Menfi tespit
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/4923 E. 2022/9044 K. ·
Kısmen onandı, kısmen bozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
bedelsizlik↗ yemin↗ münhasırlık↗ kambiyo senedi↗ hmk 353(1)b-2↗ e-defter↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senedinin bedelsizlik iddiasının yazılı belge ile ispat edileceği, davalı defterlerine münhasıran dayanılmadığı, davalının defter sunmamasının alacağın bulunmadığı anlamına gelmeyeceği, davacının süresi içinde yemin metninin hazırlamadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/6062 E. 2013/6388 K.
Ortak:e-defter
İncelediğiniz karardaMahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, «kambiyo senedinin» «bedelsizlik» iddiasının yazılı belge ile ispat edileceği, davalı «defterlerine» «münhasıran» dayanılmadığı, davalının defter sunmamasının alacağın bulunmadığı anlamına gelmeyeceği, davacının süresi içinde «yemin» metninin hazırlamadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
Benzer bu karardaMahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının «defter» ve kayıtlarının incelenmesinden başka araştırılacak ve tartışılacak bir durum kalmadığı, davacı tarafın «kesin süreye» rağmen «ticari defter» ve kayıtlarını sunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda yapılan açıklamalar ve tespitler doğrultusunda iddia ve savunmanın 818 Sayılı BK'nun 88/«son» maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirilip tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiş olmasına rağmen mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yeterince tartışılmadan sırf davacının «defter» ve kayıtlarını sunmaması nedeniyle «bilirkişi incelemesi» yapılamadığından bahisle değişen bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Sonuç: İncelediğiniz kararda Kısmen bozma ↔ benzerinde Bozma🔶 iki emsal
Farklı:mükerrer ödeme · usuli kazanılmış hak · mükerrerlik · kesin süre · kazanılmış hak · bilirkişi incelemesi · ticari defter · kesin hüküm
Benzer bu kararda1- Dairemizce verilen bozma kararına uyulmakla davacı yararına «usulü kazanılmış hak» teşekkül etmiş olup uyuşmazlık esas itibariyle dava konusu çeklerin bankaya müşteri tarafından iade edilmesinin dava konusu çeklerin ödendiği anlamına gelip gelmeyeceği, bu bağlamda dava konusu ödemenin «mükerrer ödeme» sayılıp sayılmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Mahkemece, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda, davacının «defter» ve kayıtlarının incelenmesinden başka araştırılacak ve tartışılacak bir durum kalmadığı, davacı tarafın «kesin süreye» rağmen «ticari defter» ve kayıtlarını sunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
Bu durumda yapılan açıklamalar ve tespitler doğrultusunda iddia ve savunmanın 818 Sayılı BK'nun 88/«son» maddesi hükmü çerçevesinde değerlendirilip tartışılması ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğine işaret edilmiş olmasına rağmen mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozma gerekleri yeterince tartışılmadan sırf davacının «defter» ve kayıtlarını sunmaması nedeniyle «bilirkişi incelemesi» yapılamadığından bahisle değişen bir durum olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/4923 E. , 2022/9044 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 5. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Bandırma 1. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 17.01.2019 tarih ve 2017/68 E- 2019/17 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi'nce verilen 02.04.2021 tarih ve 2019/805 E- 2021/376 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, davalının yem ticareti yaptığını, müvekkiline iki yıl kadar önce komisyon karşılığı mal sattırdığını, her hafta sonu mal bedellerinin davacıdan alındığını, davalıya herhangi bir borçlarının bulunmadığını, davalının çeşitli zamanlarda davacıdan boş senetler aldığını, bonoları teminat amacıyla elinde tuttuğunu, Kasım 2016 yılında davalının işlerinin bozuk olduğunu, artık mal veremeyeceğini belirttiğini, davacının boş senetlerin iadesini istediğini, ancak sürekli olarak davacının oyalandığını, bedelsiz bonoların işleme konulması nedeniyle savcılığa şikayette bulunduklarını ileri sürerek, 17.01.2017 vadeli 14.350 TL, 25.01.2017 vadeli 17.100 TL, 11.02.2017 vadeli 13.170 TL, 17.02.2017 vadeli 16.350 TL, 25.02.2017 vadeli 19.150 TL, 16.03.2017 vadeli 18.150 TL, 18.03.2017 vadeli 17.100 TL, 10.04.2017 vadeli 17.150 TL, 15.04.2017 vadeli 18.150 TL, 05.05.2017 vadeli 19.150 TL, 15.05.2017 vadeli 19.125 TL bedelli toplam 188.945 TL bedelli bonolardan dolayı borçlu olmadığının tespitini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, bonoların teminat olarak verilmediğini, teminat iddiasının yazılı belge ile ispatlanması gerektiğini belirterek, davanın reddini, kötüniyet tazminatının tahsilini istemiştir.
Mahkemece, yapılan yargılama,toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, kambiyo senedinin bedelsizlik iddiasının yazılı belge ile ispat edileceği, davalı defterlerine münhasıran dayanılmadığı, davalının defter sunmamasının alacağın bulunmadığı anlamına gelmeyeceği, davacının süresi içinde yemin metninin hazırlamadığı, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili istinaf etmiştir.
İstinaf mahkemesince, ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya uygun olduğu, istinaf nedenlerinin yerinde olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.
Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun HMK'nın 353/b-1 maddesi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın HMK'nın 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, HMK'nın 372. maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı bakiye 21,40 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 14.12.2022 tarihinde kesin olarak oyçokluğuyla karar verildi.
KARŞI OY
Dava, İlk 72. maddesine dayalı menfi tesbit istemine ilişkindir.
Davacı, davalı ile aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, bu ilişki nedeniyle davaya konu bonoları davalıya teminat olarak verdiğini, tüm borcunu davalıya ödemesine rağmen davalının boş bonoları doldurduğunu iddia etmekte,
Davalı da aralarında cari hesap ilişkisi bulunduğunu, davacı ile hesaplaştıklarını, davacının kalan borcunun taksitlere bölünerek dava konusu bonoların verildiğini savunmaktadır.
Taraflar arasında cari hesap ilişkisi bulunduğu, dava konusu bonolarında bu kapsamda verildiği konusunda taraflar arasında bir uyuşmazlık bulunmamaktadır.
Davacı delil listesinde, davalının ticari defterlerine de dayanmış olup, davalının ticari defterleri üzerinde inceleme yapılmasına karar verilmesine rağmen mahkemece davalının defterlerini ibraz etmediği gerekçesiyle yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmiştir.
Taraflar arasındaki cari hesap ilişkisinin varlığına göre taraf iddia ve savunmaları yönünden davalı defterlerinin incelenmesi ve sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir.
Bu halde davalının ticari defterlerini ibraz hususunda HMK 220 vd. düzenlenen prosedürün işletilmesi, davalıya usulüne uygun ihtarlı davetiye tebliği, davalının defterleri ibrazı halinde bilirkişi incelemesi yaptırılması, defterlerin ibraz edilmemesi durumunda ise HMK 220 vd. hükümlerine göre sonuca gidilmesi gerekirken HMK 220 vd. maddesi hükümlerinin gözardı edilmesi suretiyle yazılı şekilde eksik inceleme ile davanın reddine karar verilmesi isabetli değildir.
Açıklanan nedenle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde davacının temyiz isteminin reddi ile kararın onanmasına ilişkin sayın çoğunluk görüşüne karşıyız.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/858985300 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz