İtirazın iptali | İcra inkar tazminatı
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7418 E. 2022/9491 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
tasarrufun iptali davası↗ mal kaçırma↗ tasarrufun iptali↗ infazda tereddüt↗ bekletici mesele↗ aaüt↗ aktif husumet ehliyeti↗ itirazın iptali davası↗ uyap↗ aktif husumet↗ husumet ehliyeti↗ cezai şart↗ mirasçılık↗ hisse devir sözleşmesi↗ infaz↗ kötü niyet tazminatı↗ iptal davası↗ işlemiş faiz↗ temlik↗ protokol↗ taraf ehliyeti↗ kötü niyet↗ limited şirket↗ yargılama gideri↗ ihtarname↗ asıl alacak↗ çek↗ icra inkar tazminatı↗ inkar tazminatı↗ vekalet ücreti↗ ibraz↗ temsil↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 15.02.2008 tarihli protokolün davacılar murisi ... ile davalı ... arasında imzalandığı protokolün 3/e maddesine göre davalının davacıların murisine 400.000,00 TL çeki 18.02.2008 tarihinde vereceği protokolün 3/g maddesinde ise taraflardan herhangi biri protokolle üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde protokolü ihlal eden 500.000,00TL ceza-i şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı davalının protokoldeki belirtilen çeki davacılar murisine vermediği ve çek bedelinide ödemediğinin tarafların kabulünde olduğu, takip talebinde istenen işlemiş faiz talebi konusunda davalı ...'e Beyoğlu 17. Noterliğince çekilen ihtarnamenin 05.01.2009 tarihi ile tebliğ edildiği ihtarnameden itibaren 3 günlük süre verildiği bu haliyle 08.01.2009 - 26.08.2011 takip tarihi arasında mahkeme tarafından resen hesap ile işlemiş faizin 96.000.-TL olduğu, akdin ifasına ilişkin 400.000,00 TL likit miktar olmakla bu miktar üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan tahsili ile temlik alana verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddine, Bakırköy 17. İcra Müdürlüğünün 2011/599 esas sayılı takip dosyasında 400.000.- TL asıl alacak ve 08.01.2009-26.08.2011 tarihleri arasında 96.000.- TL işlemiş faiz üzerinden davalı borçlunun itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile; 400.000.-TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili, temlik alan vekili ile davacılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekili, temlik alan vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamları dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart ile çek bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar Dairemizin 17.01.2019 tarih, 2017/1496 Esas-2019/448 Karar sayılı bozma ilamında davacı ... mirasçıları ibraz edilen 11.04.2014 tarihli “Temlikname” başlıklı belge ile dava konusu icra dosyasındaki alacağın tamamı ile görülen itirazın iptali davası sonunda kazanmış oldukları tüm hakları ...’e devretmeleri nedeniyle temlik eden ... mirasçılarının aktif husumet ehliyetinin kalmadığından temyiz istemlerinin reddine karar verilmiş ise de, dosya içeriğindeki belgeler ile uyap üzerinde yapılan sorgulama neticesinde davacı ... mirasçılarından sadece ... yönünden 11.04.2014 tarihli temlikname ile alacaklılarından mal kaçırma amacıyla temlikin yapıldığı iddiasıyla davadışı kişiler tarafından tasarrufun iptali davasının açıldığı, Bakırköy 4. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/429 Esas-2020/272 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece anılan tasarrufun iptali davası sonucunun bu dava için bekletici mesele yapılması gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Temlik alan vekilinin temyiz itirazları yönünden, kabule göre; mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve infazda tereddüt yaratacak şekilde, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti, yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden, kabule göre; mahkemece davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen ret edilen miktar yönünden davalı kendini vekili ile temsil ettirdiğinden lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin de davanın kabul-ret oranı dikkate alınarak taraflar arasında paylaştırılması gerekmekte iken tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca davalı vekili tarafından kötü niyet tazminatı talebi bulunmasına rağmen herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın da karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2009/12801 E. 2010/654 K.
Ortak:bekletici mesele · protokol
İncelediğiniz karardaİlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 15.02.2008 tarihli «protokolün» davacılar murisi ... ile davalı ... arasında imzalandığı protokolün 3/e maddesine göre davalının davacıların murisine 400.000,00 TL çeki 18.02.2008 tarihinde vereceği protokolün 3/g maddesinde ise taraflardan herhangi biri protokolle üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde protokolü ihlal eden 500.000,00TL ceza-i şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı davalının protokoldeki belirtilen çeki davacılar murisine vermediği ve «çek» bedelinide ödemediğinin tarafların kabulünde olduğu, takip talebinde istenen «işlemiş faiz» talebi konusunda davalı ...'e Beyoğlu 17.
Bu durumda mahkemece anılan «tasarrufun iptali davası» sonucunun bu dava için «bekletici mesele» yapılması gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaSulh Hukuk mahkemesi’nin 2008/272 esas sayılı dava dosyasının mahkemece bozmaya uyulması halinde, mahkemesinden getirtilerek, iddia edildiği şekilde, «protokolün» «geçersizliğinin» tespiti, iptali ve feshiyle ilgili olduğu belirlendiğinde bu davanın sonucunu etkileyeceğinden «bekletici mesele» yapılacak olmasının tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi ger …
Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, temyiz aşamasında ileri sürülmeyen ancak, karar düzeltme dilekçesinde, «derdest» olduğu ve 24.11.2006 tarihli «protokolün» iptali ve feshinin talep edildiği beyan edilen ve temyiz dilekçesinden sonra açıldığı anlaşılan Samsun 3.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:derdestlik · geçersizlik
Benzer bu karardaYargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, temyiz aşamasında ileri sürülmeyen ancak, karar düzeltme dilekçesinde, «derdest» olduğu ve 24.11.2006 tarihli «protokolün» iptali ve feshinin talep edildiği beyan edilen ve temyiz dilekçesinden sonra açıldığı anlaşılan Samsun 3.
Sulh Hukuk mahkemesi’nin 2008/272 esas sayılı dava dosyasının mahkemece bozmaya uyulması halinde, mahkemesinden getirtilerek, iddia edildiği şekilde, «protokolün» «geçersizliğinin» tespiti, iptali ve feshiyle ilgili olduğu belirlendiğinde bu davanın sonucunu etkileyeceğinden «bekletici mesele» yapılacak olmasının tabii bulunmasına göre, davalı vekilinin HUMK’nun 440. maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteğinin reddi ger …
-
Genel kurulda alınan kararların iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/5319 E. 2020/4946 K.
Ortak:bekletici mesele · hisse devir sözleşmesi
İncelediğiniz kararda2- Dava, «limited şirket» «hisse devir sözleşmesinde» kararlaştırılan «cezai şart» ile «çek» bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Bu durumda mahkemece anılan «tasarrufun iptali davası» sonucunun bu dava için «bekletici mesele» yapılması gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davacıların iptalini istediği 2015 yılı genel kurulda alınan sermaye artışına ilişkin maddenin «butlanı» talebinin TTK 447. maddesindeki şartların oluşmaması, yine kararın yasa hükümlerine uygun olarak alınması, sermaye arttırımının şirketin mali durumu sebebiyle ihtiyaçlarına uygun ve «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olmadığı, davacıların rüçhan haklarının da «kısıtlanmadığı» ve TTK 420. maddesi gereği genel kurulun «ertelenmesi talebinin» de bulunmadığı, davacıların açmış oldukları şirket hisselerinin satışının «muvazaalı» olduğuna iddiasına dayalı davanın «derdest» olmasına rağmen , «hisse devrine» ilişkin «sözleşmenin iptalinin» geriye yönelik sonuç doğurmayacağı, ancak kararın kesinleşmesinden itibaren ileriye dönük olarak hüküm doğuracağı, bu nedenle «bekletici mesele» yapılmasına gerek olmadığı anlaşılmakla, alınan kararda butlan şartları ve iptal şartları bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı yanın «bekletici mesele» yapılmasını talep ettiği ‘hisse satışının «muvazaalı» olduğunun tespiti ve işlemin hükümsüzlüğü istemli’ İstanbul Anadolu 20.
Nitekim davacılar tarafından «bekletici mesele» yapılması istenen dava da, davalı şirketin ortaklık yapısını etkileyeceği gibi toplantı ve karar «nisaplarını» da etkileyecek mahiyettedir.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:erteleme talebi · objektif iyi niyet kuralı · nisap · karar nisabı · butlan · sözleşmenin iptali · muvazaa · kısıtlılık
Benzer bu karardaİlk Derece Mahkemesince, davacıların iptalini istediği 2015 yılı genel kurulda alınan sermaye artışına ilişkin maddenin «butlanı» talebinin TTK 447. maddesindeki şartların oluşmaması, yine kararın yasa hükümlerine uygun olarak alınması, sermaye arttırımının şirketin mali durumu sebebiyle ihtiyaçlarına uygun ve «objektif iyi niyet kurallarına» aykırı olmadığı, davacıların rüçhan haklarının da «kısıtlanmadığı» ve TTK 420. maddesi gereği genel kurulun «ertelenmesi talebinin» de bulunmadığı, davacıların açmış oldukları şirket hisselerinin satışının «muvazaalı» olduğuna iddiasına dayalı davanın «derdest» olmasına rağmen , «hisse devrine» ilişkin «sözleşmenin iptalinin» geriye yönelik sonuç doğurmayacağı, ancak kararın kesinleşmesinden itibaren ileriye dönük olarak hüküm doğuracağı, bu nedenle «bekletici mesele» yapılmasına gerek olmadığı anlaşılmakla, alınan kararda butlan şartları ve iptal şartları bulunmadığından davanın reddine karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, yukarıda yazılı gerekçelerle davanın reddine karar verilmiş, davacı yanın «bekletici mesele» yapılmasını talep ettiği ‘hisse satışının «muvazaalı» olduğunun tespiti ve işlemin hükümsüzlüğü istemli’ İstanbul Anadolu 20.
Asliye Hukuk Mahkemesi 2018/272 esas sayılı dosyası «derdest» olmakla birlikte, davanın kabulü halinde «geçersizliğin» ileriye doğru uygulanması gerektiği, «sözleşme iptalinin» geriye doğru sonuç doğurmayacağı, bu nedenle söz konusu dosyanın sonucunun beklenmesine gerek olmadığı ifade edilmiş, davacılar vekilinin istinaf başvurusu da aynı gerekçelerle Bölge Adliye Mahkemesince reddedilmiştir.
Nitekim davacılar tarafından «bekletici mesele» yapılması istenen dava da, davalı şirketin ortaklık yapısını etkileyeceği gibi toplantı ve karar «nisaplarını» da etkileyecek mahiyettedir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/2452 E. 2015/9415 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:reeskont faizi
Benzer bu karardaMahkemece, 307.272,84 TL'nin 11.000,00 TL'sinin dava tarihinden itibaren işleyecek «reeskont faiz» oranı ile birlikte davalıdan tahsiline dair verilen kararın davalı vekilince temyizi üzerine karar dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7418 E. , 2022/9491 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 5. Asliye Hukuk Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 25.06.2021 tarih ve 2021/147 E. - 2021/222 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili, temlik alan vekili ile davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçelerinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, taraflar arasında, çıkan anlaşmazlıkların çözümü için 15.02.2008 tarihli protokol imzalandığını, işbu protokolün 3/e maddesine göre davalının davacıya 400.000,00 TL bedelli çeki 18.02.2008 tarihinde teslim etmeyi ve borcunu ödemeyi kabul ve taahhüt ettiğini, davalının bu yükümlülüğünü ihtarlarına rağmen yerine getirmediğini, protokol hükümlerini ihlal eden davalının protokolün 3/g maddesi gereğince de 500.000,00 TL cezai şartın ödemesi gerektiğini, toplam 900.000,00 TL alacağın tahsili için davalı aleyhine başlattıkları icra takibine davalının haksız ve kötü niyetli olarak itiraz ettiğini ileri sürerek itirazın iptalini ve icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davalının iradesinin doğru olarak protokole yansıtılmadığını, davacıya borcu olmadığını, aksine davalının yapılan hisse devirleri uyarınca davacıdan alacaklı olduğunu, protokol hükümlerini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini ve %40 kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
İlk derece mahkemesi, iddia, savunma, uyulan bozma ilamı ve tüm dosya kapsamına göre, 15.02.2008 tarihli protokolün davacılar murisi ... ile davalı ... arasında imzalandığı protokolün 3/e maddesine göre davalının davacıların murisine 400.000,00 TL çeki 18.02.2008 tarihinde vereceği protokolün 3/g maddesinde ise taraflardan herhangi biri protokolle üstlendikleri yükümlülükleri yerine getirmediği takdirde protokolü ihlal eden 500.000,00TL ceza-i şart ödeyeceğinin kararlaştırıldığı davalının protokoldeki belirtilen çeki davacılar murisine vermediği ve çek bedelinide ödemediğinin tarafların kabulünde olduğu, takip talebinde istenen işlemiş faiz talebi konusunda davalı ...'e Beyoğlu 17. Noterliğince çekilen ihtarnamenin 05.01.2009 tarihi ile tebliğ edildiği ihtarnameden itibaren 3 günlük süre verildiği bu haliyle 08.01.2009 - 26.08.2011 takip tarihi arasında mahkeme tarafından resen hesap ile işlemiş faizin 96.000.-TL olduğu, akdin ifasına ilişkin 400.000,00 TL likit miktar olmakla bu miktar üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan tahsili ile temlik alana verilmesi gerektiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü, kısmen reddine, Bakırköy 17.
İcra Müdürlüğünün 2011/599 esas sayılı takip dosyasında 400.000.- TL asıl alacak ve 08.01.2009-26.08.2011 tarihleri arasında 96.000.- TL işlemiş faiz üzerinden davalı borçlunun itirazın iptaline, takibin devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, davacı tarafın icra inkar tazminatı talebinin kabulü ile; 400.000.-TL üzerinden %20 inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili, temlik alan vekili ile davacılar vekili tarafından ayrı ayrı temyiz edilmiştir.
1- Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacılar vekili, temlik alan vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bent kapsamları dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2- Dava, limited şirket hisse devir sözleşmesinde kararlaştırılan cezai şart ile çek bedelinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir.
Her ne kadar Dairemizin 17.01.2019 tarih, 2017/1496 Esas-2019/448 Karar sayılı bozma ilamında davacı ... mirasçıları ibraz edilen 11.04.2014 tarihli “Temlikname” başlıklı belge ile dava konusu icra dosyasındaki alacağın tamamı ile görülen itirazın iptali davası sonunda kazanmış oldukları tüm hakları ...’e devretmeleri nedeniyle temlik eden ... mirasçılarının aktif husumet ehliyetinin kalmadığından temyiz istemlerinin reddine karar verilmiş ise de, dosya içeriğindeki belgeler ile uyap üzerinde yapılan sorgulama neticesinde davacı ... mirasçılarından sadece ... yönünden 11.04.2014 tarihli temlikname ile alacaklılarından mal kaçırma amacıyla temlikin yapıldığı iddiasıyla davadışı kişiler tarafından tasarrufun iptali davasının açıldığı, Bakırköy 4.
Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/429 Esas-2020/272 Karar sayılı ilamıyla davanın kabulüne karar verildiği görülmüştür. Bu durumda mahkemece anılan tasarrufun iptali davası sonucunun bu dava için bekletici mesele yapılması gerekirken, bu husus dikkate alınmaksızın karar verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir.
3-Temlik alan vekilinin temyiz itirazları yönünden, kabule göre; mahkemece davanın kısmen kabul kısmen reddine karar verilmiş ise de, gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratır ve infazda tereddüt yaratacak şekilde, icra inkar tazminatı, vekalet ücreti, yargılama giderlerine hükmedilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.
4-Davalı vekilinin temyiz itirazları yönünden, kabule göre; mahkemece davanın kısmen kabulü ile kısmen reddine karar verilmiş olmasına rağmen ret edilen miktar yönünden davalı kendini vekili ile temsil ettirdiğinden lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde vekalet ücretine hükmedilmemesi ve yargılama giderlerinin de davanın kabul-ret oranı dikkate alınarak taraflar arasında paylaştırılması gerekmekte iken tamamının davalıdan tahsiline karar verilmesi doğru olmamıştır. Ayrıca davalı vekili tarafından kötü niyet tazminatı talebi bulunmasına rağmen herhangi bir değerlendirme yapılmaksızın da karar verilmesi doğru olmamış kararın bu nedenlerle bozulmasını gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacılar vekili, temlik alan vekili ve davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2),(3) ve (4) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle taraf vekillerinin temyiz isteminin kabulü ile hükmün bu taraflar yararına BOZULMASINA, ödedikleri peşin temyiz harcın istekleri halinde temyiz eden davalı, temlik alan ile davacılara iadesine, 27.12.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/863752300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz