6102TTK Türk Ticaret Kanunu

Haksız Rekabetin Tespiti

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3845 E. 2022/7364 K. ·

BozulduKesinlik belirsiz

★ Emsal

Mahkemenin nitelemesi:

Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
ticari işletme ortalama tüketici ayırt edicilik iltibas

Atıf yapılan mevzuat: HMK

Gerekçe

Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "ÇAĞDAŞ AVRUPA KÜLTÜR KOLEJİ+ŞEKİL" ibareli markasının kapsamındaki ürün ve hizmetlerin genel olarak davacı markalarının kapsamında yer aldığı, ancak başvuru konusu "ÇAĞDAŞ AVRUPA KÜLTÜR KOLEJİ+ŞEKİL" ibareli işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak yapılan gözlemde görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intibaı itibariyle davacıların tanınmışlık vasfı bulunan KÜLTÜR ibareli markaları ve unvanı ile benzer olmadığı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makul ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı hizmetlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki 41. sınıf ürün ve hizmetlerin tercihinde aynı markayla sunulan ürün ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcıların markalar arasında bir ilişkilendirme kurmayacağı, zira marka ve işareti bütün olarak algılayacakları ve hafızalarında tutacakları, karşılaştırmayı da bu şekilde yapacakları, ayrıca ürünlerin ve hizmetlerin niteliğine göre daha fazla dikkat gösterecekleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.

Dairemiz yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere 556 sayılı KHK 8/1-b bendi uyarınca yapılan değerlendirmede markaların bütün unsurları göz önüne alınmak suretiyle markayı oluşturan işaretlerin üzerinde kullanılacağı mal ve hizmetlerin ortalama tüketicileri nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Karıştırma ihtimali değerlendirmesi yapılırken tüketicilerin her iki markayı yan yana koyarak değerlendirme yapmaları beklenmemeli, önceki markayı bir şekilde görmüş, kullanmış, tecrübe etmiş olan tüketicilerin, o markanın baskın unsurunun zihinlerinde bıraktıkları genel izlenimin etkisiyle sonraki markayı gördüklerinde her iki markanın aynı ticari işletme veya aralarında ticari, ekonomik veya idari işletmesel bağ bulunan farklı işletmeler tarafından sunulan mal veya hizmetler olduğunu düşünme ihtimallerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Davacı yanca itiraza mesnet gösterilen 2014/78627 sayılı marka “Avrupa Kültür Koleji” ibaresinden oluşmakta olup, 16. ve 41. sınıflarda tescillidir. Başvuruya konu 2016/22081 sayılı marka ise, “Çağdaş Avrupa Kültür Koleji” ibaresinden ve şekil unsurundan oluşmakta olup 41. sınıfta tescil edilmek istenmektedir. İlk derece ve bölge adliye mahkemelerince, “Kültür” ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğundan bahisle taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. “Kültür” ibaresi eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından tek başına ayırt ediciliği düşük bir ibare olmakla birlikte, davacı markası tek başına bu ibareden değil bir bütün olarak “Avrupa Kültür Koleji” ibaresinden oluşmaktadır. Bu ibare, bir bütün olarak değerlendirildiğinde eğitim ve öğretim hizmetleri bakımında yeterli düzeyde ayırt ediciliğe sahip bir ibare olup, başvuru markası bu ibarenin önüne “Çağdaş” ibaresi ve şekil unsuru eklenmek suretiyle oluşturulmuş ise de belirtilen ibare ve şekil unsurunun başvuru markasını mesnet markadan iltibas ihtimalini bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığını ve ayırt edici kıldığını kabule imkan bulunmamaktadır. Zira markalar arasındaki benzerlikler gözetildiğinde ortalama tüketici iki farklı marka karşısında olduğu anlayabilse dahi markaların aynı kaynaklardan geldiği intibaına kapılabilecektir. Bu itibarla, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince, taraf marka işaretlerinin benzer olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

Benzer Kararlar

Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.

  • Genel Kurul Kararının İptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2186 E. 2024/722 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

  • Maddi ve Manevi Tazminat

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2015/8568 E. 2016/6125 K.

    Sonuç: 🔶 iki emsal

    Farklı:

  • YİDK kararının iptali | Marka hükümsüzlüğü

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/1154 E. 2024/2969 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

1 benzer karar daha
  • YİDK kararının iptali

    Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/2367 E. 2024/4939 K.

    Ortak:

    Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal

    Farklı:

Karar metni

Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster

11. Hukuk Dairesi         2021/3845 E.  ,  2022/7364 K.

"İçtihat Metni"

MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ

Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 25.04.2018 tarih ve 2017/413 E. - 2018/179 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 12.02.2021 tarih ve 2019/972 E. - 2021/149 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacılar vekili, müvekkillerinin "Kültür" ibareli tanınmış markalarının sahibi olduğunu, davalı şahısça yapılan 2016/22081 sayılı, "ÇAĞDAŞ AVRUPA KÜLTÜR KOLEJİ+ŞEKİL" ibareli marka başvurusuna iltibas, tanınmışlık ve kötü niyet vakıalarına dayalı olarak yapmış oldukları itirazın nihai olarak TPMK YİDK tarafından reddedildiğini ileri sürerek, davaya konu YİDK kararının iptaline ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınarak sicilden terkinine karar verilmesini istemiştir.

