İtirazın iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7404 E. 2022/8319 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
kısmi itiraz↗ kısmi ödeme↗ kısmi kabul↗ infazda tereddüt↗ itirazın iptali davası↗ ilamsız icra takibi↗ icra takibine itiraz↗ infaz↗ iptal davası↗ usulden reddi↗ yargılama gideri↗ asıl alacak↗ harç↗ dosya masrafı↗ vekalet ücreti↗ avans faizi↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, davanın 60.479,34 TL alacak yönünden usulden reddine, davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 10.620,00 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/3436 E- 2020/5798 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, ''2- Mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda hüküm verilmiş ise de, reddedilen tutarın, harçlandırılan dava değeri nazara alınarak belirlenmesi gerekirken, takip tutarı esas alınarak kısmı kabul hükmü kurulması ve buna göre yargılama gideri belirlenmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.''gerekçesiyle bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 2018/862 Esas, 2018/1412 Karar nolu hükmün a ve b bentleri kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2018/862 Esas, 2018/1412 Karar nolu 25.12.2018 tarihli kesinleşen kararın a ve b bendine göre bozmadan önceki kararda harçların hesaplandığı anlaşılmakla, harç ile ilgili olarak tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturaya dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından başlatılan takip üzerine davalı tarafından icra dosyasına kısmi ödeme yapılarak kalan kısma itiraz edilmiştir. Davacı ise itiraz edilen kısma icra dosyasındaki masrafları ve vekalet ücretini ekleyerek 23.000.- TL yönünden itirazın iptali talebinde bulunmuştur. İtirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlı olup takibe konu olmayan fer'i nitelikteki vekalet ücreti, icra masrafları ekleyerek itirazın iptali istenemez. Bu durum karşısında davacının isteminin 23.000.- TL, ödeme sonrası kalan miktarının ise 10.620.- TL olduğu gözetilerek buna göre infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken bazı kısımların kesinleştiğinden bahisle hüküm kurulmaması da doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/3436 E. 2020/5798 K.
Ortak:kısmi kabul · itirazın iptali davası · icra takibine itiraz · iptal davası · usulden reddi · yargılama gideri · asıl alacak · avans faizi · İtirazın iptali
İncelediğiniz karardaMahkemece, davanın 60.479,34 TL alacak yönünden «usulden reddine», davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 10.620,00 TL «asıl alacak» ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, Yargıtay 11.
… bozma kararı doğrultusunda hüküm verilmiş ise de, reddedilen tutarın, harçlandırılan dava değeri nazara alınarak belirlenmesi gerekirken, takip tutarı esas alınarak «kısmı kabul» hükmü kurulması ve buna göre «yargılama gideri» belirlenmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.''gerekçesiyle bozulmuştur.
İtirazın «iptali davası» takiple sıkı sıkıya bağlı olup takibe konu olmayan fer'i nitelikteki «vekalet ücreti», icra «masrafları» ekleyerek itirazın iptali istenemez.
Benzer bu kararda… ece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafça takipten sonra fakat dava tarihinden önce 60.479,34 TL ödeme yapıldığı, bu bedel yönünden davacının «itirazın iptali davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, bu kısıma ilişkin davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, bakiye kalan takibe konu 10.620,00 TL yönünden davanın kabulü gerektiği, davalı tarafın takipten önce «temerrüde» düşürülmemesi nedeniyle «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın 60.479,34 TL alacak yönünden «usulden reddine», davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 10.620,00 TL «asıl alacak» ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
… bozma kararı doğrultusunda hüküm verilmiş ise de, reddedilen tutarın, harçlandırılan dava değeri nazara alınarak belirlenmesi gerekirken, takip tutarı esas alınarak «kısmı kabul» hükmü kurulması ve buna göre «yargılama gideri» belirlenmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir .
Hukuk Dairesi’nin 2016/17282 esas ve 2018/2800 karar sayılı, 17.05.2018 tarihli ilamı ile, davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, “2- Davalı tarafından «icra takibine itirazdan» sonra ancak dava tarihinden önce yapılan ödeme nedeniyle davacının ödenen bu miktara ilişkin dava açmakta «hukuki yararı» yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:dava şartı yokluğu · muacceliyet · işlemiş faiz · temerrüt faizi · hukuki yarar · temerrüt
Benzer bu kararda… ece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davalı tarafça takipten sonra fakat dava tarihinden önce 60.479,34 TL ödeme yapıldığı, bu bedel yönünden davacının «itirazın iptali davası» açmakta «hukuki yararının» bulunmadığı, bu kısıma ilişkin davanın dava «şartı yokluğu» nedeniyle reddine karar verilmesi gerektiği, bakiye kalan takibe konu 10.620,00 TL yönünden davanın kabulü gerektiği, davalı tarafın takipten önce «temerrüde» düşürülmemesi nedeniyle «işlemiş faiz» talep edilemeyeceği gerekçesiyle davanın 60.479,34 TL alacak yönünden «usulden reddine», davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 10.620,00 TL «asıl alacak» ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek «avans faizi» yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
3- TBK'nun 117. maddesi gereğince «muaccel» bir borcun borçlusu alacaklının ihtarıyla «temerrüte» düşeceğinden, davalının takip tarihinden önce temerrüte düşürüldüğü ispat edilmediğinden işlemiş «temerrüt faizine» hükmedilmesi de doğru değildir.” gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece ödeme yapılan miktarla ilgili olarak «hukuki yarar» bulunmadığından davanın dava «şartı yokluğundan» dolayı reddi gerekirken, davanın tamamının kabulüne karar verilmesi doğru değildir.
Hukuk Dairesi’nin 2016/17282 esas ve 2018/2800 karar sayılı, 17.05.2018 tarihli ilamı ile, davalı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, “2- Davalı tarafından «icra takibine itirazdan» sonra ancak dava tarihinden önce yapılan ödeme nedeniyle davacının ödenen bu miktara ilişkin dava açmakta «hukuki yararı» yoktur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/11493 E. 2010/12360 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tenfiz
Benzer bu karardaMahkemece yabancı mahkeme kararının «tenfizine» karar verilmiş, davalı vekilince temyiz edilen karar Dairemizin 24.05.2010 tarih ve 2009/18 E, 2010/5798 K sayılı kararında yazılı gerekçeyle davalı yararına bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7404 E. , 2022/8319 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 22.06.2021 tarih ve 2021/224 E. - 2021/551 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı şirketin davacıdan faturalar karşılığı 71.099,36 TL tutarında mal aldığını, fatura bedellerini ödemediğini, alacağın tahsili için genel haciz yoluyla icra takibi yapıldığını, takipten sonra davalının dosya borcuna mahsuben 60.479,34 TL ödeme yaptığını, daha sonra davalının takibe haksız olarak itiraz ettiğini ileri sürerek, itirazın iptaline ve davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, taraflar arasındaki ticari ilişkinin sözleşme çerçevesinde yürütüldüğünü, bu sözleşme hükümlerine göre sipariş edilen ürünlerin sözleşmede belirlenen süre içerisinde teslim edilmesi gerektiğini, davacının ürünleri geç teslim etmesinden kaynaklanan 10.620,00 TL’lik borcuna istinaden cezai şart faturası düzenlendiğini, bu nedenle davacıya 60.749,34 TL ödeme yapıldığını, davalı şirketin davacıya başkaca borcunun kalmadığını savunarak, davanın reddini ve davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesini istemiştir.
Mahkemece, davanın 60.479,34 TL alacak yönünden usulden reddine, davalının yaptığı itirazın kısmen iptali ile takibin 10.620,00 TL asıl alacak ve bu alacağa takip tarihinden itibaren işleyecek avans faizi yürütülmek suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine dair verilen karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 2020/3436 E- 2020/5798 Karar sayılı ilamı ile davacı vekilinin sair temyiz itirazları reddedilerek, ''2- Mahkemece uyulan bozma kararı doğrultusunda hüküm verilmiş ise de, reddedilen tutarın, harçlandırılan dava değeri nazara alınarak belirlenmesi gerekirken, takip tutarı esas alınarak kısmı kabul hükmü kurulması ve buna göre yargılama gideri belirlenmesi usul ve kanuna aykırı olduğundan kararın bozulması gerekmiştir.''gerekçesiyle bozulmuştur.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, 2018/862 Esas, 2018/1412 Karar nolu hükmün a ve b bentleri kesinleştiğinden yeniden hüküm kurulmasına yer olmadığına, 2018/862 Esas, 2018/1412 Karar nolu 25.12.2018 tarihli kesinleşen kararın a ve b bendine göre bozmadan önceki kararda harçların hesaplandığı anlaşılmakla, harç ile ilgili olarak tekrar hüküm kurulmasına yer olmadığına, karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, faturaya dayalı olarak yapılan ilamsız icra takibine yönelik itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından başlatılan takip üzerine davalı tarafından icra dosyasına kısmi ödeme yapılarak kalan kısma itiraz edilmiştir. Davacı ise itiraz edilen kısma icra dosyasındaki masrafları ve vekalet ücretini ekleyerek 23.000.- TL yönünden itirazın iptali talebinde bulunmuştur. İtirazın iptali davası takiple sıkı sıkıya bağlı olup takibe konu olmayan fer'i nitelikteki vekalet ücreti, icra masrafları ekleyerek itirazın iptali istenemez. Bu durum karşısında davacının isteminin 23.000.- TL, ödeme sonrası kalan miktarının ise 10.620.- TL olduğu gözetilerek buna göre infazda tereddüt oluşturmayacak şekilde hüküm kurulması gerekirken bazı kısımların kesinleştiğinden bahisle hüküm kurulmaması da doğru olmamış bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 24.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875816900 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz