6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Cezai şart alacağının tahsili

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3541 E. 2022/7433 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
para borcu yazılı delille ispat karine cezai şart kaldırma ve yeniden hüküm protokol havale taahhütname hmk 353(1)b-2

Atıf yapılan mevzuat: HMK — HMK 353

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,taraflar arasında kâr ortaklığı konusunda protokol imzalandığı, protokolde davalının sözleşme süresi boyunca işletmenin satılması, faaliyetinin durdurulması veya işletmenin başkasına kiraya verilmesi halinde davacıya 300.000.-TL ödemeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 12/02/2016 yılında imzalandığı ve 2019 yılına kadar devam edeceğinin kararlaştırıldığı, davalının 17/04/2017 tarihinde hissesini... ve ...'e devrettiği, dolayısıyla davalının şirketteki ortaklığının sona erdiği gerekçesiyle protokolde belirtilen 300.000.-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, ancak yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca havale dekontlarında açıkça belirtilmemişse gönderilen paranın bir borcun ödendiğine karine olduğu, davacının bu parayı borç olarak gönderdiğini yazılı bir delille ispat edemediği anlaşıldığından 240.000.- TL'ye yönelik talebinin reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.

İstinaf mahkemesince, protokol hükümlerine göre sözleşme süresinde şirketin faaliyet yürüttüğü işletmenin satılması, faaliyetinin durdurulması veya işletmenin başkasına kiraya verilmesi halinde davalının ...'e 300.000,00 (üçyüzbin) lira ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının şirketteki hissesini devir etmesi halinde bu hükmün uygulanacağının kararlaştırılmadığı, bu nedenle davalının hissesini devretmesi nedeniyle davacının cezai şartı talep edemeyeceği, davacının kâr payına ilişkin talebi de olmadığı, talebin cezai şarta ilişkin olmakla davanın 300.000,00 TL yönünden de reddi gerekirken bu kısım yönünden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 12/02/2016 tarihli protokole göre Par-San Madeni Yağ Geri Dönüşüm Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 2/3 ortağı olan davalı, sözleşme süresi boyunca şirket faaliyetinden elde edilecek kardan kendi hissesine düşen karın 1/3'ünü davacıya ödemeyi taahhüt ettiği ve sözleşme süresinde şirketin faaliyet yürüttüğü işletme satılır, faaliyeti durdurulur veya işletme başkasına kiraya verildiği takdirde ise davacıya cezai şart ödemeyi taahhüt etmiştir. Buna göre, davalının hisselerini devretmesi nedeniyle cezai şart koşulunun gerçekleşmiş olduğundan davanın kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2014/3642 E. 2014/7012 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

  • Tapu İptali Ve Tescil

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2012/15513 E. 2014/5266 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Olağanüstü genel kurul

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2019/1713 E. 2021/1385 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3541 E.  ,  2022/7433 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11.HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Şanlıurfa 4. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 05.10.2018 tarih ve 2017/740 E- 2018/695 K. sayılı kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin kabulüne dair Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.01.2021 tarih ve 2019/695 E- 2021/108 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, taraflar arasında 12/02/2016 tarihinde kâr ortaklığı sözleşmesi imzalandığı, sözleşme gereğince dava dışı şirketin yaklaşık 2/3 hisse sahibi olan davalı, 2019 yılı sonuna kadar şirket faaliyetlerinden elde edilecek kardan kendi hissesine düşen miktarın 1/3'ni müvekkili ...'e ödemeyi taahhüt ettiğini, yine sözleşme gereğince şirketin faaliyet yürüttüğü işletme satılır, faaliyetini durdurur veya işletme başkasına kiraya verilir ise davacıya 300.000 lira ödemeyi taahhüt ettiğini, davalının 17/04/2017 tarihinde şirketteki tüm hissesini başka şahıslara devir ettiğini öğrendiğini, sözleşme gereğince kendisine ödenmesi gereken 300.000 lirayı talep ettiği ancak parasının ödenmediğini, kâr ortaklığı sözleşmesi devam ederken işletme faaliyetleri çerçevesinde oluşan nakit sıkıntısı nedeniyle davalının borç para istediğini, toplam 240.000 lirayı davalı hesabına borç olarak gönderdiğini, davalının bu parayı da davacıya ödemediğini ileri sürerek sözleşme gereğince ödenmesi gereken 300.000.-TL ile davacıdan borç alınan 240.000.- TL'nin faiziyle birlikte tahsilini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili, davacı ile bu fabrikayı beraber aldığını, davacının hiçbir şekilde para koymadığını, 7 ayın sonunda fabrikadan ayrılmasını istediğini, tüm hasılat ve işletmenin davacıda olduğunu, davacıya karşı borcu olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece yapılan yargılama, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre,taraflar arasında kâr ortaklığı konusunda protokol imzalandığı, protokolde davalının sözleşme süresi boyunca işletmenin satılması, faaliyetinin durdurulması veya işletmenin başkasına kiraya verilmesi halinde davacıya 300.000.-TL ödemeyi taahhüt ettiği, sözleşmenin 12/02/2016 yılında imzalandığı ve 2019 yılına kadar devam edeceğinin kararlaştırıldığı, davalının 17/04/2017 tarihinde hissesini... ve ...'e devrettiği, dolayısıyla davalının şirketteki ortaklığının sona erdiği gerekçesiyle protokolde belirtilen 300.000.-TL'nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, ancak yerleşik Yargıtay içtihatları uyarınca havale dekontlarında açıkça belirtilmemişse gönderilen paranın bir borcun ödendiğine karine olduğu, davacının bu parayı borç olarak gönderdiğini yazılı bir delille ispat edemediği anlaşıldığından 240.000.- TL'ye yönelik talebinin reddine karar verilmiş, kararı davalı vekili istinaf etmiştir.

İstinaf mahkemesince, protokol hükümlerine göre sözleşme süresinde şirketin faaliyet yürüttüğü işletmenin satılması, faaliyetinin durdurulması veya işletmenin başkasına kiraya verilmesi halinde davalının ...'e 300.000,00 (üçyüzbin) lira ödeneceğinin kararlaştırıldığı, davalının şirketteki hissesini devir etmesi halinde bu hükmün uygulanacağının kararlaştırılmadığı, bu nedenle davalının hissesini devretmesi nedeniyle davacının cezai şartı talep edemeyeceği, davacının kâr payına ilişkin talebi de olmadığı, talebin cezai şarta ilişkin olmakla davanın 300.000,00 TL yönünden de reddi gerekirken bu kısım yönünden kabulüne karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmamış ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden HMK 353/1-b-2 maddesi gereğince karar kaldırılarak yeniden hüküm tesis edilerek davanın reddine karar verilmiş, kararı davacı vekili temyiz etmiştir.

Dava cezai şart alacağının tahsili istemine ilişkindir. Taraflar arasında düzenlenen 12/02/2016 tarihli protokole göre Par-San Madeni Yağ Geri Dönüşüm Nak. İnş. San. ve Tic. Ltd. Şti'nin 2/3 ortağı olan davalı, sözleşme süresi boyunca şirket faaliyetinden elde edilecek kardan kendi hissesine düşen karın 1/3'ünü davacıya ödemeyi taahhüt ettiği ve sözleşme süresinde şirketin faaliyet yürüttüğü işletme satılır, faaliyeti durdurulur veya işletme başkasına kiraya verildiği takdirde ise davacıya cezai şart ödemeyi taahhüt etmiştir. Buna göre, davalının hisselerini devretmesi nedeniyle cezai şart koşulunun gerçekleşmiş olduğundan davanın kabulü gerekirken hatalı değerlendirme ile davanın reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir.

SONUÇ

Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine,

26.10.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/849174200 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.