6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Muhasebeciye teslim edilen defterlerin araçtan çalınmasında tacirin kusuru

İstanbul BAM 12. Hukuk Dairesi · 2022/2180 E. 2023/581 K. · · İlk derece: BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

Kıymetli evrak iptali / Zayiistinaf başvurusunun esastan reddiKesin

★ EmsalHak düşürücü süre

Gerekçe özeti

Tacir, saklamakla yükümlü olduğu ticari defter ve belgeleri hırsızlık gibi bir afet nedeniyle kaybetmişse zayi belgesi alabilmesi için defter ve belgelerin korunması konusunda gerekli dikkat ve özeni göstermiş olması ve zıyanın kendi iradesi dışında meydana gelmesi gerekir. Tacirin, defterleri üçüncü bir kişiye (örn. muhasebeciye) teslim etmesi kendisine kusur olarak yüklenemese de, bu kişinin defterleri güvenli olmayan bir şekilde (örn. park halindeki araçta) muhafaza etmesi sonucu çalınması halinde, hizmet alınan kişinin kusuru tacir şirketi bağlar ve tacir kusursuz olduğunu ileri süremez; bu durumda zayi belgesi talebi reddedilir.

Ele alınan sorunlar

Defterlerin muhasebeci aracında çalınmasında davacı şirketin kusurlu olup olmadığı → ret

İddia: Davacı vekili, müvekkilinin ticari defterleri saklama konusunda basiretsizliği bulunmadığını, defterlerin vergi incelemesi nedeniyle mali müşavire teslim edildiğini, hırsızlığın gece değil sabah saatlerinde gerçekleştiğini ve müvekkilinin defterlerin çalınmasında kusuru bulunmadığını ileri sürerek kararın kaldırılmasını ve zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

Gerekçe: Zayi belgesi verilmesi davaları, sonuçları itibariyle sadece davacı taraf değil davada taraf olmayan kişiler bakımından da sonuç doğurduğundan, mahkemece yapılacak inceleme davacının iddia ve delilleriyle sınırlandırılmamalı; zayi belgesi istenilen belgelerin tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK 68'de yazılı afet kavramına girip girmediği, tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, soruşturma bulunup bulunmadığı ve olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyet yeri olup olmadığı araştırılarak olayın şüpheden uzak şekilde meydana gelip gelmediği tespit edilmelidir. TTK 82/7 uyarınca tacirin bu haktan yararlanabilmesi için defter ve belgelerin korunması hususunda dikkat ve özen göstermiş olması ve zıyanın iradesi dışında elinde olmayan bir nedenle meydana gelmesi gerekir. Somut olayda davacı şirket hakkında vergi incelemesi başlatılmış olup defterler bu nedenle muhasebeciye teslim edilmiştir; şikayetçinin ifadelerinde çantanın araca ne zaman bırakıldığı açıklığa kavuşturulmamıştır. Davacının muhasebecisine vergi incelemesi nedeniyle defterlerini teslim etmesi kendisine kusur olarak yüklenemez ise de, muhasebecinin defterleri aracında bırakması hırsızlık vakalarının yoğunluğu karşısında tedbirsiz bir davranış olup, davacının hizmet aldığı kişinin kusuru davacı şirketi bağlar; bu nedenle davacının kendisinin kusursuz olduğu iddiası dinlenebilir değildir. Davacı şirket, ticari defterlerini muhafazada kusurlu bulunduğundan, hırsızlık vakasında çalındığı ileri sürülen defter ve kayıtların kaybında davacı kusurlu görülmüştür.

Gerekçe kaynağı: özgün

Emsal değeri

Kararda, tacirin ticari defterlerini muhasebeciye teslim etmesinin başlı başına kusur oluşturmayacağı, ancak muhasebecinin bu defterleri güvensiz koşullarda (park halindeki araçta) muhafaza etmesi sonucu çalınmasının hizmet alınan kişinin kusuru olarak tacire yükletilebileceği ve bunun zayi belgesi talebinin reddine yol açacağı yönünde bir norm yorumu benimsenmiştir; bu değerlendirme benzer zayi belgesi davalarında bölgesel emsal niteliği taşımaktadır.

Usul tespitleri

Hak düşürücü süre
6102 Sayılı TTK'nın 82/7. maddesi uyarınca tacir, defter ve belgelerin hırsızlık veya benzeri bir afet sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaa uğraması halinde, zıyayı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde işletmenin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden zayi belgesi verilmesini isteyebilir.

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
zayi belgesi ticari defterlerin muhafazası basiretli tacir afet kavramı hizmet alınan kişinin kusuru TTK 82/7 TTK 68

Atıf yapılan mevzuat: 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu (TTK) — TTK 82/7TTK 68

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

T.C.
İSTANBUL
BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ
12. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO 2022/2180

KARAR NO 2023/581

TÜRK MİLLETİ ADINA

İSTİNAF KARARI

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ BAKIRKÖY 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ 03/10/2022

NUMARASI 2022/652 Esas - 2022/856 Karar

DAVA

Zayi Belgesi Verilmesi

İSTİNAF KARAR TARİHİ 17/04/2023

Davanın reddine ilişkin kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü;

DAVA

Davacı vekili, müvekkili şirketin mali müşaviri ...

29. 06.2022 tarihinde sabah 07.45'de "Bahçeşehir ... Kısım ... Blok No: ... Başakşehir" adresindeki evinden, Bakırköy'de bulunan ofisine gitmek üzere çıktığını ve evrak çantasını evinin önünde park halinde bulunan ... plakalı aracının arka koltuğunun önüne ön koltuk/arka koltuk arasındaki paspasın üzerine koyduğunu ve o sırada cep telefonunu almadığını farkederek evine geri döndüğünü, araca döndüğünde arabasının sol ön camının kırıldığını ve ön konsoldaki hayalet ekranı ile teybin çalındığını gördüğünü ve emniyete telefonla durumu bildirdiğini, çağrı üzerine gelen polislerin tutanak tuttuklarını ve karakolda ifadesini aldıklarını, akabinde arabanın gelen kurtarıcı hırsızlığa uğrayan aracın gerekli tamirlerinin yapılması için arabayı servise götürdüğünü, ...

olayın şaşkınlığı ve üzüntüsü nedeniyle evrak çantasının araçta var olup olmadığını kontrol etmediğini, daha sonra evrak çantasına ihtiyaç duyduğunda telaşlandığını ve evrak çantasının arabada olabileceği umuduyla arabanın bulunduğu servise giderek evrak çantasını sorduğunu, evrak çantasının da çalınan eşyaları arasında olduğunu anladığını, hırsızların evrak çantası içinde para, cüzdan, telefon gibi değerli eşyasının bulunmadığını görerek çantayı civardaki çöp konteynerlerine atmış olabileceği düşüncesi ille ..., derhal evinin yakınında bulunan mahallerde, çöp konteynerlerinde çantasını aradığını, belediyenin çöp toplama arabalarındaki görevlilere sorduğunu ancak çantasını bulamadığını, çalınan çantada müvekkili şirketin 2021 yılına ait yevmiye defteri, defter-i kebir ve gider faturaları bulunan şirketin mali müşaviri ...

durumu müvekkili şirket yetkililerine bildirdiğini ve karakola giderek bu konuda ek tutanak tutturduğunu, bu nedenle müvekkili şirketin mali müşaviri ...'nun arabasından çalınan müvekkili şirkete ait 2021 yılı yevmiye defteri, defter-i kebir ve gider faturaları için zayi belgesi verilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

İLK DERECE MAHKEME KARARI

Mahkemece, talep eden ticari defterlerinin güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, dosya kapsamında soruşturma dosyasında daimi arama kararı alınması nedeniyle hırsızlık suçunun işlenip işlenmediği belli olmamakla birlikte hırsızlık olayının vaki olması halinde bile tacirin basiretli bir tacir gibi gerekli güvenlik önlemlerini aldığını ispat etmesi gerektiği, talep edenin gece vakti ticari defterlerini araç içerisinde bırakıp, dışarıda aracı park halinde bıraktığı ve araç içerisinde hırsızlık neticesinde bulunan eşya ve evrakların çalındığının soruşturma kapsamında karakola verilen ifade ile tutulan inceleme tutanağından anlaşıldığı, gerekli güvenlik önlemlerini alması gerekirken, dışarıda araç içerisinde ticari defter ve belgelerin bırakılmasının olağan güvenlik önlemlerine aykırı olduğu, talep edenin kendi kusuruyla defterlerinin kaybolduğu anlaşılmakla, talebin TTK madde 82'ye uymadığı gerekçesiyle zayi belgesi verilmesi talebinin reddine karar verilmiştir.

İSTİNAF SEBEPLERİ

Davacı vekili, müvekkili şirketin ticari defterleri saklama konusunda herhangi bir basiretsizliği söz konusu olmadığını, ticari defterlerin TC. Hazine ve Maliye Bakanlığı Vergi Denetim Kurulu Başkanlığı tarafından istendiği, vergi incelmesinin vergi müfettişliğinde yapılmasına karar verildiği, ticari defterlerin mali müşavir ...'na teslim edildiği, ticari defterlerin gece arabada bırakılmadığını, hırsızlık olayının sabah saat 07.45'te meydana geldiğini, müvekkilinin defterlerin çalınmasında kusuru bulunmadığını ileri sürerek, kararın kaldırılmasını müvekkili şirketin 2021 yılı yevmiye defteri, defter-i kebir ve gider faturaları için zayi belgesi verilmesini talep etmiştir.

GEREKÇE

Dava, hasımsız olarak açılan, zayi olduğuna ilişkin belge verilmesi istemine ilişkin olup zayi belgesi verilmesi davaları sonuçları itibariyle sadece davacı taraf yönünden değil, davada taraf olmayan kimseler bakımından da sonuç doğuran dava türlerindendir. Mahkemece bu tür davalarda yapılacak incelemeler, sadece davacı tarafın iddia ve delilleri ile sınırlandırılmamalı, zayi belgesi verilmesi istenilen belgelerin, bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu belgelerden olup olmadığı, TTK'nın 68. maddesinde yazılı afet kavramına davacıya kusur izafe edilemeyecek olan ve irade dışında meydana gelen olayların girebileceği gözetilerek tacirin belgelerini muhafazada gerekli dikkat ve özeni gösterip göstermediği, tasdike tabi defterlerin tasdik edilip edilmediği, davacıya ait defterler hakkında soruşturma bulunup bulunmadığı ve iddia edilen olayın meydana geldiği yerin tacirin faaliyette bulunduğu yerlerden olup olmadığı hususlarının araştırılarak, ticaret sicil kayıtları getirtilmek suretiyle olayın şüpheden uzak bir şekilde meydana gelip gelmediğinin tespiti gerekir."(Yargıtay HGK'nın 2014/827 esas ,2016/311 karar sayılı ,16.3.2016 tarihli ilamı) 6102 Sayılı TTK'nın 82/7.

Maddesinde "Bir tacirin saklamakla yükümlü olduğu defterler ve belgeler; yangın, su baskını veya yer sarsıntısı gibi bir afet veya hırsızlık sebebiyle ve kanuni saklama süresi içinde zıyaya uğrarsa tacir zıyayı öğrendiği tarihten itibaren on beş gün içinde işletmenin bulunduğu yer yetkili mahkemesinden bir belge verilmesini isteyebileceği düzenlenmiştir. Tacirin söz konusu düzenlemeden yararlanabilmesi defter ve belgelerin korunması için dikkat ve özen göstermiş bulunması, diğer taraftan da ziya uğramanın onun iradesi dışında elinde olmayan bir neden ile meydana gelmesi gerekmektedir.Somut olayda; davacı şirket hakkında 24.06.2022 tarihinde Hazine ve maliye Bakanlığı vergi denetim Kurulu başkanlığının 24.06.2022 tarihli kararı vergi incelemesi başlatılmış olup ,soruşturmaya başlama tutanağında davacı şirketi temsilen ...'nun adının yazılı bulunduğu anlaşılmaktadır.

...'nun Bahçeşehir Polis Merkezi'nde alınan ifadesinde 28.06.2022 tarihinde evinin yanına park ettiğini 29.06.2022 tarihinde saat 08.00 sıralarında aracının başına geldiğinde ön konsolda bulunan hayalet ekranın, teybinin çalındığı direksiyona zarar verildiğini belirterek şikayetçi olduğu anlaşılmaktadır. Polis Merkezi tarafından tutulan olay yeri tutanağı ve çekilen resimlerden aracın kelebek camı kırılmak suretiyle hayalet ekranın, teybin çalındığı araca zarar verildiği belirlenmiştir. Yine adı geçen tarafından 06.07.2022 tarihinde verdiği ek ifadesinde araç içinde bulunan çantası içinde davacı şirkete ait 2021 yılı resmi defterleri ve gider faturaları bulunduğunu, şikayetinin devam ettiğini beyan ettiği görülmüştür.

Şikayetçi beyanlarında çantanın ne zaman araca bırakıldığı hususunda açıklayıcı bilgi bulunmamaktadır. Davacının muhasebecisine vergi incelemesi nedeniyle defterlerini teslim etmesi nedeniyle davacı şirkete kusur izafe edilemez ise de; davacı muhasebecisinin aracında defterlerin bırakılması hırsızlık vakalarının yoğunluğu karşısında tedbirsiz davranış olduğu ve davacının hizmet aldığı kişinin kusuru davacı şirketi bağlayacağından davacının kusuru bulunmadığına yönelik iddiası dinlenebilir değildir. Davacı şirket, ticari defterlerini muhafazada kusurlu bulunduğu,davacı şirket hakkında vergi incelemesi başlatıldığı da anlaşıldığından zayi belgesi verilmesi talebinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmemiştir.

Açıklanan nedenlerle; hırsızlık vakasında çalındığı ileri sürülen ticari defter ve kayıtların kaybında davacı kusurlu bulunduğundan sonucu itibariyle zayi belgesi talebinin reddine ilişkin hükme yönelik istinaf nedenleri yerinde bulunmayan davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

HÜKÜM

Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 179,90-TL istinaf karar harcından davacı tarafından peşin yatırılan 80,70-TL harcın mahsubu ile bakiye 99,20-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-ç maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.17/04/2023

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/86268 · sınıflandırıcı v3.2 · görünüm damgası: kmk_oncesi

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.