacı aleyhine durum yaratılamayacağı gibi, çek koçanlarının kargoda iken kaybolması halinde sorumluluk da davalı bankaya aittir.
Bu nedenle davacının, «çek» koçanlarının kaybolması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının tazminini davalı bankadan istemesi mümkündür.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticari itibarın zedelenmesi · çek karnesi · delil değerlendirmesi · ticari itibar · kambiyo senedi · yargılama gideri · taşıyan · maddi tazminat
Benzer bu karardaMahkemece, iddia ve savunma ile toplanan delillere göre, davacının maddi zararlarının ilgili davalarda «yargılama gideri» olarak istenebileceğini, kuryede kaybolan ve «kambiyo senedi» kazanmadan koçan halinde başkalarının eline geçen «çek karnesi» dolayısıyla bankanın sorumluluğunun doğmayacağı, manevi zarara yönelik herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.
Davacının «maddi tazminat» talebine yönelik olarak, bir davada taraf vekili yararına «yargılama gideri» niteliğinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği avukatlık ücretine hükmedilmesi ile taraflar ve vekilleri arasında yapılan avukatlık ücreti sözleşmesi birbirinden farklıdır.
Mahkemece bu husus dikkat alınarak, davacının maddi zararlarına yönelik «delillerinin değerlendirilip» buna göre «maddi tazminatın» belirlenmesi gerekirken maddi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiştir.
Yine, davalının neden olduğu olay nedeniyle davacının «ticari itibarının zedelenmiş» olduğu iddiasının eylemin işleniş şekli, icra takip dosyası, davacı ve davalının konumu ile dosya kapsamı bir bütün olarak gözetilerek BK 49.maddesinde koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/9140 E. , 2023/520 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ Ticaret Mahkemesi
Taraflar arasındaki manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkeme kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde, müvekkili adına basılan çek defterinin henüz müvekkiline teslim edilmeden kargoda banka tarafından kaybedildiğini, çekleri ele geçiren kişiler tarafından sahte imzalar ile keşide edilerek çeklerin piyasaya sürüldüğünü bu nedenle ticari itibar kaybına uğradığını ileri sürerek 100.000,00 TL manevi tazminatın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP
Davalı vekili cevap dilekçesinde, çeklerin Banka nezdinde değil kargoda kaybolduğunu, kusurunun bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARLARI, BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ
A. Mahkemece Verilen İlk Karar
Mahkemece verilen 21.10.2014 tarihli ve 2014/602 E., 2014/422 K. sayılı kararıyla davanın 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 4 üncü maddesi anlamında ticari dava olmadığı, tarafların tacir olmadığı gibi ticari işletmesi ile de ilgili olmadığı, dava konusunun haksız fiil sorumluluğundan kaynaklandığı gerekçesiyle mahkemenin görevsizliğine ve görevli mahkemenin Asliye Hukuk Mahkemesi olduğuna karar verilmiş, davacı vekilince temyiz edilmiştir.
B. Bozma Kararı
Dairemizin 13.04.2015 tarihli ve 2015/3407 E., 2015/5142 K. sayılı kararıyla davanın ticari dava niteliğinde bulunduğu ve görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu gerekçesiyle bozulmuştur.
C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla dava konusu çek koçanının davalı banka tarafından dava dışı matbaada basımının yaptırıldığı ve dava dışı kargo şirketine taşıma için verildiği, çek koçanının dava dışı kargo şirketinin taşıma hizmeti sırasında kaybolduğu, davalı banka elinde ya da üzerinde iken kaybolmadığı, davalı bankanın bankacılık işleminden dolayı davacı zararının oluştuğundan söz edilemeyeceği, dava dışı kargo şirketinin eylemi söz konusu olduğundan taşıyıcının sorumluluğuna ve kusuruna ilişkin hükümlerin uygulanabileceği, zararla davalı bankanın eylemi arasında nedensellik bağı bulunmadığı, davalı bankanın zararı doğuran bir eyleminin de olmadığı, olay nedeniyle davacı kadar davalı bankanın da mağdur olduğu ve bu konuda gerekli şikayetlerin yapıldığı, davalı bankanın çek koçanının iptaline ilişkin yazısı ile de üzerine düşen görev ve yükümlülüğü yerine getirdiği, davalı bankadan manevi tazminat isteyebilme koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. TEMYİZ
A.Temyiz Yoluna Başvuranlar
Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz sebepleri
Davacı vekili temyiz dilekçesinde,
1. Kıymetli evrak vb. kargo taşımalarında her türlü hasar, kayıp ve zarardan sorumluluğun göndericiye ait olduğunu hasar, kayıp durumlarından sorumlu olmadığını, bankanın bir güven kurumu basiretli tacir olarak bunu bilmesi gerektiğini,
2. Cek karnesi basmak konusunda bir talimat almadan hareket eden bankanın oluşan zarardan sorumlu olacağını, çek taahhüt kredisi taahhütnamesinin rutin işlerin ilerlemesi için yapıldığını, genel işlem şartları içerdiğini, tarih dahi bulunmadığını bu nedenle çek koçanı talebi anlamına gelmeyeceğini,
3. Kargo şirketi seçiminde müvekkilinin bir dahli olmadığını, kargo şirketi davalı bankanın özenli davranmadığını seçiminde matbaa ve kargo şirketinin eylemlerinden adam çalıştıran olarak bankanın sorumlu olduğunu,
4. Davalı banka tarafından gönderilen 25.05.2012 tarihli cevabi yazıda bankanın uhdesindeyken çeklerin kaybolduğunu beyan ettiğini,
5. Çeklerin bir bölümünün hala kayıp olduğunu, davacının keşide edilen bazı çekler nedeniyle zarara uğradığını, bankanın yaptığı şikayetlerin zararı gidermeye yönelik olmadığını,
6. Manevi tazminat davasının tümüyle reddi halinde davalıya maktu vekalet ücreti takdiri gerektiğinden mahkemece hükmedilen nispi vekalet ücretinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, davalı banka nezdinde çek hesabı olan davacıya teslim edilmesi gereken çek karnesinin kaybolması sonucu uğranıldığı iddia edilen manevi zararın tazmini istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk
5411 sayılı Bankacılık Kanunu'nun 4 üncü, 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 2 inci maddeleri ile 6102 sayılı Kanun'un 16 ıncı maddesi.
3. Değerlendirme
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
V. KARAR
Açıklanan sebeple;
Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
25.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/882849400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz