Tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8320 E. 2022/9492 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
sahtelik↗ kredi sözleşmesi↗ kesin hüküm↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından tespiti istenen konuda, Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/130 Esas 2011/528 Karar sayılı ilamı ile yargılama yapıldığı, aynı sahtelik iddiasının mahkemece kabul edildiği, Kapatılan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2013 tarih 2012/12873 Esas 2013/938 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Trabzon 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/315 Esas ve 2008/315 Esaslarına kayden yürütülen davalarda Akçaabat 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/130 Esasına kayden yürütülen davada bu taleplerin değerlendirildiği kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyularak karar verildikten sonra Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/9913 Esas 2014/16873 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, huzurdaki davada da sahteliğin tespitinin istenen kredi sözleşmesinin yukarıda zikredilen dosyalar da değerlendirildiğinden kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/2482 E. 2020/3896 K.
Ortak:sahtelik · kredi sözleşmesi · kesin hüküm · dava şartı · Tespit
İncelediğiniz karardaHukuk Dairesi'nin 2014/9913 Esas 2014/16873 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, huzurdaki davada da «sahteliğin» tespitinin istenen «kredi sözleşmesinin» yukarıda zikredilen dosyalar da değerlendirildiğinden «kesin» hüküm nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/130 Esas 2011/528 Karar sayılı ilamı ile yargılama yapıldığı, aynı «sahtelik» iddiasının mahkemece kabul edildiği, Kapatılan Yargıtay 19.
Hukuk Dairesi'nin 21.01.2013 tarih 2012/12873 Esas 2013/938 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Trabzon 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/315 Esas ve 2008/315 Esaslarına kayden yürütülen davalarda Akçaabat 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/130 Esasına kayden yürütülen davada bu taleplerin değerlendirildiği «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyularak karar verildikten sonra Yargıtay 19.
Benzer bu karardaMahkemece yapılan yargılama ve toplanan delillere göre, «sahteliğinin» tespiti istenen «kredi sözleşmesi» Akçaabat 1.Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2010/130 Esasına kayden yürütülen davada bu taleplerin değerlendirildiği, «kesin» hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulduğu ve bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verildiği ve derecaattan geçe …
Bölge adliye mahkemesince, davacı şirketin dava dışı Ata Temizlik Hizmetleri İnşaat AŞ.'nin müşterek ve «müteselsil kefili» olarak imzaladığı 26.05.2006 tarihli «kredi sözleşmesi» ile kredi ilişkisinin başlaması ve kredinin kullanılması karşısında dava dışı borçlu şirketin «temsilcisinin» sözleşme tarihi itibariyle yetkili olmadığının ileri sürülmesinin davacının kefil olduğu sözleşmeyi etkilemeyeceği, mahkemece «kesin» hükümden dolayı ret kararı verilmiş ise de, kesin hükümden bahsedilebilmesi için davanın konusunun ve taraflarının aynı olması gerektiği, Akçaabat 1.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/130 Esas sayılı dosyasındaki tarafların bu dosyada taraf olmadığını bu nedenle eldeki dava için «kesin» hüküm oluşturmayacağı, mahkemece kesin hükümden ret kararı verilmesinin gerekçe yönünden hatalı olduğu, ancak bu dava dosyasının eldeki dava dosyası için esaslı «delil niteliğinde» olduğu, mahkemece gerekçede hata yapıldığı ancak kararın sonucu itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hü …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:nispi harç · nispi karar harcı · kesin mehil · harç tamamlama · maktu harç · eksik harç · delil niteliği · ek mehil
Benzer bu karardaDava «maktu harç» yatırılarak açılmış olup, mahkemece Harçlar Kanunu’nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca «nispi harcın» yatırılması konusunda «kesin mehil» verilmesi ve yatırılmadığında ise bu madde hükümlerince işlem yapılması gerekirken «eksik harç tamamlatılmadan» yargılamaya devam olunması doğru görülmemiş, hükmün bozulması gerekmiştir.
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2010/130 Esas sayılı dosyasındaki tarafların bu dosyada taraf olmadığını bu nedenle eldeki dava için «kesin» hüküm oluşturmayacağı, mahkemece kesin hükümden ret kararı verilmesinin gerekçe yönünden hatalı olduğu, ancak bu dava dosyasının eldeki dava dosyası için esaslı «delil niteliğinde» olduğu, mahkemece gerekçede hata yapıldığı ancak kararın sonucu itibariyle doğru olduğu gerekçesiyle davacının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiş, hü …
Her ne kadar davacı davasını tespit olarak nitelendirmiş ise de dava dilekçesinin talep kısmında 26.05.2006 tarihli «genel kredi sözleşmesinin» sahte olduğunu ve sözleşmeden kaynaklı hukuki ilişkinin tarafı bulunmadığının tespitini talep etmiş olmakla söz konusu davanın sözleşmeden kaynaklı borçlu bulunmadığının tespiti istemine ilişkin olduğunu göstermekte olup, «menfi tespit» istemine konu davada menfi tespite konu miktar üzerinden Harçlar Kanun'nun 28. maddesi uyarınca «nispi harç» alınması gerekmektedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2017/1751 E. 2019/1651 K.
Ortak:sahtelik
İncelediğiniz karardaAsliye Hukuk Mahkemesinin 2010/130 Esas 2011/528 Karar sayılı ilamı ile yargılama yapıldığı, aynı «sahtelik» iddiasının mahkemece kabul edildiği, Kapatılan Yargıtay 19.
Hukuk Dairesi'nin 2014/9913 Esas 2014/16873 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, huzurdaki davada da «sahteliğin» tespitinin istenen «kredi sözleşmesinin» yukarıda zikredilen dosyalar da değerlendirildiğinden «kesin» hüküm nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:hisse devir sözleşmesi · limited şirket
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere ve davanın noterde düzenlenen «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinin» «sahteliği» hukuki nedenine dayalı olarak açılmış bulunmasına göre davalılar vekilinin karar düzeltme istemlerinin reddine karar vermek gerekmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8320 E. , 2022/9492 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 23.06.2021 tarih ve 2020/507 E. - 2021/486 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalı banka ile dava dışı Ata temizlik Ltd. Şti. arasında akdedilen ve davacı şirketin müşterek müteselsil kefil olduğu 26.05.2006 tarihli genel kredi sözleşmesinde kredi başvurusu yapan dava dışı Ata Temizlik Şti.'nin temsilcisi sıfatıyla imza atanın temsil ve ilzama yetkili olmadığını, sözleşme imzalama yetkisi bulunmayan bu kişinin şirketi temsil yetkisi verildikten sonra kredinin kullandırıldığını bu nedenle HMK'nın 106/1. madde uyarınca davacı şirketin kredi taahhütnamesinde taraf olamayacağını belirterek davacı şirketin 26.05.2006 tarihli kredi taahhütnamesine dair hukuki işlemde taraf olmadığının ve sözleşmenin sahte olduğunun tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının eda davası açması gerekirken tespit davası açmakta hukuki yararı olmadığını, daha önce yargılama konusu yapılmış maddi vakaya dayanılarak aynı istemde bulunamayacağını, davacının 26.05.2006 tarihli geçerli olduğu bilinen GKS’de müşterek müteselsil kefaleti olduğundan ve Günbay Ltd. Şti.’nin asaleten ve kefaleten borçlarının teminatı olarak verilen ipoteğin dava dışı Ata Temizlik Ltd. Şti.’nin borçlarını da kapsadığını bu nedenle fek edilmeyen ipoteklerin, ipotek borçlularınca ödeme yapılarak fekkedildiğini, geçerli bir borç ilişkisine dayalı olarak dava dışı Ata Temizlik Şti'ne verilen kredinin ödendiği tarihte şirket yetkilisinin imzasının bulunduğunu ve kullandırılan krediyi tahsil etme hakkının davalı bankaya ait olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, davacı tarafından tespiti istenen konuda, Akçaabat 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/130 Esas 2011/528 Karar sayılı ilamı ile yargılama yapıldığı, aynı sahtelik iddiasının mahkemece kabul edildiği, Kapatılan Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 21.01.2013 tarih 2012/12873 Esas 2013/938 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere Trabzon 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2008/315 Esas ve 2008/315 Esaslarına kayden yürütülen davalarda Akçaabat 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2010/130 Esasına kayden yürütülen davada bu taleplerin değerlendirildiği kesin hüküm nedeniyle davanın reddinin gerektiği gerekçesiyle bozulduğu, bozmaya uyularak karar verildikten sonra Yargıtay 19.
Hukuk Dairesi'nin 2014/9913 Esas 2014/16873 Karar sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği, huzurdaki davada da sahteliğin tespitinin istenen kredi sözleşmesinin yukarıda zikredilen dosyalar da değerlendirildiğinden kesin hüküm nedeniyle reddi gerektiği gerekçesiyle açılan davanın esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davacı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/863753300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz