Ttk 553
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/5139 E. 2022/9300 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ttk 553↗ menfaat çatışması↗ sorumluluk davası↗ aktif husumet ehliyeti↗ aktif dava ehliyeti↗ şirket müdürü↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ sicilden terkin↗ ticaret unvanı↗ taraf ehliyeti↗ ihtar↗ hukuki yarar↗ ticaret sicili↗ terkin↗ ilan↗ iltibas↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortağı olduğu şirketin KUZ ibareli marka tescilleri bulunduğu, davalının ise KUZPLUS ibareli markasının bulunduğu, davacı markasındaki KUZ ibaresinin asli unsur olup, davalı markasının seri marka imajı oluşturduğu, yine davalı markasındaki KUZ ibaresinin asli unsur olduğu, davacının ortağı olduğu şirketin KUZ ibaresini uzun süredir kullandığı, davalının bunu bildiği halde KUZ ibaresini ticaret unvanı olarak çekirdek unsur olarak kullandığı gerekçeleriyle; 1-Davacı tarafın davasının kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/102884 Kuz Plus markasının Kuz ibareli daha önceki tescilli markalara benzer olduğundan hükümsüzlüğüne, davalıya ait Kuz ibareli ticaret unvanı davacı tarafın ortak olduğu şirket ticaret unvanına benzer olduğundan davalıya ait ticaret unvanındaki Kuz ibaresinin çıkarılmasına, ticaret sicil kayıtlarından terkinine yapılacak terkin işlemleri ilgili sicil kayıtlarında ilan edileceğinden davacı tarafın ilan talebinin reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, davayı dava dışı Kuz Optik ve Saat San. ve Tic. Ltd. Şti. ortağı olan ... açtığı, her ne kadar davacının ortağı olduğu şirket tarafından söz konusu talepler yönünden dava açılabilir ise de davacının şirket ortağı olarak kendi başına bu davayı açma bakımından aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığı, bu hususlar gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yönlerden istinaf talebinin kabulüne, davacının işbu davadaki talepleri yönünden aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hükümsüzlüğü, sicilden terkini ile davalının ticaret ünvanının iltibası ortadan kaldıracak şekilde değiştirmesi, bunun mümkün olmaması halinde “KUZ” ibaresinin unvandan çıkarılması istemine ilişkindir.
Davacı, ortağı olduğu şirkete ait KUZ, KUZ OPTİK ve KUZ OPTİK+ŞEKİL markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer “Kuz Plus” ibareli markayı davalının kendi adına tescil ettirdiğini, önceki tescilli markaların sahibi şirket ortakları arasında uyuşmazlık bulunduğunu, bu uyuşmazlığın çıkmasından sonra davalı şirketin kurulduğunu, dava konusu markayı tescil ettirmesi ve unvanında KUZ ibaresine yer verilmesinde hem şirketin hem de şirket ortağı olarak kendi menfaatine aykırı olduğunu ileri sürerek bu davayı açmıştır.
İlk derece mahkemesince, şirket ortağı olan davacının, hakları helaldar olacağından davayı açma hakkı olduğu değerlendirilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince ise davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek, davacının işbu davadaki talepleri yönünden aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, KUZ, KUZ OPTİK ve KUZ OPTİK+ŞEKİL markalarının sahibi dava dışı şirket ortakları arasında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki, sonraki markayı tescil ettiren şirket ortaklarının önceki tescilli markanın sahibi olan dava dışı şirketin diğer ortağı ve şirket müdürü ortağının aile yakınları tarafından kurulduğu ve davalı şirket tarafından gönderilen 2016/102884 sayılı Kuz Plus markasının tescil edileceğini ilişkin ihtara itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu itirazın dava dışı şirket müdürü olan ortak tarafından geri çekildiği ve böylece sonraki markanın tescil edilmesinin yolunun açıldığı anlaşılmaktadır.
Hükümsüzlük davasını düzenleyen Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK)’nın 25. maddesinin 2. fıkrası ile menfaati olanların mahkemeden markanın hükümsüzlüğünü isteyebilecekleri açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda, her ne kadar önceki marka dava dışı şirket adına tescilli ise de söz konusu şirket ortakları arasında menfaat çatışması bulunduğundan, markanın bir başkası adına ikinci kez tescil edilmesine engel olunmasında hem şirket ortağı olan davacının hem de şirketin menfaati bulunmaktadır. Zira, şirket menfaatlerini koruma yönünden sorumluluk davası açma hakkının bulunduğu (TTK m. 553 ve 554) değerlendirildiğinde davacının söz konusu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Hal böyle olunca davacının işbu davadaki talepleri yönünden aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunduğu gözetilerek uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4060 E. 2024/1209 K.
Ortak:menfaat çatışması · sorumluluk davası · aktif husumet ehliyeti · şirket müdürü · aktif husumet · husumet ehliyeti · sicilden terkin · ticaret unvanı · dava şartı
İncelediğiniz kararda… davacının ortağı olduğu şirket tarafından söz konusu talepler yönünden dava açılabilir ise de davacının şirket ortağı olarak kendi başına bu davayı açma bakımından «aktif husumet ehliyeti» ve «hukuki yararı» bulunmadığı, bu hususlar gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yönler …
… lı markasındaki KUZ ibaresinin asli unsur olduğu, davacının ortağı olduğu şirketin KUZ ibaresini uzun süredir kullandığı, davalının bunu bildiği halde KUZ ibaresini «ticaret unvanı» olarak çekirdek unsur olarak kullandığı gerekçeleriyle; 1-Davacı tarafın davasının kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/102884 Kuz Plus markasının Kuz ibareli daha önceki tescilli markalara benzer olduğundan hükümsüzlüğüne, davalıya ait Kuz ibareli ticaret unvanı davacı tarafın ortak olduğu şirket ticaret unvanına benzer olduğundan davalıya ait ticaret unvanındaki Kuz ibaresinin çıkarılmasına, «ticaret sicil» kayıtlarından terkinine yapılacak «terkin» işlemleri ilgili sicil kayıtlarında «ilan» edileceğinden davacı tarafın ilan talebinin reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
Dava, marka hükümsüzlüğü, «sicilden terkini» ile davalının ticaret ünvanının «iltibası» ortadan kaldıracak şekilde değiştirmesi, bunun mümkün olmaması halinde “KUZ” ibaresinin unvandan çıkarılması istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… davacının ortağı olduğu şirket tarafından söz konusu talepler yönünden dava açılabilir ise de davacının şirket ortağı olarak kendi başına bu davayı açma bakımından «aktif husumet ehliyeti» ve «hukuki yararı» bulunmadığı, bu hususlar gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yönler …
… lı markasındaki KUZ ibaresinin asli unsur olduğu, davacının ortağı olduğu şirketin KUZ ibaresini uzun süredir kullandığı, davalının bunu bildiği halde KUZ ibaresini «ticaret unvanı» olarak çekirdek unsur olarak kullandığı gerekçeleriyle; davacı tarafın davasının kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/102884 Kuz Plus markasının Kuz ibareli daha önceki tescilli markalara benzer olduğundan hükümsüzlüğüne, davalıya ait Kuz ibareli ticaret unvanı davacı tarafın ortak olduğu şirket ticaret unvanına benzer olduğundan davalıya ait ticaret unvanındaki Kuz ibaresinin çıkarılmasına, «ticaret sicil» kayıtlarından terkinine yapılacak «terkin» işlemleri ilgili sicil kayıtlarında «ilan» edileceğinden davacı tarafın ilan talebinin reddine karar verilmiştir.
Dairemizin 21.12.2022 tarih, 2021/5139 E. ve 2022/9300 K. sayılı kararıyla ''...Dava, marka hükümsüzlüğü, «sicilden terkini» ile davalının ticaret ünvanının «iltibası» ortadan kaldıracak şekilde değiştirmesi, bunun mümkün olmaması halinde “KUZ” ibaresinin unvandan çıkarılması istemine ilişkindir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:bekletici mesele · davanın konusu · kazanılmış hak · bilirkişi incelemesi · ortalama tüketici · ayırt edicilik
Benzer bu kararda… mtiaların satışı yönünden mağazacılık hizmet sınıfında tescil ettirildiği, dosyaya taraflara ait mağazaların işyeri tabelalarının sunulduğu, markaların hitap ettiği «ortalama tüketici» nezdinde «iltibas» yaratacağı, davalı markasının davacı tarafın dayandığı markaların serisi gibi algılanacağı ve sunulan hizmetin davacı işletmesinden geldiği yönünde izlenim yaratacağı, davalı markasında KUZ ibaresinin asli unsur olduğu, PLUS ibaresinin «ayırt edicilik» ve farklılık yaratmadığı, ilk derece mahkemesince davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesinin yerinde olduğu kanaatine varıldığı, davacının ortağı olduğu şirketin tescilli markalarının asli unsuru olan KUZ ibaresinin davalı «ticaret unvanının» çekirdek unsurunu teşkil ettiği, dava tarihinde davacı şirketin ortağı olduğu şirketin ticaret unvanının aynı zamanda marka olarak da tescil ettirildiği, şirketlerin aynı/benzer alanda faaliyet gösterdiği, davacı tarafça davalı şirketin ortaklarının, aynı zamanda davacı şirket ortağı ve yetkilisi olan Hasan Kuz'un eş ve çocukları olduğu olduğunun ileri sürüldüğü, davalı tarafça bu iddiaya karşı çıkılmadığının anlaşıldığı, dosya kapsamında bulunan delillerden; davalı şirketin verdiği hizmetin davacı işletmesinden geldiği yönünde karışıklık doğacağı ve davalı şirketin benzer unvan tescilinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6102 sayılı Kanun) 50 nci maddesine aykırılık teşkil ettiği ve 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 2 nci maddesi gereğince iyi niyetli olmadığı gibi,6102 sayılı Kanun'un 18 inci madde gereğince basiretli tacirden beklenen dikkat ve özenle de bağdaşmadığı, ilk derece mahkemesince davalı markasının hükümsüzlüğü ve «terkini» ile davalı ticaret unvanının terkinine karar verilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf talebinin reddine, İlk Derece Mahkemesi hükmünün kal …
… ucunun beklenmesi gerektiğinin ileri sürüldüğünü, davacının ortaklıktan ayrılma davası huzurdaki davadan çok daha önce açılmış olduğundan mezkur davanın başlangıçta «bekletici mesele» sayılması gerektiğini, ortaklıktan ayrılma davasının huzurdaki dava devam ederken 30.10.2019 tarihinde kesinleştiğini, davacının taraf «ehliyeti» kalmadığını, var olduğu iddiasını kabul etmemekle birlikte müvekkil şirket ticaret ünvanı ve markası ile davacının ticaret ünvanı ve markası arasında benzerlik olup olmadığı hususu teknik bilgi yani «bilirkişi incelemesi» yoluyla değerlendirilebileceğini, İlk Derece Mahkemesince dosya kapsamında bilirkişi incelemesi yapılmaksızın ve savunma haklarının ihlal edilerek karar verilmiş o …
… scil ettirdiğini, önceki tescilli markaların sahibi şirket ortakları arasında uyuşmazlık bulunduğunu, bu uyuşmazlığın çıkmasından sonra davalı şirketin kurulduğunu, «dava konusu» markayı tescil ettirmesi ve unvanında KUZ ibaresine yer verilmesinde hem şirketin hem de şirket ortağı olarak kendi menfaatine aykırı olduğunu ileri sürerek bu dav …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/5139 E. , 2022/9300 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 1. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 17.05.2018 tarih ve 2017/519 E- 2018/186 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 29.04.2021 tarih ve 2018/2716 E- 2021/953 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Kuz Optik ve Saat San. ve Tic. Ltd. şirketinin %25 hissedarı olduğunu, şirketin KUZ, KUZ OPTİK ve KUZ OPTİK ŞEKİL markalarının bulunduğunu, şirket ortakları arasında uyuşmazlıklar çıktığını, konu ile ilgili davaların devam ettiğini, davalı şirketin uyuşmazlıklardan sonra kurulduğunu, ortaklarının müvekkil şirketin halen müdürlüğünü yapan H.K.’nin ailesi olduğu, davalı şirketin KUZ PLAS markasının tescili için başvuru yaptığını, müvekkilinin ve diğer ortağın itiraz ettiğini ancak markanın tescil edildiğini, markaların ayırt edilemeyecek kadar benzer olduğunu, tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla davalıya ait markanın hükümsüzlüğüne, sicilden terkinine, davalının ticaret unvanının müvekkilinin marka ve ticaret unvanı ile iltibas oluşturmayacak şekilde değiştirilmesine, veya mümkün değil ise KUZ ibaresinin ticaret sicilinden terkinine, kararın ilanına karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının işbu davayı açamayacağını, ortaklar arasındaki ihtilafın bu davanın konusu olmadığını, KUZPLUS markasının soyadı kullanım kapsamında olduğunu, markalar arasında iltibas bulunmadığını, ayrıca davacının ortağı olduğu şirketin KUZ markasını müvekkiline kiraya verdiğini bildirerek davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının ortağı olduğu şirketin KUZ ibareli marka tescilleri bulunduğu, davalının ise KUZPLUS ibareli markasının bulunduğu, davacı markasındaki KUZ ibaresinin asli unsur olup, davalı markasının seri marka imajı oluşturduğu, yine davalı markasındaki KUZ ibaresinin asli unsur olduğu, davacının ortağı olduğu şirketin KUZ ibaresini uzun süredir kullandığı, davalının bunu bildiği halde KUZ ibaresini ticaret unvanı olarak çekirdek unsur olarak kullandığı gerekçeleriyle;
1- Davacı tarafın davasının kabulü ile, davalı tarafa ait 2016/102884 Kuz Plus markasının Kuz ibareli daha önceki tescilli markalara benzer olduğundan hükümsüzlüğüne, davalıya ait Kuz ibareli ticaret unvanı davacı tarafın ortak olduğu şirket ticaret unvanına benzer olduğundan davalıya ait ticaret unvanındaki Kuz ibaresinin çıkarılmasına, ticaret sicil kayıtlarından terkinine yapılacak terkin işlemleri ilgili sicil kayıtlarında ilan edileceğinden davacı tarafın ilan talebinin reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, davayı dava dışı Kuz Optik ve Saat San. ve Tic. Ltd. Şti. ortağı olan ... açtığı, her ne kadar davacının ortağı olduğu şirket tarafından söz konusu talepler yönünden dava açılabilir ise de davacının şirket ortağı olarak kendi başına bu davayı açma bakımından aktif husumet ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığı, bu hususlar gözetilmeksizin işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin bu yönlerden istinaf talebinin kabulüne, davacının işbu davadaki talepleri yönünden aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, marka hükümsüzlüğü, sicilden terkini ile davalının ticaret ünvanının iltibası ortadan kaldıracak şekilde değiştirmesi, bunun mümkün olmaması halinde “KUZ” ibaresinin unvandan çıkarılması istemine ilişkindir.
Davacı, ortağı olduğu şirkete ait KUZ, KUZ OPTİK ve KUZ OPTİK+ŞEKİL markaları ile ayırt edilmeyecek kadar benzer “Kuz Plus” ibareli markayı davalının kendi adına tescil ettirdiğini, önceki tescilli markaların sahibi şirket ortakları arasında uyuşmazlık bulunduğunu, bu uyuşmazlığın çıkmasından sonra davalı şirketin kurulduğunu, dava konusu markayı tescil ettirmesi ve unvanında KUZ ibaresine yer verilmesinde hem şirketin hem de şirket ortağı olarak kendi menfaatine aykırı olduğunu ileri sürerek bu davayı açmıştır.
İlk derece mahkemesince, şirket ortağı olan davacının, hakları helaldar olacağından davayı açma hakkı olduğu değerlendirilerek yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş, istinaf mahkemesince ise davalı vekilinin istinaf başvurusu kabul edilerek, davacının işbu davadaki talepleri yönünden aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
Somut olayda, KUZ, KUZ OPTİK ve KUZ OPTİK+ŞEKİL markalarının sahibi dava dışı şirket ortakları arasında menfaat çatışması bulunduğu anlaşılmaktadır. Şöyle ki, sonraki markayı tescil ettiren şirket ortaklarının önceki tescilli markanın sahibi olan dava dışı şirketin diğer ortağı ve şirket müdürü ortağının aile yakınları tarafından kurulduğu ve davalı şirket tarafından gönderilen 2016/102884 sayılı Kuz Plus markasının tescil edileceğini ilişkin ihtara itiraz edildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu itirazın dava dışı şirket müdürü olan ortak tarafından geri çekildiği ve böylece sonraki markanın tescil edilmesinin yolunun açıldığı anlaşılmaktadır.
Hükümsüzlük davasını düzenleyen Sınai Mülkiyet Kanunu (SMK)’nın 25. maddesinin 2. fıkrası ile menfaati olanların mahkemeden markanın hükümsüzlüğünü isteyebilecekleri açıkça düzenlenmiştir. Somut olayda, her ne kadar önceki marka dava dışı şirket adına tescilli ise de söz konusu şirket ortakları arasında menfaat çatışması bulunduğundan, markanın bir başkası adına ikinci kez tescil edilmesine engel olunmasında hem şirket ortağı olan davacının hem de şirketin menfaati bulunmaktadır. Zira, şirket menfaatlerini koruma yönünden sorumluluk davası açma hakkının bulunduğu (TTK m. 553 ve 554) değerlendirildiğinde davacının söz konusu davayı açmakta hukuki yararı bulunmaktadır. Hal böyle olunca davacının işbu davadaki talepleri yönünden aktif dava ehliyeti ve hukuki yararı bulunduğu gözetilerek uygun sonuç dairesinde karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle reddi doğru olmayıp bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz edene iadesine, 21.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/881816200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz