6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Maddi ve Manevi Tazminat

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2009/13279 E. 2010/11448 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari itibarın zedelenmesi çek karnesi delil değerlendirmesi ticari itibar avukatlık asgari ücret tarifesi kambiyo senedi yargılama gideri çek taşıyan maddi tazminat

Atıf yapılan mevzuat: BK — BK 49

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, iddia ve savunma ile toplanan delillere göre, davacının maddi zararlarının ilgili davalarda yargılama gideri olarak istenebileceğini, kuryede kaybolan ve kambiyo senedi kazanmadan koçan halinde başkalarının eline geçen çek karnesi dolayısıyla bankanın sorumluluğunun doğmayacağı, manevi zarara yönelik herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

Dava, banka tarafından kaybedilen çekler nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini davasıdır. Çek koçanlarının davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü'nden Denizbank Batman Şubesi'ne gönderildiği sırada kargoda kaybolduğu, bu çeklerden biri nedeniyle davacı aleyhine icra takibi yapıldığı, davacı tarafından icra takibinin iptali için dava açıldığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu sabittir. Davalı ile çek koçanlarını taşıyan Aras Kargo şirketi arasındaki ilişkiden davacı aleyhine durum yaratılamayacağı gibi, çek koçanlarının kargoda iken kaybolması halinde sorumluluk da davalı bankaya aittir. Bu nedenle davacının, çek koçanlarının kaybolması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının tazminini davalı bankadan istemesi mümkündür. Davacının maddi tazminat talebine yönelik olarak, bir davada taraf vekili yararına yargılama gideri niteliğinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği avukatlık ücretine hükmedilmesi ile taraflar ve vekilleri arasında yapılan avukatlık ücreti sözleşmesi birbirinden farklıdır. Mahkemece bu husus dikkat alınarak, davacının maddi zararlarına yönelik delillerinin değerlendirilip buna göre maddi tazminatın belirlenmesi gerekirken maddi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiştir. Yine, davalının neden olduğu olay nedeniyle davacının ticari itibarının zedelenmiş olduğu iddiasının eylemin işleniş şekli, icra takip dosyası, davacı ve davalının konumu ile dosya kapsamı bir bütün olarak gözetilerek BK 49.maddesinde koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Manevi tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2021/9140 E. 2023/520 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2045 E. 2020/361 K.

    Ortak:

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2009/13279 E.  ,  2010/11448 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ Asliye Hukuk Mahkemesi

Taraflar arasında görülen davada Batman 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 25.03.2009 tarih ve 2008/624 -2009/224 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkilinin davalı bankanın Batman Şubesine çek karnesi almak için müracaatta bulunduğunu, ilgili şube tarafından genel müdürlükten 60 yaprak çek koçanı istendiğini, ancak çek koçanlarının kuryede iken kaybolduğunu, kaybolan çek karnelerinin kötüniyetli üçüncü kişilerin eline geçtiğini ve hakkında icra takibi yapıldığını, hesaplarına haciz konulduğunu, icra takibine itiraz ettiklerini ve Batman Cumhuriyet Başsavcılığı'na şikayette bulunduklarını, bu hukuki prosedürler için avukat tuttuklarını ve masraf yaptıklarını, ayrıca hesaplara konulan haciz nedeniyle çek kullanamadığını ve bankalarda işlem yapamadığını, ticari itibarının zarar gördüğünü bildirerek, 5000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın reeskont faizi ile davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacının talep ettiği çek koçanlarının genel müdürlükten Batman Şubesine gönderilirken kargoda kaybolduğunu, kaybolan bu çekler için gerekli işlemlerin yapıldığını, Aras Kargo şirketinin kusurlu olduğunu, bu nedenle husumetin yanlış yöneltildiğini, manevi tazminat isteme hakkı oluşmadığını ve istenen meblağın yüksek olduğunu bildirerek davanın reddini talep etmiştir.

Mahkemece, iddia ve savunma ile toplanan delillere göre, davacının maddi zararlarının ilgili davalarda yargılama gideri olarak istenebileceğini, kuryede kaybolan ve kambiyo senedi kazanmadan koçan halinde başkalarının eline geçen çek karnesi dolayısıyla bankanın sorumluluğunun doğmayacağı, manevi zarara yönelik herhangi bir delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar vermiştir.

Davacı vekili kararı temyiz etmiştir.

Dava, banka tarafından kaybedilen çekler nedeniyle uğranılan maddi ve manevi zararların tazmini davasıdır. Çek koçanlarının davalı ...Ş. Genel Müdürlüğü'nden Denizbank Batman Şubesi'ne gönderildiği sırada kargoda kaybolduğu, bu çeklerden biri nedeniyle davacı aleyhine icra takibi yapıldığı, davacı tarafından icra takibinin iptali için dava açıldığı ve Cumhuriyet Başsavcılığı'na suç duyurusunda bulunulduğu sabittir. Davalı ile çek koçanlarını taşıyan Aras Kargo şirketi arasındaki ilişkiden davacı aleyhine durum yaratılamayacağı gibi, çek koçanlarının kargoda iken kaybolması halinde sorumluluk da davalı bankaya aittir. Bu nedenle davacının, çek koçanlarının kaybolması nedeniyle maddi ve manevi zararlarının tazminini davalı bankadan istemesi mümkündür.

Davacının maddi tazminat talebine yönelik olarak, bir davada taraf vekili yararına yargılama gideri niteliğinde Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereği avukatlık ücretine hükmedilmesi ile taraflar ve vekilleri arasında yapılan avukatlık ücreti sözleşmesi birbirinden farklıdır. Mahkemece bu husus dikkat alınarak, davacının maddi zararlarına yönelik delillerinin değerlendirilip buna göre maddi tazminatın belirlenmesi gerekirken maddi tazminat talebinin reddi doğru görülmemiştir. Yine, davalının neden olduğu olay nedeniyle davacının ticari itibarının zedelenmiş olduğu iddiasının eylemin işleniş şekli, icra takip dosyası, davacı ve davalının konumu ile dosya kapsamı bir bütün olarak gözetilerek BK 49.maddesinde koşulların oluşup oluşmadığı değerlendirilmek ve sonucuna göre karar vermek gerekirken davanın reddedilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı vekili yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 08.11.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/1043118800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.