Menfi tespit | İstirdat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5597 E. 2023/274 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
mutlak defi↗ rehin cirosu↗ imza sahteliği↗ temlik cirosu↗ çekin istirdadı↗ kötü niyetli iktisap↗ sahtelik↗ bekletici mesele↗ çek iptali↗ takas↗ lehtar↗ rehin↗ vekâlet ücreti↗ ciro↗ hamil↗ uyuşmazlık konusu↗ temlik↗ istirdat↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ yargılama gideri↗ çek↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ menfi tespit↗ eksik inceleme↗ yükleten (shipper)↗ teminat↗ istinaf yoluna başvurulabilirlik↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çek üzerindeki imzanın çek lehtarı davacı Toplusoy Gıda Tarım ve San. Tic. A.Ş. şirketinin yetkilisine ait olmadığı, bu nedenle davacının bu çek dolayısıyla borçlu bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 792 nci maddesine göre davalı hamil Finansbank A.Ş.'nin çeki kötü niyetli iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği, dolayısıyla davalının diğer çek borçlularına karşı talep hakkını ortadan kaldırır nitelikte çekin istirdadına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının T.C. Ziraat Bankası'na ait 24.11.2016 tarihli, 0011514 çek numaralı, 330.616,70 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, çekin iptali ve aslının istirdadı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı bankanın çeki iktisabında ağır kusurlu olduğunu, bankanın ...'ın azlinden haberdar olduğunu, bankanın çeki kredinin teminatı olarak aldığını belirterek çek aslı istirdadı ve çek iptali talebinin reddi yönünden usul ve kanuna aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp bu taleplerin de kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından çekin temlik cirosu ile alındığını, çekte rehin cirosuna ilişkin bir ibarenin bulunmadığını, ...'a davanın ihbar edilmemesinin doğru olmadığını, davalı şirket yetkilisine yönelik soruşturmanın sonucunun beklenmesinin gerektiğini, bankanın iyi niyetli hamil olduğunu, ...'a yönelik şahsi defilerin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, çekin teminat olarak takasa konduğuna ilişkin belgenin doğru olmadığını, banka kayıtları incelemesiyle bu durumun ortaya çıkacağını, çekin iptal edilemeyeceğini belirterek usul ve kanuna aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davacı şirket ciro kaşesi altındaki ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 659 uncu maddesi gereğince ciro imzasının sahteliği iddiasının mutlak defi niteliğinde bulunduğu ve herkese karşı ileri sürülebilir nitelikte olduğu, bu nedenle davacının menfi tespit isteminin kabulü yerinde olup davalı vekilinin müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği yönündeki istinaf gerekçesinin yerinde olmadığı, buna bağlı olarak kabul edilen kısım bakımından davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan dosyada toplanan deliller kapsamında eksik inceleme iddiası yerinde olmayıp davalı vekilince bekletici mesele yapılması talep edilen ceza soruşturmasının davalı banka hakkındaki hüküm bakımından sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı ...Ş. vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili, istinaf sebepleriyle bağlı kalarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekteki cironun rehin cirosu olup olmadığı, imzanın sahteliğinin davalılara etkisi bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı banka vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/2960 E. 2012/4199 K.
Ortak:çek · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaİLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu «çek» üzerindeki imzanın çek «lehtarı» davacı Toplusoy Gıda Tarım ve San.
A.Ş. şirketinin yetkilisine ait olmadığı, bu nedenle davacının bu «çek» dolayısıyla borçlu bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 792 nci maddesine göre davalı «hamil» Finansbank A.Ş.'nin çeki «kötü niyetli iktisap» ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği, dolayısıyla davalının diğer çek borçlularına karşı talep hakkını ortadan kaldırır nitelikte «çekin istirdadına» karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının T.C.
Ziraat Bankası'na ait 24.11.2016 tarihli, 0011514 «çek» numaralı, 330.616,70 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, çekin iptali ve aslının «istirdadı» talebinin reddine karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çekin davalı şirketin ortağı olan ...isimli kişiye verildiği bu kişinin çeki «tahsil cirosu» ile davalı şirkete verdiği ve «çek» bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiği, taraflar arasında çek verilmesini gerektirir bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozul …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:tahsil cirosu · husumet yokluğu
Benzer bu kararda… kemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından çekin davalı şirketin ortağı olan ...isimli kişiye verildiği bu kişinin çeki «tahsil cirosu» ile davalı şirkete verdiği ve «çek» bedelinin davalı şirket tarafından tahsil edildiği, taraflar arasında çek verilmesini gerektirir bir ticari ilişkinin mevcut olmadığı gerekçesiyle, davalı ... yönünden «husumet yokluğundan» davanın reddine, diğer davalı yönünden davanın kabulüne dair tesis edilen karar, davalılar vekilinin temyizi üzerine, ilamda belirtilen nedenlerle Dairemizce bozul …
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1751 E. 2019/1651 K.
Ortak:sahtelik
İncelediğiniz karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yaptırılan «bilirkişi incelemesi» ile davacı şirket «ciro» kaşesi altındaki ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 659 uncu maddesi gereğince ciro imzasının «sahteliği» iddiasının «mutlak defi» niteliğinde bulunduğu ve herkese karşı ileri sürülebilir nitelikte olduğu, bu nedenle davacının «menfi tespit» isteminin kabulü yerinde olup davalı vekilinin müvekkiline «husumet» yöneltilemeyeceği yönündeki istinaf gerekçesinin yerinde olmadığı, buna bağlı olarak kabul edilen kısım bakımından davalı aleyhine «yargılama gideri» ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan dosyada toplanan deliller kapsamında «eksik inceleme» iddiası yerinde olmayıp davalı vekilince «bekletici mesele» yapılması talep edilen ceza soruşturmasının davalı banka hakkındaki hüküm bakımından sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı ...Ş. vekilin …
Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu çekteki «cironun» «rehin cirosu» olup olmadığı, «imzanın sahteliğinin» davalılara etkisi bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · limited şirket
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5597 E. , 2023/274 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ .... Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi
Taraflar arasındaki menfi tespit ve istirdat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Kararın davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı banka vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA
Davacı vekili dava dilekçesinde; dava konusu 330.616,70 TL bedelli çekin, dava dışı Bahçıvan Gıda San. ve Tic. A.Ş. tarafından davacının ürettiği sütlerin satın alınmasına karşılık olarak davacı adına düzenlendiğini ve davacı şirketin yetkilisi ....'a teslim edildiğini, ancak ....'ın çeki, yetkilisi ve ortağı olduğu davalı şirket adına sahte olarak ciroladığını ve diğer davalı ...Ş.'den kullanmış oldukları krediye teminat olarak verdiğini, halbuki davacı müvekkili şirketin davalılardan Yöntem Tarım Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.'ne ve davalı ...Ş.'ye herhangi bir borcunun bulunmadığını, müvekkili şirketin ticari defter ve kayıtları incelendiğinde, davacı Toplusoy A.Ş.'nin davalılara herhangi bir borcunun olmadığını ve Toplusoy A.Ş.
kaşesinin üzerindeki imzanın sahte olduğunun ortaya çıkacağını, .... hakkında şikayette bulunulduğunu ileri sürerek T.C. Ziraat Bankası A.Ş. ..... Şubesi'ne ait 24.11.2016 keşide tarihli, 0011514 çek numaralı, 330.616,70 TL bedelli bir adet çekin iptali ile çeke ilişkin icra takibi yasağı konulmasına ve çek aslının davacı müvekkili şirkete iadesine karar verilmesini talep etmiştir.
II. CEVAP
1.Davalı ...Ş. vekili cevap dilekçesinde; çekin temlik cirosu ile devrinin sonucunda bütün hak ve alacakların müvekkili bankaya intikal ettiğini ve bankanın iyi niyetli üçüncü kişi olduğunu, dava konusu çekin yasal şekil şartlarını haiz, unsurları tam, geçerli ve borç doğuran bir çek olduğunu, davacının ... hakkındaki iddia ve buna bağlı taleplerinin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini savunarak davanın husumetten ve esastan reddini istemiştir.
2.Davalı Yöntem Tarım Ürünleri San. Tic. Ltd. Şti.'ne usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen bu davalı cevap dilekçesi sunmamıştır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu çek üzerindeki imzanın çek lehtarı davacı Toplusoy Gıda Tarım ve San. Tic. A.Ş. şirketinin yetkilisine ait olmadığı, bu nedenle davacının bu çek dolayısıyla borçlu bulunmadığı, ancak 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 792 nci maddesine göre davalı hamil Finansbank A.Ş.'nin çeki kötü niyetli iktisap ettiği veya iktisabında ağır kusurlu olduğunun ispat edilemediği, dolayısıyla davalının diğer çek borçlularına karşı talep hakkını ortadan kaldırır nitelikte çekin istirdadına karar verilemeyeceği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, davacının T.C. Ziraat Bankası'na ait 24.11.2016 tarihli, 0011514 çek numaralı, 330.616,70 TL bedelli çekten dolayı davalılara borçlu bulunmadığının tespitine, çekin iptali ve aslının istirdadı talebinin reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF
A. İstinaf Yoluna Başvuranlar
İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri
1.Davacı şirket vekili istinaf dilekçesinde özetle; eksik inceleme ile karar verildiğini, davalı bankanın çeki iktisabında ağır kusurlu olduğunu, bankanın ...'ın azlinden haberdar olduğunu, bankanın çeki kredinin teminatı olarak aldığını belirterek çek aslı istirdadı ve çek iptali talebinin reddi yönünden usul ve kanuna aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp bu taleplerin de kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Davalı ...Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı tarafından çekin temlik cirosu ile alındığını, çekte rehin cirosuna ilişkin bir ibarenin bulunmadığını, ...'a davanın ihbar edilmemesinin doğru olmadığını, davalı şirket yetkilisine yönelik soruşturmanın sonucunun beklenmesinin gerektiğini, bankanın iyi niyetli hamil olduğunu, ...'a yönelik şahsi defilerin davalı bankaya karşı ileri sürülemeyeceğini, çekin teminat olarak takasa konduğuna ilişkin belgenin doğru olmadığını, banka kayıtları incelemesiyle bu durumun ortaya çıkacağını, çekin iptal edilemeyeceğini belirterek usul ve kanuna aykırı bulduğu İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılıp davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
C. Gerekçe ve Sonuç
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemece yaptırılan bilirkişi incelemesi ile davacı şirket ciro kaşesi altındaki ciro imzasının davacı şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 659 uncu maddesi gereğince ciro imzasının sahteliği iddiasının mutlak defi niteliğinde bulunduğu ve herkese karşı ileri sürülebilir nitelikte olduğu, bu nedenle davacının menfi tespit isteminin kabulü yerinde olup davalı vekilinin müvekkiline husumet yöneltilemeyeceği yönündeki istinaf gerekçesinin yerinde olmadığı, buna bağlı olarak kabul edilen kısım bakımından davalı aleyhine yargılama gideri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde de isabetsizlik bulunmadığı, öte yandan dosyada toplanan deliller kapsamında eksik inceleme iddiası yerinde olmayıp davalı vekilince bekletici mesele yapılması talep edilen ceza soruşturmasının davalı banka hakkındaki hüküm bakımından sonuca etkili olmayacağı gerekçesiyle davacı vekilinin ve davalı ...Ş.
vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ
A. Temyiz Yoluna Başvuranlar
Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri
Davacı vekili ve davalı ...Ş. vekili, istinaf sebepleriyle bağlı kalarak Bölge Adliye Mahkemesi kararını temyiz etmiştir.
C. Gerekçe
1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme
Uyuşmazlık, dava konusu çekteki cironun rehin cirosu olup olmadığı, imzanın sahteliğinin davalılara etkisi bulunup bulunmadığı noktalarında toplanmaktadır.
2. İlgili Hukuk
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme
1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili ve davalı banka vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR
Açıklanan sebeplerle;
Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
16.01.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/882741000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz