Şirketin feshi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/6708 E. 2022/8749 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
anonim şirketin feshi↗ haklı fesih↗ haklı sebep↗ şirketin feshi↗ şirket merkezi mahkemesi↗ fesih↗ anonim şirket↗ sulh↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak; haklı fesih sebeplerinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, haklı sebeplerle anonim şirketin feshi istemine ilişkin olup, mahkemece, şirketin feshini gerektirir haklı sebeplerin varlığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş ve işbu karar Dairemizin 2019/4761 Esas 2020/3310 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Ancak, TTK'nın haklı sebeple feshe ilişkin 531. maddesine göre, haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. Davacıların davalılarla aralarında husumet bulunduğu iddiasıyla temyiz ve karar düzeltme talebine dayanak yaptığı Bulancak Sulh Ceza Mahkemesi 2012/485 Esas, Bulancak Asliye Ceza Mahkemesi 2016/583 Esas sayılı dosyalarının birer örneği dosya kapsamına alınmış olup incelendiğinde, söz konusu ceza dosyalarında davalılardan ...'ın davacılardan ...'a karşı tehdit eylemlerinde bulunduğu anlaşılmış ve suç sübut bulmuştur. Davalı şirket hisselerinin davacılara murislerinden kalmış olduğu da gözetilerek ceza dosyasına da yansıyan husumetin tüm davacılar yönünden haklı sebep teşkil ettiğinin kabulü gerekir. Zira, ceza davasına konu tehdit suçu da yine şirket ve şirket hesaplarının incelenmesiyle ilgilidir. Bu nedenle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.06.2020 tarih 2019/4761 Esas 2020/3310 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, açıklanan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2387 E. 2015/8048 K.
Ortak:şirketin feshi · şirket merkezi mahkemesi · fesih · anonim şirket · temsil · husumet · dava şartı
İncelediğiniz karardaAncak, TTK'nın haklı sebeple feshe ilişkin 531. maddesine göre, haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahipleri, «şirket merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebilirler.
Dava, haklı sebeplerle «anonim şirketin feshi» istemine ilişkin olup, mahkemece, şirketin feshini gerektirir haklı sebeplerin varlığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş ve işbu karar Dairemizin 2019/4761 Esas 2020/3310 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; «haklı fesih» sebeplerinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Benzer bu karardaAncak, 6102 sayılı TTK'nın 531. maddesi uyarınca, "haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini «temsil» eden payların sahipleri, «şirketin merkezinin» bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden «şirketin feshine» karar verilmesini isteyebilirler.
Mahkeme, «fesih» yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir'' Davacı tarafça anılan yasal düzenleme karşısında evvelemirde «şirketin feshi», olmadığı takdirde çıkarılmaları veya «hakim ortak» olan davalıların çıkarılmaları talep edilmiş ve bu nedenle de hem şirkete hem de çıkarılmaları istenilen ortaklara «husumet» yöneltilmiştir.
Mahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ticari «şirketin feshi» istemine ilişkin olup, davanın niteliği gereği, «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi gerektiğinden anılan hususun gözetilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:hakim ortak · dava şartı yokluğu · husumet yokluğu · usulden reddi · feragat · havale · ibraz
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın ticari «şirketin feshi» istemine ilişkin olup, davanın niteliği gereği, «husumetin» sadece şirkete yöneltilmesi gerektiğinden anılan hususun gözetilmediği gerekçesiyle, davanın HMK'nın 114/1-d maddesi uyarınca dava «şartı yokluğundan» «usulden reddine» karar verilmiştir.
A.. tarafından da temyiz dilekçesinden daha sonraki bir tarihte, 14.01.2015 «havale» tarihli dilekçe ile temyiz isteminden «feragat» edildiğinin bildirildiği anlaşılmıştır.
Y..'a ait iki ayrı vekil tarafından vekaletname «ibraz» edildiği, vekillerden birinin vekillikten azledildiğine ya da çekildiğine dair herhangi bir bilgi veya belgeye rastlanılmadığı, davacı A..
Davacı vekilinin vekaletnamesinde HMK’nın 74. maddesine uygun şekilde temyizden vazgeçmeye yetkili olduğu gözlenmiş olup, 14.01.2015 tarihli dilekçesi temyiz talebinden «feragat» mahiyetinde ve sonuç doğurucu nitelikte olduğundan davacılar vekilinin davacı A..
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2022/6708 E. , 2022/8749 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bulancak 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nce verilen 30.04.2019 gün ve 2014/513 - 2019/339 sayılı kararı onayan Daire'nin 29.06.2020 gün ve 2019/4761 - 2020/3310 sayılı kararı aleyhinde davacılar vekili tarafından karar düzeltilmesi isteğinde bulunulmuş ve karar düzeltme dilekçesinin süresi içinde verildiği de anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla dosya için düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra gereği konuşulup düşünüldü:
Davacılar vekili, davalı anonim şirketin feshi için haklı nedenler bulunduğunu ileri sürerek davalı şirketin TTK'nın 531. maddesi uyarınca feshine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalılar ..., ... ve Sema Turizm A.Ş. vekili, davada husumetin yanlış yönetildiğini, davacıların bir kısmının da dava ehliyetinin olmadığını, esasa ilişkin olarak da ileri sürülen iddiaların yerinde bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiş, diğer davalılar cevap vermemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak; haklı fesih sebeplerinin ispat edilemediği gerekçesiyle davanın reddine dair verilen karar davacılar vekilinin temyiz istemi üzerine Dairemizce onanmıştır.
Bu kez davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
Dava, haklı sebeplerle anonim şirketin feshi istemine ilişkin olup, mahkemece, şirketin feshini gerektirir haklı sebeplerin varlığı ispat edilemediğinden davanın reddine karar verilmiş ve işbu karar Dairemizin 2019/4761 Esas 2020/3310 Karar sayılı ilamı ile onanmıştır.
Ancak, TTK'nın haklı sebeple feshe ilişkin 531. maddesine göre, haklı sebeplerin varlığında, sermayenin en az onda birini ve halka açık şirketlerde yirmide birini temsil eden payların sahipleri, şirket merkezinin bulunduğu yerdeki asliye ticaret mahkemesinden şirketin feshine karar verilmesini isteyebilirler. Mahkeme, fesih yerine, davacı pay sahiplerine, paylarının karar tarihine en yakın tarihteki gerçek değerlerinin ödenip davacı pay sahiplerinin şirketten çıkarılmalarına veya duruma uygun düşen ve kabul edilebilir diğer bir çözüme karar verebilir. Davacıların davalılarla aralarında husumet bulunduğu iddiasıyla temyiz ve karar düzeltme talebine dayanak yaptığı Bulancak Sulh Ceza Mahkemesi 2012/485 Esas, Bulancak Asliye Ceza Mahkemesi 2016/583 Esas sayılı dosyalarının birer örneği dosya kapsamına alınmış olup incelendiğinde, söz konusu ceza dosyalarında davalılardan ...'ın davacılardan ...'a karşı tehdit eylemlerinde bulunduğu anlaşılmış ve suç sübut bulmuştur.
Davalı şirket hisselerinin davacılara murislerinden kalmış olduğu da gözetilerek ceza dosyasına da yansıyan husumetin tüm davacılar yönünden haklı sebep teşkil ettiğinin kabulü gerekir. Zira, ceza davasına konu tehdit suçu da yine şirket ve şirket hesaplarının incelenmesiyle ilgilidir. Bu nedenle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.06.2020 tarih 2019/4761 Esas 2020/3310 Karar sayılı onama ilamının kaldırılmasına, açıklanan gerekçeyle mahkeme kararının bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin kabulü ile Dairemizin 29.06.2020 tarih 2019/4761 Esas 2020/3310 Karar sayılı onama ilamının kaldırılarak hükmün davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin, temyiz ilam ve karar düzeltme harçlarının istekleri halinde karar düzeltme isteyen davacılara iadesine, 07.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/875736200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz