Istinaf başvurusundan feragat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8641 E. 2022/9207 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
istinaf başvurusundan feragat↗ başvurunun feragat nedeniyle reddi↗ aktif husumet yokluğu↗ rekabet yasağı↗ aktif husumet ehliyeti↗ kötüniyet tazminatı↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ hisse devri↗ oy yasağı↗ bono↗ husumet yokluğu↗ kaldırma ve yeniden hüküm↗ taraf ehliyeti↗ istirdat↗ feragat↗ maddi ve manevi tazminat↗ ticari defter↗ taahhütname↗ kötüniyet↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ maddi tazminat↗ dava sebebi↗ haksız rekabet↗ iltibas↗ husumet↗ e-defter↗ i̇i̇k 72/son↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
11. Hukuk Dairesi 2021/8641 E. , 2022/9207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine-kabulüne dair verilen 17.09.2021 tarih ve 2020/624 E- 2021/1304 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ...'ın davacı şirketin eski ortağı olduğunu, 05.06.2008 tarihinde hisselerini davacı ...'a 7.125 TL bedelle devrettiğini, davalı ...'ın iki yıl süre ile davacı ile aynı iştigal konusunda faaliyette bulunmayacağına dair aynı tarihli taahhütname imzaladığını, buna rağmen eşi ve kayınpederi üzerinden aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduğunu, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini, bir kısım davacı şirket çalışanlarını yanına aldığını, “İnan Dizel” ibaresini kullanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müşteriler nezdinde iltibas yarattığını, ayrıca davalı ...'a verdiği taahhütname uyarınca haksız rekabette bulunmaması için 11.400 TL bedelli 23 adet bono verildiğini, bunların 12 tanesinin ödendiğini, fakat davalının yukarıda açıklandığı gibi haksız rekabet yaratan eylemlerde bulunarak taahhüde uymadığını ileri sürerek, 23 adet senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, 12 adet ödenen senet bedeli 136.800 TL'nin tahsilini, haksız rekabetin önlenmesini, durdurulmasını, davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın ve haksız rekabet neticesinde davalıların elde etmesi muhtemel görünen menfaat karşılığı 10.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan senet bedellerinin ödenmesi nedeniyle istirdat talebinde bulunmuştur.
Davalılar vekili, davalı ...'ın hisselerini 23 adet bono karşılığında devrettiğini davacı şirketin gerçek değerinin 1.500.000 TL civarında olduğunu, bonoların taahhütname karşılığı verilmediğini, davalının kendi adına şu ana kadar herhangi bir şirket kurmadığını, ortaklık tesis etmediğini, dava dışı Yeşim Veliye İnan ve Velid Kış tarafından kurulan davalı şirketin herhangi bir faaliyetinin olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemiz bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda, taahhütname içeriğine göre davalının hafif ticari araçlar ve iş makineleri ile ilgili tamir, bakım ve yedek parça satışlarını yapmasına engel bulunmadığı, buna karşın taahhütname uyarınca diğer faaliyetlerin yasaklandığı, taahhütname harici tutulan hususlarda faaliyette bulunup, bulunmadığının tespiti yönünden yapılan incelemeye göre davalı ...'ın imzaladığı taahhütname gereği, 30/05/2008 tarihinden itibaren en az iki yıl müddetle davacı şirketin iştigal konularının hiçbirini tek başına ve herhangi bir ortakla veya herhangi bir ticari anlamda yapmayacağı taahhüdüne uymadığı, davalı ...'ın ve İnan Dizel Motorlu Araçlar San. ve Tic. Ltd. Şti.'nin haksız rekabet yasağına aykırı hareket ettiği, tarafların ticari defterlerine göre davalıların bu haksız rekabet nedeniyle 8.716,60 TL kâr elde ettiği anlaşıldığından davacı Dizelciler Oto. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin davalının elde edebileceği menfaate yönelik olarak açmış olduğu davasının kısmen kabulü gerektiği, davacıların mevcut bu haksız rekabet eylemi sonrası kârlarında herhangi bir düşüş bulunmadığı ve dolayısıyla bu haksız rekabet nedeniyle müspet bir zararları olmadığından davacının bu yöndeki talebinin reddi gerektiği, davalı ... Dizel Araçlar Ltd. Şti. yönünden istinaf talebinden feragat edilmiş olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddi gerektiği, ilk derece mahkemesince, davaya konu senetlerin hisse devri mukabilinde verildiği, bunun aksini gösterir delil bulunmadığı gösterilerek bu yönde açılan davanın reddine karar verildiği, dosyanın incelenmesinde; mevcut senetlerin hisse devri mukabilinde verildiğine ilişkin herhangi bir delile rastlanmadığından, davacıların bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddi gerektiği, her ne kadar davacı ..., ortağı bulunduğu şirket olan davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti.'nin haksız rekabetin önlenmesi ve haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi, manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; mevcut olayda haksız rekabetten etkilenen ve haklarına halel gelen kişinin davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti. Olduğu, bu kişinin de davacı sıfatıyla dosyada davacı konumunda olduğu, dolayısıyla bu firmanın ortağı konumunda bulunan ...'ın bu yönde bir talepte bulunmasında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleri ile davalı ... Dizel Motorlu Araçlar Ltd. Şti.'nin istinaf başvuru dilekçesinin feragat nedeniyle reddine, davacılar vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacıların 23 adet bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti talebi ile ödendiğini iddia ettiği 12 adet toplam 136.800,00 TL meblağlı senetler bedelinin tahsiline ilişkin talebinin ayrı ayrı esastan reddine, davalı ... vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine, davacı ...'ın davalılar aleyhine açmış olduğu haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulması, maddi tazminat, manevi tazminat ve davalıların elde etmesi mümkün olan kazancın tahsiline ilişkin taleplerinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti.'nin haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile davalıların aynı iştigal sahasında faaliyet göstererek gerçekleştirdiği haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına, davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti.'nin maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, TTK'nın 56/e-2 maddesi uyarınca maddi tazminat olarak takdiren davalıların elde edebileceği menfaat olan 8.716,60 TL'nin davalılardan alınarak davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti.'ye verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat ve davalıların elde edebileceği menfaat karşılığının ödenmesi taleplerinin reddine, davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti.'nin manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti.'ye verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. .
2- Davacılar vekilleri, dava dilekçesinin son sayfasında sıraladıkları taleplerinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda, davalılar tarafından davacılara verilmesine hükmedilen kısımlarla ilgili olarak “davalılardan alınması” ibaresine yer verilmiş ancak talebe göre bunun müşterek müteselsil olduğu hususuna yer verilmemiş olup, temyiz sebebine göre bu husus bozmayı gerektirse de bahsekonu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, istinaf mahkemesinin temyize konu kararının hüküm kısmının 8., 9., 12., 16. ve 20. bentlerinde yer alan “..davalılardan alınarak...” ibareleri çıkarılarak yerine “...davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsili ile..” ibareleri yazılmak suretiyle kararın bu şekliyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3547 E. 2019/555 K.
Ortak:hisse devri · feragat · haksız rekabet
İncelediğiniz karardaŞti. yönünden istinaf talebinden «feragat» edilmiş olduğu anlaşıldığından «istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddi» gerektiği, ilk derece mahkemesince, davaya konu senetlerin «hisse devri» mukabilinde verildiği, bunun aksini gösterir delil bulunmadığı gösterilerek bu yönde açılan davanın reddine karar verildiği, dosyanın incelenmesinde; mevcut senetl …
Şti.'nin istinaf başvuru dilekçesinin «feragat» nedeniyle reddine, davacılar vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacıların 23 adet «bono» nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti talebi ile ödendiğini iddia ettiği 12 adet toplam 136.800,00 TL meblağlı senetler bedelinin tahsiline ilişkin talebinin ayrı ayrı esastan reddine, davalı ... vekilinin «kötüniyet tazminat» talebinin reddine, davacı ...'ın davalılar aleyhine açmış olduğu «haksız rekabetin» önlenmesi ve durdurulması, «maddi tazminat», manevi tazminat ve davalıların elde etmesi mümkün olan kazancın tahsiline ilişkin taleplerinin «aktif husumet yokluğu» nedeniyle reddine, davacı Dizelciler Otomotiv Tic.
… isselerini davacı ...'a 7.125 TL bedelle devrettiğini, davalı ...'ın iki yıl süre ile davacı ile aynı iştigal konusunda faaliyette bulunmayacağına dair aynı tarihli «taahhütname» imzaladığını, buna rağmen eşi ve kayınpederi üzerinden aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduğunu, davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, bir kısım davacı şirket çalışanlarını yanına aldığını, “İnan Dizel” ibaresini kullanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müşteriler nezdinde «iltibas» yarattığını, ayrıca davalı ...'a verdiği taahhütname uyarınca haksız rekabette bulunmaması için 11.400 TL bedelli 23 adet «bono» verildiğini, bunların 12 tanesinin ödendiğini, fakat davalının yukarıda açıklandığı gibi haksız rekabet yaratan eylemlerde bulunarak taahhüde uymadığını ileri sürerek, 23 adet senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, 12 adet ödenen senet bedeli 136.800 TL'nin tahsilini, haksız rekabetin önlenmesini, durdurulmasını, davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın ve haksız rekabet neticesinde davalıların elde etmesi muhtemel görünen menfaat karşılığı 10.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan senet bedellerinin ödenmesi nedeniyle «istirdat» talebinde bulunmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece, davaya konu senetlerin alınan bilirkişi raporu doğrultusunda «hisse devri» mukabili verildiği, bunun aksini gösterir şekilde davacının delil sunmadığı, davalının ticaret unvanında inan ibaresinin davalının soyadı olması, dizel ibaresinin ise faaliyet alanını gösteriyor olması nedenleriyle «haksız rekabet» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Dizel Motorlu Araçlar Ltd. yönünden istinaf isteminden «feragat» edilmiştir. ...
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:istinaf yoluna başvurulabilirlik
Benzer bu karardaKarara karşı davalılar vekili ve davacılar vekili tarafından «istinaf yoluna başvurulmuş», daha sonra davalı ...
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2894 E. 2020/2303 K.
Ortak:rekabet yasağı · hisse devri · oy yasağı · feragat · ticari defter · taahhütname · haksız rekabet · iltibas
İncelediğiniz karardaŞti.'nin «haksız rekabet yasağına» aykırı hareket ettiği, tarafların «ticari defterlerine» göre davalıların bu haksız rekabet nedeniyle 8.716,60 TL kâr elde ettiği anlaşıldığından davacı Dizelciler Oto.
… isselerini davacı ...'a 7.125 TL bedelle devrettiğini, davalı ...'ın iki yıl süre ile davacı ile aynı iştigal konusunda faaliyette bulunmayacağına dair aynı tarihli «taahhütname» imzaladığını, buna rağmen eşi ve kayınpederi üzerinden aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduğunu, davalının eyleminin «haksız rekabet» teşkil ettiğini, bir kısım davacı şirket çalışanlarını yanına aldığını, “İnan Dizel” ibaresini kullanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müşteriler nezdinde «iltibas» yarattığını, ayrıca davalı ...'a verdiği taahhütname uyarınca haksız rekabette bulunmaması için 11.400 TL bedelli 23 adet «bono» verildiğini, bunların 12 tanesinin ödendiğini, fakat davalının yukarıda açıklandığı gibi haksız rekabet yaratan eylemlerde bulunarak taahhüde uymadığını ileri sürerek, 23 adet senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, 12 adet ödenen senet bedeli 136.800 TL'nin tahsilini, haksız rekabetin önlenmesini, durdurulmasını, davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın ve haksız rekabet neticesinde davalıların elde etmesi muhtemel görünen menfaat karşılığı 10.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan senet bedellerinin ödenmesi nedeniyle «istirdat» talebinde bulunmuştur.
Şti. yönünden istinaf talebinden «feragat» edilmiş olduğu anlaşıldığından «istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddi» gerektiği, ilk derece mahkemesince, davaya konu senetlerin «hisse devri» mukabilinde verildiği, bunun aksini gösterir delil bulunmadığı gösterilerek bu yönde açılan davanın reddine karar verildiği, dosyanın incelenmesinde; mevcut senetl …
Benzer bu kararda2-Dava dilekçesinde, davacı «haksız rekabet» iddialarının temelini, davalı ...’in verdiği «rekabet yasağı» «taahhüdüne» aykırı davranışı, davalı şirket ve ...’in davacının eski çalışanlarını yanına alarak faaliyet yürütmesi, ticari «sırra» vakıf olan ...’in bu bilgileri davalı şirket için kullanması ve davalı şirketin «ticaret unvanının» davacı şirket unvan ve ortaklarının soyadlarıyla «iltibas» oluşturacak şekilde kullanılması maddi vakalarına dayandırmıştır.
İlk derece mahkemesince iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davaya konu senetlerin «hisse devri» mukabili verildiği, bunun aksini gösterir şekilde davacının delil sunmadığı, davalının ticaret unvanında "inan" ibaresinin davalının soyadı olması, dizel ibaresinin ise faaliyet alanını gösteriyor olması nedenleriyle «haksız rekabet» koşullarının oluşmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Mahkemece davacının ileri sürdüğü maddi vakıaların tek tek değerlendirilerek hüküm kurması gerekmekte olup, temyize konu bölge adliye mahkemesi kararı bu açıklıktan yoksun olduğu gibi dava dilekçesinde belirtilen davalı tarafça işçilerinin alınması suretiyle «haksız rekabette» bulunulduğu iddiası ile ilk derece mahkemesince değerlendirilen davalı şirketin «ticaret unvanının» «iltibası» yönünden de olumlu «olumsuz» bir değerlendirme yapılmamıştır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:iş sırrı · faaliyet raporu · saklama yükümlülüğü · ispat külfeti · ara karar · ticaret unvanı · olumsuz oy · tacir
Benzer bu kararda3- 6102 sayılı TTK’nın 64/2 ve 82/1-a ve d bendi hükmü gereği «tacirler», «ticari defterlerini», envanterleri, açılış bilançolarını, «ara» bilançolarını, finansal tablolarını, yıllık «faaliyet raporlarını», topluluk finansal tablolarını ve yıllık faaliyet raporlarını ve bu belgelerin anlaşılabilirliğini kolaylaştıracak çalışma talimatları ile diğer organizasyon belgelerini ve 64 üncü maddenin birinci fıkrasına göre yapılan kayıtların dayandığı belgeleri, sınıflandırılmış bir şekilde 10 yıl boyunca «saklamakla yükümlüdür».
2-Dava dilekçesinde, davacı «haksız rekabet» iddialarının temelini, davalı ...’in verdiği «rekabet yasağı» «taahhüdüne» aykırı davranışı, davalı şirket ve ...’in davacının eski çalışanlarını yanına alarak faaliyet yürütmesi, ticari «sırra» vakıf olan ...’in bu bilgileri davalı şirket için kullanması ve davalı şirketin «ticaret unvanının» davacı şirket unvan ve ortaklarının soyadlarıyla «iltibas» oluşturacak şekilde kullanılması maddi vakalarına dayandırmıştır.
Mahkemece davacının ileri sürdüğü maddi vakıaların tek tek değerlendirilerek hüküm kurması gerekmekte olup, temyize konu bölge adliye mahkemesi kararı bu açıklıktan yoksun olduğu gibi dava dilekçesinde belirtilen davalı tarafça işçilerinin alınması suretiyle «haksız rekabette» bulunulduğu iddiası ile ilk derece mahkemesince değerlendirilen davalı şirketin «ticaret unvanının» «iltibası» yönünden de olumlu «olumsuz» bir değerlendirme yapılmamıştır.
Davalı şirket «taahhütnamenin» dışında kalan faaliyetleri gerçekleştirdiğini savunduğuna ve bu konudaki «ispat külfetide» davalıda olduğundan, bu hususta davalı şirketin «ticari defter» ve belgelerinin incelenmesi gerektiği anlaşılmaktadır.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/1964 E. 2014/8238 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:borcun üstlenilmesi
Benzer bu karardaMahkemece asıl davanın kabulüne dair verilen kararın davacı vekili ile «borcu üstlenen» TMSF vekilince temyizi üzerine karar Dairemizin 2012/716 E,2013/17510 K sayılı ilamıyla ilamda yer alan gerekçelerle bozulmuştur.