Davalı Kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Diğer davalı tarafından cevap dilekçesi sunulmamıştır.

İlk derece mahkemesince, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davalının "ÇAĞDAŞ AVRUPA KÜLTÜR KOLEJİ+ŞEKİL" ibareli markasının kapsamındaki ürün ve hizmetlerin genel olarak davacı markalarının kapsamında yer aldığı, ancak başvuru konusu "ÇAĞDAŞ AVRUPA KÜLTÜR KOLEJİ+ŞEKİL" ibareli işaretin ayırt edici ve baskın unsurları nazara alınarak yapılan gözlemde görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktığı umumi intibaı itibariyle davacıların tanınmışlık vasfı bulunan KÜLTÜR ibareli markaları ve unvanı ile benzer olmadığı, normal düzeyde bilgilendirilmiş, makul ölçüde dikkatli, işaret ve markayı aynı anda görüp detaylarını karşılaştıramayan ve daha önce yararlandığı hizmetlerle ilgili markanın göz ve kulağında kalan izine dayanarak sonraki 41.

sınıf ürün ve hizmetlerin tercihinde aynı markayla sunulan ürün ve hizmetlerden yararlanmak isteyen ortalama düzeydeki alıcıların markalar arasında bir ilişkilendirme kurmayacağı, zira marka ve işareti bütün olarak algılayacakları ve hafızalarında tutacakları, karşılaştırmayı da bu şekilde yapacakları, ayrıca ürünlerin ve hizmetlerin niteliğine göre daha fazla dikkat gösterecekleri gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.

Karara karşı davacılar vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.

İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.

Dava, marka başvurusuna nispi nedenlerle yapılan itirazın reddine dair YİDK kararının iptali ve başvuruya konu markanın hükümsüz kılınması istemine ilişkindir.

Dairemiz yerleşik kararlarında da ifade edildiği üzere 556 sayılı KHK 8/1-b bendi uyarınca yapılan değerlendirmede markaların bütün unsurları göz önüne alınmak suretiyle markayı oluşturan işaretlerin üzerinde kullanılacağı mal ve hizmetlerin ortalama tüketicileri nezdinde bıraktıkları genel izlenim dikkate alınarak belirlenmesi gerekir. Karıştırma ihtimali değerlendirmesi yapılırken tüketicilerin her iki markayı yan yana koyarak değerlendirme yapmaları beklenmemeli, önceki markayı bir şekilde görmüş, kullanmış, tecrübe etmiş olan tüketicilerin, o markanın baskın unsurunun zihinlerinde bıraktıkları genel izlenimin etkisiyle sonraki markayı gördüklerinde her iki markanın aynı ticari işletme veya aralarında ticari, ekonomik veya idari işletmesel bağ bulunan farklı işletmeler tarafından sunulan mal veya hizmetler olduğunu düşünme ihtimallerinin bulunup bulunmadığı değerlendirilmelidir.

Davacı yanca itiraza mesnet gösterilen 2014/78627 sayılı marka “Avrupa Kültür Koleji” ibaresinden oluşmakta olup, 16. ve 41. sınıflarda tescillidir. Başvuruya konu 2016/22081 sayılı marka ise, “Çağdaş Avrupa Kültür Koleji” ibaresinden ve şekil unsurundan oluşmakta olup 41. sınıfta tescil edilmek istenmektedir. İlk derece ve bölge adliye mahkemelerince, “Kültür” ibaresinin eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından ayırt ediciliği düşük bir ibare olduğundan bahisle taraf marka işaretlerinin benzer olmadığı sonucuna ulaşılmıştır. “Kültür” ibaresi eğitim ve öğretim hizmetleri bakımından tek başına ayırt ediciliği düşük bir ibare olmakla birlikte, davacı markası tek başına bu ibareden değil bir bütün olarak “Avrupa Kültür Koleji” ibaresinden oluşmaktadır.

Bu ibare, bir bütün olarak değerlendirildiğinde eğitim ve öğretim hizmetleri bakımında yeterli düzeyde ayırt ediciliğe sahip bir ibare olup, başvuru markası bu ibarenin önüne “Çağdaş” ibaresi ve şekil unsuru eklenmek suretiyle oluşturulmuş ise de belirtilen ibare ve şekil unsurunun başvuru markasını mesnet markadan iltibas ihtimalini bertaraf edecek şekilde farklılaştırıldığını ve ayırt edici kıldığını kabule imkan bulunmamaktadır. Zira markalar arasındaki benzerlikler gözetildiğinde ortalama tüketici iki farklı marka karşısında olduğu anlayabilse dahi markaların aynı kaynaklardan geldiği intibaına kapılabilecektir. Bu itibarla, ilk derece ve bölge adliye mahkemelerince, taraf marka işaretlerinin benzer olduğu gözetilerek bir karar verilmesi gerekirken aksi yönde karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ

Yukarda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz isteminin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödedikleri peşin temyiz harcının istekleri halinde temyiz edenlere iadesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

Kaynak: https://6102ttk.com/karar/849099800 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz

Bu sitedeki içerik bilgilendirme amaçlıdır; hukuki görüş veya tavsiye değildir. Resmî metin için mevzuat.gov.tr esastır.