Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/8215 E. 2022/7442 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Usul tespitleri
- Dava şartı
- dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
gerekçe düzeltilerek yeniden hüküm↗ gerekçenin düzeltilmesi↗ pay devri↗ borçlu olunmadığının tespiti↗ mahsup↗ fesih↗ bono↗ protokol↗ limited şirket↗ hukuki yarar↗ taahhütname↗ eksik inceleme↗ teminat↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ... devir tarihinde, davacı şirketin diğer ortağı sıfatına haiz olmayıp 3. kişi durumunda olduğu, sözleşmedeki açık hüküm karşısında davacı şirketin eski ortaklarının paylarını müteveffa ...'e devretmesi, davacı şirket ile dava dışı STP A.Ş. arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, sözleşmenin 7/b maddesine aykırı devirden dolayı STP A.Ş. tarafından feshedildiğine dair herhangi bir fesih beyanı dosyada bulunmadığından, davacıların dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, dosya kapsamında STP A.Ş.'nin davacı şirketten daha ağır bir sözleşme bedeli veya ek yükler getiren yeni taleplerde bulunduğunu gösteren belge sunulmadığı gerekçesiyle hukuki yararı bulunmayan ve kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf Mahkemesi'nce, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karar sonucu itibarı ile doğru ise de, gerekçede hata edildiği, davanın hem usulden hem de esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı şirketin hukuki yararı olmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı ... ...’in aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde değildir.
3-Dava, davacıların murisi tarafından limited şirket hisse devrinden kaynaklı pay devri bedeli teminatı olarak davalıya verilen, 244.500 USD tutarlı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı ... ... ve dava dışı ... söz konusu payları müteveffa muris ...'den miras yoluyla iktisap etmişlerdir. Davacının murisi ... ile davalı arasında yapılmış "Pendik Marinada bulunan “Özsüt Markalı Cafe'nin ......'e Satışı”konusuna ilişkin 16.12.2014 tarihli protokole göre davalı, davacı şirketin toplam %100 hissesini 550.000.- TL karşılığında ...’e devri taahhüt ettiği, nitekim %50 hisse davalı ... ya aitken, kalan %50 hisse ... ve ...’a ait olduğu ve hisse devirlerinin bu kişilerce yapıldığı, ... ve ...'a ödenmesi gereken 275.000.-TL'nin 75.000.-TL'sinin anılan kişilerin ...’ya olan borcu nedeniyle bu kişilere ödenmeyip davalı ...’ya ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu nedenle bu tutar mahsup edilerek, kalan bakiye 200.000.-TL bedel için 20.000.-TL bedelli 10 ayrı senedin düzenlenerek ... 'a verilmek üzere davalıya verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davalı ..., kendi hissesine mukabil 122.250 USD ile ... ve ... payları için kendisine ödenmesi gereken 75.000.- TL alacaklı olduğundan, mahkemece bu miktarı aşan kısım yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı verilen karar doğru görülmemiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3795 E. 2023/4325 K.
Ortak:gerekçe düzeltilerek yeniden hüküm · gerekçenin düzeltilmesi · pay devri · borçlu olunmadığının tespiti · mahsup · fesih · bono · protokol · dava şartı · Menfi tespit
İncelediğiniz kararda… n usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının «gerekçesi düzeltilerek yeniden» esas hakkında hüküm kurulmak üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
3-Dava, davacıların murisi tarafından «limited şirket» hisse devrinden kaynaklı «pay devri» bedeli «teminatı» olarak davalıya verilen, 244.500 USD tutarlı «bono» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının murisi ... ile davalı arasında yapılmış "Pendik Marinada bulunan “Özsüt Markalı Cafe'nin ......'e Satışı”konusuna ilişkin 16.12.2014 tarihli «protokole» göre davalı, davacı şirketin toplam %100 hissesini 550.000.- TL karşılığında ...’e devri «taahhüt» ettiği, nitekim %50 hisse davalı ... ya aitken, kalan %50 hisse ... ve ...’a ait olduğu ve hisse devirlerinin bu kişilerce yapıldığı, ... ve ...'a ödenmesi gereken 275.000.-TL'nin 75.000.-TL'sinin anılan kişilerin ...’ya olan borcu nedeniyle bu kişilere ödenmeyip davalı ...’ya ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu nedenle bu tutar «mahsup» edilerek, kalan bakiye 200.000.-TL bedel için 20.000.-TL bedelli 10 ayrı senedin düzenlenerek ... 'a verilmek üzere davalıya verildiği anlaşılmaktadır.
Benzer bu kararda… tarih, 2019/664 E. ve 2021/74 K. sayılı ilk kararı ile; davanın, şirketin eski ortağına yöneltilerek , davacı ...'ın babası ... ...'in, şirketin eski ortaklarından «hisse devri» karşılığı verdiği «bono» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ve bononun iptalinin talep edildiği, davacı şirketin bononun borçlusu olmadığı dikkate alındığında, davacıların netice-i taleplerine göre davacı şirketin işbu davada davacı taraf sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, «hisse devrinin iptali» ile birlikte «menfi tespit» talep edilmediği, davacı ...'ın murisi ... ... devir tarihinde, davacı şirketin diğer ortağı sıfatına haiz olmayıp 3 üncü kişi durumunda olması nedeniyle, davacı şirket ile dava dışı STP AŞ arasında yapılan sözleşmenin 7/b maddesi uyarınca, STP A.Ş. tarafından sözleşme tek taraflı olarak feshedilebilecek ise de, davadan önce sözleşmenin feshedildiğine dair bir iddia bulunmadığı gibi, davacı ...'in murisi ile davalı arasında imzalanan hisse devrine ilişkin sözleşmede konunun, "Pendik Marina'da Bulunan Özsüt Markalı Cafe'nin ......'e satışı" olduğu, içerikte Öszüt hissesinin devredildiğinin belirtilmesi karşısında sözleşmenin yapılması sırasında davacı murisinin davacı şirket ile dava dışı STP AŞ arasında yapılan Franchise sözleşmesini bilmediği, davalı tarafça iradesinin sakatlandığı hususlarının kabulünün mümkün olmadığı, «ifa imkansızlığı» veya oluşmuş bir zararın dosya kapsamı ile ispatlanmadığı, şirket hisse devirlerinin resmi olarak tamamlandığı da dikkate alındığında, hisse devri karşılığı verilen bono bedelinden muris ... ... «mirasçılarının sorumlu» oldukları, dolayısıyla davacı ...'in, menfi tespit ve bononun iptalini talep edemeyeceği, mahkemece verilen karar sonucu itibarı ile doğru ise de, gerekçede hata edildiği, ayrıca davanın hem usulden hem de esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurusunun usulden kabulü ile, HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca «gerekçesi düzelterek yeniden» esas hakkında karar verilmek üzere İstanbul Anadolu 3.
Dairemizin 26.10.2022 tarih, 2021/8215 E. ve 2022/7442 K. sayılı kararı ile; "1-Davacı şirketin «hukuki yararı» olmadığından temyiz isteminin reddine, 2-Davacı ......’in sair temyiz itirazlarının reddine, 3-Dava, davacıların murisi tarafından «limited şirket» hisse devrinden kaynaklı «pay devri» bedeli «teminatı» olarak davalıya verilen, 244.500 USD tutarlı «bono» nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacının murisi ... ... ile davalı arasında yapılmış "Pendik Marinada bulunan “Özsüt Markalı Cafe'nin ... ...'e Satışı” konusuna ilişkin 16.12.2014 tarihli «protokole» göre davalı, davacı şirketin toplam %100 hissesini 550.000,00 TL karşılığında ... ...’e devri «taahhüt» ettiği, nitekim %50 hisse davalı ... ... aitken, kalan %50 hisse ... ve... ...’a ait olduğu ve hisse devirlerinin bu kişilerce yapıldığı, ... ve... ...'a ödenmesi gereken 275.000,00 TL'nin 75.000,00 TL'sinin anılan kişilerin ...’ya olan borcu nedeniyle bu kişilere ödenmeyip davalı ...’ya ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu nedenle bu tutar «mahsup» edilerek, kalan bakiye 200.000,00 TL bedel için 20.000,00 TL bedelli 10 ayrı senedin düzenlenerek ...'a verilmek üzere davalıya verildiği anlaşılmaktadır.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:mirasçının sorumluluğu · hisse devrinin iptali · ifa imkansızlığı · teamül · direnme kararı · kısıtlılık · sözleşmeden doğan dava · hisse devri
Benzer bu kararda… tarih, 2019/664 E. ve 2021/74 K. sayılı ilk kararı ile; davanın, şirketin eski ortağına yöneltilerek , davacı ...'ın babası ... ...'in, şirketin eski ortaklarından «hisse devri» karşılığı verdiği «bono» nedeniyle «borçlu olunmadığının tespiti» ve bononun iptalinin talep edildiği, davacı şirketin bononun borçlusu olmadığı dikkate alındığında, davacıların netice-i taleplerine göre davacı şirketin işbu davada davacı taraf sıfatının bulunmadığının anlaşıldığı, «hisse devrinin iptali» ile birlikte «menfi tespit» talep edilmediği, davacı ...'ın murisi ... ... devir tarihinde, davacı şirketin diğer ortağı sıfatına haiz olmayıp 3 üncü kişi durumunda olması nedeniyle, davacı şirket ile dava dışı STP AŞ arasında yapılan sözleşmenin 7/b maddesi uyarınca, STP A.Ş. tarafından sözleşme tek taraflı olarak feshedilebilecek ise de, davadan önce sözleşmenin feshedildiğine dair bir iddia bulunmadığı gibi, davacı ...'in murisi ile davalı arasında imzalanan hisse devrine ilişkin sözleşmede konunun, "Pendik Marina'da Bulunan Özsüt Markalı Cafe'nin ......'e satışı" olduğu, içerikte Öszüt hissesinin devredildiğinin belirtilmesi karşısında sözleşmenin yapılması sırasında davacı murisinin davacı şirket ile dava dışı STP AŞ arasında yapılan Franchise sözleşmesini bilmediği, davalı tarafça iradesinin sakatlandığı hususlarının kabulünün mümkün olmadığı, «ifa imkansızlığı» veya oluşmuş bir zararın dosya kapsamı ile ispatlanmadığı, şirket hisse devirlerinin resmi olarak tamamlandığı da dikkate alındığında, hisse devri karşılığı verilen bono bedelinden muris ... ... «mirasçılarının sorumlu» oldukları, dolayısıyla davacı ...'in, menfi tespit ve bononun iptalini talep edemeyeceği, mahkemece verilen karar sonucu itibarı ile doğru ise de, gerekçede hata edildiği, ayrıca davanın hem usulden hem de esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle, davacıların istinaf başvurusunun usulden kabulü ile, HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca «gerekçesi düzelterek yeniden» esas hakkında karar verilmek üzere İstanbul Anadolu 3.
A.Ş. arasında imzalanmış sözleşmenin 7 nci maddesinin (b) bendinin iki ticari şirketten birinin kar ederken diğerinin zarara uğramasının «teamüle» ve kanuna aykırı olduğunu, hisselerini sözleşmeye aykırı olarak devreden eski ortakların, müvekkillerinin ticari faaliyet alanını «kısıtlayarak» «ifa imkansızlığına» düşürmesi ile müvekkillerinin mağduriyetine sebep olduklarını belirterek, «menfi tespit» taleplerinin kabulü ile 244.500 USD bedelli senedin iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya «direnme» kararı verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesinin «direnme» kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2016/5053 E. 2017/7600 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:muarazanın men'i · münhasırlık · ihtarname · yasal faiz · ilan · haksız rekabet · karar verilmesine yer olmadığına
Benzer bu kararda… kemece, asıl davada; davanın kısmen kabulü ile davalının tabelalarında ÖZSÜT ibaresini tescil edilmeyen emtiada kullanması nedeniyle ve davacı yana göndermiş olduğu «ihtarnameler» nedeniyle «haksız rekabetinin» ve «muarazanın men»'ine, 15.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yürütülecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine, «münhasıran» ÖZSÜT ibareli tabelaların toplatılıp silinmesine, mümkün değilse imhasına, kararın «ilanına», karşı davada; konusuz unvan değişikliği talebi hakkında karar «verilmesine yer olmadığına», sair taleplerin reddine dair verilen karar davalı - karşı davacı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce bozulmuştur.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/8215 E. , 2022/7442 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada İstanbul Anadolu 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nce verilen 30.05.2018 tarih ve 2016/141 E- 2018/511 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin usulden kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 13. Hukuk Dairesi’nce verilen 28.01.2021 tarih ve 2019/664 E- 2021/74 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davacı şirketin hissedarlarının ... ve ... olduğunu, hisselerin kendilerine 22.02.2015 tarihinde vefat etmiş olan ...'in babası, ...'in eşi olan ...'den intikalen geçtiğini, müvekkili şirket ile Özsüt markalı STP Gıda San.ve Tic.A.Ş. arasında 04.06.2012 tarihinde Franchısıng sözleşmesi yapıldığını, murisin hisselerini şirketin eski hissedarı olan ... ile yapılan 16.12.2014 tarihli hisse devir sözleşmesi ile devraldığını, sözleşmede Pendik Marina'da faaliyet gösteren ÖZSÜT Markalı STP Gıda San. ve Tic. A.Ş. unvanlı şirketin Franchise Sözleşmesini devir edecekleri vaadi ile ...'e 550.000.- TL karşılığı 244.500 USD'ye devir sözleşmesi yaptıklarını, bu sözleşmeye göre taraflar arasında 244.500 USD bedelli senet imzalandığını, sözleşmede Özsüt hisselerinin %100 hisseleri karşılığı 550.000.-TL olarak değerlendirildiğini, %50 hisse karşılığı ...
'a ödenmesi gereken 275.000.-TL'nin 75.000.-TL'sinin ... tarafından peşinen ödendiğini, ... 'a ödenmesi gereken kalan bakiye 200.000.-TL bedelli senetlerin aylık 20.000.-TL bedelli yapılarak ... 'a verildiğini ve bu senetlerin ... tarafından ödeneceğinin açıkça belirtildiğini, ...'nın hisseleri devretmediğini, ...'in hisseleri istediği zaman alabileceği maddesini sözleşmeye yazdığını, ...'in sağlığında sözleşme hükümlerinin ... , ... ve ...'ya verilmesi dışında hiçbir maddesinin gerçekleşmediğini, şirketin eski ortakları ile STP Gıda San. Tic. A.Ş. arasında imzalanmış sözleşmenin 7. maddesinin (b) bendinin iki ticari şirketten birinin kar ederken diğerinin zarara uğramasının teamüle ve kanuna aykırı olduğunu, hisselerini sözleşmeye aykırı olarak devreden eski ortakların, müvekkillerinin ticari faaliyet alanını kısıtlayarak ifa imkansızlığına düşürmesi ile müvekkillerinin mağduriyetine sebep olduklarını belirterek, menfi tespit taleplerinin kabulü ile 244.500 USD bedelli senedin iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacı tarafın dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanun'u m.136' da ifa imkansızlığının düzenlendiğini, ... ve müvekkili arasında yapılan devir sözleşmesinde tarafların sözleşmenin tüm esaslı unsurlarında anlaşmış bulunduklarını ve bu haliyle sözleşmenin imzalandığını, davacı tarafın, şirketin faaliyetinin de aynı olacağı hususunda bilgi sahibi olduğunun açıkça anlaşıldığını, davacının yanlış işletme sebebi ile zarara uğraması ile ilgili bir bağı bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, ... devir tarihinde, davacı şirketin diğer ortağı sıfatına haiz olmayıp 3. kişi durumunda olduğu, sözleşmedeki açık hüküm karşısında davacı şirketin eski ortaklarının paylarını müteveffa ...'e devretmesi, davacı şirket ile dava dışı STP A.Ş. arasındaki sözleşmeye aykırı olduğu, sözleşmenin 7/b maddesine aykırı devirden dolayı STP A.Ş. tarafından feshedildiğine dair herhangi bir fesih beyanı dosyada bulunmadığından, davacıların dava açmakta hukuki yararı bulunmadığı, dosya kapsamında STP A.Ş.'nin davacı şirketten daha ağır bir sözleşme bedeli veya ek yükler getiren yeni taleplerde bulunduğunu gösteren belge sunulmadığı gerekçesiyle hukuki yararı bulunmayan ve kanıtlanamayan davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf Mahkemesi'nce, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karar sonucu itibarı ile doğru ise de, gerekçede hata edildiği, davanın hem usulden hem de esastan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun usulen kabulüne, HMK'nın 353/1-b2 maddesi uyarınca ilk derece mahkemesi kararının gerekçesi düzeltilerek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere kararın kaldırılmasına karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
1-Davacı şirketin hukuki yararı olmadığından temyiz isteminin reddi gerekmiştir.
2-Davacı ... ...’in aşağıdaki bendin dışındaki sair temyiz itirazları, İlk Derece Mahkemesi'nce verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesi'nce esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre yerinde değildir.
3-Dava, davacıların murisi tarafından limited şirket hisse devrinden kaynaklı pay devri bedeli teminatı olarak davalıya verilen, 244.500 USD tutarlı bono nedeniyle borçlu olmadığının tespiti istemine ilişkindir.
Davacı ... ... ve dava dışı ... söz konusu payları müteveffa muris ...'den miras yoluyla iktisap etmişlerdir. Davacının murisi ... ile davalı arasında yapılmış "Pendik Marinada bulunan “Özsüt Markalı Cafe'nin ......'e Satışı”konusuna ilişkin 16.12.2014 tarihli protokole göre davalı, davacı şirketin toplam %100 hissesini 550.000.- TL karşılığında ...’e devri taahhüt ettiği, nitekim %50 hisse davalı ... ya aitken, kalan %50 hisse ... ve ...’a ait olduğu ve hisse devirlerinin bu kişilerce yapıldığı, ... ve ...'a ödenmesi gereken 275.000.-TL'nin 75.000.-TL'sinin anılan kişilerin ...’ya olan borcu nedeniyle bu kişilere ödenmeyip davalı ...’ya ödenmesinin kararlaştırıldığı, bu nedenle bu tutar mahsup edilerek, kalan bakiye 200.000.-TL bedel için 20.000.-TL bedelli 10 ayrı senedin düzenlenerek ...
'a verilmek üzere davalıya verildiği anlaşılmaktadır. Buna göre davalı ..., kendi hissesine mukabil 122.250 USD ile ... ve ... payları için kendisine ödenmesi gereken 75.000.- TL alacaklı olduğundan, mahkemece bu miktarı aşan kısım yönünden borçlu olunmadığının tespitine karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı verilen karar doğru görülmemiştir.
SONUÇ
Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı şirket vekilinin temyiz isteminin reddine; (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı ... ... vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (3) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, 26.10.2022 tarihinde oybirliği ile karar verilmiştir.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/863437700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz