Alacak
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/7750 E. 2022/8468 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
nemalandırma↗ olağanüstü hal↗ mevduat hesabı↗ eksik inceleme↗ husumet↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankaya husumet yönetilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, davalı bankanın hesaba yatan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığı, yatırılan OHAL tazminatlarının nemalandırılmak üzere bankaya yatırıldığı gözetildiğinde davacının hesapta bulunan paranın güncellenmiş değerini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 19.819,99 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davacı adına yatırılan olağanüstü hal tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle, davacı adına yatırılan olağanüstü hal tazminatının denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen güncellenmiş değerine hükmedilmişse de Dairemizin 08/02/2016 gün, 2015/13181 Esas-2016/1063 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davalı bankanın, vadesiz mevduat hesabına yatırılan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığından hesap sahibinin geç müracaatı nedeniyle oluşan zararın sorumluluğu bankaya yüklenemez. Hesap sahibi ancak bankaya müracaat tarihinde hesapta ne kadar para varsa bunu talep edebilir. Denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen güncellenmiş değere hükmedilemez.
Bu itibarla mahkemece, davalı kayıtları incelenerek, müracaat tarihinde hesapta ne miktarda para bulunduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2022/994 E. 2022/9438 K.
Ortak:olağanüstü hal · mevduat hesabı · dava şartı
İncelediğiniz karardaMahkemece, yazılı gerekçeyle, davacı adına yatırılan «olağanüstü hal» tazminatının denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen güncellenmiş değerine hükmedilmişse de Dairemizin 08/02/2016 gün, 2015/13181 Esas-2016/1063 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davalı bankanın, vadesiz «mevduat hesabına» yatırılan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığından hesap sahibinin geç müracaatı nedeniyle oluşan zararın sorumluluğu bankaya yüklen …
2-) Dava, davacı adına yatırılan «olağanüstü hal» tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Benzer bu kararda… K.lığında görev yapmakta iken adına haberi olmadığı 16.568,00 TL’nin 24/09/1993 tarihinde, 14.573,10 TL’nin 22/07/1994 tarihinde olmak üzere toplam 31.141,10 TL’nin «olağanüstü hal» tazminatı olarak yatırıldığı ancak ne yatırıldığı dönemde ne de daha sonraki dönemlerde hiçbir «tebligat» yapılmadığından davacının adına yatan paradan haberdar olmadığından davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 41.032,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
2- Dava, davacı adına bankaya yatırılan «olağanüstü hal» tazminatının tahsili istemine ilişkindir.
Ayrıca davalının vadesiz «mevduat hesabına» yatırılan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü de yoktur.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:denkleştirici adalet ilkesi · ihbar olunan · ihbar · bilirkişi incelemesi · hukuki yarar · tebligat · yasal faiz · temsil
Benzer bu kararda… K.lığında görev yapmakta iken adına haberi olmadığı 16.568,00 TL’nin 24/09/1993 tarihinde, 14.573,10 TL’nin 22/07/1994 tarihinde olmak üzere toplam 31.141,10 TL’nin «olağanüstü hal» tazminatı olarak yatırıldığı ancak ne yatırıldığı dönemde ne de daha sonraki dönemlerde hiçbir «tebligat» yapılmadığından davacının adına yatan paradan haberdar olmadığından davacının dava açmakta haklı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne, 41.032,15 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili ile «ihbar olunan» Emlak Bankası vekili temyiz etmiştir.
Bu durumda mahkemece, anılan hususların gözetilip davacı adına bankaya yatırılan para ve davacının bankaya müracaat tarihi belirlenerek yatırılan paraya müracaat tarihinden itibaren «yasal faiz» uygulanmak koşulu ile tahsiline karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile «denkleştirici adalet ilkesi» uyarınca belirlenen ücretin tahsiline karar verilmesi doğru olmamış, davalı yararına bozmayı gerektirmiştir.
Emlak Katılım Bankası vekili talebe konu davada «ihbar olunan» konumundadır.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/7750 E. , 2022/8468 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ TÜKETİCİ MAHKEMESİ
Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Tüketici Mahkemesince bozmaya uyularak verilen 18.02.2021 tarih ve 2019/97 E. - 2021/43 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin ... İl Jandarma Komutanlığı'nda görev yapmakta iken 25/03/1994 tarihinde 38.868.792 (eski TL), 15/07/1994 tarihinde 12.238.800 (eski TL) olağanüstü hal tazminatı olarak ... Emlak Bankası şubesine yatırıldığını, Emlak Bankasının tasfiye halinde olması nedeni ile tazminatın Ziraat Bankasına aktarıldığını, çalıştığı dönemde bilgisi olmadığından olağanüstü hal tazminatını alamadığını, bu nedenle toplam 51.107.592 (eski TL) olağanüstü hal tazminatının güncellenerek şimdilik 4.500,00 TL'lik kısmının faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini istemiş, akabinde 17.12.2020 tarihli ıslah dilekçesiyle müddeabihi 19.819,99 TL’ye yükseltmiştir.
Davalı vekili, kısmı dava açılamayacağını, talebin zamanaşımına uğradığını, davalının Emlak Bankası A.Ş'nin küllü halefi olmadığını, husumetin kendilerine yöneltilemeyeceğini, yapılamayan ödemelerin mevzuat gereği 31/12/1994 tarihinden sonra bütçeye gelir kaydedilmek üzere Hazine hesaplarına intikal ettirilmesi gerektiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
İhbar olunan vekili, müvekkili bankanın 2001 yılından sonra bankacılık işlemlerini yapmadığını, dava konusunun davalının sorumluluğunda olduğunu, talebin zamanaşımına uğradığını, OHAL tazminatı uygulamasının 3920 sayılı Kanun'unun geçici 1. maddesi ile 14/01/1994 tarihinde sona erdiğini, hesaplarda kalan bakiyenin 01/04/1995 tarihi itibariyle bütçeye gelir yazılacağı ve hazine hesaplarına devredileceğinin hükme bağlandığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davalı bankaya husumet yönetilmesinde bir usulsüzlük bulunmadığı, davalı bankanın hesaba yatan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığı, yatırılan OHAL tazminatlarının nemalandırılmak üzere bankaya yatırıldığı gözetildiğinde davacının hesapta bulunan paranın güncellenmiş değerini talep edebileceği gerekçesiyle, davanın kabulüne, 19.819,99 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
1-) Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazları yerinde değildir.
2-) Dava, davacı adına yatırılan olağanüstü hal tazminatının tahsili istemine ilişkindir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle, davacı adına yatırılan olağanüstü hal tazminatının denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen güncellenmiş değerine hükmedilmişse de Dairemizin 08/02/2016 gün, 2015/13181 Esas-2016/1063 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere, davalı bankanın, vadesiz mevduat hesabına yatırılan para için hesap sahibine bildirimde bulunma yükümlülüğü bulunmadığından hesap sahibinin geç müracaatı nedeniyle oluşan zararın sorumluluğu bankaya yüklenemez. Hesap sahibi ancak bankaya müracaat tarihinde hesapta ne kadar para varsa bunu talep edebilir. Denkleştirici adalet ilkesine göre belirlenen güncellenmiş değere hükmedilemez.
Bu itibarla mahkemece, davalı kayıtları incelenerek, müracaat tarihinde hesapta ne miktarda para bulunduğunun tespit edilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazların reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün davalı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 29.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/863508000 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz