Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7517 E. 2022/8323 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
dava takip yetkisi↗ tereke↗ müşterek borçlu müteselsil kefil↗ lehtar↗ müteselsil kefil↗ mirasçılık↗ kötü niyet tazminatı↗ tasfiye memuru↗ keşideci↗ bono↗ sulh hukuk mahkemesi↗ kefil↗ kötü niyet↗ ek tasfiye↗ iflas↗ sulh↗ menfi tespit↗ görevli mahkeme↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu her iki bonodaki müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı adı altında ... adına atfen bonoda yer alan imzaların davacılar murisi ...'a ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün 2012/22551 E. sayılı dosyasında takibe konu keşidecisi Universal Sağlık Yatırımları Holding A.Ş., lehtarı Ege Sağlık Tesisleri ve Eğitim Müesseseleri A.Ş. olan, 09/11/2010 tanzim, 28/02/2012 ödeme tarihli 1.000.000.- Euro bedelli bono ile keşidecisi Universal Sağlık Yatırımları Holding A.Ş., lehtarı Ege Sağlık Tesisleri ve Eğitim Müesseseleri A.Ş. olan, 09/11/2010 tanzim, 28/08/2012 ödeme tarihli 1.800.000.- Euro bedelli bono nedeniyle davacı tarafın davalı ...Ş.'ye borçlu olmadıklarının tespitine, davacı taraf yönünden icra takibinin iptaline, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı ...’ın yargılama sırasında vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya katılmak suretiyle yargılamaya devam edilmiş ve yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya içerisinde mübrez İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 24.01.2019 tarih ve 2018/1757 E. - 2019/102 K. sayılı kararı ile ... mirasçılarının mirası reddetmesi üzerine mahkemece terekenin TMK’nın 612/1. maddesi gereğince iflas hükümlerine göre tasfiyesine ve 10. İcra Müdürü ...ın tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir. Anılan karar gereğince mirasçıların davayı takip yetkisi bulunmaması nedeniyle tereke iflas hükümlerine tasfiye edileceğinden dava dilekçesinin tasfiye memuru ...a tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; mirası reddeden mirasçıların taraf bulunduğunun kabulü ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- (1) numaralı bozma gerekçesine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/164 E. 2015/6735 K.
Ortak:tereke · mirasçılık · kefil
İncelediğiniz karardaAnılan karar gereğince «mirasçıların» davayı «takip yetkisi» bulunmaması nedeniyle «tereke» «iflas» hükümlerine «tasfiye» edileceğinden dava dilekçesinin «tasfiye memuru» ...a tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken; mirası reddeden mirasçıların taraf bulunduğunun kabulü ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu her iki bonodaki «müşterek borçlu müteselsil kefil» sıfatı adı altında ... adına atfen «bonoda» yer alan imzaların davacılar murisi ...'a ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; İstanbul 27.
Davacı ...’ın yargılama sırasında vefat etmesi üzerine «mirasçıları» davaya katılmak suretiyle yargılamaya devam edilmiş ve yazılı şekilde hüküm kurulmuştur.
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalıların murisi ...arasında 5.000 TL bedelli «kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalı ...'nın bu sözleşme için ...lehine «kefil» olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, ... «mirasçısı» ...'nın terekenin borca batık olması sebebiyle mirası reddetmiş sayıldığından borçtan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle ... hakkında açılan davanın reddine; diğer davalıların kefil ...'nın mirasçıları oldukları, «hesap kat ihtarının» kefile 13.09.2006 tarihinde tebliğ edildiğinden ...'nın 14.09.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü, işin «ticari nitelikte» olması sebebiyle TBK'daki faize ilişkin sınırlamaların uygulanamayacağı gereçesiyle ... mirasçıları aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL ana «para alacağına» 14.09.2006 tarihinden itibarin işleyecek % 100 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte ... mirasçılarından miras payları oranında tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece kredi borçlusuna «kefil» olan davalı muris ...'nın yargılama sırasında vefatı üzerine davaya «dahil» edilen «mirasçılarının», murisin «kefalet» borcundan sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Ancak, TMK'nun 641 maddesine göre, «mirasçıları» «tereke» borçlarından «müteselsilen sorumlu» olmalarına rağmen mahkemece davalıların miras payları oranında sorumluluklarına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın davacı yararına bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:hesap kat ihtarı · para alacağı · kat ihtarı · hesap kat · ticari dava niteliği · müteselsil sorumluluk · kefalet · temerrüt faizi
Benzer bu karardaMahkemece iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacı banka ile davalıların murisi ...arasında 5.000 TL bedelli «kredi sözleşmesi» imzalandığı, davalı ...'nın bu sözleşme için ...lehine «kefil» olduğu, borcun ödenmemesi üzerine hesabın kat edildiği, ... «mirasçısı» ...'nın terekenin borca batık olması sebebiyle mirası reddetmiş sayıldığından borçtan sorumlu olmayacağı gerekçesiyle ... hakkında açılan davanın reddine; diğer davalıların kefil ...'nın mirasçıları oldukları, «hesap kat ihtarının» kefile 13.09.2006 tarihinde tebliğ edildiğinden ...'nın 14.09.2006 tarihi itibariyle «temerrüde» düştüğü, işin «ticari nitelikte» olması sebebiyle TBK'daki faize ilişkin sınırlamaların uygulanamayacağı gereçesiyle ... mirasçıları aleyhine açılan davanın kısmen kabulüne, 5.000 TL ana «para alacağına» 14.09.2006 tarihinden itibarin işleyecek % 100 «temerrüt faizi» ve faizin % 5'i oranında BSMV ile birlikte ... mirasçılarından miras payları oranında tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Dava, «kredi sözleşmesinden» kaynaklanan alacak istemine ilişkin olup, mahkemece kredi borçlusuna «kefil» olan davalı muris ...'nın yargılama sırasında vefatı üzerine davaya «dahil» edilen «mirasçılarının», murisin «kefalet» borcundan sorumlu oldukları kabul edilmiştir.
Ancak, TMK'nun 641 maddesine göre, «mirasçıları» «tereke» borçlarından «müteselsilen sorumlu» olmalarına rağmen mahkemece davalıların miras payları oranında sorumluluklarına karar verilmesi doğru olmayıp, kararın davacı yararına bozulması gerekmekte ise de, bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HUMK'nun 438/7. maddesi gereğince hükmün düzeltilerek onanması gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7517 E. , 2022/8323 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul 8. Asliye Ticaret Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 27.05.2021 tarih ve 2019/448 E. - 2021/400 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının takibe konu yaptığı iki adet bonodaki imzanın müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin söz konusu bonolardan dolayı davalı bankaya borcu bulunmadığını ileri sürerek, davacının davalı bankaya borçlu olmadığının tespiti ile müvekkili yönünden takibin iptaline ve davalının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili, davacının müteselsil kefaleti nedeniyle bankaya borçlu olup, borcunu ödemediğini, dava konusu bonoların dava dışı Ege Sağlık Tesisleri ve Eğitim A.Ş. tarafından ciro edilerek teslim edildiğini, müvekkili bankanın iyiniyetli 3. kişi olduğunu, bonoların vadesinde ödenmemesi üzerine takip başlatıldığını savunarak, davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda ve bilirkişi raporuna göre, takibe konu her iki bonodaki müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı adı altında ... adına atfen bonoda yer alan imzaların davacılar murisi ...'a ait olmadığı gerekçesiyle davanın kabulü ile; İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün 2012/22551 E. sayılı dosyasında takibe konu keşidecisi Universal Sağlık Yatırımları Holding A.Ş., lehtarı Ege Sağlık Tesisleri ve Eğitim Müesseseleri A.Ş. olan, 09/11/2010 tanzim, 28/02/2012 ödeme tarihli 1.000.000.- Euro bedelli bono ile keşidecisi Universal Sağlık Yatırımları Holding A.Ş., lehtarı Ege Sağlık Tesisleri ve Eğitim Müesseseleri A.Ş. olan, 09/11/2010 tanzim, 28/08/2012 ödeme tarihli 1.800.000.- Euro bedelli bono nedeniyle davacı tarafın davalı ...Ş.'ye borçlu olmadıklarının tespitine, davacı taraf yönünden icra takibinin iptaline, davacı tarafın kötü niyet tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir.
Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir.
1- Dava menfi tespit istemine ilişkindir. Davacı ...’ın yargılama sırasında vefat etmesi üzerine mirasçıları davaya katılmak suretiyle yargılamaya devam edilmiş ve yazılı şekilde hüküm kurulmuştur. Dosya içerisinde mübrez İzmir 12. Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 24.01.2019 tarih ve 2018/1757 E. - 2019/102 K. sayılı kararı ile ... mirasçılarının mirası reddetmesi üzerine mahkemece terekenin TMK’nın 612/1. maddesi gereğince iflas hükümlerine göre tasfiyesine ve 10. İcra Müdürü ...ın tasfiye memuru olarak görevlendirilmesine karar verilmiştir. Anılan karar gereğince mirasçıların davayı takip yetkisi bulunmaması nedeniyle tereke iflas hükümlerine tasfiye edileceğinden dava dilekçesinin tasfiye memuru ...a tebliği ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken;
mirası reddeden mirasçıların taraf bulunduğunun kabulü ile karar verilmesi doğru olmamış, kararın bozulması gerekmiştir.
2- (1) numaralı bozma gerekçesine göre taraf vekillerinin temyiz itirazlarının incelenmesine gerek görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenle davacılar vekilinin ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden taraflara iadesine, 24.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/871566000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz