Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3859 E. 2022/9025 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
korkutma↗ nakden kaydı↗ senetle ispat kuralı↗ senede karşı senetle ispat↗ talil↗ senetle ispat↗ bedelsizlik↗ mirasçılık↗ ispat yükü↗ mahsup↗ uyuşmazlık konusu↗ kötü niyet↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ dava sebebi↗ cy/cy kaydı↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının savunması ile senedin nakden kaydını talil ettiği ve ispat yükünün davalı üzerine geçtiği, davalı alacaklı tarafından takibe konu senede ilişkin olarak bu bedel karşılığına ilişkin iddianın usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12713 Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, borca konu senedin ve icra takibinin iptaline, takipte kötü niyet şartlarının ispat olunamadığı, İİK 72/5. maddesi şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, korkutma sebebiyle imzalanan senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile senedin ve takibin iptali istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu 39. maddesine dayanan davacının korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmesi veya verdiği şeyi geri istemesi gerekir, aksi halde sözleşmeyi onamış sayılır. 31.08.2013 tanzim tarihli senet ile ilgili borçlu olmadığı hususunu 05.09.2018 tarihinde uyuşmazlık konusu haline getiren davacı bir yıllık süreyi geçirmiş olduğundan artık sözleşmeyi benimsemiş sayılır. Ne var ki davacı bedelsizlik iddiasına da dayandığından, mahkemece bu yöne ilişkin taraf delillerinin de senede karşı senetle ispat kuralı gereği ayrıca toplanıp değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı, kardeşi olan murisle miras meseleleri ve bakıma muhtaç anne baba için yapılan hizmet giderlerinin davalıya isabet eden tutarların karşılanması için senedin tanzim edildiğini belirtmiş ise de, mirasçıların kendi aralarında yaptıkları mahsuplaşmada davacının kendisine isabet eden borç bakiyesi kadar senet tanzim edilmesinin "nakten" yazılan ihdas sebebinin talili anlamına gelmeyeceği de gözetilerek sair deliller nazara alınarak uygun sonuç çerçevesince bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara yönelik istinaf taleplerinin Bölge Adliye Mahkemesince de esastan reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/4043 E. 2021/3823 K.
Ortak:talil · ispat yükü
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının savunması ile senedin «nakden kaydını» «talil» ettiği ve «ispat yükünün» davalı üzerine geçtiği, davalı alacaklı tarafından takibe konu senede ilişkin olarak bu bedel karşılığına ilişkin iddianın usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Sakarya 3.
… meseleleri ve bakıma muhtaç anne baba için yapılan hizmet giderlerinin davalıya isabet eden tutarların karşılanması için senedin tanzim edildiğini belirtmiş ise de, «mirasçıların» kendi aralarında yaptıkları «mahsuplaşmada» davacının kendisine isabet eden borç bakiyesi kadar senet tanzim edilmesinin "nakten" yazılan ihdas «sebebinin» «talili» anlamına gelmeyeceği de gözetilerek sair deliller nazara alınarak uygun sonuç çerçevesince bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabu …
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:usuli kazanılmış hak · kambiyo senedi · kazanılmış hak · menfi tespit
Benzer bu karardaMahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılamaya ve tüm dosya kapsamına göre; «kambiyo senedine» karşı «menfi tespit» isteminin yazılı belge ile kanıtlanması gerektiği ve «ispat yükünün» davacı üzerinde olduğu, davalı ...'nun senet metnini «talil» mahiyetinde beyanı bulunmadığı, davacının iddiasını ispatlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine ve davalı ... lehine tazminata karar verilmiştir.
Bu husus davacı lehine «usuli kazanılmış hak» oluşturduğundan mahkemece davanın, ... yönünden kabulüne karar verilmesi gerekirken bu davalı yönündende reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/2 E. 2016/9044 K.
Ortak:korkutma
İncelediğiniz karardaDava, «korkutma» sebebiyle imzalanan senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile senedin ve takibin iptali istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu 39. maddesine dayanan davacının «korkutmanın» etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmesi veya verdiği şeyi geri istemesi gerekir, aksi halde sözleşmeyi onamış sayılır.
Benzer bu kararda6098 sayılı TBK’nın 39/... maddesi uyarınca “Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da «korkutulma» sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak ... yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.” Bu itibarla, mahkemece öncelikle deliller toplanmak sureti ile davacının «öğrenme tarihi» belirlenerek bu tarihten itibaren başlayacak olan ... yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılıp açılmadığı tespit edilip, hak düşürücü süre içerisinde açıldığının tespiti halinde de işin esasına girilmek sureti ile hata ve «hilenin» somut olayda bulunup bulunmadığı husunda inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesinin iptali · öğrenme tarihi · sahtelik · sözleşmenin iptali · hile · hisse devir sözleşmesi · hak düşürücü süre · limited şirket
Benzer bu karardaDava, hata ve «hile» iddiasına dayalı «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin iptali» ile hisselerin davacıya iadesi istemlerine ilişkindir.
Sözleşmesinin geçerli olduğu, «hile» ve hata iddiasının «hak düşürücü süre» içerisinde ileri sürülmediği ve ispatlanamadığı zira, bizzat tarafların imzalarını «taşıyan» ve herhangi bir şekilde «sahteliği» iddia edilmeyen sözleşme ile şirket hisselerinin bedel karşılığı satılarak devrinin yapıldığı, hilenin bulunmadığı, davanın ispatlanamadığı ve hak düşürücü sürenin geçtiği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
6098 sayılı TBK’nın 39/... maddesi uyarınca “Yanılma veya aldatma sebebiyle ya da «korkutulma» sonucunda sözleşme yapan taraf, yanılma veya aldatmayı öğrendiği ya da korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak ... yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmez veya verdiği şeyi geri istemezse, sözleşmeyi onamış sayılır.” Bu itibarla, mahkemece öncelikle deliller toplanmak sureti ile davacının «öğrenme tarihi» belirlenerek bu tarihten itibaren başlayacak olan ... yıllık «hak düşürücü süre» içerisinde açılıp açılmadığı tespit edilip, hak düşürücü süre içerisinde açıldığının tespiti halinde de işin esasına girilmek sureti ile hata ve «hilenin» somut olayda bulunup bulunmadığı husunda inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı, yazılı şekilde hüküm tesisi …
-
Borçlu olmadığının tespiti | Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/4033 E. 2024/403 K.
Ortak:senede karşı senetle ispat · talil · senetle ispat · ispat yükü · dava sebebi · cy/cy kaydı
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının savunması ile senedin «nakden kaydını» «talil» ettiği ve «ispat yükünün» davalı üzerine geçtiği, davalı alacaklı tarafından takibe konu senede ilişkin olarak bu bedel karşılığına ilişkin iddianın usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Sakarya 3.
Ne var ki davacı «bedelsizlik» iddiasına da dayandığından, mahkemece bu yöne ilişkin taraf delillerinin de «senede karşı senetle ispat kuralı» gereği ayrıca toplanıp değerlendirilmesi gerekir.
… meseleleri ve bakıma muhtaç anne baba için yapılan hizmet giderlerinin davalıya isabet eden tutarların karşılanması için senedin tanzim edildiğini belirtmiş ise de, «mirasçıların» kendi aralarında yaptıkları «mahsuplaşmada» davacının kendisine isabet eden borç bakiyesi kadar senet tanzim edilmesinin "nakten" yazılan ihdas «sebebinin» «talili» anlamına gelmeyeceği de gözetilerek sair deliller nazara alınarak uygun sonuç çerçevesince bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabu …
Benzer bu karardaGerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senetteki «malen kaydının» nakten kaydı ile değiştirilmiş olmasına ve bu durumun «senedin talili» anlamına gelmesine, böyle bir durumda ise senedin talili dolayısıyla «ispat yükünün» yer değiştirmesine, ispat yükü üzerinde bulunan davalının dosyaya sunmuş olduğu yazılı/imzalı beyanında senedin düzenlenme nedenine ilişkin olarak (kendisince) ''y …
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» «bağımsız borç ikrarı» içeren bir senet olmakla «ispat külfetinin» kural olarak davacıların üzerinde olduğu, ancak senedin düzenlenme nedeninin değiştirilmesi olan «talil» durumunda «ispat yükünün» davalı alacaklıya geçeceği, 26.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporundaki belirlemelere göre bono üzerine yer ...
"malen" ibaresinin harfleri üzerinde değişiklik yapıldığı, «bononun» ilk düzenlendiği sırada "malen" şeklinde tanzim edildiğinin kabulü gerektiği, senedin ihdas nedeninde tahribat yapılmaya çalışılmış olması ve davalının Mahkememize sunduğu 21.12.2021 «havale» tarihli dilekçesinde, senedin yapmış olduğu yatırımların bedeli olarak verildiğini belirtmesi karşısında senedin veriliş «sebebini» «talil» ettiği, buna göre «ispat külfetinin» davalı tarafta olduğu, davalı tarafça, annesi olan senet borçlusunun borcunun varlığını kanıtlayacak nitelikte süresi içerisinde bir delile dayanılmadığı ve borcun …
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:senedin talili · bağımsız borç ikrarı · senetle ispat zorunluluğu · senette tahrifat · ihdas nedeni · malen kaydı · borç ikrarı · tahrifat
Benzer bu karardaDAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalının müvekkillerinin ... kardeşi olduğunu, davaya konu «bonoda» borçlu görünen ...'in ise davacı müvekkillerinin ve davalının müteveffa anneleri olduğunu, müvekkilleri aleyhine başlatılan takibin haksız olduğunu, senet tanzim itibari ile yaşı itibariyle bakıma muhtaç olduğunu, davalının ise ... yıllardan bu yana ekonomik zorluklar içerisinde yaşamış borca batık birisi olduğunu, alacaklının annesi olan borçlunun murisle bu denli yüksek bir bedel karşılığı borç doğuracak bir hukuki ve tasarrufi işlemin varlığını davalının ispat etmesi gerektiğini, taraflara kalan mirasın dava konusu senet miktarından çok fazla olduğunun anlaşıldığını, bu nedenle davalının müvekkilleri mirastan «mahrum» kılmak için ... bir hukuki ilişkiye dayanmayan bonoyu takibe konu ettiğini, davalı tarafın yine hukuken «geçersiz» bir bonoya dayanarak bu ... oğlu adına tanzim edilmiş bonoyu takibe konu ettiğini, dava konusu bononun «ihdas nedeni» malen iken «tahrifat» ile nakden olarak değiştirildiğini, takibin kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek, bononun iptali ile tazminat talep etmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile «bono» «bağımsız borç ikrarı» içeren bir senet olmakla «ispat külfetinin» kural olarak davacıların üzerinde olduğu, ancak senedin düzenlenme nedeninin değiştirilmesi olan «talil» durumunda «ispat yükünün» davalı alacaklıya geçeceği, 26.11.2021 tarihli Adli Tıp Kurumu (ATK) raporundaki belirlemelere göre bono üzerine yer ...
Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile takip konusu senetteki «malen kaydının» nakten kaydı ile değiştirilmiş olmasına ve bu durumun «senedin talili» anlamına gelmesine, böyle bir durumda ise senedin talili dolayısıyla «ispat yükünün» yer değiştirmesine, ispat yükü üzerinde bulunan davalının dosyaya sunmuş olduğu yazılı/imzalı beyanında senedin düzenlenme nedenine ilişkin olarak (kendisince) ''y …
Değerlendirme 1.Borçlu ...'in «keşideci», davalının «lehtar» olduğu 20.01.2008 keşide, 25.06.2011 ödeme tarihli ve 500.000,00 TL bedelli «senetteki tahrifattan» önceki «kaydın» "malen" olduğu ATK'nın 26.11.2021 tarihli raporu ile belirlenmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3859 E. , 2022/9025 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ...BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 7. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Sakarya 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 31.01.2020 tarih ve 2018/479 E. - 2020/77 K. sayılı kararın davalı ... mirasçıları vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 7. Hukuk Dairesi'nce verilen 01.04.2021 tarih ve 2020/942 E- 2021/678 K. sayılı kararın duruşmalı olarak Yargıtay'ca incelenmesi davalı ... mirasçıları vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, duruşma için belirlenen 13.12.2022 günü hazır bulunan davacı vekili Av. ... ile davalılar vekili Av. ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı.
Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili; davalının davacının kardeşi olduğunu, Sakarya 2. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2013/1091 Esas sayılı dosyası ile izalei şüyu davalarının devam etmekte olduğunu, bu dava devam ederken davacının Sakarya 3. Asliye Hukuk Mahkemesi 2017/167 Esas sayılı muhdesatın aidiyeti davası açtığını ve kazandığını, bu davanın vekalet ücreti ve yargılama giderleri için icra takibi başlatıldığını, bundan sonra davalının davacı aleyhine Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12713 esas sayılı dosyası ile takip başlattığını, davalının davacıdan tehdit ve baskıyla imzalatmak suretiyle boş senet aldığını, seneler sonra kendi iradesi ile doldurarak kötü niyetli olarak icra takibine konu ettiğini, Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 2018/23078 Soruşturma numarası ile suç duyurusunda bulunulduğunu, davalının ifadesinin gerçeği yansıtmadığını, ispat yükünün davalıda olduğunu, 270.000,00 TL'lik borç doğurucu işlemin hiçbir zaman yapılmadığını ileri sürerek borca konu senedin ve takibin iptalini, müvekkilinin davalıya borcu olmadığının tespitini, bonolarda yazılı miktar olan 270.000,00TL'nin %20'si üzerinden kötüniyet tazminatına mahkum edilmesini, karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı süresi içerisinde davaya ilişkin cevap dilekçesi sunmamış, sonraki tarihli beyan dilekçelerinde ise, davacı ile miras meselesi ve anne babalarına bakım karşılığında dava konusu senedin davacı tarafça imzalanarak verildiğini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; davalının savunması ile senedin nakden kaydını talil ettiği ve ispat yükünün davalı üzerine geçtiği, davalı alacaklı tarafından takibe konu senede ilişkin olarak bu bedel karşılığına ilişkin iddianın usulünce ispat edilemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile, davacının Sakarya 3. İcra Müdürlüğü'nün 2018/12713 Esas sayılı takip dosyasından dolayı davalı tarafa borçlu olmadığının tespitine, borca konu senedin ve icra takibinin iptaline, takipte kötü niyet şartlarının ispat olunamadığı, İİK 72/5. maddesi şartları oluşmadığından davacının icra inkar tazminatı talebinin reddine karar verilmiş, bu karara karşı davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince; HMK'nın 353-(1)-b)-1) maddesi uyarınca davalının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Kararı davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, korkutma sebebiyle imzalanan senetten dolayı borçlu olmadığının tespiti ile senedin ve takibin iptali istemine ilişkindir.
Türk Borçlar Kanunu 39. maddesine dayanan davacının korkutmanın etkisinin ortadan kalktığı andan başlayarak bir yıl içinde sözleşme ile bağlı olmadığını bildirmesi veya verdiği şeyi geri istemesi gerekir, aksi halde sözleşmeyi onamış sayılır.
31. 08.2013 tanzim tarihli senet ile ilgili borçlu olmadığı hususunu 05.09.2018 tarihinde uyuşmazlık konusu haline getiren davacı bir yıllık süreyi geçirmiş olduğundan artık sözleşmeyi benimsemiş sayılır. Ne var ki davacı bedelsizlik iddiasına da dayandığından, mahkemece bu yöne ilişkin taraf delillerinin de senede karşı senetle ispat kuralı gereği ayrıca toplanıp değerlendirilmesi gerekir.
Somut olayda, davacı, kardeşi olan murisle miras meseleleri ve bakıma muhtaç anne baba için yapılan hizmet giderlerinin davalıya isabet eden tutarların karşılanması için senedin tanzim edildiğini belirtmiş ise de, mirasçıların kendi aralarında yaptıkları mahsuplaşmada davacının kendisine isabet eden borç bakiyesi kadar senet tanzim edilmesinin "nakten" yazılan ihdas sebebinin talili anlamına gelmeyeceği de gözetilerek sair deliller nazara alınarak uygun sonuç çerçevesince bir karar verilmesi gerekirken yerinde olmayan gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara yönelik istinaf taleplerinin Bölge Adliye Mahkemesince de esastan reddi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, takdir olunan 8.400,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacıdan alınarak, davalı ... mirasçılarına verilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davalılara iadesine, 14.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/881878200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz