Genel kurul kararının iptalinde muhalefet şerhinin dava şartı olması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4170 E. 2022/8179 K. · · İlk derece: 6. Asliye Ticaret Mahkemesi
OnandıKesin
★ Emsal
Gerekçe özeti
Genel kurul kararının iptali davasında, TTK 446 uyarınca toplantıda hazır bulunup karara muhalefet şerhi düşülmüş olması dava şartıdır. Oylamadan önce yapılan peşin muhalefet tek başına yeterli olmayıp, karar alındıktan sonra tutanağa muhalefet şerhinin (veya bu anlama gelecek beyanın) geçirilmesi gerekir; aksi halde iptal davası dava şartı yokluğundan usulden reddedilir.
Ele alınan sorunlar
Muhalefet şerhinin bulunmaması nedeniyle iptal davasının dinlenebilirliği → ret
İddia: Davacı, yönetim kurulu üyelerine aylık huzur hakkı ve prim ödenmesine ilişkin 8 numaralı genel kurul kararının afaki iyiniyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek iptalini istemiştir.
Gerekçe: Davacı ortağın genel kurulda vekili aracılığıyla temsil edildiği, vekilin iptali talep edilen karara oylamadan önce karşı çıkarak peşin muhalefette bulunduğu, ancak karar alındıktan sonra tutanağa muhalefet şerhi düşmediği ve bu anlama gelebilecek bir beyanda da bulunmadığı; bu hale göre 6102 sayılı TTK'nın 446. maddesinde öngörüldüğü şekilde karara muhalefet şerhi düşülmüş sayılamayacağı, bunun bir dava şartı olduğu. (Yargıtay'ca onanan Bölge Adliye Mahkemesi gerekçesi)
Emsal değeri
Genel kurul kararının iptali davasında muhalefet şerhinin dava şartı olduğu ve peşin muhalefetin karar sonrası tutanağa geçirilen muhalefet şerhinin yerine geçmediği yönünden emsal değeri taşır.
Usul tespitleri
- Dava şartı
- muhalefet şerhi (TTK 446) — genel kurul kararının iptali davasında dava şartı
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
genel kurul kararının iptali↗ muhalefet şerhi (TTK 446)↗ peşin muhalefet↗ dava şartı↗ usulden ret↗
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4170 E. , 2022/8179 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 13.12.2018 tarih ve 2016/630 E. - 2018/1185 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.04.2021 tarih ve 2019/381 E. - 2021/493 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilin davalı şirketin ortağı olduğunu, şirketin 25.03.2016 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan 8 numaralı kararla, her bir yönetim kurulu üyesine aylık 15.000.- TL huzur hakkı ödenmesine ve Mercedes Benz Türk A.Ş. tarafından ödenen hedef performans priminin %10'unun da yönetim kurulu üyelerine dağıtılmasına karar verildiğini, anılan kararın afaki iyi niyet kurallarına aykırı olduğunu ileri sürerek, 25.03.2016 tarihli genel kurulda alınan 8 numaralı kararın iptaline karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, iptali talep edilen 8 numaralı kararın, şirket yönetim kurulu üyelerine 15.000.- TL huzur hakkı ile %10 prim dağıtılmasına ilişkin olduğu, davalı şirketin 2014 yılı olağan genel kurulunda alınan aynı yöndeki kararların iptal edilmiş olması, davalı şirketin mali yapısı ve kârlılık durumu göz önünde bulundurulduğunda, söz konusu karar ile kârın büyük kısmının yönetici ortaklara eşitsizlik yaratacak şekilde dağıtılacağı, kanuna, sözleşmeye ve dürüstlük kurallarına aykırılık teşkil edeceği gerekçesiyle, davanın kabulü ile davalı şirketin 25/03/2016 tarihinde yapılan olağan genel kurulunun 8 numaralı maddesi ile görüşülüp alınan yönetim kurulu üyelerine huzur hakkı ve prim ödemesine ilişkin kararın iptaline karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacı ortağın genel kurulda kendisini vekili aracılığıyla temsil ettirdiği, vekilin iptali talep edilen karara oylamadan önce karşı çıkarak peşin muhalefette bulunduğu ancak karar alındıktan sonra tutanağa muhalefet şerhi düşmediği ve bu anlama gelebilecek herhangi bir beyanda bulunmadığı, bu hale göre 6102 sayılı TTK’nın 446. maddesinde öngörüldüğü şekilde karara muhalefet şerhi düşüldüğünden bahsedilemeyeceği, bu hususun dava şartı olduğu gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine HMK'nın 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi HMK'nın 369/1. ve 371. maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 22/11/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/859234400 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz