Markaya tecavüz | Tazminat
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi · 2021/3648 E. 2022/7365 K. ·
BozulduKesinlik belirsiz
★ Emsal
Kavramlar: tıkla → metinde renkle işaretle · ↗ kavram sayfası
marka hakkına tecavüz↗ haksız fiil↗ maddi ve manevi tazminat↗ tacir↗ ilk derece kararının kaldırılması↗ yasal faiz↗ ilan↗ avans faizi↗ temerrüt↗
Gerekçe
Bu karar için yapılandırılmış özet üretilmedi; kararın gerekçe bölümü aşağıda (anonimleştirilmiş resmî metin).
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yan kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece, davalı yan eylemlerinin haksız fiil ve tarafların tacir olduğu gözetilerek, hükmedilen maddi ve manevi tazminata temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerekirken, faizin türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın 03.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüzün tespiti, men ve refi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK’nın 8. maddesi uyarınca, marka koruması markanın tescil edilmesi koşuluyla başvuru tarihinden itibaren başlar. Mahkemece, davalının www.anadolusuturunleri.com isimli web sitesinde “Anadolu Süt” ibaresi altında kendisince üretilen çeşitli süt ürünlerini tanıttığı, bu durumun davacının 2010/50980 sayılı Delioğlan Çifliği Anadolu Süt+Şekil” ibareli markasına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı davanın açıldığı 21.05.2013 tarihinden önce 31.01.2011 tarihinde 2011/08049 sayılı, “Anadolum Süt” ibareli markayı ve keza 16.12.2011 tarihinde, 2011/111821 sayılı, “Tarım Kredi Anadolu Süt+Şekil” ibareli markayı süt ve süt ürünlerini de kapsayacak şekilde tescil için TPMK’ya başvurmuş, ilk marka 04.06.2014 tarihinde, ikinci marka ise 20.08.2014 tarihinde tescil edilmiştir. Bu hale göre, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının kullanımlarının tescilli markaya dayalı bir kullanım olduğu ve davacının markasına tecavüz teşkil etmeyeceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
Benzer Kararlar
Aynı mesele otomatik eşleştirildi; ortak/fark incelediğiniz karara göre. Alıntılar yalnız gerekçe bölümünden. Hukuki görüş değildir.
-
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2023/3044 E. 2024/1162 K.
Ortak:marka hakkına tecavüz · haksız fiil · tacir · yasal faiz · ilan · avans faizi · temerrüt · Markaya tecavüz | Tazminat
İncelediğiniz karardaİstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece, davalı yan eylemlerinin «haksız fiil» ve tarafların «tacir» olduğu gözetilerek, hükmedilen maddi ve manevi tazminata «temerrüt» tarihinden itibaren «avans faizi» işletilmesi gerekirken, faizin türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın 03.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yan kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
Benzer bu kararda… 0/112 E., 2021/275 K., sayılı kararıyla; davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak İlk Derece Mahkemesince, davalı eylemlerinin «haksız fiil» ve tarafların «tacir» olduğu gözetilerek, hükmedilen maddi ve manevi tazminata «temerrüt» tarihinden itibaren «avans faizi» işletilmesi gerekirken, faizin türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, «marka hakkına tecavüzün» tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın 03.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 10.05.2019 tarihli ve 2016/65 E., 2019/213 K. sayılı kararıyla; davalı kullanımlarının davacının «marka hakkına tecavüz» teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000,00 TL maddi, 10.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek «yasal faizi» ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün «ilanına» karar verilmiştir.
… n 24.08.2010 tarihli markasına tecavüz edildiği ihtarından sonra davalının kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunması ve bu tescilin arkasına sığınması «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğunu, müvekkilinin marka tecil tarihi olan 04.08.2010 ve «ihtar» tarihi olan 24.08.2010 ile davalının marka tescil başvuru tarihi olan 16.12.2011 tarihi arasındaki dönemde davalının herhangi marka başvurusu bulunmadığını, dolayısıyla en azından bu dönemde davalının eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğini, davalının tecavüz niteliğindeki eylemleri müvekkilin anayasal bir hakkı olan mülkiyet hakkını da ihlal ettiğini, ayrıca dava konusu olaya 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu yerine yürürlükten kaldırılan 556 sayılı KHK hükümlerine göre karar vermiş olması müvekkilinin hem mülkiyet hakkına hem de «adil yargılanma hakkını» ihlal anlamına geldiğini, 556 sayılı KHK hükümlerinde de tescil başvurusu yapılan markanın önceki tescilli marka karşısında korunacağına dair bir hüküm bulunmadığını, müvekkilin marka ve «ticaret unvanına tecavüz» eylemleri nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini edilmemesi de mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, tazminat hesabı amacıyla alınan ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun karara esas alınamayacağını, davalının müvekkilinin markasını kullanarak zarar ettiği iddiasının gerçek olmadığını, davalı açısından bir zarar söz konusu ise müvekkilin markasına tecavüze bir «son» vermesi, müvekkilin markasını tescil etmeye çalışmaması gerekeceğini, tüm bu davranışlar davalının beyanlarının çelişkili olduğunu ve hakkın kötüye kullanıldığını …
Sonuç: İncelediğiniz kararda Bozma ↔ benzerinde Kısmen bozma🔶 iki emsal
Farklı:ticaret unvanına tecavüz · adil yargılanma hakkı · hakkın kötüye kullanılması · kazanılmış hak · ticaret unvanı · ihtar · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… n 24.08.2010 tarihli markasına tecavüz edildiği ihtarından sonra davalının kötü niyetli olarak marka tescil başvurusunda bulunması ve bu tescilin arkasına sığınması «hakkın kötüye kullanılması» niteliğinde olduğunu, müvekkilinin marka tecil tarihi olan 04.08.2010 ve «ihtar» tarihi olan 24.08.2010 ile davalının marka tescil başvuru tarihi olan 16.12.2011 tarihi arasındaki dönemde davalının herhangi marka başvurusu bulunmadığını, dolayısıyla en azından bu dönemde davalının eylemlerinin müvekkilinin «marka hakkına tecavüz» teşkil ettiğini, davalının tecavüz niteliğindeki eylemleri müvekkilin anayasal bir hakkı olan mülkiyet hakkını da ihlal ettiğini, ayrıca dava konusu olaya 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu yerine yürürlükten kaldırılan 556 sayılı KHK hükümlerine göre karar vermiş olması müvekkilinin hem mülkiyet hakkına hem de «adil yargılanma hakkını» ihlal anlamına geldiğini, 556 sayılı KHK hükümlerinde de tescil başvurusu yapılan markanın önceki tescilli marka karşısında korunacağına dair bir hüküm bulunmadığını, müvekkilin marka ve «ticaret unvanına tecavüz» eylemleri nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararın tazmini edilmemesi de mülkiyet hakkının ihlali olduğunu, tazminat hesabı amacıyla alınan ve hatalı değerlendirmeler içeren bilirkişi raporunun karara esas alınamayacağını, davalının müvekkilinin markasını kullanarak zarar ettiği iddiasının gerçek olmadığını, davalı açısından bir zarar söz konusu ise müvekkilin markasına tecavüze bir «son» vermesi, müvekkilin markasını tescil etmeye çalışmaması gerekeceğini, tüm bu davranışlar davalının beyanlarının çelişkili olduğunu ve hakkın kötüye kullanıldığını …
Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına «kazanılmış hak» durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
-
Haksız Rekabetin Tespiti ve Meni
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, 2020/6685 E. 2021/7156 K.
Sonuç: 🔶 iki emsal
Farklı:ayırt edicilik · dava sebebi · i̇i̇k 72/son
Benzer bu kararda… eliller ve tüm dosya kapsamına göre davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 5 ve 7/1-a maddesi anlamında soyut «ayırt ediciliği» haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/1-c bendi anlamında somut ayırt ediciliği haiz olduğu ve tescil engeli taşımadığı, 2015/28865 sayılı davacı markasının, 29. sınıftaki “süt ve süt ürünleri” emtiası bakımından, 556 sayılı KHK’nın 7/«son» maddesi anlamında kullanım sonucu ayırt edici nitelik kazandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Bu aşamada bozma «sebebine» göre temyiz sebeplerinin şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir.
Karar metni
Kararın tam (anonimleştirilmiş) metnini göster
11. Hukuk Dairesi 2021/3648 E. , 2022/7365 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 11. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında görülen davada Antalya 3. Asliye Hukuk Mahkemesince verilen 10.05.2019 tarih ve 2016/65 E. - 2019/213 K. sayılı kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf istemlerinin esastan reddine-esastan kabulüne dair Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi'nce verilen 18.02.2021 tarih ve 2020/112 E. - 2021/275 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:
Davacı vekili, müvekkilinin 2010/50980 sayılı "Deli Oğlan Çiftliği Anadolu Süt + Şekil" markasının sahibi olduğunu, bunun yanında “Anadolu Süt” ibaresinin müvekkilinin ticari unvanının da asıl unsurunu teşkil ettiğini, davalı şirketin “Anadolu Süt” ibaresini müvekkilinin tescilli marka ve ticaret unvanına tecavüz teşkil eder şekilde markasal olarak kullandığını, gönderilen ihtarnameye rağmen markaya tecavüz eylemlerine bir son vermediğini ileri sürerek, marka hakkına ve ticaret unvanına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi ve 25.000.-TL manevi tazminatın ihtarname tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmesini istemiştir.
Davalı vekili, müvekkilinin “Anadolu Süt” ibaresini içeren çeşitli markaları adına tescil ettirmek için TPMK’ye başvurduğunu ancak başvurularının reddedildiğini, başvuru sürecinde “Anadolu Süt” ibaresini kullandığını ancak başvurunun reddi üzerine bu ibareyi kullanmayı bıraktığını, davacı yan markasının esas unsurunun “Delioğlan Çifliği” ibaresi ve markada yer alan şekil unsuru olduğunu, “Anadolu Süt “ibaresi davacı markasının tali unsuru niteliğinde olduğundan bu ibarenin kullanımı sebebiyle marka hakkına tecavüzden söz edilemeyeceğini savunarak, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.
İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalı yan kullanımlarının davacının marka hakkına tecavüz teşkil eder nitelikte olduğu gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Karara karşı, taraf vekilleri tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur.
İstinaf mahkemesince yapılan yargılama sonucunda, davalının tüm, davacının ise sair istinaf itirazlarının yerinde olmadığı ancak mahkemece, davalı yan eylemlerinin haksız fiil ve tarafların tacir olduğu gözetilerek, hükmedilen maddi ve manevi tazminata temerrüt tarihinden itibaren avans faizi işletilmesi gerekirken, faizin türü ve başlangıç tarihinin hatalı belirlenmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine, davacı vekilinin istinaf başvurusunun ise kısmen kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, esas hakkında yeniden hüküm tesis edilmek suretiyle, davanın kısmen kabulüne, marka hakkına tecavüzün tespitine ve önlenmesine, 5.000.-TL maddi, 10.000.-TL manevi tazminatın 03.01.2013 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline ve hükmün ilanına karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, markaya tecavüzün tespiti, men ve refi ile maddi ve manevi tazminatın tahsili istemine ilişkindir.
Davanın açıldığı tarih itibariyle somut olaya uygulanması gereken 556 sayılı KHK’nın 8. maddesi uyarınca, marka koruması markanın tescil edilmesi koşuluyla başvuru tarihinden itibaren başlar. Mahkemece, davalının www.anadolusuturunleri.com isimli web sitesinde “Anadolu Süt” ibaresi altında kendisince üretilen çeşitli süt ürünlerini tanıttığı, bu durumun davacının 2010/50980 sayılı Delioğlan Çifliği Anadolu Süt+Şekil” ibareli markasına tecavüz teşkil ettiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak davalı davanın açıldığı 21.05.2013 tarihinden önce 31.01.2011 tarihinde 2011/08049 sayılı, “Anadolum Süt” ibareli markayı ve keza 16.12.2011 tarihinde, 2011/111821 sayılı, “Tarım Kredi Anadolu Süt+Şekil” ibareli markayı süt ve süt ürünlerini de kapsayacak şekilde tescil için TPMK’ya başvurmuş, ilk marka 04.06.2014 tarihinde, ikinci marka ise 20.08.2014 tarihinde tescil edilmiştir.
Bu hale göre, Bölge Adliye Mahkemesince, davalının kullanımlarının tescilli markaya dayalı bir kullanım olduğu ve davacının markasına tecavüz teşkil etmeyeceği gözetilerek, davanın reddine karar verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirmeye dayalı olarak davanın kısmen kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.
SONUÇ
Yukarda açıklanan nedenlerle, davalının temyiz isteminin kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, HMK'nın 373/2. maddesi uyarınca dava dosyasının Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davalıya iadesine, 25/10/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Kaynak: https://6102ttk.com/karar/848812700 · sınıflandırıcı zincir-tam · görünüm damgası: yargitay11_temyiz