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere göre, davalı banka ve «borcu üstlenen» TMSF vekilinin HUMK’nın 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi gerekir.
1 benzer karar daha
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2013/11481 E. 2014/1056 K.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:işlemiş faiz · temerrüt faizi · asıl alacak · icra inkar tazminatı · inkar tazminatı · temerrüt
Benzer bu karardaMahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda iddia, savunma ve bilirkişi raporuna göre, davanın kısmen kabulü ile davalının itirazının kısmen iptaline, takibin 6.000 TL «asıl alacak», 7.716,50 TL işlemiş «temerrüt faizi» olmak üzere toplam 13.716,50 TL üzerinden temerrüt faizine temerrüt faizi yürütülmemek koşuluyla devamına, hükmedilen asıl alacak üzerinden % 40 «icra inkar tazminatının» davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
İİK'nın 67/2. maddesi gereğince, hükmedilen «asıl alacak» ve «işlemiş faizin» toplamı üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesi gerekirken sadece asıl alacak üzerinden icra inkar tazminatına hükmedilmesi doğru görülmemiş hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerekmiştir.
2- Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava, arttırılan sermaye bedelinin tahsiline yönelik yapılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkin olup, mahkemece bozmadan önceki kararda itiraz edilen tüm miktar üzerinden «icra inkar tazminatına» hükmedilmesine rağmen, bozmadan sonra «asıl alacak» üzerinden % 40 icra inkar tazminatına hükmedilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8641 E. , 2022/9207 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ... BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce bozmaya uyularak davanın reddine-kabulüne dair verilen 17.09.2021 tarih ve 2020/624 E- 2021/1304 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı ...'ın davacı şirketin eski ortağı olduğunu, 05.06.2008 tarihinde hisselerini davacı ...'a 7.125 TL bedelle devrettiğini, davalı ...'ın iki yıl süre ile davacı ile aynı iştigal konusunda faaliyette bulunmayacağına dair aynı tarihli taahhütname imzaladığını, buna rağmen eşi ve kayınpederi üzerinden aynı alanda faaliyet gösteren davalı şirketi kurduğunu, davalının eyleminin haksız rekabet teşkil ettiğini, bir kısım davacı şirket çalışanlarını yanına aldığını, “İnan Dizel” ibaresini kullanarak haksız kazanç elde etmeye çalıştığını, müşteriler nezdinde iltibas yarattığını, ayrıca davalı ...'a verdiği taahhütname uyarınca haksız rekabette bulunmaması için 11.400 TL bedelli 23 adet bono verildiğini, bunların 12 tanesinin ödendiğini, fakat davalının yukarıda açıklandığı gibi haksız rekabet yaratan eylemlerde bulunarak taahhüde uymadığını ileri sürerek, 23 adet senet nedeniyle borçlu olmadıklarının tespitini, 12 adet ödenen senet bedeli 136.800 TL'nin tahsilini, haksız rekabetin önlenmesini, durdurulmasını, davacılar için ayrı ayrı 10.000 TL maddi, 10.000 TL manevi tazminatın ve haksız rekabet neticesinde davalıların elde etmesi muhtemel görünen menfaat karşılığı 10.000 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiş, sonradan senet bedellerinin ödenmesi nedeniyle istirdat talebinde bulunmuştur.
Davalılar vekili, davalı ...'ın hisselerini 23 adet bono karşılığında devrettiğini davacı şirketin gerçek değerinin 1.500.000 TL civarında olduğunu, bonoların taahhütname karşılığı verilmediğini, davalının kendi adına şu ana kadar herhangi bir şirket kurmadığını, ortaklık tesis etmediğini, dava dışı Yeşim Veliye İnan ve Velid Kış tarafından kurulan davalı şirketin herhangi bir faaliyetinin olmadığını belirterek, davanın reddini istemiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince, Dairemiz bozma ilamından sonra yapılan yargılama sonucunda, taahhütname içeriğine göre davalının hafif ticari araçlar ve iş makineleri ile ilgili tamir, bakım ve yedek parça satışlarını yapmasına engel bulunmadığı, buna karşın taahhütname uyarınca diğer faaliyetlerin yasaklandığı, taahhütname harici tutulan hususlarda faaliyette bulunup, bulunmadığının tespiti yönünden yapılan incelemeye göre davalı ...'ın imzaladığı taahhütname gereği, 30/05/2008 tarihinden itibaren en az iki yıl müddetle davacı şirketin iştigal konularının hiçbirini tek başına ve herhangi bir ortakla veya herhangi bir ticari anlamda yapmayacağı taahhüdüne uymadığı, davalı ...'ın ve İnan Dizel Motorlu Araçlar San.
ve Tic. Ltd. Şti.'nin haksız rekabet yasağına aykırı hareket ettiği, tarafların ticari defterlerine göre davalıların bu haksız rekabet nedeniyle 8.716,60 TL kâr elde ettiği anlaşıldığından davacı Dizelciler Oto. Tic. ve San. Ltd. Şti.'nin davalının elde edebileceği menfaate yönelik olarak açmış olduğu davasının kısmen kabulü gerektiği, davacıların mevcut bu haksız rekabet eylemi sonrası kârlarında herhangi bir düşüş bulunmadığı ve dolayısıyla bu haksız rekabet nedeniyle müspet bir zararları olmadığından davacının bu yöndeki talebinin reddi gerektiği, davalı ... Dizel Araçlar Ltd. Şti. yönünden istinaf talebinden feragat edilmiş olduğu anlaşıldığından istinaf başvurusunun feragat nedeniyle reddi gerektiği, ilk derece mahkemesince, davaya konu senetlerin hisse devri mukabilinde verildiği, bunun aksini gösterir delil bulunmadığı gösterilerek bu yönde açılan davanın reddine karar verildiği, dosyanın incelenmesinde;
mevcut senetlerin hisse devri mukabilinde verildiğine ilişkin herhangi bir delile rastlanmadığından, davacıların bu yöne ilişkin istinaf taleplerinin ayrı ayrı reddi gerektiği, her ne kadar davacı ..., ortağı bulunduğu şirket olan davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti.'nin haksız rekabetin önlenmesi ve haksız rekabet nedeniyle uğranılan maddi, manevi tazminat talebinde bulunmuş ise de; mevcut olayda haksız rekabetten etkilenen ve haklarına halel gelen kişinin davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti. Olduğu, bu kişinin de davacı sıfatıyla dosyada davacı konumunda olduğu, dolayısıyla bu firmanın ortağı konumunda bulunan ...'ın bu yönde bir talepte bulunmasında aktif husumet ehliyetinin bulunmadığı gerekçeleri ile davalı ...
Dizel Motorlu Araçlar Ltd. Şti.'nin istinaf başvuru dilekçesinin feragat nedeniyle reddine, davacılar vekilinin ve davalı ...'ın istinaf başvurusunun kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına ve yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davacıların 23 adet bono nedeniyle davalılara borçlu olmadığının tespiti talebi ile ödendiğini iddia ettiği 12 adet toplam 136.800,00 TL meblağlı senetler bedelinin tahsiline ilişkin talebinin ayrı ayrı esastan reddine, davalı ... vekilinin kötüniyet tazminat talebinin reddine, davacı ...'ın davalılar aleyhine açmış olduğu haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulması, maddi tazminat, manevi tazminat ve davalıların elde etmesi mümkün olan kazancın tahsiline ilişkin taleplerinin aktif husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı Dizelciler Otomotiv Tic.
San. Ltd. Şti.'nin haksız rekabetin önlenmesi ve durdurulmasına yönelik talebinin kabulü ile davalıların aynı iştigal sahasında faaliyet göstererek gerçekleştirdiği haksız rekabetin önlenmesine ve durdurulmasına, davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti.'nin maddi tazminat talebinin kısmen kabulüne, TTK'nın 56/e-2 maddesi uyarınca maddi tazminat olarak takdiren davalıların elde edebileceği menfaat olan 8.716,60 TL'nin davalılardan alınarak davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti.'ye verilmesine, fazlaya ilişkin maddi tazminat ve davalıların elde edebileceği menfaat karşılığının ödenmesi taleplerinin reddine, davacı Dizelciler Otomotiv Tic. San. Ltd. Şti.'nin manevi tazminat talebinin kabulüne, 10.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan alınarak davacı Dizelciler Otomotiv Tic.
San. Ltd. Şti.'ye verilmesine karar verilmiştir.
Karar, taraflar vekillerince temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, Bölge Adliye Mahkemesince HMK'nın 373/3. maddesi uyarınca uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalılar vekilinin bütün temyiz itirazlarının; davacılar vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. .
2- Davacılar vekilleri, dava dilekçesinin son sayfasında sıraladıkları taleplerinin her iki davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini istemiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen kararda, davalılar tarafından davacılara verilmesine hükmedilen kısımlarla ilgili olarak “davalılardan alınması” ibaresine yer verilmiş ancak talebe göre bunun müşterek müteselsil olduğu hususuna yer verilmemiş olup, temyiz sebebine göre bu husus bozmayı gerektirse de bahsekonu yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden, istinaf mahkemesinin temyize konu kararının hüküm kısmının 8., 9., 12., 16. ve 20. bentlerinde yer alan “..davalılardan alınarak...” ibareleri çıkarılarak yerine “...davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsili ile..” ibareleri yazılmak suretiyle kararın bu şekliyle düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin tüm, davacılar vekillerinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacılar vekillerinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının 8., 9., 12., 16. ve 20. bentlerinde yer alan “..davalılardan alınarak...” ibareleri çıkarılarak yerine “...davalılardan müştereken ve mütelselsilen tahsili ile..” ibareleri yazılmak suretiyle kararın bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacılara iadesine, aşağıda yazılı bakiye 958,88 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalılardan alınmasına, 19.12.2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, Haksız Rekabetin önlenmesi ve Durdurulması, Maddi ve Manevi Tazminat istemine ilişkindir.
1-Somut uyuşmazlıkta, davalı ...'ın davacı şirketteki payını davacı ...'a devri nedeniyle, adı geçen davalının 30.05.2008 tarihinden itibaren en az 2 yıl müddetle davacı şirketin iştigalinde bulunan "Hafif Ticari araçlar ve iş makinaları ile ilgili tamir bakım ve yedek parça şahsı işleri hariç" olmak üzere hiçbirini tek başına veya herhangi bir ortakla veya herhangi bir ticari anlamda yapmayacağına ilişkin taahhüdü üzerine davalı ...'ın diğer davalı şirketi kurarak-kurdurarak haksız rekabette bulunduğu iddiasıyla eldeki dava açılmıştır.
Davalı şirketin ortakları davalının eşi ve kayınpederi olup, davalı şirket, davalı ... ile ortaklarının dışında ayrı bir tüzel kişiliğe sahiptir.
Davalı şirket ile davacılar arasında hiçbir akdi ilişki bulunmamaktadır.
Davalı şirketin, davacı şirketle aynı alanda faaliyette bulunmasına engel hiçbir hukuki norm bulunmadığı gibi davalı şirketin faaliyetlerinde, TTK 55 maddesinde sayılan haksız rekabet oluşturan bir eyleminin bulunduğu da ispat edilmemiştir.
Davalı ...'ın sözleşmeden kaynaklanan yükümlülüğünün davalı şirkete de teşmil edilmesi suretiyle davalı şirket yönünden davanın kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Davalı şirket aleyhindeki davanın tümden reddi gerekirken yazılı şekilde davalı şirket yönünden de davanın kabulünde isabet olmadığından bu yöne ilişkin davalının temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.
2- Diğer taraftan, davalı ... 2 yıl süre ile davacı şirketle rekabet etmeme taahhüdünde bulunmuş olup davalının haksız rekabet teşkil eden eyleminin bu süre ile sınırlı tutularak inceleme yapılması, maddi ve manevi tazminatın bu süre ile sınırlı tutularak belirlenmesi gerekirken 2 yıllık süreyi aşar şekilde Haksız Rekabetin Önlenmesi ve Durdurulması ile tazminata karar verilmesi de doğru değildir.
Açıklanan nedenlerle davalılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken bu yönlere ilişkin temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin çoğunluk görüşüne karşıyım.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875916400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz