6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Sözleşmenin iptali | Menfi tespit

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/6181 E. 2022/7586 K. ·

Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hakkaniyet mirasçılık dürüstlük kuralı taraf ehliyeti kredi sözleşmesi teslim

Atıf yapılan mevzuat: HMK · BK · TMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; akit tarihi itibarı ile murisin işlem ehliyetinin bulunmadığının bilirkişi raporu tespit edildiği, muris tarafından kullanılan kredi ile satın alınan traktörün murisin terekesinde bulunmadığı, Ordu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31/01/2013 tarihinde kesinleşen 2009/159 E. ve 2010/95 K. sayılı ilâmında da belirtildiği üzere traktörün murisin amcasının oğlu dava dışı ... tarafından 3. şahıslara satılarak fiilen teslim edildiği, dolayısıyla ... mirasçıları olan eldeki dosya davacılarının kullanılan krediden yararlanarak herhangi bir menfaat elde etmedikleri, dolayısıyla hakkaniyet ve dürüstlük kuralı gereği kredinin ödenmesi hususunda sorumluluklarının bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların, Ordu 2. İcra Müdürlüğü'nün 2008/2075 E. sayılı icra takip dosyasına konu borcun kaynağını oluşturan mirasbırakanları ... ile ... Bankası A.Ş. Ordu Şubesi arasında imzalanan 24/11/2006 tarihli kredi sözleşmesinin davacılar yönünden iptali ile davacıların bu sözleşmeden kaynaklı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Sözleşmenin iptali | Menfi tespit

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/3198 E. 2019/571 K.

    Ortak: · Sözleşmenin iptali | Menfi tespit

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Hisse Devir Sözleşmesinin İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2018/5276 E. 2020/3414 K.

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/6181 E.  ,  2022/7586 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Ordu 3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 14.07.2021 tarih ve 2019/116 E. - 2021/179 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, müvekkillerinin murisi ...'nun davalı bankadan traktör kredisi kullandığı esnada tam ehliyetsiz olduğunu, kredi ile alınan traktörün halen akıbetinin bilinmediğini, kredinin tahsili için davalı tarafından takip yapıldığını ileri sürerek icra takibine dayanak sözleşmenin iptalini ve müvekkillerinin borçlu olmadığının tespitini talep etmiştir.

Davalı vekili, şizofreni hastalarının bir çoğunun günlük yaşamlarına tam ehliyetli kişiler gibi devam edebildiğini, dürüstlük kuralı ve hakkın kötüye kullanılmaması ilkesinin tam ehliyetsizlere ilişkin TMK'nın 15. maddesinde düzenlenen kuralın istisna olduğunu, ayrıca BK. nın 54. maddesi uyarınca da hakkaniyet elverdiği taktirde tam ehliyetsiz olan kişinin diğer tarafın batıl hukuki işlemin hüküm ifade ettiğine ilişkin güveni nedeniyle doğan zarardan sorumlu olduğunu, muris ile 24/11/2006 tarihinde yapılan kredi sözleşmesinde 27/11/2007 tarihi itibarıyla temerrüde düşülmüş olup bu tarihe kadar gerek sözleşmenin imzalanması gerekse sözleşmenin ifasında tam ehliyetli bir kişi gibi hareket edildiğini, mirasçılar tarafından da murisin mirasının yasal süresi içerisinde reddedilmediğini, davanın dürüstlük kuralına aykırı olduğunu ve alacaklıyı zarara uğratmak için açıldığını savunarak davanın reddini istemiştir.

Mahkemece, Dairemizin bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre; akit tarihi itibarı ile murisin işlem ehliyetinin bulunmadığının bilirkişi raporu tespit edildiği, muris tarafından kullanılan kredi ile satın alınan traktörün murisin terekesinde bulunmadığı, Ordu Ağır Ceza Mahkemesi'nin 31/01/2013 tarihinde kesinleşen 2009/159 E. ve 2010/95 K. sayılı ilâmında da belirtildiği üzere traktörün murisin amcasının oğlu dava dışı ... tarafından 3. şahıslara satılarak fiilen teslim edildiği, dolayısıyla ... mirasçıları olan eldeki dosya davacılarının kullanılan krediden yararlanarak herhangi bir menfaat elde etmedikleri, dolayısıyla hakkaniyet ve dürüstlük kuralı gereği kredinin ödenmesi hususunda sorumluluklarının bulunmadığı anlaşıldığı gerekçesiyle davanın kabulüne, davacıların, Ordu 2.

İcra Müdürlüğü'nün 2008/2075 E. sayılı icra takip dosyasına konu borcun kaynağını oluşturan mirasbırakanları ... ile ... Bankası A.Ş. Ordu Şubesi arasında imzalanan 24/11/2006 tarihli kredi sözleşmesinin davacılar yönünden iptali ile davacıların bu sözleşmeden kaynaklı borçlu olmadıklarının tespitine karar verilmiştir.

Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.

Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.561,62 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 31/10/2022 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, 12.06.2013 tarihinde açılmış olup, Ordu 2.İcra Müdürlüğünün 2008/2075-2078 sayılı dosyalarında yapılan icra takibi nedeniyle menfi tesbit istemine ilişkindir.

Dava tarihinde yürürlükte bulunan 6100 sayılı HMK 114/1-h maddesinde, davacının dava açmakta hukuki yararının bulunması dava şartları arasında sayılmış.

Yasanın 115/1 maddesinde, mahkemenin, davanın her aşamasında dava şartlarını kendiliğinden araştıracağı, 115/2 maddesinde de dava şartının noksanlığı halinde davanın usulden reddine karar verileceği düzenlenmiştir.

Dosya içeriğinden, eldeki menfi tesbit davası açılmadan önce Ordu 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/30 esas sayılı dosyasında aynı icra takiplerine borçluların vaki itirazlarının iptali istemi ile dava açıldığı görülmekle birlikte itirazın iptali davası sonucu anlaşılamamaktadır.

İtirazın iptali davası açıldıktan sonra aynı takibe davalı olarak menfi tesbit davası açılmasında hukuki yarar bulunmadığı Dairenin kökleşmiş içtihatlarındandır.

Bu halde, itirazın iptali davasının sonucuna göre eldeki menfi tesbit davasının açılmasında davacıların hukuki yararlarının bulunup bulunmadığı, hukuki yarar dava şartının gerçekleşip gerçekleşmediği yönünde yerel mahkeme kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken, HMK 114/1-h ve 115/1-2 madde hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle yazılı şekilde yerel mahkeme kararının onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyım.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/868466700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.