6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Alacak

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2022/4551 E. 2022/8243 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
hesap kat ihtarnamesi kısmi ödeme zamanaşımının kesilmesi kat ihtarnamesi hesap kat bozma sonrası karar muacceliyet zamanaşımı def'i tbk 99 def'i kredi sözleşmesi ihtarname zamanaşımı

Atıf yapılan mevzuat: TBK — TBK 1TBK 149TBK 154

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; dava konusu alacağın dayanağı olarak gösterilen kredi sözleşmesinin 01.11.1999 tarihinde düzenlendiği, alacağa ilişkin icra takibinin 07.01.2015 tarihinde yapıldığı, eldeki davanın ise 02.03.2016 tarihinde açıldığı, mevcut icra takibinin zamanaşımı süresinden sonra yapıldığı anlaşıldığından zamanaşımını kesmediği, 03.02.2021 tarihli davacı ... Bankasının cevabi yazısı ile dava konusu krediye ilişkin muacceliyet/hesap kat ihtarnamesi bulunmadığının bildirildiği, bu haliyle zamanaşımını kesen her hangi bir neden bulunmadığı, kanunda aksine bir hüküm düzenlenmediği, bu hali ile söz konusu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava, tarımsal kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsiline ilişkindir.

Davacı vekili, davalının, 01.01.2000 tarihli tarımsal kredi sözleşmesi gereği bakiye alacağını ödemediğini ileri sürmüş, davalı vekili süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemenin zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair ilk kararı ise, Dairemizin 11.09.2019 tarihli ve 2019/2906 Esas, 2019/5289 Karar sayılı ilamı ile “….TBK 149. maddesine göre, zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacağı dikkate alınarak, mahkemece muacceliyet tarihi belirlenmeksizin zamanaşımı süresinin geçirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, kararın bozulmasının gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma sonrası davacı banka tarafından kredi borçlusu davalıya kredi borcuna ilişkin muacceliyet/hesap kat ihtarnamesi gönderilmediği bildirilerek davaya konu kredinin geri ödemesine ilişkin 28.12.2009 tarihli banka dekontu sunulmuştur. 6098 sayılı TBK 154/1 maddesinde kısmen ifanın zamanaşımını kestiği, Yasa'nın 156/1 maddesinde de zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlayacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi 01.01.2000 tarihinde düzenlenmiş olup, ödeme şartları sözleşme şartlarından anlaşılamamaktadır. Ancak davalı yanın 28.12.2009 tarihli kısmi ödeme tahsilatı bulunup, davanın 02.03.2016 tarihinde açıldığı nazara alındığından zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilemez.

Bu durumda mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Alacak

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/2906 E. 2019/5289 K.

    Ortak: · zamanaşımı var · Alacak

    Sonuç: 🔶 iki emsal

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2022/4551 E.  ,  2022/8243 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada Gürpınar Asliye Hukuk Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 24.03.2021 tarih ve 2019/149 E. - 2021/45 K. sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, bazı noksanlıkların ikmali için mahalline geri çevrilen dosyanın eksikliklerin giderilmesinden sonra iade edildiği anlaşılmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, banka ile davalı arasında 01.01.2000 tarihinde tarımsal kredi sözleşmesi imzalandığını, davalının söz konusu kredinin 1.447,00 TL ana para 4.003,00 TL faizi olmak üzere toplam 5.450,00 TL'lik kısmını ödemediğini, sözleşmede uygulanacak temerrüt faizi oranının %30 olarak belirlendiğini, kurumlarınca davalı aleyhine açılmış birçok icra takibinde alacak tahsil edilemediğini ileri sürerek açıklanan bu sebeplerle davalı tarafından ödenmeyen 1.447,00 TL ana para 4.003,00 TL faizi olmak toplam 5.450,00 TL bakiye alacağının dava tarihinde işleyecek %30 temerrüt faiziyle birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, dava konusu alacığın zamanaşımına uğradığını, davalıya 01.01.2000 tarihinden bugüne kadar herhangi bir çağrı veya ihtar gönderilmediğini, davacı tarafça belirtilen miktar kadar bir borcun bulunmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir.

Mahkemece, bozma ilamına uyularak ve tüm dosya kapsamına göre yapılan yargılama sonucunda; dava konusu alacağın dayanağı olarak gösterilen kredi sözleşmesinin 01.11.1999 tarihinde düzenlendiği, alacağa ilişkin icra takibinin 07.01.2015 tarihinde yapıldığı, eldeki davanın ise 02.03.2016 tarihinde açıldığı, mevcut icra takibinin zamanaşımı süresinden sonra yapıldığı anlaşıldığından zamanaşımını kesmediği, 03.02.2021 tarihli davacı ... Bankasının cevabi yazısı ile dava konusu krediye ilişkin muacceliyet/hesap kat ihtarnamesi bulunmadığının bildirildiği, bu haliyle zamanaşımını kesen her hangi bir neden bulunmadığı, kanunda aksine bir hüküm düzenlenmediği, bu hali ile söz konusu alacağın zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir.

Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur.

Dava, tarımsal kredi sözleşmesine dayalı alacağın tahsiline ilişkindir.

Davacı vekili, davalının, 01.01.2000 tarihli tarımsal kredi sözleşmesi gereği bakiye alacağını ödemediğini ileri sürmüş, davalı vekili süresi içinde zamanaşımı def’inde bulunmuştur. Mahkemenin zamanaşımı nedeniyle davanın reddine dair ilk kararı ise, Dairemizin 11.09.2019 tarihli ve 2019/2906 Esas, 2019/5289 Karar sayılı ilamı ile “….TBK 149. maddesine göre, zamanaşımı süresinin alacağın muaccel olduğu tarihten itibaren başlayacağı dikkate alınarak, mahkemece muacceliyet tarihi belirlenmeksizin zamanaşımı süresinin geçirilmiş olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesinin doğru görülmediği, kararın bozulmasının gerektiği” gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma sonrası davacı banka tarafından kredi borçlusu davalıya kredi borcuna ilişkin muacceliyet/hesap kat ihtarnamesi gönderilmediği bildirilerek davaya konu kredinin geri ödemesine ilişkin 28.12.2009 tarihli banka dekontu sunulmuştur. 6098 sayılı TBK 154/1 maddesinde kısmen ifanın zamanaşımını kestiği, Yasa'nın 156/1 maddesinde de zamanaşımının kesilmesiyle yeni bir süre işlemeye başlayacağı öngörülmüştür. Taraflar arasındaki kredi sözleşmesi 01.01.2000 tarihinde düzenlenmiş olup, ödeme şartları sözleşme şartlarından anlaşılamamaktadır. Ancak davalı yanın 28.12.2009 tarihli kısmi ödeme tahsilatı bulunup, davanın 02.03.2016 tarihinde açıldığı nazara alındığından zamanaşımı süresinin dolduğundan bahsedilemez.

Bu durumda mahkemece, yazılı gerekçe ile davanın zamanaşımı nedeniyle reddi doğru olmamış, kararın bozulmasına karar verilmesi gerekmiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,

23.11.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/849886600 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.