Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7390 E. 2022/7847 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
denkleştirici adalet ilkesi↗ olağanüstü hal↗ ihbar olunan↗ mevduat hesabı↗ tmsf↗ ihbar↗ bilirkişi incelemesi↗ hukuki yarar↗ ek tasfiye↗ yasal faiz↗ ibraz↗ temsil↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tasfiye halinde T. Emlak Bankası A.Ş. tarafından verilen cevabi yazıdan, 26.02.1993 tarihinde (eski TL cinsinden) 3.338,137 TL anapara, 3.237,992 TL nema olmak üzere toplam 6.576,129 TL'nin, 15.07.1994 tarihinde (eski TL cinsinden) 6.643,000 TL anapara, 3.653,650 TL nema olmak üzere toplam 10.296,650 TL'nin bankanın ... şubesine yatırıldığı, anılan paranın davacıya ödendiğine veya TMSF'ye aktarıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgede ibraz edilmediği, bu durumda davacı adına yatırılan OHAL tazminatının halen banka şubesinde bulunduğunun kabulü gerektiği, davalı bankanın hesaba yatan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığı, hesap sahibinin geç müracaatı nedeniyle oluşan zararın sorumluluğu bankaya yüklenemeyecek ise de davacının talep edebileceği bedel bankaya yatırılan para ve bu paranın neması olacağı, davacının adına yatırılan paranın dava tarihindeki güncel değeri TEFE-TÜFE oranı, USD, Altın fiyatı, mevduat faiz oranı verileri esas alınmak suretiyle hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.957,70 TL'nin dava tarihi olan 20/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı adına bankaya yatırılan olağanüstü hal tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesine göre yukarıda özetlenen şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı bankanın denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanan miktarı ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ayrıca davalının vadesiz mevduat hesabına yatırılan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü de yoktur. Bu hususlar gözönüne alındığında, davacının bankaya müracaat tarihinde hesapta ne kadar para varsa ancak bunu isteyebilir. Bu durumda mahkemece, anılan hususların gözetilip davacı adına bankaya yatırılan para ve davacının bankaya müracaat tarihi belirlenerek yatırılan paraya müracaat tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak koşulu ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile denkleştirici adalet ilkesi uyarınca belirlenen ücretin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
3- Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir. Temyiz isteminde bulunan T. Emlak Katılım Bankası vekili talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş ve aleyhine hüküm kurulmamıştır. O halde, T. Emlak Katılım Bankası vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/994 E. 2022/9438 K.
Ortak:denkleştirici adalet ilkesi · olağanüstü hal · ihbar olunan · mevduat hesabı · ihbar · bilirkişi incelemesi · hukuki yarar · yasal faiz · dava şartı · Tazminat
İncelediğiniz karardaBu durumda mahkemece, anılan hususların gözetilip davacı adına bankaya yatırılan para ve davacının bankaya müracaat tarihi belirlenerek yatırılan paraya müracaat tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak koşulu ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile «denkleştirici adalet ilkesi» uyarınca belirlenen ücretin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Emlak Katılım Bankası vekili talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
2- Dava, davacı adına bankaya yatırılan «olağanüstü hal» tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… K.lığında görev yapmakta iken adına haberi olmadığı 16.568,00 TL’nin 24/09/1993 tarihinde, 14.573,10 TL’nin 22/07/1994 tarihinde olmak üzere toplam 31.141,10 TL’nin «olağanüstü hal» tazminatı olarak yatırıldığı ancak ne yatırıldığı dönemde ne de daha sonraki dönemlerde hiçbir «tebligat» yapılmadığından davacının adına yatan paradan haberdar olmadığından davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 41.032,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile «ihbar olunan» Emlak Bankası vekili temyiz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan hususların gözetilip davacı adına bankaya yatırılan para ve davacının bankaya müracaat tarihi belirlenerek yatırılan paraya müracaat tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak koşulu ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile «denkleştirici adalet ilkesi» uyarınca belirlenen ücretin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:tebligat
Benzer bu kararda… K.lığında görev yapmakta iken adına haberi olmadığı 16.568,00 TL’nin 24/09/1993 tarihinde, 14.573,10 TL’nin 22/07/1994 tarihinde olmak üzere toplam 31.141,10 TL’nin «olağanüstü hal» tazminatı olarak yatırıldığı ancak ne yatırıldığı dönemde ne de daha sonraki dönemlerde hiçbir «tebligat» yapılmadığından davacının adına yatan paradan haberdar olmadığından davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 41.032,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7390 E. , 2022/7847 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 11. Tüketici Mahkemesi’nce verilen 22.04.2021 tarih ve 2020/305 E. - 2021/245 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin Tunceli’de görev yapmakta iken 16.872,79 TL olağanüstü hal tazminatının Türkiye Emlak Bankası ... Şubesi’ne yatırıldığını, müvekkiline bu konuda tebligat yapılmadığını, Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası A.Ş. ile yapmış olduğu yazışma sonucu hesabına yatırıldığını öğrendiğini, Türkiye Emlak Bankası A.Ş.'nin tasfiye olması ile birlikte bankanın kapatılarak Ziraat Bankası ... Şubesine aktarıldığını, olağanüstü hal tazminatını alamadığını, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 6.576,13 TL’nin 26.02.1993 tarihinden itibaren, 10.296,65 TL'nin 15.07.1994 tarihinden itibaren toplam 16.872,77 TL olağanüstü hal tazminatı alacağından şimdilik 4.500,00 TL alacağın belirtilen tarihlerden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir.
Davalı vekili, zamanaşımı itirazında bulunmuş, 4603 sayılı Kanun'a 4684 sayılı Kanun ile eklenen geçici 3. madde ile Türkiye Emlak Bankası A.Ş'nin bankacılık iş ve işlemlerinden kaynaklanan yükümlülükleri ve bankacılıkla ilgili sabit kıymetlerinin Ziraat Bankasına ve Türkiye Halk Bankasına devredildiğini, devir protokolünün 10.07.2001 tarihinde imzalandığını, müvekkili tarafından davacı hakkında tesis edilen herhangi bir işlem bulunmadığını, Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası A.Ş'nin tüzel kişiliğinin tasfiyeyle sınırlı olmak üzere devam ettiğini, dava konusu hesapların müvekkili bankaya devredilmediğini, husumetin Tasfiye Halinde Türkiye Emlak Bankası A.Ş.'ye yöneltilmesi gerektiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, tüm dosya kapsamına göre; tasfiye halinde T. Emlak Bankası A.Ş. tarafından verilen cevabi yazıdan, 26.02.1993 tarihinde (eski TL cinsinden) 3.338,137 TL anapara, 3.237,992 TL nema olmak üzere toplam 6.576,129 TL'nin, 15.07.1994 tarihinde (eski TL cinsinden) 6.643,000 TL anapara, 3.653,650 TL nema olmak üzere toplam 10.296,650 TL'nin bankanın ... şubesine yatırıldığı, anılan paranın davacıya ödendiğine veya TMSF'ye aktarıldığına ilişkin herhangi bir bilgi ve belgede ibraz edilmediği, bu durumda davacı adına yatırılan OHAL tazminatının halen banka şubesinde bulunduğunun kabulü gerektiği, davalı bankanın hesaba yatan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığı, hesap sahibinin geç müracaatı nedeniyle oluşan zararın sorumluluğu bankaya yüklenemeyecek ise de davacının talep edebileceği bedel bankaya yatırılan para ve bu paranın neması olacağı, davacının adına yatırılan paranın dava tarihindeki güncel değeri TEFE-TÜFE oranı, USD, Altın fiyatı, mevduat faiz oranı verileri esas alınmak suretiyle hesaplandığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 16.957,70 TL'nin dava tarihi olan 20/02/2015 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, davacı adına bankaya yatırılan olağanüstü hal tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesine göre yukarıda özetlenen şekilde davanın kabulüne karar verilmiştir. Ancak, davalı bankanın denkleştirici adalet ilkesine göre hesaplanan miktarı ödeme yükümlülüğü bulunmamaktadır. Ayrıca davalının vadesiz mevduat hesabına yatırılan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü de yoktur. Bu hususlar gözönüne alındığında, davacının bankaya müracaat tarihinde hesapta ne kadar para varsa ancak bunu isteyebilir. Bu durumda mahkemece, anılan hususların gözetilip davacı adına bankaya yatırılan para ve davacının bankaya müracaat tarihi belirlenerek yatırılan paraya müracaat tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmak koşulu ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile denkleştirici adalet ilkesi uyarınca belirlenen ücretin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
3- Bir davada kararı temyiz etme hakkı, yalnız taraflara veya hüküm ile kendisine mükellefiyet yüklenen veya bir hakkı ihlal edilen kimseye veyahut kanunun açıkça belirttiği mercilere aittir. Temyiz isteminde bulunan T. Emlak Katılım Bankası vekili talebe konu davada ihbar olunan konumundadır. İhbar eden tarafın temsilcisi olarak davaya katılmamıştır. Karar başlığında davalı olarak gösterilmemiş ve aleyhine hüküm kurulmamıştır. O halde, T. Emlak Katılım Bankası vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı bulunmadığından temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin sair temyiz istemlerinin REDDİNE, (2) no.lu bentte açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile, kararın davalı yararına BOZULMASINA, (3) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, T. Emlak Katılım Bankası vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 07.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/866181500 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz