Marka iptali
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3050 E. 2022/7484 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
aşırı yararlanma↗ ikrah↗ gabin↗ haklı sebep↗ sözleşmenin iptali↗ davanın konusu↗ hile↗ ara karar↗ iptal davası↗ geçersizlik↗ iflas↗ ihtarname↗ kötüniyet↗ hmk 353(1)b-2↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına kayıtlı 98/019282 (207030) sayılı markanın kullanımının ispat edilemediği, 6769 sayılı SMK'nın 9. maddesi bağlamında markanın iptali koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 2014-2017 yılları arasında görülen marka devir sözleşmesinin iptaline ilişkin davada mahkemece ret kararı verilip söz konusu kararın 23/06/2020 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, davacı Şirketin kurucusu ile dava konusu markayı davalıya devreden ve önceki davayı açan kişilerden ...'in aynı kişi olduğu, ...’in somut uyuşmazlıktan haberdar olması nedeniyle davacı tarafın iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, marka devrinin geçersizliğinin ileri sürüldüğü davanın görüldüğü süre boyunca davalının devir aldığı dava konusu markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, devrin geçersizliğinin devir edenler tarafından ileri sürülmesi durumunda davalının dava konusu markaya yatırım yapmasının kendisinden beklenilemeyeceği, davalının dava konusu markayı kullanmamasının haklı nedene dayalı olduğu, SMK'nın 9/1. maddesindeki koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava konusu “Papağan” ibareli marka ...5. Noterliği'nin 15/06/2012 tarihli marka devir sözleşmesi ile marka sahipleri ..., ... ve ... tarafından davalıya devredilmiştir. Markayı devreden kişiler 16.07.2012 tarihinde ihtarname göndererek devir sözleşmesini feshettiklerini bildirmişlerdir. Daha sonra da devir bedelinin aşırı yararlanma sonucunu doğuracak şekilde düşük olduğu, sözleşmenin hile, ikrah ve gabin nedeniyle hükümsüz olduğu iddiasıyla ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1115 Esas - 2017/511 Karar sayılı dosyasıyla marka devir sözleşmesinin iptali davası açmışlardır. Anılan davada mahkemece davanın reddine dair verilen kararın Dairemizin 23.06.2020 tarih, 2019/5056 E. 2020/3098 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
İşbu davada ise davacı vekili, dava konusu markanın 15/06/2012 tarihinde devralındıktan sonra hiç kullanmadığını ileri sürerek, markanın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında, davacı şirketin kurucuları arasında olan ... ve diğerleri tarafından ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1115 Esas-2017/511 Karar sayılı dosyasında açılan davanın 3 yıl sürdüğünü, bu davanın müvekkilinin markaya yapacağı yatırımları ciddi şekilde sekteye uğratsa da müvekkilinin markayı devraldığı tarihten beri etkin ve kesintisiz bir şekilde kullandığını, müvekkiline ait ticari kayıtların incelenmesi halinde bunun tespit edileceğini, davacıların iddialarının kötüniyetli olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince marka devrinin geçersizliğinin ileri sürüldüğü davanın görüldüğü süre boyunca davalının devir aldığı dava konusu markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, devrin geçersizliğinin devir edenler tarafından ileri sürülmesi durumunda davalının dava konusu markaya yatırım yapmasının kendisinden beklenilemeyeceği, davacı tarafın ortağının, önceki davayı açan kişilerden biri olması nedeniyle somut uyuşmazlıktan haberdar olması nedeniyle davacı tarafın iyi niyetli olduğundan da bahsedilemeyeceği, davalının dava konusu markayı kullanmamasının haklı nedene dayalı olduğu, SMK'nın 9/1. maddesindeki koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 9/1. maddesi tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde “haklı bir sebep olmadan” tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği hükmünü düzenlemiştir.
Kanun metninde haklı sebeplerin neler olduğu açıklanmamıştır. Haklı nedenler kanunla tanımlanmadığı için her somut olayın özelliğine göre mahkemelerce taktir edilecektir. Anılan maddenin gerekçesinde haklı neden, maddede belirtilen sürede markanın kullanılmasını imkansız kılan hukuki ve fiili engeller olup bu nedenlerin marka sahibinin kusurlu davranışından kaynaklanmaması gerektiği belirtilmiştir.
Dairemiz uygulamasına bakıldığında 09.04.2001 tarih, 2001/844 E.2001/3429 K. sayılı ilamı ile davalı şirketin iflas etmesinin markanın kullanılmaması için başlı başına haklı bir neden oluşturmadığı kabul edilmiştir. Yine Dairemizin 15.02.2022 tarih 2020/7011 E. 2022/1123 K. sayılı ilamında marka hakkına dayanılarak dava açılmış olması da markasal kullanım niteliğinde kabul edilmemiştir.
Somut olayda davalı marka sahibinin dava tarihinden önceki 5 yıl içerisinde markayı ciddi surette kullandığını ispat edememesi ve kullanmamasının kabul edilebilir bir hukuki veya fiili engele dayalı olmaması nedeniyle davanın kabulü gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4398 E. 2023/5963 K.
Ortak:haklı sebep · sözleşmenin iptali · ara karar · geçersizlik · iflas · Marka iptali
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, 2014-2017 yılları arasında görülen marka devir «sözleşmesinin iptaline» ilişkin davada mahkemece ret kararı verilip söz konusu kararın 23/06/2020 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, davacı Şirketin kurucusu ile «dava konusu» markayı davalıya devreden ve önceki davayı açan kişilerden ...'in aynı kişi olduğu, ...’in somut uyuşmazlıktan haberdar olması nedeniyle davacı tarafın iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, marka devrinin «geçersizliğinin» ileri sürüldüğü davanın görüldüğü süre boyunca davalının devir aldığı dava konusu markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, devrin geçersizliğinin …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1115 Esas - 2017/511 Karar sayılı dosyasıyla marka devir «sözleşmesinin iptali davası» açmışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince marka devrinin «geçersizliğinin» ileri sürüldüğü davanın görüldüğü süre boyunca davalının devir aldığı «dava konusu» markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, devrin geçersizliğinin devir edenler tarafından ileri sürülmesi durumunda davalının dava konusu markaya y …
Benzer bu kararda… bir sebep olmadan" tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verileceği, anılan madde uyarınca davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımın söz konusu Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine 7 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi gerektiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden markanın kullanımını «ispat yükü» kendisinde bulunan davalının dava konusu markanın ciddi bir şekilde kullanıldığını kanıtlayamadığı, Kanun'da «haklı sebep» tabirinin somut olarak belirtilmediği, haklı «sebebin» içinin öğreti ve yargı kararları ile doldurulması gerektiği, madde gerekçesine bakıldığında haklı sebebin 5 yıllık süre içerisinde markanın kullanılmamasını imkans …
… çan kişilerden ...'in aynı kişi olduğu, ...’in somut uyuşmazlıktan haberdar olması nedeniyle davacı tarafın iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, marka devrinin «geçersizliğinin» ileri sürüldüğü davanın görüldüğü süre boyunca davalının devir aldığı dava konusu markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, devrin geçersizliğinin …
… nışından kaynaklanmaması gerektiğinin belirtildiğini, Daire uygulamasına bakıldığında 09.04.2001 tarih, 2001/844 E. ve 2001/3429 K. sayılı ilamı ile davalı şirketin «iflas» etmesinin markanın kullanılmaması için başlı başına haklı bir neden oluşturmadığının kabul edildiği, yine 15.02.2022 tarih, 2020/7011 E. ve 2022/1123 K. sayılı ila …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · ispat yükü · dava sebebi
Benzer bu kararda… bir sebep olmadan" tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verileceği, anılan madde uyarınca davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımın söz konusu Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine 7 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi gerektiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden markanın kullanımını «ispat yükü» kendisinde bulunan davalının dava konusu markanın ciddi bir şekilde kullanıldığını kanıtlayamadığı, Kanun'da «haklı sebep» tabirinin somut olarak belirtilmediği, haklı «sebebin» içinin öğreti ve yargı kararları ile doldurulması gerektiği, madde gerekçesine bakıldığında haklı sebebin 5 yıllık süre içerisinde markanın kullanılmamasını imkans …
… ndinde '' marka devralındığından beri etkin ve kesintisiz kullanılmaktadır" denildiğini, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararında bahsedilen kullanmamanın haklı «sebebe» dayandığı tezinin yanlış olduğunu, davalının da kabulünde olduğu gibi markanın kullanıldığını; ancak bu kullanımın kanunun aradığı "ciddi kullanım" boyutunda olmadığını, markanın kullanılmasına yönelik de hukuki ve fiili bir engel bulunmadığını ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle «direnme» kararının bozulmasını talep etmiştir.
Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen «direnme» kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
… de kabul edildiği üzere davacı Şirketin kurucusu ile dava konusu markayı davalıya devreden ve önceki davayı açan kişilerden ...'in aynı kişi olduğu, marka devrinin «geçersizliğinin» ileri sürüldüğü davanın görüldüğü 6 yıl boyunca davalının devir aldığı dava konusu markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, zira devrin geçersizliğinin devir edenler tarafından ileri sürülmesi durumunda davalı ...'in dava konusu markaya yatırım yapmasının kendisinden beklenilemeyeceği ayrıca davacı Şirketin ortağının, önceki davayı açan kişilerden biri olması dolayısıyla somut uyuşmazlıktan haberdar olması nedeniyle davacı tarafın iyi niyetli olduğundan da bahsedilemeyeceği, davalının dava konusu markayı kullanmamasının haklı nedene dayalı olduğu anlaşıldan Bölge Adliye Mahkemesince verilen «direnme» kararı Dairemizce uygun bulunmuştur.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/4398 E. 2023/5963 K.
Ortak:haklı sebep · sözleşmenin iptali · ara karar · geçersizlik · iflas · Marka iptali
İncelediğiniz karardaBölge Adliye Mahkemesince, 2014-2017 yılları arasında görülen marka devir «sözleşmesinin iptaline» ilişkin davada mahkemece ret kararı verilip söz konusu kararın 23/06/2020 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, davacı Şirketin kurucusu ile «dava konusu» markayı davalıya devreden ve önceki davayı açan kişilerden ...'in aynı kişi olduğu, ...’in somut uyuşmazlıktan haberdar olması nedeniyle davacı tarafın iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, marka devrinin «geçersizliğinin» ileri sürüldüğü davanın görüldüğü süre boyunca davalının devir aldığı dava konusu markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, devrin geçersizliğinin …
Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1115 Esas - 2017/511 Karar sayılı dosyasıyla marka devir «sözleşmesinin iptali davası» açmışlardır.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince marka devrinin «geçersizliğinin» ileri sürüldüğü davanın görüldüğü süre boyunca davalının devir aldığı «dava konusu» markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, devrin geçersizliğinin devir edenler tarafından ileri sürülmesi durumunda davalının dava konusu markaya y …
Benzer bu kararda… bir sebep olmadan" tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verileceği, anılan madde uyarınca davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımın söz konusu Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine 7 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi gerektiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden markanın kullanımını «ispat yükü» kendisinde bulunan davalının dava konusu markanın ciddi bir şekilde kullanıldığını kanıtlayamadığı, Kanun'da «haklı sebep» tabirinin somut olarak belirtilmediği, haklı «sebebin» içinin öğreti ve yargı kararları ile doldurulması gerektiği, madde gerekçesine bakıldığında haklı sebebin 5 yıllık süre içerisinde markanın kullanılmamasını imkans …
… en Elif İbek'in aynı kişi olduğu, Elif İbek’in somut uyuşmazlıktan haberdar olması nedeniyle davacı tarafın iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, marka devrinin «geçersizliğinin» ileri sürüldüğü davanın görüldüğü süre boyunca davalının devir aldığı dava konusu markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, devrin geçersizliğinin …
… nışından kaynaklanmaması gerektiğinin belirtildiğini, Daire uygulamasına bakıldığında 09.04.2001 tarih, 2001/844 E. ve 2001/3429 K. sayılı ilamı ile davalı şirketin «iflas» etmesinin markanın kullanılmaması için başlı başına haklı bir neden oluşturmadığının kabul edildiği, yine 15.02.2022 tarih, 2020/7011 E. ve 2022/1123 K. sayılı ila …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:direnme kararı · ispat yükü · dava sebebi
Benzer bu kararda… bir sebep olmadan" tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz «ara» verilen markanın iptaline karar verileceği, anılan madde uyarınca davalı markasının tescil edildiği tarihten sonraki tüm zaman sürecinde kullanım külfetinin bulunduğu, bu kullanımın söz konusu Kanun'un 7 nci maddesinin ikinci fıkrasında öngörülen şekilde, yine 7 nci maddenin üçüncü fıkrası ve 9 uncu maddesinin ikinci ve üçüncü fıkrasında belirlendiği şekilde gerçekleşmesi gerektiği, dosya kapsamındaki bilgi ve belgelerden markanın kullanımını «ispat yükü» kendisinde bulunan davalının dava konusu markanın ciddi bir şekilde kullanıldığını kanıtlayamadığı, Kanun'da «haklı sebep» tabirinin somut olarak belirtilmediği, haklı «sebebin» içinin öğreti ve yargı kararları ile doldurulması gerektiği, madde gerekçesine bakıldığında haklı sebebin 5 yıllık süre içerisinde markanın kullanılmamasını imkans …
… ndinde '' marka devralındığından beri etkin ve kesintisiz kullanılmaktadır" denildiğini, dolayısıyla Bölge Adliye Mahkemesi kararında bahsedilen kullanmamanın haklı «sebebe» dayandığı tezinin yanlış olduğunu, davalının da kabulünde olduğu gibi markanın kullanıldığını; ancak bu kullanımın kanunun aradığı "ciddi kullanım" boyutunda olmadığını, markanın kullanılmasına yönelik de hukuki ve fiili bir engel bulunmadığını ileri sürerek ve resen nazara alınacak sebeplerle «direnme» kararının bozulmasını talep etmiştir.
Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen «direnme» kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
… bul edildiği üzere davacı Şirketin kurucusu ile dava konusu markayı davalıya devreden ve önceki davayı açan kişilerden Elif İbek'in aynı kişi olduğu, marka devrinin «geçersizliğinin» ileri sürüldüğü davanın görüldüğü 6 yıl boyunca davalının devir aldığı dava konusu markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, zira devrin geçersizliğinin devir edenler tarafından ileri sürülmesi durumunda davalı ...'in dava konusu markaya yatırım yapmasının kendisinden beklenilemeyeceği ayrıca davacı Şirketin ortağının, önceki davayı açan kişilerden biri olması dolayısıyla somut uyuşmazlıktan haberdar olması nedeniyle davacı tarafın iyi niyetli olduğundan da bahsedilemeyeceği, davalının dava konusu markayı kullanmamasının haklı nedene dayalı olduğu anlaşıldan Bölge Adliye Mahkemesince verilen «direnme» kararı Dairemizce uygun bulunmuştur.
-
Genel kurul toplantısının çağrılması
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2010/3455 E. 2010/4658 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3050 E. , 2022/7484 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada ...3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.03.2019 tarih ve 2018/188 E- 2019/223 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.12.2020 tarih ve 2019/836 E- 2020/1227 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin dava dışı... adına kayıtlı 2013/73099 numaralı ... markasının inhisari lisans sahibi olduğunu, müvekkilinin Eskişehir’de ... olarak 1984 yılında ... tarafından kurulduğunu, ...'in 2000 senesinde vefat etmesinden sonra geride mirasçıları ..., ... ve ...'in kaldıklarını, ...5. Noterliği'nde yapılan 15/06/2012 tarihli marka devir sözleşmesi ile 207030 numaralı 30. sınıfta tescilli "Papağan" adlı markanın ...'e devredildiğini, daha sonra devir sözleşmesi feshedilip ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/1115 Esas sayılı dosyası ile açılan devrin iptaline ilişkin davanın devam ettiğini, davalının dava konusu "Papağan" adlı markayı 15/06/2012 tarihinde devraldıktan sonra hiç kullanmadığını ileri sürerek, davalı adına kayıtlı 207030 numaralı ve 30 sınıfta tescilli "Papağan" adlı markanın kullanmama sebebiyle iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, 5 yıllık sürenin dolmadığını, devir sözleşmesinin iptali için ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi’nin 2014/1115 Esas sayılı dosyasında görülen davanın reddine karar verildiğini, bu dava sürecinde yatırım yapılamadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
İlk Derece Mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı adına kayıtlı 98/019282 (207030) sayılı markanın kullanımının ispat edilemediği, 6769 sayılı SMK'nın 9. maddesi bağlamında markanın iptali koşullarının oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiştir.
Karara karşı davalı vekili istinaf talebinde bulunmuştur.
Bölge Adliye Mahkemesince, 2014-2017 yılları arasında görülen marka devir sözleşmesinin iptaline ilişkin davada mahkemece ret kararı verilip söz konusu kararın 23/06/2020 tarihinde Yargıtay tarafından onanarak kesinleştiği, davacı Şirketin kurucusu ile dava konusu markayı davalıya devreden ve önceki davayı açan kişilerden ...'in aynı kişi olduğu, ...’in somut uyuşmazlıktan haberdar olması nedeniyle davacı tarafın iyi niyetli olduğundan bahsedilemeyeceği, marka devrinin geçersizliğinin ileri sürüldüğü davanın görüldüğü süre boyunca davalının devir aldığı dava konusu markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, devrin geçersizliğinin devir edenler tarafından ileri sürülmesi durumunda davalının dava konusu markaya yatırım yapmasının kendisinden beklenilemeyeceği, davalının dava konusu markayı kullanmamasının haklı nedene dayalı olduğu, SMK'nın 9/1.
maddesindeki koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kullanmama nedeniyle marka iptali istemine ilişkindir.
Yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava konusu “Papağan” ibareli marka ...5. Noterliği'nin 15/06/2012 tarihli marka devir sözleşmesi ile marka sahipleri ..., ... ve ... tarafından davalıya devredilmiştir. Markayı devreden kişiler 16.07.2012 tarihinde ihtarname göndererek devir sözleşmesini feshettiklerini bildirmişlerdir. Daha sonra da devir bedelinin aşırı yararlanma sonucunu doğuracak şekilde düşük olduğu, sözleşmenin hile, ikrah ve gabin nedeniyle hükümsüz olduğu iddiasıyla ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1115 Esas - 2017/511 Karar sayılı dosyasıyla marka devir sözleşmesinin iptali davası açmışlardır. Anılan davada mahkemece davanın reddine dair verilen kararın Dairemizin 23.06.2020 tarih, 2019/5056 E.
2020/3098 K. sayılı ilamı ile onanarak kesinleştiği anlaşılmıştır.
İşbu davada ise davacı vekili, dava konusu markanın 15/06/2012 tarihinde devralındıktan sonra hiç kullanmadığını ileri sürerek, markanın iptalini talep etmiştir. Davalı vekili savunmasında, davacı şirketin kurucuları arasında olan ... ve diğerleri tarafından ...3. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2014/1115 Esas-2017/511 Karar sayılı dosyasında açılan davanın 3 yıl sürdüğünü, bu davanın müvekkilinin markaya yapacağı yatırımları ciddi şekilde sekteye uğratsa da müvekkilinin markayı devraldığı tarihten beri etkin ve kesintisiz bir şekilde kullandığını, müvekkiline ait ticari kayıtların incelenmesi halinde bunun tespit edileceğini, davacıların iddialarının kötüniyetli olduğunu belirtmiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince marka devrinin geçersizliğinin ileri sürüldüğü davanın görüldüğü süre boyunca davalının devir aldığı dava konusu markasını kullanmamasının haklı bir nedene dayalı olduğu, devrin geçersizliğinin devir edenler tarafından ileri sürülmesi durumunda davalının dava konusu markaya yatırım yapmasının kendisinden beklenilemeyeceği, davacı tarafın ortağının, önceki davayı açan kişilerden biri olması nedeniyle somut uyuşmazlıktan haberdar olması nedeniyle davacı tarafın iyi niyetli olduğundan da bahsedilemeyeceği, davalının dava konusu markayı kullanmamasının haklı nedene dayalı olduğu, SMK'nın 9/1.
maddesindeki koşulun gerçekleşmediği gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-2 maddesi gereğince kabulü ile Mahkeme kararının kaldırılmasına, davanın reddine karar verilmiştir.
6769 sayılı SMK'nın 9/1. maddesi tescil tarihinden itibaren beş yıl içinde “haklı bir sebep olmadan” tescil edildiği mal veya hizmetler bakımından marka sahibi tarafından Türkiye’de ciddi biçimde kullanılmayan ya da kullanımına beş yıl kesintisiz ara verilen markanın iptaline karar verileceği hükmünü düzenlemiştir.
Kanun metninde haklı sebeplerin neler olduğu açıklanmamıştır. Haklı nedenler kanunla tanımlanmadığı için her somut olayın özelliğine göre mahkemelerce taktir edilecektir. Anılan maddenin gerekçesinde haklı neden, maddede belirtilen sürede markanın kullanılmasını imkansız kılan hukuki ve fiili engeller olup bu nedenlerin marka sahibinin kusurlu davranışından kaynaklanmaması gerektiği belirtilmiştir.
Dairemiz uygulamasına bakıldığında 09.04.2001 tarih, 2001/844 E.2001/3429 K. sayılı ilamı ile davalı şirketin iflas etmesinin markanın kullanılmaması için başlı başına haklı bir neden oluşturmadığı kabul edilmiştir. Yine Dairemizin 15.02.2022 tarih 2020/7011 E. 2022/1123 K. sayılı ilamında marka hakkına dayanılarak dava açılmış olması da markasal kullanım niteliğinde kabul edilmemiştir.
Somut olayda davalı marka sahibinin dava tarihinden önceki 5 yıl içerisinde markayı ciddi surette kullandığını ispat edememesi ve kullanmamasının kabul edilebilir bir hukuki veya fiili engele dayalı olmaması nedeniyle davanın kabulü gerekirken Bölge Adliye Mahkemesince yanılgılı değerlendirme ile davanın kabulü doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,
27.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/853230100 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz